Sailor Moon Grubu
gece bekçileri
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 12, 13, 14 ... 16, 17, 18, Sonraki

Sailor Moon Forum -> Fanart ve Fanfic

 
Yazar Mesaj
bezgin
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın

Avatar

Yaş: 32
Kayıt: 25 Eyl 2010
Mesajlar: 240
Nerden: iç anadolu
Teşekkür: 65

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
dgr..serenity yazmış:
bezgin yazmış:
hepinize çok teşekkür ederim sevindim yorumlarınıza:)
eliza burada görmekten çok memnun oldum:)
darchi bekle daha da utandıracam Kahkaha Atıyor
dgr_serenity çok teşekkür ederim teknik açıdan çok yetersizim gördüğün gibi ama bunlar düzeltilecek şeyler daha çok hikayenin kurgusu üzerinden eleştirirsen çok memnun olurum canım yine de eleştirilerin için çok teşekkürler ne kadar dikkatli olduğunu ve önem verdiğini gösterir:)
yeni bölümü en kısa zamanda hazırlayıp koyacağımGülücük Dağıtıyor

bana kısaca değer de.. Gülücük Dağıtıyor yaptığın hatalar düzeltilebilir şeyler.. sadece biraz dikkat gerek.. zaten snde aceleyle yazmışsın bu yüzden var hataların die düşünüyorum.. neyse hikayene gelince, mükemmel yani söleyecek başka bişey yokki.. Hayranlık Besliyor
ama bunlar tam olarak neye dönüşüyor onu anlayamadım ben.. Şaşırmış Durumda
yeni bölüm için çok bekletme.. Hayranlık Besliyor
Spoiler:
hikayende yer almak isterim.. Kayan Gözler




tipini boy pos renk tarif et bana yolla e mi Çok Mutlu ama daha sonralarda ortaya çıkacaksın yeni karakterlere ihtiyacım var:)

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Oca 2011 1:53
bezgin
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın

Avatar

Yaş: 32
Kayıt: 25 Eyl 2010
Mesajlar: 240
Nerden: iç anadolu
Teşekkür: 65

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
Cumartesi sabahı Gökhan ı arayıp her şeyin yolunda olduğunu öğrenince yeniden yorganıma sarılıp uyumaya koyuldum. Uyku gerçeklerden kaçmanın en güzel yolu olduğu gibi aynı zamanda da seni düşünmek istemediğin şeylere iten bir durumdu. Rüya görmeyeceğimi bilsem sonsuza kadar uyuyabilmeyi isterdim.

Boğazımdan kanlar fışkırması ve vücudumdaki pençelerin kahkahalarla saldıran sahiplerinin dehşet verici yüzleri hemen hemen her gece gördüğüm şeylerdi. Boğazımın üzerindeki pençeler uyandığımda boğazıma dolaşan kendi saçlarıma ya da annemin beni uyandırmaya çalışan ellerine dönüşüyordu. Gerçek ile rüya bazen o kadar karışıyordu ki kendime gelebilmem için bir müddet yatağın üzerine oturup etrafımı inceliyordum. Gözlerim karanlığa alışıncaya ve odamdaki tanıdığım nesneleri seçinceye dek öylece bekliyordum.

Babam adettendir diyerek yatağımın altına keskin aletler koyuyordu. Kötü rüyaları önler ümidiyle bekliyordum fakat uyandığımda anlıyordum ki yine bitmiyordu. Ekipte bu tür şeylerin konuşulmasını yasakladığım için hiç bahsedilmiyordu. En azından gündüzleri normal yaşamımdaymış gibi davranabiliyordum.

Annem seslendiğinde başımı yorganımdan çıkararak bakındım. “çocuklar geldiler seni bekliyorlar” dedi. Dolaptan çabucak kıyafet seçip üstüme geçirdim ve salona geçtim.

“gün doğduktan sonra kalkan kadından hayır gelmez” dedi Miraç sırıtarak. Gözlerimi devirip kendimi koltuğa attım. Emin son zamanlarda adet edindiği üzere yine gözaltlarıma bakıyor ellerini uzatıp şiş olup olmadığını kontrol ediyordu. Maymuna dönmüşüm gibi davranması beni sinir ediyordu fakat kaba davranıp elini çekmek istemiyordum. Onun yerine konuyu değiştirip dikkatlerini farklı yönlere çekiyordum. “salep içmek isteyen?” ben sana yardım edeyim dedi Gökhan ve birlikte mutfağa geçtik. “bu pazar sinemaya gitmek istiyoruz sen ne dersin?” dedi fincanları tepsiye dizerken. Gündüz gidemeyeceğim için akşam saatleri uygundu ama sinema ilgimi çekmiyordu. Zaten oldum olası kitaplardan başka şeyler ilgimi çekmezdi. Çocukken bütün arkadaşlarımın gittiği tiyatroya bile öğretmenimin zorlamasıyla gitmiştim. “siz gidin benim pek isteğim yok” dedim. “eğlenceli olabilir hem sen evet dersen diğerleri de gelecek?” ne yani son söz benim miydi? Hem Pazar akşamı toplantılar yapılmaz mıydı? “büyüklerden izin çıkacağını da sanmıyorum” dedim buharı tüten salebi fincanlara dökerken. Tepsiyi elimden almış önden ilerleyerek “onu hallettim bile” dedi.

“Gökhan haklı çocuklar” dedi Sami. “Her zaman aynı şeyleri yapıyoruz. En son iki sene önce ildeki sinemaya gitmiştim. Sonrada hiç gitmeyi düşünmedim. Şimdi hayatımızı yaşamıyorsak ne zaman yaşayacağız ki? Bu nedenle artık kendi keyfimize daha çok zaman ayırmalıyız”. Diğerleri de hemfikir görünüyorlardı. Emin başını sallayarak bana döndü “ sadece sinema değil artık diğer aktiviteleri de yapabilmeliyiz hem motivasyonumuz yerinde olduğu için her iki yaşamımızdaki görevlerimizi de daha iyi yerine getirebiliriz yanılıyor muyum?” “yoo” diyebildim. Miraç salepten üfleyerek bir yudum alıp “Dünyanın anlamının farkına varmadan yaşamak, kitaplara dokunmadan büyük bir kütüphanede dolaşmaya benzer” dedi. Titreyen elim fincanı salladığı için elime dökülen sıcak salebi fark etmemiştim. Karıncalanma hissinden sonra kızarmış elime bakınca “elim” dedim, fincanı fırlatıp lavaboya koştum. Üzerinde ateş varmış gibi canım acıyor, soğuk suya tuttuğum halde yanma hissi devam ediyordu. Sami mutfaktan buz kompresi hazırlayıp elime uygulamaya başladı. Miraç ecza dolabındaki merhemleri aramaya koyulmuştu. Emin ile Gökhan da annemi çağırıp neler yapılabileceğini sormak istiyorlardı. Bir yandan da dağıttığım ortalığı toplayıp yerdeki salebi silmeye çalışıyorlardı.
“tamam” dedim Miraç elime merhem sürerken. “lütfen yeter” çoktan su toplamış elime bakıp yalvardım.
“dikkat edebilseydin şimdi böyle ağlıyor olmazdın ufaklık” dedi Miraç
“ağlamıyorum ben geri zekâlı” diye inledim. Emin yanağımdaki yaşlara dokunarak parmağını bana gösterdi. Derin bir nefes alıp ağzımı açmıştım ki Gökhan omzumu tutarak koltuğa yaslanmamı sağladı.
“ çok acı çektiği için gözlerinden yaş geliyor buna ağlamaz denmez öyle değil mi?”dedi Sami bana dönerek.
“sağ ol Sami” dedim. Gökhan kollarını bağlamış hastaneye gitmemiz gerektiğini tekrarlıyordu. Başımı olmaz anlamında salladım. Annem geldikten sonra beklediğim tepkinin zıddını göstererek “olur böyle kazalar” dedi. Belki de yüz ifademden daha fazla sorgu istemediğimi anlamıştı. Su toplayan elime bakıp bir iğne batırarak indirmek ihtiyacı hissettim. Korku filmlerindeki karakterlerin ciltlerine benziyordu. Müdahale yapılıp sargı işlemi bitince anneme seslenip yemek için ricada bulundum. “benim iştahım kaçtı” dedi Miraç iğrenmiş gibi bir surat ifadesi takınarak. Diğerleri gülümseyerek yiyebileceklerini belirttiler.
İkinci tabağı istediğinde Miraç’a sargılı elimi göstererek gülümsedim.

Akşam dönüşümden sonra hiçbir şey kalmayacaktı ne de olsa fakat ertesi gün yine eski haline dönecekti.

Pazar sabahı gün doğumundan sonra ilk arayan Gökhan oldu. Annemle babam beni karşıladıktan sonra yeniden uyumuşlardı. “her şey yolunda” dedim. Diğerleri de tek tek aradılar herkese aynı şeyleri söyledikten yatağıma geçip uyumak yerine televizyon açıp izledim.

Saat dokuz için sözleşmiştik Harir teyzeyle. Koltuğa uzanmış zaping yaparken içimden onu görebilmeyi diliyordum. Evet, bunu gerçekten istiyordum. Bir aydan fazla olmuştu ve ben her gün tanımadığım, hayatımda bir kere gördüğüm bir yabancıyı düşünüyordum. Kendime çeki düzen vermem gerektiğini düşünüp ayağa kalktım. Sıcak bir duş aldıktan sonra annemi çağırıp kremini istedim. Şeftali kokusunun güzel bir his olduğunu düşünüp yüzümden sonra omuzlarıma da sürdüm. Sol elimdeki sargıları yenileyip dikkatli şekilde bir kahve içtim.

“keyifli görünüyorsun” dedi annem. Yüzümdeki aptal sırıtışın farkına varıp “gecem çok kolay geçtiği için” dedim. Saçlarımı fönleyip bol cepli koyu bir kot ve siyah kazağımı giydim. İlk defa ne giydiğime dikkat ediyordum. Aynanın karşısına geçtiğimde sadece bedenime baktım. Normal görünüyordum. Saçlarımı yukarıdan sıkıca bağlayıp montumu alarak dışarı çıktım. Biraz yürüdükten sonra Harir teyzenin evden çıktığını gördüm. Pencereden kucağında bebekle el sallayan eşine dönüp öpücük gönderdikten sonra yanıma geldi. Gülümsemekten kendimi alamadım. Yaşı 40 falan olmalıydı. Birbirine öpücük atan bir çift çok ilgi çekiciydi.
Yanıma gelip vakit ayırdığım için yeniden teşekkür etti ve birlikte ilçe otobüsüne doğru ilerledik.

“Pazar günlerini çok severim” dedi Harir teyze camdan dışarı bakıyordu.
“evet” “dedim “benim en sevdiğim gündür”
“seni arkadaşlarından ayırdım sanırım” dedi elime hafifçe dokunarak.
“hayır, zaten benim de kütüphaneye gitmem gerekiyordu araştırmam gereken şeyler var”
“derslerinde çok başarılı olduğunu duymuştum çok fazla çalışıyor olmalısın”
Gülümsedim “yapacak pek bir şey kalmayınca elinde ne varsa ona yükleniyorsun”
“haklısın burası çok küçük bir yer canın sıkılmıyor mu?”
“ara-sıra” dedim çoğunlukla yerine.
“gerçi arkadaşların var pek yalnız kalmıyor gibisin”
“evet” dedim içimden kalabalık içinde yalnızlık klişesini geçirerek.
“Ada da senin gibiydi arkadaşlarını çok seviyordu” dedi hüzünlenmişti.
“alıştığın bir yerden kopmak zor olmalı” dedim. Zavallı kız ailesinin peşinden gelmişti.
Sessizce başını salladı.
“eşinin işinden dolayı buraya gelmişsiniz sanırım” dedim.
“aslında orada daha fazla kalamayacağımız için tayinimizi buraya istedik” dedi başı önünde. Ortada karışık bir mesele olduğunu anlamıştım. Daha fazla soru soramadım.

Otobüsten indiğimizde doğruca il kütüphanesine götürdüm. Kocaman beyaz yapıyı gördüğümde kalp çarpıntımı normal hale getirebilmek için sürekli konuşuyordum. İçeri girip görevli memura istediği bölümü sorduktan sonra araştırma yapması için ikinci kata doğru yürüdüm. Cesaret edip hiçbir yere bakamadığım için başımı yere eğerek hızlı hızlı yürüyordum. Harir teyze soluk soluğa kalmış bana yetişmeye çalışıyordu. Köşede bir yer seçip çantamı üzerine koyup yavaşça başımı kaldırdım.

Fazla kalabalık değildi kütüphane. Birkaç grup ders çalışıyorlardı. Nasıl davranmam gerektiği üzerinde düşünmeme gerek yoktu. Rahatlamış aynı zamanda da hayal kırıklığına uğramıştım. Bunun iyi bir şey olduğunu kendime hatırlatarak Harir teyzeye bölümünü tarif ederek geçen sefer alamadığım kitaplara bakmak üzere raflara geçtim.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Oca 2011 1:54
jandark
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 32
Kayıt: 17 Ağu 2007
Mesajlar: 728
Puan: 350
Nerden: Kristal Tokyo
Teşekkür: 261

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
* * *

Bu kız bu çocuğu görsün ... Yoksa fena olcak.. Noluyo hop hop kalp çarpıntıları Çekingen El yakmalar filan Madde Madde

Gizli Planlar Yapmaktadır Gizli Planlar Yapmaktadır

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Oca 2011 10:23
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): bezgin

Linkin Park
Kullanıcı Eşyası

Üye
Üye



Yaş: 26
Kayıt: 08 Eyl 2010
Mesajlar: 63
Nerden: ankara
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
yeni bölümler teşkkürler güler hocam ...


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Oca 2011 10:37
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): bezgin

bezgin
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın

Avatar

Yaş: 32
Kayıt: 25 Eyl 2010
Mesajlar: 240
Nerden: iç anadolu
Teşekkür: 65

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
sabah sabah moralim yerine geldi sayenizde yahu Kahkaha Atıyor
ne iyi etmişim de yazmışım buraya Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Oca 2011 11:54
jandark
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 32
Kayıt: 17 Ağu 2007
Mesajlar: 728
Puan: 350
Nerden: Kristal Tokyo
Teşekkür: 261

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
bezgin yazmış:
sabah sabah moralim yerine geldi sayenizde yahu Kahkaha Atıyor
ne iyi etmişim de yazmışım buraya Çok Mutlu

Kim bozdu morelini bakıyım Madde İşim yok geliyim de kulaklarını çekiyim istersen ...
Görsün bu çocuğuda melek mutlu olsun bari ... (Gerçi mutlu olck mı oda muamma ama Kızarır )
Aman aman yoksa o çocuk benmiyim ...
Sen karakterleri değiştircm filan demiştin ama ...
Spoiler:
Yok yok çocuk mavi gözlü ama Ermm... Ben olamam Düşünceli...
Mamo-chan da olmayacak zaten Çok Hoşlanmışa Benziyor O gelse benim yanıma gelir Hayranlık Besliyor Sanırım Şaşırmış Durumda Gelir mi acaba Üzgünüm Gelir gelir Çok Mutlu Ya gelmesse Küçük Emrah Tarzı
(Yaaa Mamoruuuuuu Salya Sümük Ağlıyor )


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Oca 2011 12:17
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): bezgin

dgr..serenity
Kullanıcı Eşyası

Alışıyorum Galiba?
Alışıyorum Galiba?



Yaş: 29
Kayıt: 08 Hzr 2010
Mesajlar: 131
Nerden: sonsuzluktan..
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
artık şu çocuğu görsün ya.. ve bu kez kaçmasın konuşsun.. Kayan Gözler aşk kokusu geliyo burnuma.. Çok Mutlu
sende öyle bi yerde kesiyosunki merakta bırakıyosun yani.. Çok MutluÇok Mutlu
neyse yine çok güzeldi.. emeğine sağlık..
Spoiler:
bana gelince.. kumral ela gözlü kıvırcık saçlı.. minyon tipli..
boyum da 158..kilom boyumla orantılı.. yeter bu kadar heralde.. Çok Mutlu


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Oca 2011 18:31
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): bezgin

bezgin
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın

Avatar

Yaş: 32
Kayıt: 25 Eyl 2010
Mesajlar: 240
Nerden: iç anadolu
Teşekkür: 65

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
jandark yazmış:
bezgin yazmış:
sabah sabah moralim yerine geldi sayenizde yahu Kahkaha Atıyor
ne iyi etmişim de yazmışım buraya Çok Mutlu

Kim bozdu morelini bakıyım Madde İşim yok geliyim de kulaklarını çekiyim istersen ...
Görsün bu çocuğuda melek mutlu olsun bari ... (Gerçi mutlu olck mı oda muamma ama Kızarır )
Aman aman yoksa o çocuk benmiyim ...
Sen karakterleri değiştircm filan demiştin ama ...

Spoiler:
Yok yok çocuk mavi gözlü ama Ermm... Ben olamam Düşünceli...
Mamo-chan da olmayacak zaten Çok Hoşlanmışa Benziyor O gelse benim yanıma gelir Hayranlık Besliyor Sanırım Şaşırmış Durumda Gelir mi acaba Üzgünüm Gelir gelir Çok Mutlu Ya gelmesse Küçük Emrah Tarzı
(Yaaa Mamoruuuuuu Salya Sümük Ağlıyor )


evet o sendin sonunda itiraf ettim cazibene daha fazla dayanamayacağımı anlayıp erkek karaktere seni koydum Kahkaha Atıyor Kahkaha Atıyor şakaaaa
ben seni ayrı bir efsane olarak yazmayı düşünüyorum tatlım Zarif
ya yine spoiler verdim yaaaaa Çılgın




dgr..serenity yazmış:
artık şu çocuğu görsün ya.. ve bu kez kaçmasın konuşsun.. Kayan Gözler aşk kokusu geliyo burnuma.. Çok Mutlu
sende öyle bi yerde kesiyosunki merakta bırakıyosun yani.. Çok MutluÇok Mutlu
neyse yine çok güzeldi.. emeğine sağlık..
Spoiler:
bana gelince.. kumral ela gözlü kıvırcık saçlı.. minyon tipli..
boyum da 158..kilom boyumla orantılı.. yeter bu kadar heralde.. Çok Mutlu


yahu ne kadar çok 1.58 var bu arada tipin çok tatlı yahu kesinlikle kullanacağım ama dediğim gibi zamanla olacak ok
meraklanmana çok sevindim:)

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 23 Oca 2011 0:41
bezgin
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın

Avatar

Yaş: 32
Kayıt: 25 Eyl 2010
Mesajlar: 240
Nerden: iç anadolu
Teşekkür: 65

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
Raflar arasında anahtar kelimelerden yola çıkarak neler bulabileceğime bakmaya başladım. Sağ elimle seçtiğim kitapları sargılarıma dikkat ederek sol kolumla tutuyordum. Dört kitap alıp çantamı bıraktığım masaya geçtim.

İlk kitabı çıkarıp safran sarısı, yıpranmış sayfaları okumaya başladım. Okuduklarımı anlamaya çalışıyordum. O kadar çok eski kelime vardı ki anlamam çok güçleşiyordu. Diğer kitapları incelemeye karar verip tozlu ciltlerine parmak izlerimi bırakarak yeniden okumaya koyuldum. Bunlar da diğerlerinden farksızdı. Güncellenebilmiş bir kitap aramam gerekiyordu fakat son zamanlarda bu yönde bir kitap çıkmamıştı. Alt kattaki sözlükler bölümü aklıma geldi. Oradan bir sözlük alarak bu yazıların ne anlama geldiğini okuyabilirdim. Masamı toparlayıp merdivenlere doğru hızlı hızlı yürümeye başladım.

Merdivenlerin başına geldiğimde birine çarpıp refleks olarak sol elimle tırabzanlara tutundum. Sargıda olan elimi unutup hızlıca sol tarafıma yüklendiğim için elimdeki yaraya bıçak saplanmış gibi canım acıdı. O halimle kendimi zıt tarafa hızlıca ittim ve yeniden dengemi kaybedip yüzünü yeni fark ettiğim kişiyle birlikte aşağıya yuvarlandım.

Kafamı parfüm kokusunun büyüsünden kurtarıp ne durumda olduğuma bakabilmek için kaldırdığımda, kollarını bana sarmış altımda yatan kişiyle göz göze geldim. Tek kaşını kaldırdığında beni hatırladığını anladım. Derin mavi gözleri acı çeker gibi bir ifadeyle bana bakarken kollarını hala bana sarmakta olduğunu fark edip çekti. Ben ise tamamen donmuş vaziyette kalkmayı aklıma getirmeden öylece ona bakıyordum. Yüzümün aldığı şekillere bakıp hafifçe gülümsedi. Oda beni inceliyordu. Bembeyaz dişlerini göstererek gülümsedi. Ben hala tepki veremiyordum. “sanırım bu sefer kaçması gereken benim” dedi. “kalkmama izin verirsen”. Toparlanıp ayağa kalktım. Doğrulup elini başına arkasına hafifçe bastırdıktan sonra kaşları birleşti. Kötü düşmüş olmalıydı üstelik benim yüzümden düşmüştü. O kadar afallamıştım ki ne yapmam ne konuşmam gerektiğini bile bilmiyordum. Ayağa kalkmaya çalıştığını görünce kolundan tutup kalkmasına yardım ettim. “sen iyi misin?” diye sordu. Olumlu anlamda başımı salladım. Tabii ki iyiydim. Bana trambolin görevi görmüş, benim yüzümden kafasını sert zemine çarpmıştı. Olanların etkisinden kurtulamamıştım ve gözlerim dolmaya başlamıştı. Halime üzülmüş olacak endişeli bakışlarla “iyi olduğuna emin misin?” dedi. Yeniden başımı salladım. Şok geçirdiğimi düşünüyor olmalıydı. Omuzlarımdan tutup hafifçe sarstı ve gözlerimin içine baktı. “ismin ne?” beni kendime getirmeye çalışıyor olmalıydı. Derin bir nefes aldıktan sonra “Melek” diyebildim. Gülümsedi.
“güzel bir isim, yeniden soruyorum iyi misin?”
“evet” diyebildiğim.
“sen?”
“iyiyim” iyiymiş gibi durmuyordu. Etrafıma bakınıp pencere önündeki küçük alanı fark ettim. “şurada biraz dinlen lütfen”. Arkasını dönüp dediğim yeri fark edince sendeyelerek oraya yürüdü. Geçip oturduktan sonra sessizce başını ovmaya başladı.
“yabancılarla konuşmayı sevmiyorsun sanırım, bu yüzden benimle konuşmuyorsun öyle mi?”
Heyecandan nefes almayı bile unutan ben konuşabildiğimi nasıl hatırlayabilirdim ki?
Onu düşüncesinden vazgeçirmek için aklıma hiçbir şey gelmiyordu. Ama bir şeyler söylemem gerektiğini de biliyordum. Aval aval bakmayla bir sonuç elde edemezdim.
“sen de bana ismini söylersen yabancı sayılmayız” dedim panikle.
“Mehmet” dedi elini uzatarak. Boşta kalan elini bekletmemek için hemen elimi uzattım bende. Sıcacık eli ile temas ettiğimde içimdeki baskıdan dolayı patlayacağımı sandım. Ellerim heyecandan buz gibi olmuştu.
Diğer insanlarla yakınlık kurmadığım için el sıkma gibi toplumsal kuralları fazla uygulayamazdım. Daha doğrusu bilmiyordum. Hafifçe mi tutmalıydım, sıkı mı? Ne kadar kalmalıydı elim?
İstemeye istemeye geri çektim elimi sıcak elinden. Buz gibi bir dokunuş hoşuna gitmezdi.
Başını benim arka yönüme çevirip el salladığını görünce bende baktığı tarafa doğru baktım. Merdivenlerin başında bir kız elindeki saati göstererek “yarım saat” diye seslendi. Esmer, koyu saçları kollarına dökülen çatık kaşlı kıza bakıp af diler gibi gülümsedi.“ üzgünüm” dedi “telafi ederiz”. Bana dönüp müsaade istedikten sonra kızın yanına gitmek üzere merdivenlere yöneldi. Kalktığı yere oturup arkasından bakakaldım. Esmer kız ile göz göze geldik. Mehmet yanına geldiğinde kulağına bir şeyler fısıldadıktan sonra koluna girip yeniden bana baktı ve kütüphanenin sağ kanadına doğru ilerlediler.
Pencereden manzarayı izler gibi yapıp yanaklarıma dökülen gözyaşlarını çabucak sildikten sonra asıl amacımın araştırma yapmak olduğunu hatırlatıp sözlük aramak için yoluma devam ettim.
Kızarmadığım için bir kez daha şükrederek…

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 23 Oca 2011 0:41
Linkin Park
Kullanıcı Eşyası

Üye
Üye



Yaş: 26
Kayıt: 08 Eyl 2010
Mesajlar: 63
Nerden: ankara
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
Bu kadarıcık mı ?
teşekkürler yeni bölüm için güler hocam
En kısa zamnda yeni bölümlerin devamını bekliyoruz Kayan Gözler


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 23 Oca 2011 13:31
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): bezgin

DarChi
Kullanıcı Eşyası

Venüs Savaşçısı
Venüs Savaşçısı



Yaş: 22
Kayıt: 15 Ekm 2010
Mesajlar: 1,069
Puan: 500
Teşekkür: 261

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
Hmm Adları uyumlu ..
Karşılaşmaları güzel ..
Ee Ben bu çifte 10 tam puan veriyorum Çok Mutlu

İki bölüm birden okudum keyif yaptım Zarif
Bölümler Süper ilerliyor Gülücük Dağıtıyor
Merakla okuyorum Devam Gülücük Dağıtıyor Gülücük Dağıtıyor




O çok tatlı.♥

Spoiler:
кня кαя∂єşℓιğι :3
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 23 Oca 2011 21:23
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): bezgin

bezgin
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın

Avatar

Yaş: 32
Kayıt: 25 Eyl 2010
Mesajlar: 240
Nerden: iç anadolu
Teşekkür: 65

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
beğenmenize sevindim yeni bölümü en kısa zamanda hazırlayacam desteğiniz için tekraar tekraar teşekkür ederim:)

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 24 Oca 2011 16:30
Linkin Park
Kullanıcı Eşyası

Üye
Üye



Yaş: 26
Kayıt: 08 Eyl 2010
Mesajlar: 63
Nerden: ankara
Teşekkür: 46

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
yeni bölüm ne zaman gelcek güler hocam sabırsızlıkla bekliyorum ??


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 26 Oca 2011 22:49
Minako-chan
Kullanıcı Eşyası

Efsane Üye
Efsane Üye



Yaş: 25
Kayıt: 19 Arl 2009
Mesajlar: 2,140
Ünvan: Prenses
Puan: 400
Nerden: İzmit
Teşekkür: 385

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
sonunda okuyabildim...
çok özlemişim hikayeni. senide eheh ^^
nerelerdesin bezgin abla.
yeni bölüm bekliyoruz *-*
biraz aksiyon biraz romantizm macera derken akıp gider fanfic *-*
bekletme bizi ^^
bu arada yeni bölümleri okudum su gibi.
hepsi birbirinden güzeldi~
eline sağlık Hayranlık Besliyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 08 Şub 2011 15:26
jandark
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 32
Kayıt: 17 Ağu 2007
Mesajlar: 728
Puan: 350
Nerden: Kristal Tokyo
Teşekkür: 261

Durumu: Çevrimdışı

gece bekçileri Konu: Yanıt: gece bekçileri Alıntıyla Cevap Gönder
Nerdesinn ...

Spoiler:
Çekingen


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 23 Şub 2011 10:24
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 12, 13, 14 ... 16, 17, 18, Sonraki
13. sayfa (Toplam 18 sayfa) [ 259 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız