Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi.
Sayfaya git: 1, 2, 3 ... 6, 7, 8, Sonraki

Sailor Moon Forum -> Fanart ve Fanfic -> Sailor Moon Fan Fictions

 
Yazar Mesaj
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Alıntıyla Cevap Gönder
Merhablar! Yeni aranıza katıldım, ve hemen uzun zamandır aklımda olan bir fanfiction fikrini hayata geçirmeye karar verdim. Aslında bu fanfictionı yazarken oldukça fazla yardıma ihtiyacım olucak, eğer konu hoşunuza gittiyse ve bana yazımda yardımcı olmak isterseniz lütfen mesaj atın...Fanfiction, Ay Krallığı zamanını konu alıyor, Prenses Serenity ve Prens Endymion'un tanışmalarını, aşklarını ve tabi ki savaşçıların yaşadıklarını anlatıcak.

İşte Özetimiz Gülücük Dağıtıyor

O Ay Krallığının tek varisiydi, olması gerektiği gibi bir kız olarak dünyaya gelmişti. Annesi Serenity’nin dünyasına bir ışık gibi doğmuştu. Müttefik gezegenlerin dört prensesi ile beraber büyümüş, ağlamış, sevinmişti. Kraliyet ailesinin göz bebeği prenses,çevresini sarmalayan bu denli büyük bir sevgi içerisinde bile kendini yalnız ve güçsüz hissediyordu. 15 yaşını bitirmesine az bir süre kalmıştı, bir kaç ay içerisinde Gümüş Binyıl Krallığının resmi varisi olarak ilan edilecek ve galaksiye takdim edilecekti. Ama Serenity onu bekleyen parlak geleceğin heyecanından çok mutsuzluğunu yaşıyordu. Bu koca krallıkta tek başınaydı ve çocukluk hayallerini bile gerçekleştiremeyecek kadar özgürlükten yoksundu. Bu yoksunluk onun dünyasını gün geçtikçe tüketiyortu...Ama belki de gelecek onun için süprizlerini usulca gizlemekteydi... Şaşırmış Durumda

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 16 Ekm 2011 16:46, Değiştirme: 07 Arl 2011 19:40 (Toplamda 14 kere)
Bahar
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın



Kayıt: 12 Hzr 2011
Mesajlar: 223
Nerden: Prontera
Teşekkür: 102

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Vavvv Özet harika Çok Mutlu
özet harikaysa hikayende harikadır meraklanmaya başladım Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 16 Ekm 2011 17:16
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
çok teşekkürler, umarım beğenirsiniz...işte ilk bölüm


Bölüm 1: Geleceğin Tanrıçası


Bembeyaz oda sabah güneşi ile dolmuştu, pencereden usulca süzülen rüzgar perdelerle dans ediyordu. Prenses huzur dolu bir uykudaydı....Birden odanın geniş kapıları açıldı...

Minako: Günaydın Prenses! Bugün oldukça yoğun bir program bizi bekliyor...Haydi marş marş! Ne demişler erken kalkan güçle dolarmış!
Prenses Serenity: Günaydın Venüs! Ve erken kalkan yol alır, güçle dolmaz!
Minako: Her neyse senin yollara ihtiyacın var güce değil!

Prenses gözlerini ovuşturarak yataktan kalktı, yüzünü pencereye doğru çevirdi...İşte sabahlarının neşe kaynağı oradaydı....Güneşin ardında gözüken görkemli gezegen: Terra. Ay’ın solgunluğuna inat yeşil ve mavi renklerle parlıyordu.

Prenses: Ne kadar da güzel değil mi?
Minako: Prensesim, Terra hayali için vaktimiz yok! Merkür sizi çalışma odasında bekliyor, Galaksi Tarihi çalışacaksınız. Daha sonra Mars ve Jüpiter ile saha çalışmanız var. Öğleden sonra Kraliçe sizi taht odasında görmek istiyor, gümüş kristali taşımanız için yapılan broşu size takdim edecek.
Prenses: Doğru ya, artık kristalin resmi sahiplerinden biri olacağım.
Minako: 16.yaşınızda kristalin güçlerinin bir kısmını artık kullanabiliyor olucaksınız, ayrıca Tanrılar ve Tanrıçalar kurulu tarafından kabul töreniniz de yaklaşıyor, Yüce Selene tarafından size bırakılan mirası tanıyacaksınız.
Prenses: özgürlüğümün tamamen gitmesine oldukça az bir süre kaldı Venüs..

Prenses iç geçirdi, 15 yılını balolarla, eğitimlerle geçirmişti. Saraydan çıkması yasaktı, ancak dört koruyucusu ile sarayı terkedebilirdi. Bütün galaksi ona gıpta ile bakarken o neden bu kadar huzursuzdu, neden kendini altın bir kafeste gibi hissediyordu? Hayal kurmak gerçekten bencillik miydi? Prensesler sadece düşleri mi süslerdi, gerçeklere dokunamazlar mıydı?

....

Minako: Prenses son zamanlarda iyice dalgınlaştı...
Rei: Yakında varisliği tescillenecek, sorumlulukları artıcak, korkudandır merak etme...
Ami: Bence prenses kendini kapatılmış hissediyor Rei, çocukluğundan beri özlemle izlediği gezegenin ona yasak olduğunu öğrenmesi ile yıkıldı, kendini çaresiz hissediyor.
Rei: Yapabileceğimiz hiç bir şey yok, çocuk gibi davranmaktan bir an önce vazgeçmesi onun için iyi olucaktır. Terra Kraliyeti müttefiğimiz olsa bile, Terra halkı; Beyaz Ay insanlarına karşı derin bir öfke duyuyorlar, prensesi oraya götürmemiz imkansız. Bazı hayaller hayal olarak kalmak zorunda.
Makoto: Bu saray dışına bile çıkması prenses için bir tehdit, Krallığın geleceğini korumak zorundayız.
Minako: Krallığı korumak uğruna prensesimizin tükenişi görmek zorunda kalmayız umarım...
Ami:Umarım

....

O öğleden sonra prenses annesinin huzuruna çıkmak için hazırlandı, göğsü ay taşları ile süslenmiş beyaz elbisesi ile sarayın koridorlarında usulca süzüldü ve taht odasına vardı...

Kraliçe: Serenity, güzel kızım...
Prenses: Kraliçem, anne!
Kraliçe: Seni çok ihmal ettim ama biliyorsun şu sıralar Galaksinin kuzey yakasında problemli bir dönem yaşanıyor...
Prenses: Önemli değil annecim, babam, Kral Elion ve siz bu galaksi için çok uğraştınız, prenses ailesinden birazcık fedakarlık yapabilir değil mi?
Kraliçe: Çok iyi bir hükümdar olucaksın Serenity...ah neredeyse unutuyordum! İşte broşun, 16. Yaş gününde bu broş kristalin bir parçası ile dolucak, o güne kadar bu broşu iyi sakla!
Prenses: Elbette Kraliçem, anne seni çok seviyorum...
Kraliçe: Prenses...kızım...varisim.




En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 16 Ekm 2011 18:19
sailor V
Kullanıcı Eşyası

Venus Fan
Venus Fan



Yaş: 25
Kayıt: 21 Şub 2009
Mesajlar: 666
Nerden: Konoha Gakureden
Teşekkür: 127

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Cok güzel... çok güzel yaziyorsun devamnida sabirsizlikla bekliyorum hadiiii bir an önce gelsiiinn Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 17 Ekm 2011 14:01
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
2: Tanrının Lütfu

Serenity, kocaman sarayda belki de kendini en çok özgür hissettiği yere gitti. Camdan Cennet adını verdikleri yapay bir atmosferik yapıydı burası, Ay’ın kuru ikliminde yetişemeyen bitkiler bu camdan kubbede hayat buluyordu. Prenses güllerin ortasında yatıyordu, koku başını döndürüyordu. Gözlerini kapattı, çocukluğunu, hayallerini anımsamaya başladı derken gözlerinin önünde bir görüntü belirdi:

Bembeyaz kanatlı bir atın üzerinde koyu renkli giysilere bürünmüş bir erkek.... saçları gecenin karanlığından bile daha karanlıktı...güneş genç adamı hafifçe aydınlatıyordu....

Serenity bir anda gözlerini açtı, bu görüntü de nereden çıkmıştı!

Serenity: Yüce Morpheus bu ne neydi böyle? Bir düş mü,gerçek mi?
Rei: Prenses! Burada olduğunu tahmin etmiştim! Haydi Jüpiter ve ben seni bekliyoruz!
Serenity: Ahahaha! Doğru, tamamen aklımda çıkmış Mars; ben savaşçı bir prensesim değil mi!

Rei hafif kızgın bir gülümseme ile cevap verdi:

Rei: Savaşçı prenses mi! Gümüş Bin Yıl’ın tek varisi olarak kendini ve sana inananları korumayı öğrenmelisin, savaşmak apayrı bir olay Prenses, savaş bencilliğin ürünüdür sen Koruyucu bir Tanrıçasın!
Serenity: Tamam hemen sinirlenme!

....

Bu sırada taht odasında Kraliçe Serenity ve akıl hocaları olan iki ay kedisi Luna ve Artemis konuşmaktaydılar.

Luna: Kraliçem, prenses son günlerde kafasını Terra ile iyice bulandırmakta, takdis törenine bu kadar yaklaşmışken bu beni biraz ürkütüyor.
Artemis: Olympos’un yüce Tanrıları Terran ırkı ile Beyaz Ay insanlarının görüşmesini yasaklamışlardır efendim, bu ırkın birleşiminden doğabilecek yeni bir nesil altın kristal ile gümüş kristalin güçlerini aynı bedende hissetmeye mahkum kalacaklardır, bunun sonuçlarının ne olacağını bilemeyiz. Prensesin çocukluğundan beri dışarıya duyduğu düşsel bir merak var ama son zamanlarda bu merak iki ucu keskin bir kılıca dönüşmeye başladı. Sanki bizin kontrolümüz dışında bir güç onu hayallerine doğru itiyor...
Kraliçe: Biliyorum Luna, Artemis ama kızımın elindeki tek özgürlüğü; düşleri, bunu da elinden alamam, o damarlarında Yüce Selene’nin kanını taşıyor; mantıklı karar vereceğine eminim. Her ne kadar ürkek ve hayalperest olsa da o bir varis, sorumluluklarının bilincinde.
Luna: Efendim siz diğer galaktik ögelerle içsel iletişeme başladığınızda 14 yaşındaydınız, prenses hala bu yeteneği ile ilgili bir aydınlanma geçirmedi, eğer varis tam bir bütün olarak aydınlanmadan gümüş kristale sahip olursa...
Kraliçe: Lütfen Luna! Böyle bir şey olmayacak...olmamalı

...

Makoto: Yüce Jüpiter bana gücünü yolla, bulutlara haber ver! Yüce gök Gürültüsü!!

Serenity ona doğru gelen şimşek yığınından zorla kurtuldu.

Rei: Majesteleri, neden güçlerinizi kullanmıyorsunuz! Bunu daha önce de konuştuk! Bu dersler hepimizin iyiliği için!
Serenity: Yapamam sizler öylece saldırabileceğim kişiler değilsiniz, sizler benim dostum,yoldaşımsınız. YAPAMAM!
Makoto: Mars faydası yok, yüzbinlerce yıl da uğraşsak prenses bize saldırmayacak, kanında dolaşan koruyuculuk içgüdüsü buna engel oluyor.
Rei: ama...

Mars Prensesi’nin lafı kesildi...

Minako: Hadi ama! Hala mı buradasınız, neredeyse akşam yemeği vakti geldi. Majesteleri hazırlanmanız lazım.

Serenity sıkıntılı bir sesle...

Serenity: peki...





Terra Kraliyeti Merkez Sarayı....

Koyu renklerin hakim olduğu bir oda, sahibinin karanlık dünyasını yansıtıyor sanki...odanın merkezinde heybetli bir yatak var...yatak iki kişiye ev sahipliği yapıyor. Prens, metresi ile geçirdiği bir akşam üzerinden sonra kendinden tatmin olmuş gözlerle tavanı izlemekte, gecenin karanlığından bile daha karanlık kalbi, siyah saçları ve koyu mavi gözleri tavanda ruhunu aydınlatabilecek bir imge aramakta...kapalı kaldığı bu saraydan onu çıkarıcak, karanlık uykulardan uyandıracak....

Beryl: Prensim, yarın yine gelmemi ister misiniz?
Endymion: Hayır, ben sana haber yollarım...şimdi odayı terket.

Leydi Beryl, Kuzey Terra’nın varisi...ve Prens Endymion’nun arkadaşı... Alevlerin sıcaklığındaki saçları, onun kalbini ısıtmaya hiç bir zaman yetmiyor...Kalbi, güç ve hırs aşkı ile yanıp tutuşmakta...Kalbi gücün sahibine...prense ait...

Endymion gözlerini hafifçe kapattı...

Terra beni çağırıyor...
Terra...
Uzun gümüş saçları rüzgarda dalgalanan genç kızın dudaklarından döküldü sözler..
Rüyalarım beni istiyor...Prensim elimi bırakmayın, kaderimizden vazgeçmeyin...

Endymion sıçrayarak uyandı...

Endymion: Gene aynı rüya! Bu kız kim, neden beni çağırıyor...ne kaderi bu!





İki asil kanlı genç geçmişleri tarafından kovalanırken, galaksinin uzak köşesindeki gardiyan onları izliyordu...Zamanın ve kaderin gardiyanı, Chronos’un kanını taşıyan, Moirai’nin kadere hükmünü sürdüren savaşçı...

‘Zaman geldi, yasak olanın gerçekle buluşmasının zamanı geldi...Tanrıların lütfu ikinin birleşmesinin vaktidir.’ (Pluto)


Evet ne kadar çok yorum, o kadar çok bölüm Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 17 Ekm 2011 17:56
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
sanırım pek beğenilmedi fikirlerim...eğer siz isterseniz devam edeceğim... Üzgün ya da Ağlıyor Çıldırmış Durumda

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 18 Ekm 2011 17:35
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
yazmaya devam et Gülücük Dağıtıyor başkaları ne derse desin sen yazmak istiyorsan yaz emin ol okuyan elbet çıkar:) ayrıca bence güzel yazıyorsun devamını bekliyorum:)

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 18 Ekm 2011 17:54
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 3: Geçmişten bir Hediye

Olympos Tapınağı

Tanrı ve Tanrıçalar Kurulu haftalık toplantılarını yapmaktaydılar. Ay Tanrıçası Selene’nin son varisi olan Prenses Serenity’nin takdis töreni hakkında kararlar alınmaktaydı. Kraliçe Selenity kurallar gereği kararlar verilirken toplantıda bulunamıyordu, kendi kızına devredeceği miras hakkındaki son düşünceler ondan en iyi şekilde saklanmalıydı...ta ki vakit gelene kadar.

Chronos: Prenses’in 16.yaş günü ile takdis töreni çakışıyor, bu zaman çizelgesi için bir ilk ayrıca o gece dolunay var, sanırım Selene bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor...Serenity seçilmiş kişi olabilir mi?
Zeus: Detaylar bizi yormamalı Chronos prensesin seçilmiş olduğunu anlamamız için zaman ve mekan çakışmasının yetersiz olduğunu sen de biliyorsun...Kurallar gereği prenses Binyıl Krallığı dışındaki bir toprakta takdis edilmeli, tarafsızlığın simgesi olacak, bağımsız bir toprak parçasına ihtiyacımız var...
Hestia: Yüce Zeus, Ay Prensesi oldukça enteresan bir ilgi alanına sahip ve belki de bu ilgi, bu merak bize yol gösterebilir...
Zeus:Devam et..
Hestia: Terra, takdis töreni Terra’da yapılsın. Binyıl bütünlüğü dışında bir gezegen, hem de galaksi barışının tamamlanması için de iyi olucaktır.
Chronos: Zaman ve mekan’dan reddedilmiş Gaia’nın topraklarında, bir tanrıça doğurmayı önerdiğinin farkında mısın sen!
Hestia: Bu kurul içinde yaşanmışlıkları bir kenera bırakıp devamlılığımız için çaba harcamanın vakti artık Chronos! Unutmaki senin varisin de prensesi korumaya yeminlilerden! Bu seni de prenses ve galaksinin geleceğinden sorumlu yapar!
Zeus: Yeter! Susun. Hestia haklı...kararımı verdim: Takdis töreni, 4.dolunay gecesinde Terra’da yapılacaktır. Bu herkes için en sağlıklısı... Kurul kararını Selenity’e iletin, prenses bu hafta Terra’ya yollanıcak, 1 haftalık düş evresinden sonra, Ay Tanrıçası Serenity Terra topraklarında yine, yeniden doğacak... Gümüş kristalin teslimi konusunda, Kraliçe ile bizzat konuşacağım. Bu arada Hermes, Gaia ve Darius ile konuş, Prenses Terra sınırlarına giriş yapacağından dolayı güvenliği ve iyiliği onların sorumluluğunda olucaktır.
Hermes:Emredersiniz Tanrım...

....

‘Serenity...beni tanıyor musun kız çocuğum...Ben Yüce Morpheus’um, düşlerinin ve kaderinin bekçisiyim...’ Küçük kız çocuğu mavi gözlerini önündeki adama dikti, ürkmeli miydi bilemiyordu...ama korkmuyordu....kalbi daha da hızlı atıyordu evet ama hissettiği korku değildi... ‘Düşlerimi alacak mısın benden?’...’Hayır kız çocuğum, bugün 7 yaşına bastın artık resmi olarak bir prensessin ve bende prensesime bir hediye getirdim.’...’Yaşasın! Ne, ne, ne getirdin!’...Adam bir madalyon çıkardı...altın bir yıldız şeklindeydi...’Zaman geldiğinde düşlerinde bir adam belirecek, kalbini çalacak, işte o zaman bu madalyonu ona vericeksin...madalyon ancak o zaman gerçek hediyeni sana sunacak’....


Serenity sıçarayarak uyandı...gene aynı rüyayı görmüştü...gene aynı adam, aynı sözler...düşleri ona neler hazırlıyordu. Bir prensesin düşü neden bu denli gizemle doluydu?

....

Üçüncü bölümün devamı haftaya gelicek...
Hikayenin gidişatından da anlaşılacağı üzere Manga ve Animeden bağımsız bir kurgu izliyorum, evet esin kaynağım manga ve anime fakat olaylar burada farklılaşacak...ayrıca buradaki Galaksi sistemi Yunan mitolojisine dayanıyor Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 21 Ekm 2011 21:29
sailor V
Kullanıcı Eşyası

Venus Fan
Venus Fan



Yaş: 25
Kayıt: 21 Şub 2009
Mesajlar: 666
Nerden: Konoha Gakureden
Teşekkür: 127

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Süper yaziyorsun yaaa bayildim heee devam et lütfen birakma Üzgün ya da Ağlıyor Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 21 Ekm 2011 23:50
Bahar
Kullanıcı Eşyası

Beni Görmeye Alışın
Beni Görmeye Alışın



Kayıt: 12 Hzr 2011
Mesajlar: 223
Nerden: Prontera
Teşekkür: 102

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
H...H...arikaaaaaaa süper yazıyon çok iyi bi yazıcısın Hayranlık Besliyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 22 Ekm 2011 11:55
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
senden şöyle uzuuun bir bölüm bekliyorum madem haftaya yazacaksınGülücük Dağıtıyor tam kaptırıyorum hemen bölüm bitiyor. Ayrıca rica ediyorum Hades ve ekibini bu işten uzak tut. Onlar beniiim beniiiimm:)

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 22 Ekm 2011 16:50
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
‘Gece ile gündüz buluştuğunda, Kutsal Beşli birleştiğinde; galaksinin ortasında bir toprak parçasında, geleceğin hakimleri doğacak ve barışa hükümdar olacaklardır. Her kim böylesine bir güce erişti ise o kimse aşkı tatmıştır...’ (Kehanetler Kitabı...Yeni Çağ)


Kraliçe Selenity satırladı defalar okudu, adeta kelimeleri anlamak istemiyordu...kızının, kurduğu barışın tek varisinin Terra gezegenine gönderiliyor olması yetmezmiş gibi, Tanrılar Kurulu prensesin kehanetin çocuğuna olduğuna dair şüpheleri vardı...

Kral Elios: Selenity, boşuna endişeleniyoruz...Serenity kehanetin bir parçası olamaz, 5.iç savaşçı ortaya çıkmamışken ki hele Serenity aşkı tatmamışken...nasıl kehanetin çocuğu olabilir ki!
Kraliçe Selenity: Elios, Serenity zaten aşık oldu ama bir gezegene!
Kral Elios: Terra, onun için bir ilgi, merak; aşk çok daha farklı bir şey...
Kraliçe Selenity: Bilemiyorum Elios, ben korkuyorum...kızımı kaybetmekten...
Kral Elios: Kızı uğruna bir gezegeni ateşlere emanet etmiş bir baba, sence kızını bir kağıt parçasının sözcüklerinde boğdurur mu!

Kraliçe Selenity eşine gülümseyerek bakmıştı...Elios haksız sayılmazdı...Serenity doğduğunda; lunar kan bağının baskınlığı nedeni ile kaşlarının ortasındaki hilal de belirmişti. Güneş Krallığı gelecek krallarının kanını taşıması gereken bir kız çocuğunun luna klanına ait olduğunu öğrenmeleri ile deliye dönmüştü ve güneş tanrısı ve kralı Elios....güneşi ateşlere emanet etmişti...Kızı için sahip olduğu güçten vazgeçmişti...
....
Rei: Ateşin Ruhu!
Makoto: Gel bakalım marslı...beni alt etmek öyle kolay mı!
Rei: O güzel poponu alevlerden kurtar da görelim!
O sırada Minako sinirlenerek onları venüsün zincirleri ile ayırdı...
Minako: Size i-na-na-mı-yo-rum! Prensesin takdis hazırlıkları yerine 5 yaşında çocuklar gibi burada oynuyor musunuz! Hani erken kalkan çok koşardı!
Makoto: Mina! O erken kalkan yol alır!
Minako: çok koşan da yol aldığına göre, ayrıca konumuz bu değil! Kral ve kraliçe dördümüzü de huzuruna çağırıyor, kendinize çeki düzen verin hemen!
Rei: Bana baksana sen, alevlerimi özledin herhalde!
Üçü de gülmeye başlarlar...
Terra Merkez Sarayı

Kraliçe Gaia: Endymion, önümüzdeki günlerde bir misafirimiz olucak. Arkadaşına rica eder misin, saray sınırları içerisinden biraz uzaklaşsın...
Endymion: Arkadaşımı kovmamı gerektiren bu önemli misafir de kim! Zeus falan mı geliyor!
Kral Darius: Endymion! Annene karşı saygılı ol, Zeus değil ama... bir tanrıça burada doğmayı seçti...
Endymion: Ne?
Kraliçe Gaia: Gümüş Binyıl Krallığının varisi Prenses Serenity’nin Ay Tanrıçası olarak takdisinin Terra’da yapılacağı haberi geldi, prensesin güvenliği, huzuru bizim ve Terra’nın geleceği için çok önemli...
Endymion: Kendini beğenmiş, tek derdi görünüşü olan ve şımarık bir prensesin doğumgünü neden bu kadar önemli ki!
Kral Darius: Sen hakikaten bu prenses hakkında hiç bir şey bilmiyorsun, gümüş kristalin varisi, galaksinin gelecek yöneticisi ve Tanrı ve Tanrıçalar Kurulu’nun seçilmiş olarak varsaydığı birisi bu Endymion...Sen ve komutanların en iyi şekilde davranıcaksınız...bu bir rica değil! Emir! O kız senin yatağını süsleyebileceğin birisi değil, hele ki sadece bir prenses hiç değil!

Endymion Kralın bu ciddi ve sinirli tavrından çok etkilenmişti...babası ona çok nadiren emir verirdi...

Endymion: emredersiniz kralım...
...
Kral Elios ve Kraliçe Serenity Senshi ve prensese takdis töreni hakkında bilgi vermişti...Kızlar bahçede konuşmaktaydılar...

Serenity: Terra’ya gideceğime inanmıyorum!
Minako: O aptal kurulun seni tek başına yolladığına inanamıyorum!
Rei: Ben de, takdis töreninden önce neden seni tek başına yolluyorlar ki!
Ami: Kurulun kararlarını sorgulamamız yasak kızlar, hem majesteleri hiç de mutsuz gözükmüyor...
Serenity: bana o aptal sıfatı söyleme, yalvarırım...yeterince duyuyorum...
Ami gülümser...
Makoto: o kendini beğenmiş prens ve komutan bozuntuları senin canını sıkmaya kalkışırlarsa...onları yüce jüpiter’in yardımı ile....
Rei: ve mars’ın tabi ki!
Minako: Serenity, duyduğuma göre Terra erkekleri çok yakışıklıymış!

‘Kızlar birbirine bakarlar...’

Serenity: Mina, Terra’da erkeklere bakacak vaktim olmayacak...zaten Terra’ya gidecek olmak bile beni mutlu ediyor...
Ami: Venüs, prensesin kafasını bulandurmayı bırak!

....

Luna: Kralım, sizce gerçektende kaderde prensesin onunla tanışması olabilir mi, Serenity kutsal beşliyi tamamlayacak mı?
Kral Elios: Luna, bilemiyorum...bilmek de istemiyorum. Kızımın çağın sonunu getirecek olması, yeni çağa hüküm edecek olması...bu ihtimaller beni ürkütüyor...Terra’ya gitmesini istemiyorum Luna, kızımın sadece kızım olarak kalmasını istiyorum...bir Tanrıça olmasını değil..
Luna:Kralım, ürkmeyin...gelecek bizler için kötülüklerin içinde iyilikler de hazırlamakta...

....

Chronos: Pluto, kader çizgisi harekete geçti mi?
Pluto: Evet, artık durdurmak için çok geç...
Chronos:Az kaldı...prens ve prenses, gündüz ve gece...buluşacaklar....
Pluto:ve bizler de izleyeceğiz...

[/i]

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 28 Ekm 2011 23:39
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
öldürüyorsun beni! ilham perilerine söyle de seni yalnız bırakmasınlar şu bölümleri uzun uzun yaz konu gerçekten harika. Üretebileceğin çok boşluk var:)

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 29 Ekm 2011 10:46
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 4: Kehanetler Çemberi

Evrenin uzak bir köşesinde mekanların efendisi Chronos düşünmekteydi...Terra...Bir Tanrıçanın doğuş yeri olabilir miydi? Asırlar önce Selene’i baştan çıkaran bu toprak parçası, mirasın geleceğinin doğuş yeri olabilir miydi? Olamazdı, olmamalıydı...Ne Endymion ne de Serenity Morpheus’un düşlerinin farkına varamazlardı, tarih bir kez daha tekrar etmemeliydi...düşler ve kehanetler asla birleşemezdi...ve kader çizgisini değiştirebilecek tek bir kişi vardı o da...Chronos...mekanın efendisi idi.


O sırada Terra’da...

Endymion: Beryl, saraydan uzaklaşman gerekiyor...
Beryl: neden prensim, beni özlemek mi istiyorsunuz?

Endymion kendini beğenmiş bir gülümseme ile cevap verir...

Endymion: seni özlemek mi...şaka yapıyorsun...aramızdaki bu ilişki tamamen fiziksel leydim...Terra bu ay boyunca bir Tanrıça’yı ağırlayacak; Kral ve Kraliçe seni burada istemiyor...

Beryl sinirlenmişti, prensi tatmin etme görevini başarı ile sürdürürken ve onun kalbini kazanmaya bu kadar yaklaşmışken bu Tanrıça da nereden çıkmıştı...ama boyun eğmekten başka çaresi yoktu...

Beryl: siz nasıl istersiniz prensim...

Endymion sonunda yalnızlığına geri dönmüştü...ve gene aklında tek bir görüntü vardı...çocukluğundan beri düşlerine hükmeden, onu çağıran bir kız...hayır bir melek... neydi bu düşler, neyi anlatıyordu...

....

Serenity o sabah ondan beklenmeyecek bir saatte gözlerini açmıştı, gene kabuslar görmüştü...yine Morpheus rüyasına girmişti...ona hediye ettiği madalyonu anlatmıştı...Serenity baş ucundaki çekmeceyi açtı, yıldız şeklimdeki madalyonu çıkardı...işte gene o melodi, bana bir şey anlatıyor ama ne?

Luna: Prenses, bu saatte uyanmazdınız?
Serenity: Terra için hazır olmak istedim Luna, bir kaç saat sonra yolda olacağım...
Luna: Elimde büyüyen bu güzel prenses sonunda hakettiği kadere kavuşuyor...

Serenity gülümsedi...

Serenity: Tanrıça olmak kaderim mi, yoksa özgürlüğümün ve düşlerimin sonu mu olacak Luna?

Luna bu soruya cevap veremedi, vermek istemedi...Prenses çocuk kalan kalbini kaybetmek zorundaydı, her ay prensesi bu mirası taşıyordu...Yüce Selene belki de Serenity’i seçmişti...

....

Zoisite: demek gene aynı rüyayı gördünüz prensim...
Endymion: evet; bir önemi yok sadece bir rüya işte...
Jadeite: Beryl bir kızı düşlerinizde gördüğünüzü öğrense ne olurdu acaba...
Endymion: Bir şey olmazdı, ona aşık değilim, zaten aşka inanmıyorum...onunla aramızdaki sadece fiziksel bir ilişki
Kunzite: onun da böyle düşündüğünden emin misiniz?
Endymion: Onun ne düşündüğü umrumda değil! Ben prensim, o da bana hizmet ediyor...bu kadar...

Nephrite gelir...

Nephrite: Endymion, prenses bu akşamüstü Terra’da olacakmış, Kral ve Kraliçe hazır olmamızı bekliyor...
Endymion: şu an tek ihtiyacım buydu sanki...aptal bir prenses ile uğraşmak
Zoisite: Prensim, böyle düşünmeyin...gelen bir tanrıça ve ay kanı taşıyor yani kesinlikle nefes kesici bir güzelliğe sahip olacak
Kunzite: Öyle de zaten, Venüs seyahatlerimden birinden görmüştüm Prensesi, galaksideki her prens onun peşinde...haksız da sayılmazlar
Endymion: ama gene de aptal bir prenses, kendi fikirleri olmayan, şımarık, küçük bir prenses!
....

Akşam üzeri Serenity Terra’ya ulaşmıştı...Hissettikleri korku muydu, heyecan mıydı bilemiyordu...içi sıkılıyordu, aklı rüyalarındaydı...Derken araba saraya ulaştı...

Ay Krallığı Muhafızı: Karşınızda geleceğin Ay Tanrıçası, gümüş kristalin varisi ve Gümüş Bınyıl’ın gelecek Kraliçesi; Ay Prensesi Serenity...

Serenity arabadan yavaşça indi, havayı içine çekti...evet bu düş değildi, ayakları Terra’ya değiyordu...

Serenity: Majesteleri Gaia, Kralım, Prens Endymion...beni Terra’da ağırlayacağınız için sizlere çok minnettarım.

Endymion konuşamıyordu...karşısındaki kıza bakıyordu...hayır bu bir melekti, rüyalarına giren meleğin ta kendisi idi....uzun gümüş rengi saçları meltemle dans ediyordu, gözleri gökyüzünü kıskandırıyordu...

Kraliçe Gaia: Prenses, bizlere şeref verdiniz...
Kral Darius: Sizi burada görebilmek bizi ne denli mutlu etti bilemezsiniz...

Kral ve Kraliçe selam vermek için hazırlanır ama Serenity engeller...

Serenity: lütfen majesteleri, sizlerin topraklarınızdayım, sizden ne üsütünüm ne de daha önemliyim...
Kraliçe Gaia: Endymion, prensese hoşgeldin demeyecek misin?
Endymion: Hoşgeldiniz prenses...
Serenity: lütfen bana sadece Serenity diyin, majesteleri...
Endymion: e-elbette...

Endymion, serenity’nin alnındaki hilali farketti, güneşin ışığı ile birleşmişti, parlıyordu...babası haksız değildi...bu prenses, diğer prenseslere hiç benzemiyordu...

Kral Darius: prenses, Endymion’nun muhafızları Nephrite, Kunzite, Zoisite ve Jadeite buradaki zamanınız boyunca sizin emrinizde olucaklar...

Generaller: Evet prenses, lütfen bize isteklerinizi söylemekten çekinmeyin...

Serenity: Terra’da olmaktan başka bir isteğim olamaz, hepinize teşekkür ediyorum...

Serenity odasına gider, gelecek ona ne türlü süprizler hazırlıyor bilmeden...

...

Pluto: Sizleri buraya çağırdım, çünkü uzun zamandır beklenilen çağ yaklaşıyor...hem de hızla
Uranüs: farkındayız...Prenses tehlikede hissedebiliyorum.
Neptün: İç savaşçıların prenses ile gitmemiş olmaları çok saçma, Prenses geleceğin hükümdarı ve her zaman saldırılara açık bir konumda...hem de birlikten uzak bir yerde Terra’da...
Pluto: Zaman ve kader ile oynamak bizim görevimiz değil, Prenses yaşaması gerekenleri yaşayacak....Terra onun için güzel bir gelecek de saklıyor olabilir...
Uranüs: sen neden bahsediyorsun...
Pluto: size geleceği söyleyemem, ama geçmişin mirasını daha fazla geçmişte bırakamayacağımızı söyleyebilirim...
....
Serenity Terra Sarayı’nın bahçesinde yürüyordu...evindeki camına misafir bu gezegen, hayallerini bile aşıyordu...Renkler, kokular her şey prensesin kalbine dokunuyordu...Prensesin Düşü yavaş yavaş gerçek oluyordu...

Serenity omzunda bir el hissetti...

Arkasını döndüğünde kimseyi göremedi...

Ve sonra bir ses...

Prensesim...yaklaşın...


Serenity: sen kimsin, yüzünü göster!

Prensesim, kalbinizi açın bana...


Serenity gözlerini kapatıp açtığında adam gitmişti...Gece kadar siyahtı saçları, yine o adam dedi Serenity, rüyalarımı çalan adam...Serenity korkudan dengesini kaybedip düştü...

Endymion: sen de diğerleri gibi şımarık ve sakarsın!
Serenity: sen, ne dedin! Ben şımarık falan değilim!
Endymion gülümser...
Endymion: emin misiniz prensesim, siz küçük sulugözlü, sakar ve ŞIMARIK! Bir prensessiniz!
Serenity: sen de kendini beğenmiş, aptal bir PRENSSİN!

Serenity koşarak uzaklaştı...bu prens bozuntusu kendini ne zannediyordu, hem Serenity ona hiç bir şey yapmamıştı! Neydi bu tavır böyle!




Galaksinin diğer ucunda bir Tanrı merakla prens ve prensesi izlemekteydi...
Ne pahasına olursa olsun, galaksiyi korumalıydı...
Kehanetler ve düşler bir arada olamazdı...
Terra ve Ay birleşemezdi...
Prenses’in takdisi ne pahasına olursa olsun engellenmeliydi...buna Prensesin kendisi de dahildi...


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 29 Ekm 2011 22:49
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 30
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Beryl kendini bir halt sanmasın kırarım bacaklarını haddini bilsin Mary Boleyn kılıklıDil Çıkartıyor Endymion bizi kaç bölüm gıcık edecek merak ediyorum doğrusu harika gidiyorsun:) devam devam devam:)

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 29 Ekm 2011 23:02
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: 1, 2, 3 ... 6, 7, 8, Sonraki
1. sayfa (Toplam 8 sayfa) [ 110 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız