Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :)
Sayfaya git: 1, 2, 3 ... 16, 17, 18, Sonraki

Sailor Moon Forum -> Fanart ve Fanfic

 
Yazar Mesaj
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Alıntıyla Cevap Gönder
Evet...
Uzunca bir aradan sonra yeniden beraberiz...
Önce Prenses'in Düşü...ardından Persephone'nin Rüyası senaryolarını okudunuz...Tanrıların, tanrıçaların kırık dökük kalplerine konuk oldunuz...Yeniden kurulan bir geçmişi dinlediniz...Şimdi ise masal kaldığı yerden başlıyor...
LadyinDeath ve Chopinetto prodüksiyon gururla sunar...

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı


Tanıtım

Pembe saçları rüzgarla dans ediyordu...
Ufak ayakları dünya’nın büyüklüğüne kafa tutuyordu...
Bir prenses bir düş içerisinde yaşıyordu...
Geçmişin küskün prensesi olması gerektiği yerde, Kral’ın yanında duruyordu...
Geçmiş bu aileye hediyelerini birer birer sunuyordu...
Küçük Prenses’in pembe saçları rüzgarla dans ediyordu...
Annesi ona geçmişin masalını armağan ediyordu...

...

Tokyo’nun tam ortasında bir saray yükselmekteydi...
Gelecek ve geçmişin buluştuğu, zaman ve mekanın kaybolduğu bu saray bir ömürdür süregelen bir aşka evsahipliği yapıyor, bu aşkın ulu taşıyıcılarını koruyordu. Kraliçe Neo-Serenity...huzurun, barışın ve saflığın temsilcisi hemen yanında ise Kral Endymion...gücün ve tutkunun sembolü...Binlerce yıl önce kurulan düş, gelecekte gerçekle buluşmaktaydı...Fakat kimse geçmişte tutuklu kalmışların geleceğe duyabilecekleri nefreti tahmin etmemişti...edememişti.
Gelecek elbette gerçekleşecekti...ama ya geçmiş...kaçınılabilir miydi?
Geçmiş’in sımsıkı sarıldığı kehanetler gerçekten de sadece birer sözden mi ibaretti?
Yoksa gerçekten tarih tekrarlardan mı ibaretti?
Prenses’in Düşü gerçekle kavuşmuşken...uzakta bir tanrı kızı rüyalara dalmışken geçmiş...beklenilen geleceği gerçekten getirir miydi?

Yıllar kendini geleceğe bıraktı...
Şimdi ise kristal bir sarayda uzaktan bir masal duyuluyordu...
Kapalı zamanlar ardındaki geçmişin masalı...
Binlerce yıllık Kehanetler Kitabı’nın sözcükleri kraliçe’nin dudakları arasından dökülüyordu...
Evet; gelecek elbette beklenendi.
Beklenmeyen ise...
Geçmiş’in Hediyesi idi.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 07 Oca 2012 21:47, Değiştirme: 23 Nis 2012 20:07 (Toplamda 14 kere)
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı Alıntıyla Cevap Gönder
Gülücük Dağıtıyor Yeniden yazmak hem de seninle. Harika hissettiriyor!

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 07 Oca 2012 21:53
MoonBeste
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın



Yaş: 29
Kayıt: 08 Ksm 2011
Mesajlar: 248
Nerden: Antalya-Türkiye
Teşekkür: 26

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı Alıntıyla Cevap Gönder
Vatana millete hayırlı uğurlu olsun lakin diğer sezonlarında yeni bölümlerini istiyorum ona göre sesim 'i duyan varmı huuuuuuhuuuuuuuuuuuuuu chopinetto bulafım sana
leydimiz haklı yoksa okuyucu kitleni kaybedecen bak.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 08 Oca 2012 16:58
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı Alıntıyla Cevap Gönder
o halde 1. Bölümü beğenilerinize sunarız ey ahali. Hayırlısı olsun.

Birinci Bölüm: Anneler ve Kızları


Kristal Tokyo’nun kalbindeki sarayda bir kraliçe usulca kızının yanına sokuldu...

Chibi-Usa: Anne! Hadi lütfen ama!
Serenity: Chibi-Usa...bu hikayeyi dinlemekten bıkmadın mı!
Chibi-Usa: hayır...
Serenity: ama bu son...

Serenity kızının saçlarını okşadı...Dudaklarını bir kez daha geçmişe açtı...

Bir varmış bir yokmuş...
Kaf dağının ardında bir prenses yaşarmış, prenses her gece uykusunda aynı düşü kurar, her sabaha özlem ve umutla uyanırmış...
Prenses’in ömrü yılları, zamanları devirmiş...ta ki prensi ile yine, yeniden buluşuncaya kadar...
Prenses kim olduğunu bilmeden, gözleri ve ruhu kapalı yaşamaktaydı derken sahip olduğu geçmişi yeniden onun kalbinde yer etti...Prenses artık geçmişinin bilincindeydi, zamanlarda süregelen savaşları bitirmiş...kendine ufak ve huzurlu bir dünya kurmuştu...
Prenses yanında prensi ile geleceğini bekliyordu...bildiği sandığı geleceğini...
Devirdiği taşlar, yendiği düşmanlar, kurduğu dostluklar ve hatta rüyalarına konuk hatıralar hepsi teker teker prensesi büyütmüştü...prenses artık bir kraliçe olmaya hazırdı...
Prenses düşlerini gerçek etmişti...o bir prenses ki bazen gerçekliğini bir düş sanırdı...
Evet Küçük Hanım...bundan yıllar önce, senin doğduğun bu şehirde bir prenses yaşardı...
Aştığı yolların ona sonsuz bir huzuru getirdiğini düşünürdü prenses, artık sorunların yok olduğunu...kötülerin ise zaman hapsedildiğini zannederdi.
Yanında çağlardır sevdiği adam...kalbinde ona duyduğu sonsuz aşk ile asla yenilemeyeceğini düşünürdü...
Evet, o prenses haksız da sayılmazdı...çünkü masallar ona bir hediye getirmişti...
Uzunca bir zamandır geleceğini bildiği, sabırla beklediği bir hediyeyi...
Huzur dolu küçük dünyasına mutluluk serpiştirecek hediye...Onun ve prensinin bir parçası...
Bir varmış bir yokmuş...evvel zaman içinde bir prenses yaşarmış...ruhunda aşk, karnında ise aşkının meyvesi ile geleceğine umutla bakarmış...
Bir varmış bir yokmuş...prenses’in huzurlu dünyası en beklemediği anda uzak eller tarafından yıkılmış...O an geçmişin hediyesi’nin yeniden can bulduğu anmış...
Prenses’in kurduğu düşler bir kez daha kabus olmuş...
Kaf dağının ardındaki geçmiş yeniden şimdiye erişmiş...Geçmiş’im Hediyesi beraberinde beklenilmeyeni getirmiş...
Küçük Hanım...
Bir varmış bir yokmuş...
O prenses...büyümüş...şimdi olduğum yerde durmuş...
Bir varmış bir yokmuş...
Bir Kraliçe masallarını kızına okurmuş...
Uzun zaman önce...


....

-Hava bugün çok soğuk.
-Evet yağmur sonbahar için fazla şiddetli.
-Şimşekler seni korkutuyor mu?
-Sen yanımda olduğun sürece hayır…

Beyaz oda şimşeklerin güçlü ışığı ile aydınlanıyordu. Adam dikkatle çevreyi inceliyordu. Sonra arkasına döndü. Işığın altında yatan tanrıçasını gördü. Sarı saçları yastığı kaplamıştı. Gözleri kapalı mırıldanıyordu. Bir meleğin sesini duyabilmek, onunla aynı nefesi paylaşabilmek, yüzyıllar öncesinden kalma bir aşkla müjdelenmek ve aynı bedende birleşmek kendini gerçekten şanslı hissediyordu. Yaşadıklarını düşününce yeniden birlikte olmaları kaderlerinin büyük armağanı kendilerine yeniden bahşetmesi bir mucizeydi. Biliyordu hayatını tek kelimeyle özetleyecek olsa en uygun kelime bu olurdu ‘mucize’. Tüm yaşadıklarını düşününce bu kelime oldukça anlamlıydı. Yüzyıllar öncesinde doğmuş bir prensti. Çok uzak geçmişin derin acılarını hala kalbinde hissedebiliyordu. Bu yüzyılda yeniden uyanmış yalnızlığında yeniden onu bulmuştu. Zaman ve hatta mekan ne kadar değişirse değişsin dünya’nın ve ay’ın çekimleri değişmiyordu. Kendilerini ararken yaşadıkları hatalar, sevinçler, düşmanlar ve savaşlar. Bu zamana kadar dayanabilmiştiler. Bu zamana kadar onu bir şekilde korumuştu. Son savaş sadece sonun başlangıcıydı. Uyanış gerçekleşti. Yaşamaması gerekenler ölümlerine geliyorlardı.Düşmanlarına karşı sahip olduklarını düşündükleri ise sadece inançlarıydı. Cehennem artık esas sahibinin ellerindeydi. Artık sorun iyiler ve kötüler değil. Gerçek iyilerin savaşı başlıyordu. Mamoru, Usagi’nin yanına yavaşça uzandı. Uyuyan prensesine tekrar baktı. Saçlarını okşadı.Elini usulca karnında gezdirdi ve en derinden gelen o minik tekmeyi hissetti. Mamoru biliyordu geçmişine uyanan her canlı geleceğe de uyanacaktı. Şimdiyse yükü çok daha ağırdı. Koruması gereken bir gelecek sahip çıkması gereken hayatlar vardı. Tüm endişelerine rağmen gözlerini kapadı. Biliyordu endişelerini bastıran tek gerçek yanında nefes alıyordu. Usagi nefes aldığı sürece sonsuz olan onlardı ve tüm yaşanacaklar sadece basit bir masaldı. Mamoru içini kemiren korkularını bir kenara koydu ve uyudu.
Gökyüzünün şimşekleri ise varlığını unutanlara ufak bir hatırlatma yapıyordu…


Anneden kızına dökülen sözler hayat sayfalarında canlanıyordu…
Her Şey Yeniden Başladı…


he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 09 Oca 2012 19:11
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
Çok güzel yazmışız tebrik ettim bizi Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 09 Oca 2012 19:17
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
Daha da önemlisi seninle yazarken eğleniyorum. Gülücük DağıtıyorGülücük Dağıtıyor Okuyanlarda beğenirse ne ala:)Gülücük Dağıtıyor

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 09 Oca 2012 19:20
MoonBeste
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın



Yaş: 29
Kayıt: 08 Ksm 2011
Mesajlar: 248
Nerden: Antalya-Türkiye
Teşekkür: 26

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
yine bir üstatın üstaca elinden çıkama şaheste bir eser daha doğmuş MoonBeste ayakta alkışlar saygılarını sunar............

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 09 Oca 2012 19:25
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): LadyinDeath

0704b

Otaku
Otaku



Yaş: 30
Kayıt: 07 Nis 2011
Mesajlar: 382
Ünvan: Prenses
Nerden: crystal tokyo
Teşekkür: 28

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
lütfen lütfen lütfen en kısa zamanda yenı bolumlerı gelsın .çok tesekurler

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 10 Oca 2012 1:18
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): LadyinDeath

prensesbenim

Vazgeçilmez Üye
Vazgeçilmez Üye



Yaş: 22
Kayıt: 02 Nis 2011
Mesajlar: 517
Ünvan: Prenses
Nerden: Sonsuzluk Ülkesi
Teşekkür: 141

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
Bu fanficide beğendim yazanlara büyük minnettarlığımı belirtmek istiyorum .Yeni bölümlerini büyük bir umutla bekliyorum.


Bana bir kelime söyle sonsuzluğa ulaşan.
Bana bir hikaye anlat asla unutulmayan.
Bana bir gökyüzü göster karanlıktan daha koyu olan.
Bana bir hayal ver zamanın kalbini kıskandıran.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 11 Oca 2012 15:31
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): LadyinDeath

LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm ekleme sırası chopinde Gülücük Dağıtıyor 2. bölüm yakında bizi bekleyin efendim:Gülücük Dağıtıyor:)prenses benim bu hikayedeki bazı karakterler bir önceki sezonumdan kalma. Chopinin Prensesin Düşü ile Persephone'nin Rüyasını okuduysan karakterler yabancı gelmez hem. Yok okumaya üşeniyorum dersen yabancı karakterleri anlatırız sana:)Gülücük Dağıtıyor

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 11 Oca 2012 20:39
prensesbenim

Vazgeçilmez Üye
Vazgeçilmez Üye



Yaş: 22
Kayıt: 02 Nis 2011
Mesajlar: 517
Ünvan: Prenses
Nerden: Sonsuzluk Ülkesi
Teşekkür: 141

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
onları okumaz olurmuyum hiç LadyinDeathcim hemde son kelimesine kadar. Bu fanficte onlar kadar güzel .Yani benim için yorulmana gerek yok ayrıca önceki fanficleri okumayan kişi bile sm yi izlemiş olması yeterli olurdu diye düşünüyorum.Neyse ilk bölümde kraliçe serenity kızı chibi-usaya geçmişten geleceğe doğru bir hikaye anlatıyor (kraliçenin önceden yaşadıkları özet şekline geçerek anlatıyor)ilk bölümden çıkardığım sonuç bu.Bu arada önceki fanficlere dayanaraktan söylüyorum chibiusa seçilmiş mi yoksa abisi mi? (tabi abisi var mı bilmiyorum ama seçilmişin bir erkek olması gerekiyordu sanırım) İnanamıyor! Düşünce


Bana bir kelime söyle sonsuzluğa ulaşan.
Bana bir hikaye anlat asla unutulmayan.
Bana bir gökyüzü göster karanlıktan daha koyu olan.
Bana bir hayal ver zamanın kalbini kıskandıran.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 11 Oca 2012 23:55
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
zaten okuyosunuz bi benim ff'me yorum yapmıyosunuz:( chopin senin üzerinden kendi reklamımı yapıyorum farkında mısın?
Doğru anlamışsın :)Chopin'in Prensesin Düşü'nde Serenity bir erkek doğurmuştu ama kıskanç Beryl Chronos ve Hades birlik olup oğlunu öldürmüştü. Sonrasında benim Persephone'mde Hades'in kızı PErsephone Usagi'nin içindeki gerçek kraliçeyi uyandırdı. Tanrıça Serenity'nin uyanması ki Persephone'nin rüyasının son bölümünde Serenity'nin uyanışı'nın diğer tanrıları da uyaracağına dair bir kehanette vardı. Lakin seçilmiş kimdir usagi hamile mi hamileyse kim doğacak kaderi nasıl etkileyecek bunları okudukça öğreneceğz. Söylersem chopin piyanosunun tuşlarını bana yedirir:D

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 12 Oca 2012 12:53
prensesbenim

Vazgeçilmez Üye
Vazgeçilmez Üye



Yaş: 22
Kayıt: 02 Nis 2011
Mesajlar: 517
Ünvan: Prenses
Nerden: Sonsuzluk Ülkesi
Teşekkür: 141

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
anliyorum o zaman şimdiki fanficte seçilmişle ilgili o zaman zamanla bu konuda bili vereceksiniz fanficin içinde sanırım bu yüzden hemen bilgi vermiyorsunuz anlıyorumm.Bu arada yeni bölümler nerde kaldı en kısa sürede istiyorum (mümkünse tabi). Göz Kırpıyor


Bana bir kelime söyle sonsuzluğa ulaşan.
Bana bir hikaye anlat asla unutulmayan.
Bana bir gökyüzü göster karanlıktan daha koyu olan.
Bana bir hayal ver zamanın kalbini kıskandıran.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 12 Oca 2012 17:43
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı İlk Bölüm EKLENDİ Alıntıyla Cevap Gönder
İkinci Bölüm: Zaman ve Mekan Geriye Akarsa

Sıfır noktasındayım. Yeniden. Yüce Hades sana defalarca ihanet ettim. Cehennem çukurunda her seferinde kurtulup geldim. Yine de burada olmak güzel ve yeniden aynı duygular tüm benliğimi kaplıyor. Defalarca, defalarca ve hep yeniden şansı olan bu insanlar arasında benimde yeniden bir şansım olmalıydı. Şimdi kalktım geldim. Yenilmezin yanında tanrıların savaşında var olmak için geldim. Aşkın iğrençliğini düşündükçe kendimden utanıyorum. Yeniden kazanmak için kaybettiklerimi unutuyorum tüm bildiklerimi. Dünya son kez satranç tahtası. Kralın yanındaki vezirim ben ve unutulmaz olan yalnızsa sonun ilk başlangıcı. Şimdiyse tüm piyonlar bir kez daha benim ellerimde dizili. Tüm soğuk titretirken bedenimi bildiğim tüm küfürleri savuruyorum havaya. Yoktan var oldum ben gölgem bile azad edemedi beni.
-Yeniden nefes alıyor olmak güzel değil mi? Zavallı kardeşim ne yazıkki ölülere güzel bir yer vaad edemiyor.
-Öyle efendim. Acı, isyan ve nefret… Derin keder, Kerberos’un nefesini ensende hissetmek, burnuna gelen tek koku çürümüş cesetler ve kavrulan bedenler. Oradan kurtulduğum için şanslıyım. Bir kez daha bu sefer yenilmemek adına bu defa sizin yanınızda.
-Başarısızlığa tahammülüm yok artık. Anlatılan hikayeler değişecek. Çağın efsaneleri yeniden gerçek efendisine hizmet edecek. Zaman yer yüzüne değil gök yüzüne akacak.
-Ah efendim. Tüm o şölenler, evrenin bahşettiği ince belleri uzun saçları ve güzel yüzleriyle tüm kadın suretleri. Tanrıların tanrısı onuru bahşedilmiş bir tanrı. Yüzyıllar hükmettirmiş. Hesap vermemiş hiçbir zaman.Temsiliyken iyiliğin ve adalet onun şimşekleri ile birlikte çakarken minicik bir taş parçası kaderini değiştirmiş. Nasıl olmuş ki efendilerin efendisi yokluğa hiçliğe lanet bir kara deliğe bunca yüzyıl hapsedilmiş.Yazık çok yazık.
-Gücümü yeniden kazanmam gerek. Biliyorsun zaman gerek. Tanrılara yeniden gücünün bahşedilmesi için devam ettirilmiş tek gelenek ve yeniden eskisi gibi tüm evrenin sahibi olacağım.
-Tek gelenek efendimize yeniden gücünü verecek.
-Yeniden beni hak ettiğim yerime geri getirecek.
-Bedeli ne olursa olsun.
-Bedeli hangi zavallı olursa olsun.
-İnsan kanı tanrılar için dökülecek.



Yeniden sessizlik ve huzur. Her bitişin yeni başlangıcı büyük bir sessizlikle başlar. Yeniden eski yaşantılarına dönmüştü savaşçılar. İçlerinde düşünceler kemirirken beyinlerini zamanın yine de devam edeceğini biliyorlardı. Her zaman yaptıkları gibi bıraktılar kendilerini zamana. Ami tıp eğimine devam ediyordu. Her ameliyat eğitimi öncesi karşısında duran kişi eğer yaşamını kaybederse onu karşılayanın Hypnos olup olmayacağını kendisine sormadan edemiyordu. Rei Yuichiro ile birlikte tapınak için çalışmaya devam etti. Geceleri ateşin başında hissetmeye çalışıyordu olası bir tehlikeyi. Her akşam aynı sakinlikle gözlerini kapıyordu. Bir şey hissetmekten korkarak yine de olacakları hissetmek istiyordu. Makoto, Motoki’nin kafesine yardımcı olmaya devam ediyordu. Aralarında olacaklardan ya da ilişkilerinin ne yöne gittiğini sorgulamaktan vazgeçmişti. Tek bildiği bardağa uzadığında veya tuzluğa eli onun eline değdiğinde yüzünü kaplayan kocaman gülümsemeydi. Dünya ne olursa olsun onun için bile korunmaya değerdi. Minako, 3 Işık grubu ile yaz konserleri sayesinde epeyce bir hayran kitlesi edinmişti. Yine de peşinden koşan erkekler Yaten’in ona açılmasını kolaylaştırmıyordu ve beklemek Minako için artık oldukça zor bir yoldu. Haruka motor yarışlarıyla Michiru ise keman dersleriyle ilgiliydi. Birbirlerine olan ilgileri ise akşamların tek sessizliğiydi. Setsuna zamanın kapılarını bir süreliğine uzaktan izliyordu. Geçmiş ve gelecek arasındaki köprünün mühürlü olduğundan emin oldu ve dünyada okul hemşiresi olarak çalışmaya başladı. Hotaru ise lise öğrencisi olarak Chibi-usa ile okula gidiyordu. Şimdiyse tek yaptıkları sadece görüşmekti.

Mamoru: Usako! Hemen hemen uyanmalısın....Geç kaldık!
Usagi: Mamoru...bütün gece beni yorduktan sonra bırakta şimdi uyuyayım...
Mamoru: Usako...geç kaldık diyorum!
Usagi: Olamaz!

Usagi aceleyle yataktan kalkarken...takılıp yere düşer...

Usagi: Ya gülmesene bu hep senin suçun!
Mamoru: Usako...sen...sen...
Usagi: ben ne!
Mamoru: sen çıplaksın...

Usagi kırmızının bin farklı tonuna bürünür, evet neredeyse 2 yıldır evlilerdi ama hala bazı şeylere alışamamıştı...

Mamoru: kızarınca ne kadar güzel olduğunu söylemiş miydim?
Usagi: Ma-mo...

Usagi’nin sözcükleri sessizliğe bürünür, Mamoru sanki zaman yarına kendini bırakmayacakmışcasına öper Usagi’yi...

Usagi: hani geç kalmıştık?
...

Rei: Bu Odango asla büyümeyecek! Tam bir saat geciktiler...
Minako: Rei...onlar evli...bazı sebeplerden dolayı uyanamamış olabilirler

Ami kıpkırmızı kesilir, geçen yıllar Ami’yi hiç değiştirmemiştir...

Makoto: Evet Rei, çekilmez inatçı bir keçi olarak yalnız olman herkesin öyle olacağını gerektirmez değil mi!
Rei: seni var ya!

Tam bu sırada Mamoru ve Usagi koşarak kafe’ye girerler...

Mamoru: Kızlar...çok özür dileriz...biz şey geçe şey olunca sabah da şey oldu ondan şey...
Rei: Mamoru eminim Usagi yüzünden geç kalmışsınızdır...
Usagi: hiç te bile! Tamamen Mamochan’ın suçu...
Rei: Asla büyümeyeceksin değil mi O-dan-go!
Usagi: sana bana onu söyleme diye kaç defa daha bağıracağım...
Rei: ODANGO!
Usagi: REI!!!

Usagi bir anda bembeyaz olur...bu da neyin nesiydi? Kafe neden dönüyordu...ya midesi neden bulanıyordu...Usagi’nin alnındaki hilal hafifçe belirginleşti...sonra ise Usagi bir anda kendini Rei’in kıyafetlerini mahvederken buldu...


Usagi ağlamaktadır...

Usagi: Rei...ben çok özür dilerim...
Rei: Usa...önemli değil...
Mamoru: ateşin de yok...Usagi biraz daha düzgün beslenmelisin...beni o kadar çok korkuttun ki...
Makoto: Usagi...sevgili prensini üzme değil mi ama...
Ami gülümser
Ami: Usagi...kendine dikkat etmelisin...
Rei: evet Mamoru senin için çok endişelendi...

Bütün bunlar olurken Minako uzaktan izliyordu herkesi...herkes bir çiftti ama hep üçüncü olmak zorundaydı...

Usagi: Mina...neden orada öylece duruyorsun....
Minako: hiç biriniz anlamıyorsunuz...
Rei: bu da ne demek?
Minako: Usagi evli...yanında Mamoru var...Sen Yuichiro ile berabersin...Makoto’nun Motoki’ye dair hayalleri var...Ami ise...işi ile bir bütün...Artemis ve Luna bile beraber! ama ben ben tekim!
Usagi: Minako...biz varız
Minako bağırır...
Minako: BU AYNI ŞEY DEĞİL! ANLAMIYORSUNUZ!

Bir anda kızlar Minako’nun kafeden kaçışına tanık olurlar...Bu da neydi böyle?

...

İhanete uğradım. İnandım. Korudum ve yanıldım.
Değişilmez olan yalnızca gücün kendisiydi. Aşk ise bedenleri birbirine çeken iğrenç bir nedendi. Soğuğu içine çekti ve dinlendi. Yolu yarılamıştı. Uzun zamandır kaçaktı. Bir cehennem kaçağı… Eğer bir ruh cehennemden kaçmaya cesaret edecek kadar aptalsa uykusuzluk onun en büyük laneti olurdu. Çünkü cehennemi solumuş bir ruh bilirdi. Rüyaya daldığı an Hypnos dibinde biterdi. Şansı varsa büyük acıların öncesinde ona şehvetin en zevklisini yaratır ve tüm duyguları en tepedeyken nefesinin kesildiğini hissettiği o anda ölmek onun yanına gitmek için yalvarılan o saniyede cehennem kaçağı kendisini yeniden derin acıların ve yalnızlığın içerisinde bulurdu. Kendisi şanslıydı. Hypnos onu aramayı bırakmıştı. Rüyalarını Hypnos’tan korumanın tek bir yolu vardı ve bu sadece ikisi arasında olan sırdı. Kimse mükemmel olamazdı. Eğer bir görevliyseniz dereceniz ne olursa olsun tanrılar hakkında gerçeği bilirdiniz. Her zaman bir zayıf noktaları vardır ve bunu en az birisiyle paylaşmak zorundadırlar. Kardeşi kendisini seçmişti. O ise kardeşini… Şimdi sırları birbirlerinde her ne olursa olsun ölüme kadar gitmek zorundaydı. Ölüm kaçağı olarak son zamanlarını yaşadığını biliyordu. Kendisine vaad edilen topraklara yeniden kavuşacaktı. Kardeşi bir aptaldı kendisini aşkıyla rezil eden lanet bir düşmüşün kızından kalan yeri büyük bir zevkle kader bellemişti. Tek istediği o aptal tanrının yeniden dirilmesine olan güveniydi. Aşk bu denli iğren. Bir duygu olabilirdi ancak. Sonra sarı saçlarıyla o prensesi düşündü. Yanındaki varlığı kendisine tercih etmişti. Daha büyük hakaret hiçbir şekilde edilemezdi. Gökyüzüne baktı. Karı iliklerinde hissetti. Derin bir nefes alıp havaya üfledi.
-Ben geldim ölümsüz. Geçmişte yarım kalan işimiz artık bitmeli.
-Hoş geldin.
-Artık başlayabiliriz.
-Çağ aksın.
Kar taneleri usulca yere düştü. Gökyüzü ise kara bulutlar ile kaplandı. Bir ölümsüz çığlık tüm dünyada çınladı.


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 12 Oca 2012 20:43
0704b

Otaku
Otaku



Yaş: 30
Kayıt: 07 Nis 2011
Mesajlar: 382
Ünvan: Prenses
Nerden: crystal tokyo
Teşekkür: 28

Durumu: Çevrimdışı

Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 16. Bölüm EKLENDİ :) Konu: Yanıt: Geçmiş'in Hediyesi-Tanrılar Savaşı 2. Bölüm EKLENDİ : Alıntıyla Cevap Gönder
harika gerçekden siz bu işi gerçekden biliyorsunuz.merakla bekliyorum yenı bolumlerı tesekurler. Kayan Gözler

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 13 Oca 2012 0:57
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: 1, 2, 3 ... 16, 17, 18, Sonraki
1. sayfa (Toplam 18 sayfa) [ 262 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız