Sailor Moon 7 "Gölge Ruh Kehaneti"
Sailor Moon Forum -> Fanart ve Fanfic -> Sailor Moon Fan Fictions

 
Yazar Mesaj
sailor chibi chibi moon
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 23
Kayıt: 17 Hzr 2010
Mesajlar: 769
Ünvan: Prenses
Nerden: İzmir
Teşekkür: 220

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon 7 "Gölge Ruh Kehaneti" Konu: Sailor Moon 7 "Gölge Ruh Kehaneti" Alıntıyla Cevap Gönder
Sırf can sıkıntısından yazdım beğeni olursa devamını getiririm Çok Mutlu

Bölüm Bir


Öfke ve nefret insanlığın savaşlarıyla akıttığı kanlardan oluşurdu. Kan akar ve toprağa karışırdı. Kan izlerini asla silemezdiniz, tıpkı güneş her battığında ayın gökte siyahlar içindeki yerini hep aldığı gibi. Sevginin ve adaletin kraliçesi bile insan oğlunun öfkesini ve nefretini söndürmeye yetmiyordu. Uzay, düşmanlarla dolu ve zaman teker teker hepsini karşısına çıkarırken kraliçe hep mutluydu. Çünkü sahip olduğu en değerli şey eşi, kızı, arkadaşları, ve yüzündeki o güzel gülümsemeydi...


Kraliçe, kristal sarayın en tepesindeki kulenin balkonunda eşi ve kızıyla oturmayı severdi. Kocası genelde onlara bir şeyler okur, kızı ve kraliçe ise hayranlıkla onu dinlerlerdi. Fakat bugün, gün batarken kraliçede bir hüzün vardı. Sebepsiz yere gözleri dolmuş,hiç hatırlamadığı bir şeyi özlemişti. Bugün bir şeyin yıl dönümü gibiydi. Kraliçe'nin önceden kaybettiği bir şeyinyıl dönümüydü. Kraliçe huzur dolu krallığının üzerinden ufukta kaybolan güneşi izlerken kocası geldi yanına.
"Sen de mi benim gibi hissediyorsun?" diye sordu kraliçe krala.
"Hatırlamam gereken çok önemli bir şeyi unutmuş gibi mi?" diye cevap verdi kral kasvetli bir sesle.
"Evet. Sanki yıllar önce bugün bir şey olmuş da ben unutmuşum gibi..."
"Usako?" Kraliçe irkildi. Kocası uzun yıllardır ona bu şekilde seslenmemişti. Bu isim geçmişin tozlu sayfalarındaki mızmız, dikkatsiz ve sulu gözlü kızı, ona büyük bir özenle hatırlatmıştı. Gülerek kocasına döndü.
"Efendim, Mamo-chan?" dedi. Kocası da güldü.
"On yıl önce kristal tokyoyu kurarken neler olduğunu hatırlıyor musun?"
"Uyanmadan önce olan her şey çok bulanık," dedi başını eğerek. "Kristal Tokyo kurulmadan önce yüz yıl kadar bir süre uyuduğumuzu biliyoruz. Ami'nin teknolojik bilgisi sayesinde bu kadarını öğrendik. Ama ne olursa olsun yüz yıl boyunca hiç değişmeden nasıl uyumuş olabiliriz ki? Daha da önemlisi o uykudan nasıl uyandık?"
"Bizi sen uyandırdın Usagi. Bunu biliyoruz asıl problem seni kim uyandırdı?"
"Uyandığımda dünya o kadar soğuktu ki..." diye mırıldandı ürpererek. "Ama etafımda ılık bir rüzgar vardı. Gri rüyaların kol gezdiği bir dünyada, içinde pembe kiraz çiçekleri taşıyan, gün ışığı kadar nazik, üzerine örtülen ölümün ipekten kumaşı kadar yumuşak bir rüzgar vardı etrafımda..." Başını kocasının omzuna yasladı. "İki kişi var karanlık hatıralarımda Mamoru. Alev kızılı saçları hatırlıyorum," dedi gözlerini güneşe dikerek. "Ama öteki hakkında hiç bir hatıram yok. Sanki estiğini bile anlayamadan kaybolan bir rüzgar, sen onun şimşek olduğunu fark edemeden yitip giden ışık gibi."
Mamoru kollarını Usagi'ye dolayarak onu kendine doğru çekti. "On yıl önce bugün neler oldu bilmiyorum ama içimden bir ses yakında hatırlayacağımızı söylüyor."



***




On yıl önce o gün olanları bir kişiden başka kimse bilmiyordu. O gece, Nami'nin vedası sadece Seiya'ya aitti. Kimse bilmesede o biliyordu. Nami'yi, enerjinin çiçeklerini, Ölüm'ün savaşçısının bütün kuralları yıkarak Yaşam olmasını, en yakın arkadaşı tarafından öldürülmesini ve yine de onu affetmesini hatırlıyordu. Tıpkı Nami'yi hatırladığı gibi Alice'i de hatırlıyordu. Gittikleri gün yeni bir çağın başlangıcı olmuştu. Sıfırdan, kristal bir çağın doğuşu, Usagi'nin son uyanışını Nami yapmıştı. Her şey bitmiş gibi duruyordu. Tüm düşmanlar yenilmiş, dünya kurtulmuştu. Seiya on yıldır verdiği sözü tutuyordu. Nami'nin eski evinden ayrılmamıştı. Taiki ve Yaten gezegenlerine geri dönerken o kalmıştı. Onu hiç anlamamışlardı ama kararına saygı duymuşlardı. Hala Usagi'ye aşık olduğunu düşünüyorlardı. Çünkü artık onlar ne Nami'yi ne de Alice'i hatırlamıyordu. Seiya, onu beklemeye devam edecekti. Gerekirse sonsuza kadar.


***


-KRİSTAL TOKYO'NUN KURULUŞUNUN 10. YIL DÖNÜMÜNÜN ERTESİ GÜNÜ-



"Rei! Demek gelebildin!"
"Üzgünüm, etrafı kolaçan ederken biraz fazla uzaklaşmışım. Dönmem zor oldu," dedi Rei kristal sarayın en alt katında herhangi bir savaş için kurulmuş gizli sığınaktaki kocaman masanın yanında yerini alırken.
"Herhangi bir şey bulabildin mi, Rei?" diye sordu Makoto.
"Hayır," diye cevapladı kasvetle.
"Şey..." diye söze girdi Minako. "Ben de bir şey bulamadım. Aslında buldum, yani buldum da bulamadım gibi bir şey. Karışık."
Ami gözlerini Minako'ya çevirdi. "Ne oldu?"
"Yeni bir ceset daha buldum," diye fısıldadı Minako yere bakarak.
"Ne?!" diye bağırdı Haruka.
"Bununla beraber toplam 33 ceset oldu," dedi Setsuna olağanca sakinliğiyle.
"Kimin yaptığını nasıl bilemeyiz?!" diye sinirle masaya vurdu Makoto.
"Her gün kişisel olarak devriye geziyoruz. Ayrıca Ami, en ufak sineğin bile yerini belirten bir radar kurdu! Buna rağmen insanlar ölüyor!" diye bağırdı Haruka.
"Her şeyin bir kez daha üstünden geçelim. Ne dersiniz?" dedi Ami gergin bir şekilde.
"Bunu yaklaşık 600 kez zaten yaptık," dedi Michiru.
"Evet, ama bu kez elimizde yeni bir ceset daha var."
"Tamam. Başa sarıyoruz."
"İlk ceset güz ekinoksunda bulundu. İlginç bir şekilde hiçbir yere bağlı olmadan havada asılı duruyordu. Vücudundaki tüm kan boşalmıştı. Ayrıca vücudunun her yerinde, damarların tam üstünde kesikler vardı," dedi Ami bilgisayarındaki bilgilere tekrar göz atarak.
"Peki cesetlerde bunların dışında bir anormallik var mıydı?"
"Bence bunlar yeter de artar bile," diye mırıldandı Minako.
"Hotaru nerede?" diye sordu Ami birden hatırlayarak. Toplantıya herkesin gelmesini istemişti ve Hotaru hariç herkes buradaydı.
"Buraya gelmeden önce cesetleri görmek istediğini söyledi. Büyük ihtimalle oradadır." dedi Setsuna tüm sakinliğiyle. Fakat o da Hotaru'nun neden böyle bir şey istediğini anlayamamıştı. O sırada tuhaf bir yüz ifadesiyle elinde bir büyük bir tomar kağıtla içeri girdi.
"Bunlar ne?" diye sordu Ami.
"Hepimizin gözden kaçırdığı şey," dedi Hotaru buz gibi bir sesle.
"Ne?" dedi Haruka ciddileşerek.
"Her cesedin üstünde bir kelime yazıyor" dedi Hotaru. Ardından büyütülmüş fotoğrafları yan yana dizdi. Sonra fotoğrafları tek tek işaret ederek konuşmaya başladı. "İlk cesetten itibaren, tamamı bir cümle oluşturuyor. Harfler eski bir ruh halkına ait. Gölge ruhlarına. Bu cesetler bir uyarıydı," dedi. "Bizi daha kötüleri bekliyor."
"Ne yazıyor peki?" diye sordu Rei gözlerini kısarak.
Hotaru derin bir nefes aldı. "Cehennemin üç büyük günahı, kan gözlünün kanıdan akıp toprağa karışır! Siyah kanatları olan melek; Beyaz taçlı şeytan ile çiftleşirken gölgelerin doğuşu tamamlanır! Gölgelerin kurbanları, Güneşin insanları, Alev şaçlıyla kan gözlünün dönüşü için hazırlansın!"


En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 22 Eyl 2012 23:10, Değiştirme: 26 Ekm 2012 23:38 (Toplamda 1 kere)
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Daisy~

CB
Kullanıcı Eşyası

O Bir Yıldız!
O Bir Yıldız!



Yaş: 21
Kayıt: 22 Tem 2010
Mesajlar: 1,418
Ünvan: Prenses
Puan: 3200
Nerden: Crystal Tokyo
Teşekkür: 388

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon 7 "Gölge Ruh Kehaneti" Konu: Yanıt: Sailor Moon 7 "Gölge Ruh Kehaneti" Alıntıyla Cevap Gönder
Irmaak *-* Oha ben bunu nasıl kaçırmışım, mükemmel olmuş! Yazılarını çok beğendiğimi biliyorsun zateen ah bayıldım! Devamını yazabilir misin?

7. sezon vaay *___* 6. sezonunun başını izlemiştim sadece yani eğer yazacaksan açığımı kapatmam lazım 0-0


imza için vinvin'e, ikon için de michiru-chan'a teşekkürleer <3
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 02 Ekm 2012 22:50
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): sailor chibi chibi moon

Alice
Kullanıcı Eşyası

Otaku
Otaku



Yaş: 24
Kayıt: 11 Ksm 2011
Mesajlar: 355
Nerden: Şinigami Dünyasından
Teşekkür: 114

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon 7 "Gölge Ruh Kehaneti" Konu: Yanıt: Sailor Moon 7 &quot;Gölge Ruh Kehaneti&quot; Alıntıyla Cevap Gönder
Çok beğendim Irmak. İnanılmaz güzel yazıyorsun. Kurgu ve açıklamalar çok iyi. Bence devamını da getirmelisin.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 14 Ekm 2012 16:40
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): sailor chibi chibi moon

sailor chibi chibi moon
Kullanıcı Eşyası

Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 23
Kayıt: 17 Hzr 2010
Mesajlar: 769
Ünvan: Prenses
Nerden: İzmir
Teşekkür: 220

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon 7 "Gölge Ruh Kehaneti" Konu: Yanıt: Sailor Moon 7 &quot;Gölge Ruh Kehaneti&quot; Alıntıyla Cevap Gönder
Teşekkür ederim *-* Devamını getiririm istek oldukça ^^

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger 24 Ekm 2012 22:20
prensesbenim

Vazgeçilmez Üye
Vazgeçilmez Üye



Yaş: 21
Kayıt: 02 Nis 2011
Mesajlar: 517
Ünvan: Prenses
Nerden: Sonsuzluk Ülkesi
Teşekkür: 141

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Moon 7 "Gölge Ruh Kehaneti" Konu: Yanıt: Sailor Moon 7 &quot;Gölge Ruh Kehaneti&quot; Alıntıyla Cevap Gönder
Gerçekten beğendim fanfici.Usagiyi böyle olgun gördüğüme çok memnunum.Neo Kraliçe Serenity mi demeliydim yoksa?Herneyse.İki kişiden bahsediliyor ama üçüncü kişi tarif edilmiyor.O öldü mü acaba?Yoksa Seiya nın beklediği kişi mi?Yazarsan eminim ileriki bölümlerde göreceğim.Devamını bekliyorum Göz Kırpıyor


Bana bir kelime söyle sonsuzluğa ulaşan.
Bana bir hikaye anlat asla unutulmayan.
Bana bir gökyüzü göster karanlıktan daha koyu olan.
Bana bir hayal ver zamanın kalbini kıskandıran.
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder 04 Ksm 2012 21:08
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [ 5 mesaj ]
Geçiş Yap:   

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız