Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi.
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3, 4 ... 6, 7, 8, Sonraki

Sailor Moon Forum -> Fanart ve Fanfic -> Sailor Moon Fan Fictions

 
Yazar Mesaj
güneş savaşçısı
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 23
Kayıt: 27 Oca 2010
Mesajlar: 754
Puan: 350
Nerden: güneş krallığı
Teşekkür: 75

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Oww süper bir bölüm olmuş Berly çatlıyordur inşallah Dil Çıkartıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 01 Ksm 2011 18:45
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 29
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
beryli kıstırıp dövelim ahhh Endymiooon:/

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 01 Ksm 2011 19:25
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
fakat bütün tanrıçaları özenle fanficlerimize topluyoruz gülsüm, Zeus bizle gurur duyuyor olmalı

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 01 Ksm 2011 19:51
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 29
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
ben buna cevap yazmıştım ama yanlış yere mi yolladım ne yaptımÇok Mutlu
benim persephone hadesin kızçesi olacak eh thanatos ve hypnos ikiz kardeşler ve yoldaşlar zeus beni tanrıların kaderiyle oynadım diye şimşekleriyle sınav etmese bari:D


he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 01 Ksm 2011 20:39
sailor V
Kullanıcı Eşyası

Venus Fan
Venus Fan



Yaş: 24
Kayıt: 21 Şub 2009
Mesajlar: 666
Nerden: Konoha Gakureden
Teşekkür: 127

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Cok güzel bülümler ellerine saglik çok güzel olmuslar devaminida beklerim Gülücük Dağıtıyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 03 Ksm 2011 23:11
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü Alıntıyla Cevap Gönder
Bölüm 10: Aşıkların Gölgesi, Altın Kristal’in Kehaneti

‘Hata yapmak fanilere özgüdür, Ölümsüz kanı taşıyanlar ise günahlara mahkumdur…O günahlar ki, zamanın bir ucunda en kıymetli olanı gerçek kıldılar…adını ise aşk koydular….’ (Kehanetler Kitabı-Aşk)

Serenity gözlerini araladı…yine o yoktu, yine ondan yoksundu…
Düşlerinin yerini onun anıları doldurmuştu…
Serenity’nin ruhu eşini arıyordu…

….

Elysion Tapınağı


Düşlerin toprakları olarak bilinen Elysion, gücünü ve kudretini fanilerin kurduğu güzel hayallerden alırdı. Elysion rahipleri, düşlerin diyarını bütün dış etkenlerden korumaktaydılar, bu mistik topraklara rahipler izin vermedikçe kimse ulaşamazdı…Zeus bile…Ölümsüzler ve faniler arasındaki bağlantıyı devam ettiren Elysion, Terra tarafından korunmaktaydı, Elysion koruyucularına hayallerin doğurduğu en zarif hediyeyi bağışlamıştı…Altın Kristal

Babadan oğula geçen Altın Kristal bir sonraki sahibine ulaşmak üzereydi…

Bu kişi ise Prens Endymion’dan başkası değildi.

‘düşler beslerdi onu…
fanilerin kalplerindeki saklıydı mirası…
korurdu olympos’u ve ölümlüler diyarını
aralardı gizli kapıları…
bir araftı…
bir cennet…’
(Kehanetler Kitabı-Elysion)


Helios: zaman yaklaşıyor, olympos’un seçilmişleri kayıp düşlerle haber verdiler, kader ve zaman çizgisi giderek birbirine yaklaşıyor , korkarım asırların kehaneti gerçekleşicek…
Baş Rahip: bu zamanın geleceğini biliyorduk, iki seçilmiş yürek birleşti, kader çizgisi ilerledikçe ruhları, bedenleri debir olacak…Kehanet gerçekleşecek, bundan eminim, olacak olandan korkmanın kimseye faydası olmaz.
Helios:Prens Endymion farkında olmadan düş evresine girdi; ruhu yavaş yavaş kazandığı yeni hisse alışıyor, artık gerçek sevgi’yi ve gerekliliklerinin bilincinde; yakında kristali sahiplenecektir…Varis yakında hazır olacaktır, baş rahip prens için endişelenmeyiniz.
Baş Rahip: Prens için endişelenmiyorum helios, ben prensin kalbindeki için endişeleniyorum…

….

Olympos-Tanrı ve Tanrıçalar Kurulu


Zeus: Serenity bu konu hakkında senin için konuşmak zor biliyorum ama, artık Chronos’un yerine birini tayin etmeliyiz…
Serenity: sanırım, artık bu sorumluluğu almaya hazırım…
Hermes: seçilecek kiş, Chronos’un kanını taşıyor olmak zorunda…biliyorsunuz gezegenler arasında serbestçe yolculuk edebilen ve ölümü korkusuzca taşıyabilecek bir adaya ihtiyacımız var
Serenity: ben Pluto’yu düşünüyordum
Zeus: Zaman kapısı oldukça önemli Serenity, Pluto bir başka görevi daha üstlenemez…hem bu kurallara da aykırı
Poseidon: Hades’in kızı, Persephone…oldukça iyi bir aday…

Zeus Hades ismi ile biraz irkilir…

Zeus: Kurul üyeleri bu konuyu iyice düşünüp araştırsınlar, Tanrı’nın kızı böylesine önemli bir görev için yeterli mi en kısa sürede karar vermeliyiz.

Terra
Kunzite: Endymion…sabahtan beri dalgınsın iyi misin!
Endymion: İyiyim sadece…bu altın Kristal meselesi beni biraz rahatsız ediyor, yani çocukluğumdan beri düş sandığım Pegasus’un aslında beni yavaş yavaş hazırladığını öğrendim…sonar Elysion…
Kunzite: Kral Darius bunu özellikle yaptı Endymion, her Kristal taşıyıcısı bu şekilde hazırlanır…
Nephrite: Olympus Tanrıları gibi takdis edilmeyeceksin en azından, zamanı geldiğinde Kristal kendisi sana gelice
Endymion: neden, Prenses’in takdis töreni oldukça güzeldi…
Kunzite: tören mi…yoksa Prenses mi?

….

Serenity oldukça düşünceliydi…bu gece Terra’ya gidecekti…Helios ile Endymion’a haber yollamıştı…ama kızlar ondan şüphelenmeye başlamışlardı…Şimdi onlara anlatamazdı gerçekleri…Endymion’un Altın Kristal’i almasına, Terra!nın yeniden birliğe girmesine bu kadar az kalmışken riske giremezdi…
Endymion ona hiç düşünemeyeceği şeyler yaptırıyordu…Aşk bu denli garip bir his miydi gerçekten…düşünceleri yok eden, düşleri alt üst eden…


Rei: Serenity…bu gene uzaklara daldı!
Minako: Ay’dan prensese!
Serenity: a-ah efendim…Rei vurmasana!
Rei: seni başka türlü yanımıza getiremedik…Serenity sen gerçekten iyi olduğuna emin misin, eskidende Terra’yı izlerdin ama bu sefer ne bileyim…
Serenity: abartma Mars…
Minako: ben böyle şeyleri hissederim…sen birisine karşı bir şeyler mi hissediyorsun ne de olsa ben!
Kızlar aynı andan: Aşk ve tutku tanrıçasının kanını taşıyorum
Ami:Serenity, aslında Kurul bu aralar Terra hakkında çalışıyor değil mi…belki de terra’yı o nedenle izliyordur…
Minako: saçmalama Ami, serenity ne zaman bir iş için bir çaba gösterdi!
Serenity:Hey! Ben buradayım!

Kızlar gülerler…

Serenity gülüşlerin arkasına gizlendi oysa bütün dünyası Endymion’daydı…



Ölümsüz dünyasının altında ayrı bir yaşam sürmekteydi…Serenity sorumlulukları ve kaderi arasında gelip giderken bu süreci sessizce izleyen birisi vardı…
Chronos’un bu sefer başarısız olmaya tahammülü yoktu…

Chronos: Hades, beni uykusuzluk odasından çıkardığın öğrenilirse…
Hades: sence korkularına kapılan birisi olsaydım şu an burada olabilir miydim?
Chronos: bunu neden yaptın?
Hades: saygınlığımı korumam lazım,elinde sadece ölümsüzlüğü kalmış bir tanrıyım, bunun değişmesi için de galaksinin zaman içinde yaşamaya devam etmesi gerekiyor…
Chronos: benim için bu artık sadece galaksiyi korumak ile ilgili değil, o küçük prenses beni Tanrılıktan men etti…
Hades: intikam…bana yakın bir kavram…
Chronos: yer üstünde yanımda yer alabilecek birilerini bulmam lazım
Hades: sabırlı ol mutlaka bir yolu çıkacaktır…



Zaman Kapısı

Uranüs: zaman geldiğinde prens, prenses ve varisi koruyabilecek mi?
Neptün: gelecek, bize süprizler hazırlıyor demiştin Setsuna, Prenses yeterince yara aldı…bir de varisin gelişi onun enerjisini bitirecektir…
Pluto: Zamanın efendisi olduğum doğru ama zaman konusunda konuşmak günahlarımdan biri…umut ediyorum…sadece bunu yapabiliyorum…Prens ve prenses birlikte olabilmeyi…varisi galaksiye armağan edebilmeyi başaracaklar…

Gün kendini geceye bıraktı…
Güneş yerini Ay’a emanet etti…
Gece Yarısı galaksiye ulaştığında…Ay Sarayı’na sükunet hakimdi…

Serenity Camdan Kubbe’nin ortasında duruyordu
Serenity elindeki madalyona defalarca baktı…

Serenity: Yüce Morpheus kayıp düşlerimde özlemleri duy, galaksinin yollarını bana aç…yüreğimi istediği yere götür…


Terra sakinlik içerisindeydi…
Endymion gözlerden uzak bir köşede bekliyordu…her gece beklediği gibi
Derken gümüş renkli bir ışık süzüldü gözlerine, gökyüzü ona sevdiğini gösterdi…Prensin bilmediği tek şey onları uzaktan izleyen üç çift göz olduğu idi…

Endymion: Serenity…sevgilim
Serenity: Endymion…

Endymion Serenity’e sarılır, zaman…kader…mekan durmuştur…kokusunu uzun uzun içine çeker…

Endymion: seni o kadar özledim ki, Helios bana bu gece geleceğini haber verdiğinde ne kadar mutlu oldum anlatamam…
Serenity: affet beni sevgilim, annem ve kızlar oldukça şüpheleniyorlardı…seni tehlikeye atamazdım…

Endymion Serenity’I öper…

Serenity: gözlerine bakmayı o kadar özledim ki prensim….Seni bıraktığım her an acılar içindeyim…ruhum can çekişiyor…keşke güçlerim el verseydi…sadece ikimizin olacağı bir dünya kurabilseydim…
Endymion: sevgilim…her gece uykularımda seninle buluştuğum bu anı düşledim…Gün gelicek sen ve ben huzur dolu bir dünyada beraber olacağız…

Serenity Endymion’nun yanağına bir buse kondurur…

Endymion: beni bırakma…
Serenity: sen de beni bırakma…vazgeçme…

Endymion Serenity’i yeniden öper…usulca…

Minako: PRENSES!
Kunzite: ENDYMION!

‘Gece aydınlandı…
Gündüz kendini ay’a bıraktı…
Yasak topraklarda gizlenen iki aşık…
Kalplerindekilere yakalandı’
(Kehanetler Kitabı…Aşk)


Endymion ve Serenity taş kesilirler…

Minako: prenses! Demek Rei haklıydı! Daha once anlamalıydık…
Kunzite: Endymion! Her gece ormanın derinliklerinde kaybolmaya başladığında şüphelenmiştim…ama bu! Hayal edebileceğimden de öte! Sen ve Prenses!
Aklınızı mı kaçırdınız!
Minako: Prenses, yeteri kadar aptallık yaptığınızı düşünmüştüm…Önce Olympos’un yüce günahlarından birinin işlediniz…şimdide günahınıza sebep olanla…

Serenity Minako’nun bu sözleri ile irkilir..

Serenity: Venüs! Yerini unutma! Karşında küçük bir kız yok! Sorumluluklarımın farkındayım elbet ama bunu bekleyeceğim en son kişi sendin! Senin aşka duyduğun o yüce inanca ne oldu! Bir de günah işlemekten bahsediyorsun! Günahmış! Bu her şey olabilir ama günah değil!

….
Beryl koşarak uzaklaştı…
Prens…
Kalbi sonunda o prensese aitti…
Hayır bu olamazdı!

‘Alevle doldu yüreği…
Unutamadı yaşanılanları…kaybettikllerini
Yemin etti değiştirmeye kaderi
Zamanı
Birleşti yerin dibinin tanrısı ile
Sonsuzluğa gömülmüş ile
Yemin etti
Onun olanı geir almaya’

(Kehanetler Kitabı-İntikam)

….

Kunzite: Prensi tehlikeye atıyorsunuz! Buna izin veremem Prenses…

Kunzite Serenity’e yaklaşır…

Endymion: kunzite hemen serenity’den uzaklaş…
Kunzite: Endymion anlamıyorsun…
Endymion: sana serenity’den uzaklaş dedim

Serenity: burada bağırıp çağırmanın bir anlamı yok, endymion…benim artık gitmem lazım Zeus’un göklerde beni aradığına eminim, Terra’da olduğum anlaşılmadan dönmem gerek…
Endymion: Serenity…seni bir daha ne zaman göreceğim…
Serenity: yakında sevgilim…söz veriyorum

….

Minako: Prenses, ben özür dilerim haklısınız…Endymion her ne kadar yasaklı da olsa…siz onu seviyorsunuz ben…
Serenity: kendini yorma venüs, sana kızgın değilim…sadece korkuyorum…Endymion’a benim yüzümden bir şey olursa ya da terra…
Minako: Prenses, bunun olmaması için elimden geleni yapacağım…Yalnız savaşçıları bilgilendirmem lazım
Serenity: biliyorum Minako…zaten artık size söylemem gerekiyordu….bu sırrı tek başıma taşımaktan yoruldum…

‘Yasaklı yeraltında buluştu iki ihanetkar
Kader oynadı oyunlarını…
Sadece biri dirildi bu zamandan…
Onun adı Persephone idi..’ (Kehanetler Kitabı-Kehanetin Kehaneti)

….

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 06 Ksm 2011 21:30
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 29
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-10.Bölüm Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
Persephone'm benim:DMsnde geçen ve şu anda buraya yazamadığım sözleri sen çok iyi biliyorsun. Allahtan uzun bir bölümdü de beklediğime değdi. Ayrıca öyle lanet birisinki kendi karakterimin geçmişini öğrenmek için şu an çatlayacağımÇok Mutlu zaten bu yüzden yazdıklarını okuyorum merak merak merak!

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 06 Ksm 2011 21:40
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-10.Bölüm Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
aşk olsun! merak etmesen okumıcan yani...cık cık cık....sen bu yolda devam et persephone'yi öldürürüm hırsımdan haaa

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 06 Ksm 2011 21:45
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 29
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-10.Bölüm Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
Hikaye ne için okunur ne olacağını merak ettiğim için okuyorum tabi böyle bağlandım ona ne olacak ne bitecek nasıl olacak ve malum kısımlar Çok Mutlu Aşk acısı çeken birine çok görme bunları. Bana bak hikayemde geçmişe giderim ona göre:D

he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 06 Ksm 2011 22:06
güneş savaşçısı
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 23
Kayıt: 27 Oca 2010
Mesajlar: 754
Puan: 350
Nerden: güneş krallığı
Teşekkür: 75

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-10.Bölüm Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
güzel olmuş devamını bekliyorum Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 06 Ksm 2011 22:07
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-10.Bölüm Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
yazar ve okuyucuların sabırla beklediği an geldi...sayın seyirciler...malum bölümün ilk parçası sizlerle Gülücük Dağıtıyor

Bölüm 11: Tanrıça’nın Kayıp Düşleri, Tanrı’nın Kayıp Elleri


Kaybetmiştin düşlerini…korkma küçük kız…tanrı’nın kızı sana yaklaşıyor…düşlerini sana getiriyor…
Serenity…
Seçilmiş Kişi…
Kehanet’in Tanrıçası…Yeni gücün taşıyıcısı…
Kaybetmiştin…düşlerini…
Değdi mi genç tanrıça…
Yasaklı ısıttı mı seni…en az düşlerin kadar…
Korkma…
Tanrı’nın Kızı yolların üstünde…
Tanrı’nın kızı sana yaklaşıyor…
Düşlerini sana geri veriyor…

Emin olma tanrıça…
Sonsuz uykusuzluklar bile son’u taşırlar…
En hapsettiğin bile çıkışı bulur…
Emin olma…
Geçmişinden kurtulduğundan asla emin olma…


Serenity gözlerini açtı…boş uykularından uyandı…ama bu sefer içinde korku yoktu…korku yerini çok daha tehlikeli bir hisse…geleceğe bırakmıştı.

Kraliçe Selenity: demek uyandın…
Serenity: a-anne…burada ne yapıyorsun…
Kraliçe Selenity: serenity…bir tanrıça asla sır saklamaz değil mi?
Serenity: elbette…
Kraliçe Selenity: o halde sen neden sırlara gömdün kendini?
Serenity: Anne…neden bahsediyorsun sen…ne sırrı
Kraliçe Selenity: Kalbindeki boşluğun usulca dolduğunu hissediyorum serenity, ve senin benden, bizden, sorumluluklarından sır sakladığını hissediyorum
Serenity: sırlar yok aramızda anne…

Işte bir yalan daha…Serenity düşündü…daha kaç günaha bulaşıcaktı…Bir Tanrı ile pazarlık etmiş, bir faniye aşık olmuş…Tanrıça olarak sırlara adamıştı kendini…ama değecekti…Endymion’u korumak için her şeyi yapacaktı…

….

Kraliçe Gaia: Endymion, artık altın kristalin resmi taşıyıcısı olduğuna gore sanırım…yeni yaşını kutlamak için hazırlanabiliriz
Endymion: Kraliçem, ben kutlama yapmak istemiyorum…
Kraliçe Gaia: Endymion…istemiyor olabilirsin ama Terra halkı prensinin tahta giderek yaklaşmasını kutlamak istiyor…hem belki yeni yaş sana yeni birilerini armağan eder…
Endymion: benim yeni birisine ihtiyacım yok…

Kunzite ve Venüs olayları öğrendiğinden beri haftalar geçmişti…Endymion Serenity’i göremiyordu…ama ucunda tanrıçayı korumak var ise, özlemlere dayanmalıydı prens…

….

Kalbimin sahibi Endymion…

Günler sensiz geçiyor, kalbim her geçen dakika biraz daha acıyor. Zeus’un gözleri üzerimde, Terra yolları bana kapalı…ama ruhum her zaman Terra’da, ait olduğu yerde. Satırlarım özlemimi dindirmese de senin orada nefes alıyor olduğunu bilmek bile bana huzur veriyor. Bedenim seni bekliyor ama ruhum her daim yanında. Endymion, kısa cümlelerim sana huzur verebilir mi bilemiyorum ama bil ki…ben sana aitim…her şeye rağmen sana ait olmaya devam edeceğim.

Seni seven ve bekleyen…

Serenity…


Endymion mektubu her zaman yanında taşıyordu…Kağıtlara sevdiği sinmişti…yakındı…tekrar buluşacakları zaman…



Hades: Chronos, yeraltına ulaşmaya çalışan bir fani olduğunu öğrendim…
Chronos: bunun benimle ne ilgisi var…
Hades: bu fani prens endymion’nun oldukça yakınında birisi…
Chronos: Tanrıça’nın kalbini paramparça edeceğim…kehanet asla gerçekleşmeyecek…


Zaman akıyordu…Beryl aylar öncesinde kalan o geceyi asla unutmadı…Prenses; Endymion’u ondan söküp almıştı…Prens her nefesi ile o prensese aitti…
O gece…
Endymion’nun dudakları defalarca prenses!e dokunmuştu…
O gece o tanrıça prensi büyülemişti..
Ama Beryl vazgeçmeyecekti…Yeraltına ulaşmasına az kalmıştı…prens ne pahasına olursa olsun onun olacaktı…



Kızlar Serenity için endişeleniyorlardı…ve Ami’nin bulduğu efsanaler kitabı ile bu endişe daha da çok artmıştı…Kitap sayfa sayfa Serenity’i anlatıyordu…ve gelecek çok daha korkunç olaylara gebeydi…

Odaya usulca bir ışık giriyordu, ölümsüz güzel derin bir uykudaydı…Fani yanında yatan meleği izliyordu…geceyi hatırlamak bile onu mutlu ediyordu…artık o ve ölümsüz melek bir olmuşlardı…kimse onları ayıramazdı. Rahiplerin düşlediği ülkede, gizli bir odada…bir olmuşlardı…


Rei: ölümsüz bir melek…
Minako: bir fani
Ami: bunu Serenity’e göstermeliyiz
Rei: HAYIR! ASLA OLMAZ! Ona daha da çok acı veremeyiz…hem emin değiliz belki de bir masaldan ibaret bu…
Makato: bir ölümlü ve ölümsüzün yasak aşkı, ölümsüzün anılarından vazgeçisi…ölümsüzün dört koruyanı…biraz fazla tanıdık…masal olsa bile fazla tanıdık
Minako: ben Rei ile aynı fikirdeyim, Serenity Endymion’dan uzakta yeterince acı çekiyor kaderinde ayrılığın olduğunu öğrenmemeli…
Ami: ama bu haksızlık!
Minako: ben lideriniz olarak…söylüyorum ki bu kitaptan asla Serenity’nin haberi olmayacak!

‘öğdü ağları zaman…
kader suskun kaldı…
tanrı’nın kızı açtı kapıları
aştı yolları…
tanrıça dünya’ya getirdi
bilinmeyeni…’
(Kehanetler Kitabı-Varis)


….

Yer üstü diyarlarının reddettiği bir yerde…
Genç kız sessizce izliyordu…
Elinde hiç bir şey gelmiyordu…
Inanmayı hiç bırakmadığı babası, ihanetkar bir Tanrı’yı özgürlüğe kavuşturmuştu…
Oysa onun hayalleri vardı…
Yaşadığı bu reddedilmişlikten kurtulmak…
Evreni tanımak istiyordu…
Belki de o kaderin seçtiği eşsiz mahkumlardan sadece biriydi…


...
Endymion’nun Doğumgünü…

Serenity elindeki madalyona baktı…defalarca…
Uzaklarda bir toprak parçasında nefes aldığını bildiği kalbinin diğer yarısını hatırlatıyordu bu madalyon…

Endymion…

Gökyüzünde bir ışık belirdi…
Işık yavaşça Serenity’e ulaştı…

Helios: Majesteleri…
Serenity: Pegasus…
Helios: evet tanrıçam…sizi götürmeye geldim
Serenity: beni mi…ama…Pegasus neredeyse geceyarısı…nereye gideceğiz, hem savaşçılar ensemde…ben
Helios: siz detayları merak etmeyin majesteleri, sizi düşlerinize götüreceğim…zaman,mekan ve insanlar olmayacak sadece siz ve düşleriniz
Serenity Helios’un uzattığı eli tuttu, Helios artık düşleri olmadığını biliyor muydu?



rüzgarlar kıskanıyordu düşleri, Elysion…ulaşılamaz topraklar…
Efsane der ki ancak yüreğinde gerçek sevgiyi taşıyan bu diyara adım atabilir…bu topraklarda ne zaman, ne mekan ne de diğerleri engeldir…
Sadece düşler, sahipleri ve koruyucuları…
Hayallerin bile sönük kaldığı bir güzellikteydi Elysion…sessiz ve huzurlu…

Endymion: Helios…beni buraya neden getirdin…sana kapıyı açmanı emrediyorum! Ne kadar istemesem de gitmem gereken bir balo var Helios…

Kapı açılır ama kapı bir pegasus’u değil bir meleği gösterir..
Serenity tanrıça hali ile Endymion’a bakmaktadır…
Saçları arasında altın bir taç süzülmektedir…Kanatları göğe ve prensinin kalbine ulaşmaktadır…

Seni düşlerine götüreceğim…

Endymion Serenity’i görmüş olmanın şaşkınlığını üzerinden atar…

Yavaşça yaklaşır ve büyün benliği ile serenity’nin kadife dudaklarına dokunur…

Endymion…hayatında ilk defa gözyaşlarına sığınmaktadır…

Serenity: sevgilim…yeni yaşın sana huzur ve sağlık getirsin…madalyonu Endymion’a uzatır…
Endymion: sen gerçek misin…
Serenity: en az senin kadar sevgilim, ruhum…

Güneş usulca aydınlatır aşıkları…yeryüzüne gece hakim olmuşken Elysion aşık bir çifti bütün kudreti ile karşılamaktaydı…

Endymion: seni seviyorum Serenity…kendimden, gücümden, ruhumdan her şeyden daha çok…
Serenity: ben de seni…Prensim…sizin olmak istiyorum…

Endymion biraz şaşırır ama bu sözler kalbindeki bir şeyleri koparır…

İki aşık dudaklara ve tutkulara sığınırlar…

Artık galakside sadece aşk vardır…

Bir Tanrıça ile bir fani’nin aşkı…

Yasaklı aşk…


to be continued Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 07 Ksm 2011 14:59
LadyinDeath
Kullanıcı Eşyası

Lanetli
Lanetli



Yaş: 29
Kayıt: 18 Ekm 2011
Mesajlar: 896
Puan: 3300
Teşekkür: 401
Uyarı: 3

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-11.Bölüm Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
dün aşkam konuştuğumuz bölümler nerede ya! bu ne fındık fıstıkla kandır ben fıstıklı dondurmayı istiyorum 3-5 fıstığı değil! devam ettir şunu:D
Yer üstü diyarlarının reddettiği bir yerde…
Genç kız sessizce izliyordu…
Elinde hiç bir şey gelmiyordu…
Inanmayı hiç bırakmadığı babası, ihanetkar bir Tanrı’yı özgürlüğe kavuşturmuştu…
Oysa onun hayalleri vardı…
Yaşadığı bu reddedilmişlikten kurtulmak…
Evreni tanımak istiyordu…
Belki de o kaderin seçtiği eşsiz mahkumlardan sadece biriydi


he's like fire and ice and rage. he's like the night and the storm in the heart of the sun. he's ancient and forever. he burns at the centre of time and can see the turn of the universe and... he's wonderful.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 07 Ksm 2011 15:13
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-11.Bölüm Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
alıştıra alıştıra veriyorum leydiciğim....öyle hemen kaldırılmaz o sahneler Hayranlık Besliyor

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 07 Ksm 2011 15:15
chopinetto
Kullanıcı Eşyası

Sağlam Üye
Sağlam Üye



Kayıt: 16 Ekm 2011
Mesajlar: 166
Teşekkür: 20

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-11.Bölüm Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
Endymion kendini kontrol edemiyordu…biliyordu durdurmalıydı hislerini, biliyordu …Ama kalbi, beynini ele geçirmişti…Serenity başını döndürüyordu…
Adımlarını kontrol edemiyordu…

Serenity nefes alamıyordu…Evet durmalıydı…durdurmalıydı…ama durmak istiyor muydu gerçekten? Endymion’nun dokunuşlarından kopmak istemiyordu…kendini kaybetmişti…

Endymion Serenity’e baktı…gözleri tutku ile kararmıştı…Serenity’nin nefesleri hızlanmıştı…İkisi de kelimelere ihtiyaç duymadılar…Bu sefer kaderin ipleri ruhlarının ve tutkularının ellerindeydi…

Endymion fısıldar: Serenity…ben…durmalıyım…

Serenity’nin başı dönmekteydi.

Serenity: konuşma lütfen…kelimelerle yorma bizi…sevgilim…

Serenity kendine hakim olamıyordur…elleri Endymion’a uzanır…

Endymion’un içinde bir şeyler kopmuştur…artık tutku damarlarında atmaktadır…

Serenity Endymion’nun ellerini omuzlarında hisseder…ta ki…bedeni yatağa kavuşana kadar…fakat artık Endymion’nun sıcaklığını hissedememektedir..

Endymion ellerini pelerinine götürür…

Bir sahne perdesinin kapanışı gibi pelerin usulca yere süzülür…

Endymion fısıldar…prenses…

Serenity…prens…

Serenity her şeyi ile hazırdı…ruhu,bedeni,kalbi…her şeyi ile Endymion’u çağırıyordu…onu istiyordu…

Endymion hayatında ilk defa böyle hissediyordu…Serenity’I korumak, sonsuza kadar onun olmak istiyordu…

Endymion: benimsin..

Serenity: seninim…

Endymion yavaşça Serenity’nin saçlarını açar…elleri ölümsüzlüğün dalgalarında dolaşır…

Endymion: ay tanrıçası…hayır…prenses…hayır serenity…bana aitsin

Serenity aşk ile tutku arasında bir yerde kaybolmuştu…

Serenity: sonsuza kadar…sana aitim…

Serenity Endymion’nun dudaklarını boynunda hisseder, evet…ruhu yanmaktadır…

Endymion ise daha once hissedemediği bir şeyi hissediyordu…merhamet…evet karşında bir Tanrıça vardı, bütün kudreti ile onundu ama o aşk ile tutku arasındaki ince çizgide merhamet ile beklemekteydi…


O gece bir tanrıça bir fani ile bir oldu…

O gece zaman ve kader buluştu…

O gece yeni bir çağ, gelecek ve varies doğdu…

O gece prensesin düşü gerçek oldu.



Düşler ülkesi yeni bir düş için güneşe yeniden kapılarını açıyordu. Düşlerin ülkesi birbirine tutkun iki aşığı ağırlıyordu. Aşk tüm ülkenin tek gerçekliği olmuştu. Renkler yumuşak tınılarını bir kenara ayırmış tutkulu bir güne merhaba diyordu. Bitmeyen gecenin bitişine nihayetinde güneş doğdu. Bir prens ve prenses yaşadıklarına anlam veremeden düşünceleriyle baş etmekteydiler.

Pembe ve beyazlarla süslü odanın içerisinde kuş tüyü yastıklar tüm gece yanmaktan cılız kalmış ateşiyle çevreyi saran güzel kokulu mumlar ve odanın ortasında tüllerle çevrili bir yatak vardı.

İpekten halının üzerinde beyaz bir elbise duruyordu. Diğer tarafta siyah bir pelerin yer almaktaydı. Siyah ve beyaz, ay ve dünya, Serenity ve Endymion birbirini tamamlayan tüm unsurlar o odadaydı.

Endymion yatakta usulca doğruldu. Yanında usulca uyuyan güzel prensesini izliyordu.

Onu bu şekilde yanında görmek, onunla tüm gece birlikte olmak ona bu denli doymak bu doyuma aç olmak olacağına imkan vermediği duygulardı.

Endymion için Serenity geçmişine borçlu olduğu tüm iyiliklerdi. Ön yargılı bir prensin iyiliğe duyduğu saygıydı. Endymion elini usulca prensesin saçlarında gezdirdi. Yumuşacık saçları bembeyaz teniyle orada yanında duruyordu işte.

Serenity ise Endymion'un kendisine dokunuşuyla irkildi. Olanlara hissettiklerine yaşadıklarına inanamıyordu. Tüm bu heyecan, umut, korku, haz, sevgi hepsini bir geceye sığdırabilmek aynı anda beynine hücum eden milyonlarca duygu ve uyuşmuş bedeniyle ne yapacağını şaşırmış bir halde öylece yaşıyordu. Yaşadıkları Serenity için unutulmazdı

Prensine karşı duyduğu özlem aşk ve derin sevgi karşılıksız değildi. Birbirlerini tamamlıyorlardı. Birbirlerine muhtaçtılar. Serenity saf kalbinde gecenin getirdiği görkemli coşkuyu bu coşkunun bedeli utancı taşıyordu.

Yanındaki adama beslediği derin sevgiye karşılık yaşadığı tüm o anlara karşılık Endymion'a nasıl bakacağını bilmiyordu. Bir dokunuş Endymion'un teninde uyandırdığı o ufacık haz yeniden canlanmıştı. Prenses yeniden tüm arzularına uyanmıştı. Serenity Prensi ile yeniden doğmuştu Endymion prensesi ile boşa geçmiş tüm yıllarını temize çekiyordu.


Endymion: uyanık olduğunu biliyorum Serenity…seni hissedebiliyorum

Serenity…sesimi çıkarmazsam…gözlerimi açmazsam…evet…uyanık olduğumu anlamayacak…

Serenity düşüncelerine fazla uzun dalamadı…çünkü yanağına bir kadife dokunuş değdi...

Serenity: günaydın

Endymion: yüzünü benden sonsuza kadar saklamayı düşünmüyorsun değil mi?

Serenity: aslında…düşünüyorum

Endymion hafifçe güldü…

Endymion: tamam o zaman bende küçük utangaç prensesi burada bırakıp…Terra’ya dönerim

Serenity hızla doğruldu…

Serenity: beni burada bırakıp hiç bir yere—sen…sen…çıplaksın

Endymion: sen de…

Serenity kızarır…

Serenity: nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun anlamıyorum, eğer kızlar beni bulamazlarsa....yüce selene! Luna ve artemis’I düşünmek bile istemiyorum…Of saat kaç…Helios nerede…

Endymion Serenity’nin utangaçlığına ve paniğine hayrandı…

Endymion: bana sakın sonradan kızma ama bunu sen istedin!

Serenity: neyi!

Bir çift dudak serenity’i susturdu…

Serenity fısıldar: bunu ben istemedim prens…

Endymion: istedin prenses, yoksa seninle geçireceğim dakikaları kelimelere kaptırabilirdim…

Serenity: ben, şey, aaa, endymion…şey ben…

Endymion Serenity’i bir daha öper…

Serenity: ben ay tanrıçası olarak sana emrediyorum bunu bir daha yapmayacaksın!

Endymion: Neyi…

Serenity’i bir daha öper…

Endymion: bunu mu! Ben de Terra Prensi olarak hayatımın sonuna kadar bunu yapabileceğimi söylüyorum prensesim…

Serenity: endymion…ben…

Endymion: pişman mısın?

Serenity: Hayır…asla…sadece korkuyorum…sana bir şey olmasından korkuyorum…biz, bu aramızdaki…bir ilk biliyorsun değil mi?

Endymion: sen bana asla zarar veremezsin Serenity, sen bana ancak huzur, mutluluk verebilirsin…

Serenity: Keşke hep burada böyle kalsak…

Endymion: böyle çıplak…yatakta…

Serenity Endymion’nun kafasına vurur!

Serenity: Hadi Pelerinli çocuk! Düşler senin kafana geçmiş…daha evine bırakman gereken bir prenses var!

Endymion: Pelerinli Çocuk mu dedin sen bana!

Serenity: evet!

Endymion: dolunay surat!

Serenity:NE! Bana bak pelerinli çocuk!

Gülüşürler, ayaklarının altındaki toprak, omuzlarındaki sorunlar yok olmuştur…

Artık Kutsal iki bir’dir…

Endymion: seni dünyalar kadar seviyorum…

Serenity: kelimelerin ötesinde seviyorum seni…seninim sonsuza kadar…

Endymion: benimsin…

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 07 Ksm 2011 18:10
güneş savaşçısı
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 23
Kayıt: 27 Oca 2010
Mesajlar: 754
Puan: 350
Nerden: güneş krallığı
Teşekkür: 75

Durumu: Çevrimdışı

Prensesin Düşü-20.Bölüm FİNAL eklendi. Konu: Yanıt: Prensesin Düşü-11.Bölüm Devamı Eklendi... Alıntıyla Cevap Gönder
omg süper ötesi olmuş bakalım ne olcak Kahkaha Atıyor bakak görek bakak göre Çok Mutlu

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger 07 Ksm 2011 18:14
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3, 4 ... 6, 7, 8, Sonraki
3. sayfa (Toplam 8 sayfa) [ 110 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız