Çıplak Ayaklı Kız
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3, 4, Sonraki

Sailor Moon Forum -> Fanart ve Fanfic

 
Yazar Mesaj
black rose
Kullanıcı Eşyası

Anime Fan
Anime Fan



Yaş: 21
Kayıt: 20 Ekm 2011
Mesajlar: 304
Puan: 500
Nerden: ...
Teşekkür: 137

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (BÖLÜM 2) Alıntıyla Cevap Gönder
hp-chan yenı bölum ne zaman gelir acaba ??

Dön gel , yine sev beni.
Sar sevgine , sevgimi.
Nefes gibi muhtacım sana...

Spoiler:
Zaman diye birşey yoksa eğer
Nedendir bu farklı hissedişler..
Nedendir bu farklı yaşayışlar ve farklılıklar..
Bu vahşetler ve ihanetler..
Sensizlik ve boşluk..
Bunların tümünün yok mu sonu??
Yok mu birlikte güleceğimiz bir gün??


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 28 Arl 2012 14:28
Daisy~
Kullanıcı Eşyası

Biri Beni Durdursun
Biri Beni Durdursun



Yaş: 22
Kayıt: 07 Eyl 2010
Mesajlar: 977
Ünvan: Prenses
Puan: 2350
Nerden: Tohsaka Malikanesi'nden
Teşekkür: 402

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (BÖLÜM 2) Alıntıyla Cevap Gönder
Haticem, ikinci bölüm bomba gibi olmuş. Okurken bir mangayı okuyormuşum hissine kapıldım ve konunun (anladığım kadarıyla) bir mangaya çok rahat uyum sağlayabileceğini düşündüm *-* Karakterin içsel düşünceleri, benzetmeler falan, gerçekten bir mangayı anımsattı bana.

Ole'nin de dediği gibi bazı kaymalar var ama zamanla alışırsın. Bana da çok sık oluyor gerçi ama okurken akışına kapıldığından farkedemiyorsun :D

Yazmaya devam et, chin chinim, bekliyorum :)



I'm the bone of my sword.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 28 Arl 2012 17:53
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star

hp*star
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Kayıt: 19 Ksm 2010
Mesajlar: 730
Teşekkür: 320

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (BÖLÜM 2) Alıntıyla Cevap Gönder
takip eden herkesten özür dileyerek söze başlamak istiyorum.

uzun süredir, yok efenim yazılıymış yok efenim çiziliymiş yok işte efendime söyleyeyim saçma saçma ödevlermiş filan derken, bir de baktım ki benim notlar vasatın altında. ben de dedim acık çalışayım olmadı ikinci döneme kurtarırız -_-"

neyse işte.
böyle böyle derken ne zamandır bi Word yüzü görebilmişliğim, bi iki satır bi şey yazabimişliğim yoktu. hayır arkadaş defterime yazıyorum yazmasında da,sonra ben deftere bakıyorum defter bana bakıyor -.- ( bakış bakış derken baya bi elenktirik aldık birbirmizden diyebilirim Çok Mutlu )

sonunda bugün bir bölüm daha pc ye geçirebilmek için kolları sıvadım ve yazdım. Evet sonunda Çok Mutlu *Hey Adriann!! Başardıımmm!!* Zarif


bu haftaki dil anlatım ve coğrafya sınavlarını da sizin için böylece feda etmiş oldum..kıymetinizi bilin hacılar Üzgün ya da Ağlıyor

***

@Chin-chinim sen daha bomba görmemişsin. peheheeeyyt bee! Zarif

mangaya benzemesi iyi bir şey mi şimdi? o.o
pek hani manga gibi olsun niyetim yoktu ama.. hayırlısı Çok Mutlu

zaman kaymalarıyla ilgili mevzuyu açıklamaya çalışmıştım hani ama dikkat etmeye çalışırım canısı ^.^
Saolunuz varolunuz efenim *-*


***

işte bölümümüz. her ne kadar pek ahım şahım bi şey olmadıysa da yani..
çok da şeetmeyin artık yani.. vermeyince Mabut mahmut napsın.. -_-"


Spoiler:
"Neden ağlıyorsun?"

Kafamın içi zaten yeterince allak bullak olmamış, yeterince cevapsız soru birikmemiş gibi bir yenisinin daha çıkmış olması ne kadar da hoştu(!)

Soruyu pas geçmeyi tercih ettim. Etrafı yarı yarıya görebiliyor gibiydim; görüşümü engelleyen bir şey var gibi.. Bir şey...

Sıcak bir hava bulutu başımda gezindi. Bulutun enfes kokusu tepki süremi daha da geciktirmiş, etrafımdakilerin farkına varmamın uzun sürmesine sebep olmuştu. Bu sıcak koku beni büyülemiş olabilir miydi?

Bacaklarım soğuk betonla hayli içli dışlıydı. Ancak ensemden boynuma doğru uzanan büyük ve nazik bir el, vücudumun diğer yarısının soğukla olan ilişiğini kesiyordu.

Rahatsızca kıpırdanınca görüşümün neden kapalı olduğunu anladım; yüzüm hızla soğumaya başladı: Alnıma dayandığı sıcacık yanağını çekmiş,yüzünü yüzümden uzaklaştırmış ve beni yeniden tam görüşe kavuşturmuştu.

"Beni..beni çok korkuttun..!"

"Ü..üz..günüm."

Ben..üzülmüş müydüm?
Ağzından çıkan sözlerin samimiliği miydi beni özür dilemeye mecbur hissettiren yoksa gözlerindeki endişe mi, bilemiyorum.
Bahçedeyken heyecan ve sevinçle parlayan, ışıl ışıl gözleri, şimdi adeta donmuş karamel gibiydi,kararmıştı.
Buğday rengi saçları karışmış,kaşları hafifçe çatık duruyordu. Hızla nefes alıp verirken göğsünün nasıl da inip kalktığını görebiliyordum.
Onun bu halini görmek insanda derin bir suçluluk ve pişmanlık hissettirdiği gibi 'üzgün olma' yı bir dürtü haline getiriyordu.

Kendimi toparlamayı ve yeniden doğru dürüst nefes alabilmeye başlamayı umarak doğrulmaya çalıştım; nafileydi. Sadece beni daha da kendine çekmesine sebep oldu.

"Bırak!"

Bir an durakladı. Sesim fazla mı hiddetli çıkmıştı acaba? Neden sinirlenmiştim ki bu kadar?

Hareketsizliği beklediğimden uzun sürmüşse de, hemen sonra sol elimdeki sıcaklığın ve ağırlğın arttığını hissettim. Sıcak macun sürülüyormuş gibi.. elimi kavramış ve baş parmağıyla avucumu okşamaya başlamıştı.
Yanaklarımdan kulaklarıma kadar hızlı bir ateş geçişi oldu.
Bu kez daha da sinirle ve daha yüksek sesle gence bağırdım.

"Bıraksana beni!"

Yaptığım her şey, her hareket, her söz beni daha da sıkı sarmasına neden oluyordu sadece.
Pes etmek için daha çok erkendi ama. Ders saatinde, boş bir sınıfın kapısının dibinde yerde ve daha da önemlisi tanımadığım birinin kollarında, görenlerin hiç de hoş karşılamayacağı bir vaziyette oturuyordum. Evet, kesinlikle pes etmek için çok erken olmasına rağmen çoktan vazgeçmişim gibi görünüyordum.

"Hala çok soğuksun.." diye mırıldandı.

Ne demeye çalıştığını anlayamadım.
' hala ' diyerek beni tanıdığını kastediyor olmalıydı. Bu fikre nereden kapıldığını merak ediyordum.
Ama 'soğuk' derken davranışlarımı mı, yoksa kendimi bildim bileli, gerçekten de hiç ısınmayan ellerimi mi kastediyordu?
Sormak istedim ama nedense içimde garip bir his bana sadece sessizce oturmamı söylüyordu; ben de öyle yaptım. Son zamanlarda hiç olmadığım kadar itaatkardım ne de olsa..

Beklerken, taş parçasını yokladım.. o da tıpkı vücudumun tamamı gibi soğuktu,ısınmazdı.. yani şimdiye kadar öyleydi..

" Neden böyle yapıyorsun? Senin soğuk ve sert, aptal bir yumru olduğunu sanıyordum.. şimdi neden sıcak ve yumuşakmış gibi davranıyorsun ki?! Bana ihanet mi edeceksin!?! "

Bir cevap yoktu tabi ki. Bir kaya parçasının,bir taşın konuştuğu nerede görülmüş ki zaten?

Ne kadar olduğunu bilmediğim bir süre öylece oturduk. Kapının dışından gelen her tıkırtı, her ayak sesi daha da gerilmeme neden oluyor; adeta soğuk soğuk terliyordum.

Daha fazla dayanamayıp bu işe bir son vermem gerektiğine karar verdim. Derin bir nefes alıp, hızlı bir şekilde önce ellerimi ellerinden kurtardım. Sonraysa hemen ayağa kalktım.

Kalktım dediysem, bacaklarımın bunca zamandır uyuşmuş olduğunu ve beni taşıyamayacaklarını hesap etmemiştim tabi.
Bir an, boşluğa basıyor gibi hissettim. Bacaklarımın beni tartmadığını fark edip kapının eşiğine tutunurken, tesadüfe bakın ki kollarımın altında bir destek belirivermişti çoktan.

" iyi misin?"

' Sesinin bu kadar endişeli olması şart mı?! ' diye bağırmak içimden geçtiyse de bir şey demedim. O sırada hala daha, kaç kere uğraşıp da başaramamama rağmen,bu kez kollarından nasıl kurtulduğumu anlamaya çalışıyordum.
Sanki içimde bir şeyler orada öylece durmayı istiyordu. Sadece sessizce onun sıcaklığını,enfes kokusunu hissetmek için oturmamı istiyordu.

Ama hayır! Bu çok saçmaydı. Ben nasıl olurdu da birine böylesine yakın olmak isterdim? Ben, Ela! Kimsesiz olan ve kimsesizliği herhangi bir kimseye tercih etmiş olan Ela! Yıllardır kendini herkese ve her şeye kapatmış, kalbinin yerine sadece kan pompalamayı bilen soğuk katı bir taş koyup üzerini de kalın bir zırhla çevirmiş olan duygusuz Ela!
Evet bu.. bu kesinlikle çok saçmaydı. Böyle bir şeyin mümkün olması dahi imkansızdı..

Hızla kendimi ondan uzaklaştırdım. Yüzümdeki ifadeyi artık sabit ya da sakin tutamadığımın farkındaydım ve sertçe tersledim onu.

" Bir daha sakın karşıma çıkma, sakın! " yüzümdeki vahşi ifadeyi tahmin edebiliyordum. Sinirli gibi görünmemin nedeninin, aslında korkmuş olmam olduğunu biliyor ve bundan nefret ediyordum.

" Ben.. ne olduğunu anlayamıyorum? Neden bana böyle davranıyorsun?! "

Yüzündeki küçük, yağmurda ıslanmış kayıp köpek yavrusu ifadesi beni korkutuyordu. Dayanamayıp başını okşayacak, kendini o çaresiz gözlere kaptıracak ve yardım etmek için yanında götürecek, sonra da sana bağlanmasına sebep olacaktın. Bir gün ayrılman gerektiğindeyse.. o yine sana aynı çaresiz bakışı atacak ve seni kendine daha da bağlayacaktı.
İşte aynı öyle bakıyordu. İçimdeki buzları eriten saf bir hüzün akıyordu karamel gözlerinde.

" S-sen.. be-beni.." konuşamadım bile ama o dudaklarımdan dökülecek iki çift sözün beklentisi içinde baktı bana.

" evet? "

" Sen beni neden rahat bırakmıyorsun? " sanki bu söylememem bir şeymiş gibi baktı.

Gözlerinde beliren duygulara bir anlam veremedim: öfke, şaşkınlık, korku, endişe, özlem, hüzün..
Sonunda konuşmaya başladığındaysa, sadece kararlılık vardı sesinde.

" Çünkü.. bunca yıl sonra seni tekrar bulmuşken..beni tekrar terk etmene izin vermeyeceğim.


biliyorum,biliyorum. son derece sıkıcı gidiyor,farkındayım. ama sizden sadece birazcık sabretmenizi rica ediyorum.
henüz yeni başladık ve şaşırmanızı istiyorum. belki bi "vay anasını laann!" şeklinde şaşırmazsınız ama en azından ufak bi "olay ne ara buraya geldi yla?" demenizi istiyroum.o yüzden lütfen biraz sabır.

diğer bölümümüzden itibaren daha az sıkıcı ve akıcı olması için elimden geleni yapacağıma söz vererek kaçıyorum.

haydin selametle ^.^






Çok Yanlışım.



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 30 Arl 2012 18:02
Bu mesaja teşekkür edenler (3 kişi): Kohana Mai, Alice, chibi ami

black rose
Kullanıcı Eşyası

Anime Fan
Anime Fan



Yaş: 21
Kayıt: 20 Ekm 2011
Mesajlar: 304
Puan: 500
Nerden: ...
Teşekkür: 137

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (YENİ Mİ BÖLÜM GELDİ NEDİR? O.O) Alıntıyla Cevap Gönder
wowv harika bır bolum olmus hp-chan. Devamını dört gözle beklıyor olacağım Gülücük Dağıtıyor

Dön gel , yine sev beni.
Sar sevgine , sevgimi.
Nefes gibi muhtacım sana...

Spoiler:
Zaman diye birşey yoksa eğer
Nedendir bu farklı hissedişler..
Nedendir bu farklı yaşayışlar ve farklılıklar..
Bu vahşetler ve ihanetler..
Sensizlik ve boşluk..
Bunların tümünün yok mu sonu??
Yok mu birlikte güleceğimiz bir gün??


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 30 Arl 2012 18:25
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star

hp*star
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Kayıt: 19 Ksm 2010
Mesajlar: 730
Teşekkür: 320

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (YENİ Mİ BÖLÜM GELDİ NEDİR? O.O) Alıntıyla Cevap Gönder
harika da demeyelim tabi şimdi Rose-chan, harika yazanlara küfür eder gibi Çok Mutlu

yeni bölümü geçmeye başladım şimdiden yksa yine vaktim olmayacak. hayırlısı inşallah ya bakalım (:
teşekkür ederim okuduğun için ^^






Çok Yanlışım.



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 30 Arl 2012 18:27
black rose
Kullanıcı Eşyası

Anime Fan
Anime Fan



Yaş: 21
Kayıt: 20 Ekm 2011
Mesajlar: 304
Puan: 500
Nerden: ...
Teşekkür: 137

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (YENİ Mİ BÖLÜM GELDİ NEDİR? O.O) Alıntıyla Cevap Gönder
yok canım kendıne haksızlık etme şimdi.sende baya guzel yazıyorsun Gülücük Dağıtıyor neysem bekliyoruz bız Gülücük Dağıtıyor

Dön gel , yine sev beni.
Sar sevgine , sevgimi.
Nefes gibi muhtacım sana...

Spoiler:
Zaman diye birşey yoksa eğer
Nedendir bu farklı hissedişler..
Nedendir bu farklı yaşayışlar ve farklılıklar..
Bu vahşetler ve ihanetler..
Sensizlik ve boşluk..
Bunların tümünün yok mu sonu??
Yok mu birlikte güleceğimiz bir gün??


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 30 Arl 2012 18:42
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star

prensesbenim

Vazgeçilmez Üye
Vazgeçilmez Üye



Yaş: 21
Kayıt: 02 Nis 2011
Mesajlar: 517
Ünvan: Prenses
Nerden: Sonsuzluk Ülkesi
Teşekkür: 141

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (YENİ Mİ BÖLÜM GELDİ NEDİR? O.O) Alıntıyla Cevap Gönder
Yeni gelen bölüm harika olmuş.Pek bir hata olduğunu sanıyorum varsa da ben farkedemeyecek kadar olayın içindeydim ya da adeta Elayı kendi içimde buldum.Sanki benden doğmuş bir karakter gibi.Sanırım etkisi hala üzerimde.Bence hiç sıkıcı değildi.Aksine böyle bölümleri daha çok yazmanı istiyorum mümkünse.Biliyorum böyle bir şeye hakkım yok ama acaba sonraki bölüm ben yatmadan önce gelir mi?Sonraki bölümde mazideki hikayelerini açıklasalar iyi olur bence iyice meraklanmaya başladım.Fantastik olacak mı yoksa gündelik hayat mı?Birde acaba resim ekleyebilir misin?Örneğin Elanın resmini ya da o gencin.Mümkünse tabi Şaşırmış Durumda Göz Kırpıyor


Bana bir kelime söyle sonsuzluğa ulaşan.
Bana bir hikaye anlat asla unutulmayan.
Bana bir gökyüzü göster karanlıktan daha koyu olan.
Bana bir hayal ver zamanın kalbini kıskandıran.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 30 Arl 2012 20:48
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star

Daisy~
Kullanıcı Eşyası

Biri Beni Durdursun
Biri Beni Durdursun



Yaş: 22
Kayıt: 07 Eyl 2010
Mesajlar: 977
Ünvan: Prenses
Puan: 2350
Nerden: Tohsaka Malikanesi'nden
Teşekkür: 402

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (YENİ Mİ BÖLÜM GELDİ NEDİR? O.O) Alıntıyla Cevap Gönder
Valla Hatice'm, pek bir şey anlayamadım ^^'
Ne oldu, ne bitti, olay ne, kafam allak bullak kaldım yani Çok Mutlu
Yalnız betimlemen çok iyi, çocuğu gözümün önünegetirebildim çok rahat, bkz.
Spoiler:
Bahçedeyken heyecan ve sevinçle parlayan, ışıl ışıl gözleri, şimdi adeta donmuş karamel gibiydi,kararmıştı.
Buğday rengi saçları karışmış,kaşları hafifçe çatık duruyordu. Hızla nefes alıp verirken göğsünün nasıl da inip kalktığını görebiliyordum.

Bu kısmı çok sevdim, bayıldım *-*

"alabilmeye başlamayı" demişsin ya, kısaca "alabilmeyi" desen olmaz mıydı kız Çok Mutlu Okurken gözüme çok takılmıştı da ondan diyorum Çok Mutlu neyse ya salla sen beni Çok Mutlu

Kız şimdi hatırlamıyor mu geçmişini nedir yani ? Çok Mutlu
Böyle hoş bir çocuk hatırlanmaz mı?
Ha çocuk demişken, bana Tonari no Kaibutsu-kun daki Yoshida Haru'yu anımsattı :3 sarılıp bırakmamalar falan *-*

Veee havada manyak bir aşk kokusu var *-* Olaylar gelişsin lütfen *-*
(kendisiaşkhakkındabirşeyleryazmayıbeceremediğindenheyecanlananamatöryazarmodon)

Ekşın ekşın ekşın *-*
Devam et chinchinim *-*



I'm the bone of my sword.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et 30 Arl 2012 21:05
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star

hp*star
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Kayıt: 19 Ksm 2010
Mesajlar: 730
Teşekkür: 320

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (YENİ Mİ BÖLÜM GELDİ NEDİR? O.O) Alıntıyla Cevap Gönder
@prensesbenim

Ela da kendinden bir şeyler bulman beni gerçekten çok mutlu etti.
bu tarz bölümler olacak yine tabi ama şimdiye kadar hep kızımızın zihninde yüzdük -hatta biraz fazla yüzmüş olabiliriz ben baya tuzlu su yuttum şahsen .D - biraz da olayları ve çevreyi betimlesem fena olmayacak gibi Çok Mutlu

geçmişten bahsedeceğim tabi ama onun biraz vakti var gibi. sonuçta hikaye geçmiş üzerine kurulu bi bakıma *-*

hikayemiz fantastik değil. yani umarım hayallerinizi yıkmam ama etrafta dolaşan periler cinler ya da o tarz sempatik fantastik yaratıklarımız olmayacak Çok Mutlu
ama gündelik bi senaryosu da yok. yani aslında uçlarda yaşanan bir hayat ama olağandışı unsurlar içerecek kadar da uç değil *-*

resim olarak bir şey eklemek istemiyorum şu an. zmanla herkes kendi Ela sını, kendi -adını bilmediğim- sarı çocuk unu kendi hayal etsin istiyorum Çok Mutlu ama belki ileride bir şeyler düşünebilirim senin için Hayalcik Gizli Planlar Yapmaktadır


@Damla'm

anlama zaten boşver Çok Mutlu
şu an kızın düşüncelerindeyim daha çok.. fazla derinlerdeyim hatta Şaşırmış Durumda olayları,ortamları ve kişileri biraz muallakta bırakmak hoşuma gidiyor. ama merak etme bebişim, yakında biraz açıcam olayları o zaman daha netleşecektir her şey Çok Mutlu

aaah o çocuk aslında sarışın mavi gözlü olacaktı da Giray'a dua etsin. çakma gibi olsun istemedim Çok Mutlu yoksa hem sarışın hem de mavi gözlülere olan zaafımı sen biliyosun yani İlkel Adam

o "alabilmeye başlamayı" kısmı cidden saçma olmuş gibi yla Kahkaha Atıyor
aslında orada kızın, çocuğu öyle görünce nefesinin kesilmesini kast etmeye çalışmıştım Çok Mutlu ama edebiyatçım hep zorlama yapıyosun der zaten. bazen anlamları kelimelere öyle bi gizliyomuşum ki okuyanı sinir ediyomuş Çok Mutlu

vala geçmiş kısmı biraz karışık hemşerim. oralara sonra bir gireceğiz inşallah *-*
ama cidden yani böyle hoş çocuk unutulur mu yaa! valla yazarken benim bile ağzımın suları akmadı değil İlkel Adam

Aşk meşk var tabisi hemi de bol bol ama tabi kim kiminle aşk yaşar, kim kimi kime aşık eder bilemiyciiim artık Kayan Gözler
ayrıa esas mevzumuz aşk değil. o sadece bir araç (^_^)
ama oldukça etkili ve ekşınlı bir araç merak etme *-*






Çok Yanlışım.



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 30 Arl 2012 21:55
Bahar
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın



Kayıt: 12 Hzr 2011
Mesajlar: 223
Nerden: Prontera
Teşekkür: 102

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (YENİ Mİ BÖLÜM GELDİ NEDİR? O.O) Alıntıyla Cevap Gönder
Okudum okuduuum çok güzel olmuuuş devam !

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 30 Arl 2012 22:06
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star

melis
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın



Kayıt: 23 Eyl 2012
Mesajlar: 239
Ünvan: Prenses
Nerden: Bir gun Güney Koreden ins.:-)
Teşekkür: 53

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (YENİ Mİ BÖLÜM GELDİ NEDİR? O.O) Alıntıyla Cevap Gönder
Cok guzel betimlemeler benzetmeler yapmissin..Guzel devamini bekliyorum..

♥LEE MİN HO♥KİM WOO BİN♥SUPER JUNİOR♥SHİNee♥
T....R....

DEDİM YA OTURUYORUM ÖYLECE.İYİ Kİ, ETRAFIMDA KALBİMİ TANIYANLAR YOK...
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 31 Arl 2012 2:17
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star

hp*star
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Kayıt: 19 Ksm 2010
Mesajlar: 730
Teşekkür: 320

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız Alıntıyla Cevap Gönder
saolun canlar ^.^

yeni bir bölüm ekleyeyim dedim *-*
çok zaman oldu sanki özür ettim -.-


Spoiler:

BÖLÜM 3

Başımı yastığa koyduğumda hissettiğim şey rahatlama,dinginlik ya da o gibi bir şey değildi. Aksine kabarık yastığım her zamankinden soğuk ve sert gelmişti. Gözlerimi kapatıp, dinlenebilmeyi istedim. Ne var ki, gözlerimi kapattığımda görmek istemediğim ne varsa karşıma dikiliyordu. En çok da bir çift karamel rengi göz..

Hareket ettikçe gıcırdayan eski ahşap yatağı duymazdan gelerek doğruldum. Aklım çok karışmıştı. Başım son zamanlarda olduğundan daha fazla ağrıyordu ve mide bulantılarının,baş dönmelerinin ve puslu görüşün de ona katılması, yorgunluğun sınırlarını fazlasıyla zorladığımı açıkça gösteriyordu.

Zihnimde, bugün olanları tekrar yaşadım. Ailemin ısrarı ile burslu girdiğim ama bir türlü alışamadığım yeni ve özel okulumun daha ilk haftasında,ders asmaktan bir uyarı almıştım bile.
Ve o boş sınıfta ve neredeyse el ele diz dize sayılabilecek bir pozisyonda, rehber öğretmenin bizi bulması şansım mıydı yoksa şanssızlığım mı bilemiyorum.

Aslında o an hissettiğim şey, karmakarışıktı. Biraz rahatlamıştım önce.
O rahatsız edici durumdan ve o çocuğun keskin bakışlarından kurtulmak, tekrar nefes alabilmeme ve kalbimin adam akıllı çalışmaya dönmesine yarayacaktı sonuçta.
Ama bir de sebebini bilmediğim türden bir rahatsızlık vardı . sanki gözlerinin esaretinden kurtulduğuma sevinmemiş,hatta üzülmüş gibiydi içimde bir şeyler. Belki de gözlerine ve o güzel yüzüne her insanın baktıkça bakası gelmesi yüzündendi. Ben de sadece biraz daha bakmak istemiş olabilirdim,öyle değil mi..?

Ne demişti öğretmen gelmeden hemen önce;

" bunca yıl sonra seni tekrar bulmuşken..beni tekrar terk etmene izin vermeyeceğim. "

Ve öğretmen onu da beni de peşi sıra sürüklerken gözlerini bir an olsun gözlerimden ayırmamıştı.

Müdürün odasına girdiğimizde, orta yaşlı uzun boylu ve ince boyunlu esmer adam bizi deri koltuğundan kalkıp yanımıza gelerek karşılamıştı; daha doğrusu yanımdaki genci. Ama gariptir ki, beni dışlar gibi değildi.

Önce gencin elini sıktı. Yüzünde kocaman ve samimi olduğuna inanmak istediğim bir gülümsemeyle selamını taçlandırdı.

" Yeni okulunuza hoş geldiniz.."

Tabi ki şaşırmıştım. Bir müdürün bir öğrenciye "siz" diye hitap etmesi çok saçma gelmişti. 'Tamam burası pekala bir özel okul olabilir ancak bazı şeylerin de bir sınırı olması gerekmiyor mu?' diye düşündüm.

Gence, eliyle ilerlideki rahat görünen koltuklardan birine oturmasını işaret etti. Sonra gülümsemeye devam ederek bana döndü ve gözlerini hafifçe kısarak baktıktan sonra rehber öğretmene soran bir bakış attı.

" Müdür Bey, bu ikisini boş bir sınıfta buldum. Derse girmek yerine -"

" Siz ikiniz artık çıkabilirsiniz, Mustafa Hocam. Daha sonra konuşuruz. "

diyerek öğretmenin sözünü kestiğinde, yüzündeki gülümsemenin aslında sahte olduğunu
anlamam sadece bir saniyemi almıştı.

Önce öğretmene başıyla sert bir "git" işareti yaptı sonra da bana doğru yaklaşarak,sanki başkasının duymasını istemiyormuş gibi bir sesle,

" Sen küçük hanım, ilk uyarını almaya hazırlan." Dedi ve hızla onu bekleyen gencin yanına gitti.
Kapıdan çıkarken, bir çift karamelin hala daha bana baktığını hissedebiliyordum.
Onun kapalı bir kapının ardında kalması, garip bir şekilde taş parçasını titretmişti. Bundan rahatsız olmuş gibi kafese bir kaç kez tıklamıştı,ancak onu umursayacak durumda değildim.

"Benimle gel."

Bu soğuk emri yerine getirmek istemesem de ayaklarım itaatkar bir şekilde önümden yürüyen orta boylu, siyah saçlı ve sert yüzlü adamın peşinden gidiyordu.

Sonunda bir odadan içeri girmiştik.
Odaya adımımı atar atmaz hafif bir parfüm kokusu burnumu gıdıkladı. Genelde kokulardan rahatsız olmama rağmen, bu koku o kadar da etkilememişti. Lavanta kokulu oda parfümü gibi bir kokuydu.

Oda geniş camlı pencerelerle aydınlanıyor ve son derece ferah bir görüntü veriyordu. Öğretmen, masanın ardındaki koltuğa otururken ben de etrafa bakınmaya başlamıştım.
Duvarlar, komik resimler,başarıyla ilgili karikatürler, büyük büyük harflerle yazılmış özlü sözlerle dolu tipik "rehber öğretmen odası"ydı. Ancak ek olarak, bir kaç tane de yağlı boya tablo çarpmıştı gözüme.

İlk resim Paris' tendi. Binalarının ve evlerinin arasından Eiffel Kulesi'nin görüldüğü,çok geniş olmayan bir sokağı resmetmişti ressam. Fırça izleri, keskindi fakat gözü rahatsız etmiyordu. Son derece huzurlu bir manzaraydı.

Diğer tablo İtalya'ya götürüyordu; Venedik.
Anlatılabilecek çok bir şey yok aslında.Oraya hiç gitmemiş biri bile bu kanallarla çevrili "sular şehri" ni kolayca hayal edebilirdi.
Nitekim bu tablonun ressamı orada doğmuş ve oraları iyi bilen biriydi.

" Bu Antonio Canaletto' nun değil mi? " diye sorup,kendime bir an şaşırdım. Nereden bildiğimi düşünürken, şaşıranın bir tek ben olmadığını fark etmem de uzun sürmemişti tabi.

" Resim konusunda baya bilgilisin bakıyorum da..? "

Arkamı dönüp, ağır adımlarla yaklaşan öğretmene tekrar baktığımda, farklılıklar dikkatimi çekmişti.

Biraz önce yüzü sirke satan, aksi ve sinirli görünüşlü adam gitmiş yerine daha güleç biri gelmişti. Gülümseyince gözlerinin kenarında oluşan çizgiler onu az önce olduğundan yaşlı göstermeyi bırakın, çok daha dinç ve genç gösteriyordu.

Yüzümdeki şaşkın ifadeyi görmüş olacak ki, tebessüm ederek açıkladı.

" Benden korkmana ya da çekinmene gerek yok. Bu okul beni olmadığım biri gibi görünmeye zorluyor,özellikle de burslu öğrencilere karşı. " sesinden mahcubiyetini anlayabiliyordum.

" Sizi olmadığınız biri gibi gösterebilecek bir şey olduğunu sanmıyorum. İnsan, gerçek benliğinden ne kadar uzaklaşırsa, görüntüsüne büründüğü kişiye daha çok benzemeye başlar. Eğer burası sizi benliğinizden uzaklaştırıyorsa, tek yapmanız gereken doğru yeri bulmak değil mi? "

Bir saniyeliğine, haddimi aştığımı düşünmüştüm ancak sözlerimi hiç bir zaman esirgemezdim; özellikle de doğru olduklarında..

Sinirlenmesini ve nasıl olup da hakkında hiçbir şey bilmeden onu yargıladığımı sormasını beklemiştim. Belki geçindirmesi gereken bir ailesi,çocukları,yatalak bir annesi ve buradan kazandığı paraya ihtiyacı vardı; ve ben bunları bilmeden karşısına geçmiş ukala ukala konuşuyordum..Bir başkası olsa bunlardan daha da fazlasını söyleyeceğini biliyordum çünkü ancak karşımda duran bu orta yaşlı,esmer adam gözlerimin içine hiç beklemediğim bir şekilde, anlayış ve hüzünle bakmıştı.

" Peki ya sen Ela.. sen doğru yeri bulabildin mi? "



haydi ya biraz beyin fırtınası yapın!! -_- teori istiyoruumm *-*

biliyorum şuan bir şeyleri çözmeniz için çok erken,çünkü tam olarak açmadığım çok şey var. ancak özellikle 2.bölümde çok fazla spo var, biraz daha netleştikçe oradan çok şey çıkarabilirsiniz -çıkarmalısınız!- ^-^

özellikle Melike-chi ve Damla'mdan çok büyük beklentilerim var *-*
bir sonraki bölümün ufak bi düzenlemesi kaldı eğer okursanız birkaç saat içinde ekleyeyim diyorum..?

**

aa unutmadan şu sözü edilen iki tabloyu da ekleyeyim de çeşit olsun ^^
gözünüzün önüne daha iyi canlanır hem *-*


Spoiler:




***








Çok Yanlışım.



En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Oca 2013 14:45
Bu mesaja teşekkür edenler (3 kişi): Alice, chibi ami, Daisy~

SaILoRSuN

Senshi
Senshi



Yaş: 33
Kayıt: 09 Hzr 2007
Mesajlar: 3,842
Nerden: Güneş'in Yüreğinden
Teşekkür: 818

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız (BÖLÜM 3) O.O Alıntıyla Cevap Gönder
Hu huuuu fanfic kısmımızda hareketlilikler görüyoruz efenim ne kaa güzel ne kaa güzel Gülücük Dağıtıyor emeğinize sağlık arkadaşlar Gülücük Dağıtıyor (mırıldanır: bi de ben el atabil sem yine Madde )


Sessizlik var olmamak değildir...Sessizliğim asaletimdendir... Buradayım...
Spoiler:

SaILoRSuN : "Hayallerimin gerçeğiniz olması dileğiyle..."
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Oca 2013 15:04
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star

black rose
Kullanıcı Eşyası

Anime Fan
Anime Fan



Yaş: 21
Kayıt: 20 Ekm 2011
Mesajlar: 304
Puan: 500
Nerden: ...
Teşekkür: 137

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız ( BÖLÜM 3 GELDİ >.< ) Alıntıyla Cevap Gönder
ellerıne saglık hp-chan guzel bır bolum olmus Gülücük Dağıtıyor devamını beklerız kısa surede..

Dön gel , yine sev beni.
Sar sevgine , sevgimi.
Nefes gibi muhtacım sana...

Spoiler:
Zaman diye birşey yoksa eğer
Nedendir bu farklı hissedişler..
Nedendir bu farklı yaşayışlar ve farklılıklar..
Bu vahşetler ve ihanetler..
Sensizlik ve boşluk..
Bunların tümünün yok mu sonu??
Yok mu birlikte güleceğimiz bir gün??


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Oca 2013 16:51
prensesbenim

Vazgeçilmez Üye
Vazgeçilmez Üye



Yaş: 21
Kayıt: 02 Nis 2011
Mesajlar: 517
Ünvan: Prenses
Nerden: Sonsuzluk Ülkesi
Teşekkür: 141

Durumu: Çevrimdışı

Çıplak Ayaklı Kız Konu: Yanıt: Çıplak Ayaklı Kız ( BÖLÜM 3 GELDİ >.< ) Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm her zamanki muhteşemliğindeydi.Teori istiyorsan o zaman ilk teori benden olsun.Gerçi benden pek beklemesende neyse.Ela adında bir kız var ve bir şekilde hafızasını kaybetmiş.Yada reankarne olup ilk halinin hatıralarıda olabilir ama sen fantastik olmayacak dediğin için bu olmuyor.Yinede hafıza kaybı bu görünebilir bir olasılık.Olayı basitleştirerek unutma da olabilir.Örneğin çocukluğunda yaşadığı hatıralar gibi.Bu hatıralarda sarışınımız olduğu aşikar ya da ona benzer biri ki bunu hiç istemem.Bu yüzden o katı taş parçası kalbe dönüşüyor ama sarışın için atan bir kalbe.Bir kalp rahatsızlığı olduğunu sanmıyorum.Hatıralarındada kaçtığına göre aşktan demekki kişiliği hiç değişime uğramamış.Çığlık,bağırışlar sanırım geçmişte yaşanan bir olayla ilgili ve bu olay hafıza kaybına felan yol açmış olabilir.Trafik kazası ya da sevdiği birinin gözleri önünde ölmesi ya da ağır yaralanan kendisi gibi.Belkide bir katilin ya da bir hırsızın evlerine girmesi olabilir.Büyük ihtimalle sarışın çok zengin bir ailenin oğulu.Başbakanın oğlu ya da bir bakanın oğluda olabilir.Müdürün böyle davranması bence bunu kanıtlıyor.Önce sarışını salak felan sanmıştım açıklama yapmayınca felan ama yanıldığımı anladım.Böyle davranmasının sebebi bayağıdır görüşemedikleri için özlemiş çacukcağız.İlerde aileler karışmaz umarım evlilik için.Şunuda söylemeliyim ki umarım konu maddiata dönüşmez.Dramatize etsede artık öyle şeyler sıkıyor insanı.İlerde romantizm dolu bölümler olacak mı?Demek istediğim Elada bir Tsunderelik olacak mı?Yoksa sadece yalnızlığını mı konu alacaksın?Mustafa Hocasınında iyi biri olması rahatlattı.En azında sevebileceği bir öğretmeni var.Her ne kadar iyi mi kötü mü kesin bir şekilde belli olmasada.Elanın o sözleri söylemesine şaşırdım.Ne komik aynı benim gibi.İnsanlara cesaret ve yol gösteren sözler söylüyor ama kendisi için bu sözler o kadar da geçerli değil.Ne kadar da ortak yönlerimiz varmış.Her ne kadar bir karakter olsada...Bu karakteri sen oluşturduğuna göre kalbinden bir parçayla oluşturuyorsun.Buda ikimizin benzer yönlere sahip olduğumuzu gösterir.Ne kadar empati yaptığını bilemesemde ben böyle olduğunu düşünüyorum.Yeni bölümü bekliyorum. Göz Kırpıyor


Not:Tablolar gerçekten güzelmiş.Tabloları biraz daha betimleyebilirdin sanki.İnsanları,sokak lambasını,evleri,kondolları,büyük binaları...
Bölüme iyi gelmiş bu tablolar.Ressamın adını bilmesi resme ilgisi olduğunu gösterir mi bilemiyorum.Belki de sarışın söylemiştir ve göstermiştir eskiden.Bilmesi şaşırttığına göre kendisini böyle olma olasılığı var.


Bana bir kelime söyle sonsuzluğa ulaşan.
Bana bir hikaye anlat asla unutulmayan.
Bana bir gökyüzü göster karanlıktan daha koyu olan.
Bana bir hayal ver zamanın kalbini kıskandıran.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 15 Oca 2013 22:58
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3, 4, Sonraki
2. sayfa (Toplam 4 sayfa) [ 53 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız