~~Eternal Lullaby~~ Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 |
|
Yazar
Mesaj
eveeett beklettim galiba pardon
bugün bi de şarkı koymaya karar verdim.açılış şarkısı olarak kabul edebilirsiniz ^^
herkes sever mi bilmem ama ben Avril'i çok sevdiğim için bana çok güzel geliyor
Sözleri anlamıyla birlikte spoiler de ^^
İyi okumalar:)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BÖLÜM 3
Ölmek…Niye söylemişti ki bunu o çocuk?Ama kulağa çok da kötü gelmiyordu.Kaçmak gibiydi biraz yaşamın ağırlığından.Onun için mutlak bir kurtuluş.Korkuyor muydu?Hayır…Ama nedense korkaklık gibi geliyordu şimdi ölmek,yaşamaktan kaçmak.“Öyleyse ben de bir korkak olurum.” Birden duraksadı.Sırf biri öyle söyledi diye ölecek miydi gerçekten?Kendi aptallığına, güldü.
Her zamanki gibi büyük penceresinin önüne oturdu.Neredeyse 2 haftadır okuyormuş numarası yaparak kendini kandırdığı kitabı eline aldı.Aslında adının ne olduğunu bile bilmiyordu. Meraktan kapağına baktı; Yıldız Tozu yazıyordu.O gün camın önünde bitirdi kitabı.Keşke o da gidebilseydi yıldızlara.İnsanları gökyüzünden izleseydi.Her şey ne kadar kolay olurdu.
Gökyüzüne baktı.Bugün hiç yıldız yoktu.Fakat birden parlak bir şey gördü; kayan bir yıldız… Madem öyle şimdi bir dilek tutmalıydı.“Tüm kalbimle ölmeyi diliyorum.” diye fısıldadı.
-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-
-Allen, hadi uyan okula geç kalacağız.
-………
-Allen, okul başlayalı dört gün oldu.Artık gitmeliyiz.
-Bugün gitmeyeceğim.Yarın söz giderim.Şimdi lütfen çık odamdan.
-Tavanı seyrederek mi geçireceksin tüm günü?
-Miyu,çık.
-Sen kalkana kadar gitmiyorum.
-Tamam.Odadan çık da üstümü değiştireyim.
-Söz ver.
-Neye?
-Bugün okula geleceğine.
-Söz veriyorum okula geleceğim.
-Gelmezsen…
-Hadi çık!!
Miyu’yu kapı dışarı ettikten sonra üstünü değiştirdi ve camdan atlayıp yürümeye başladı.Ama ondan kurtulamayacağını biliyordu.Az sonra yanında belirmesine de hiç şaşırmadı.
Freya sırasında sessizce oturuyordu.Her ne kadar istemese de aklına hep ölüm geliyor, düşüncelerini ondan ayıramıyordu.Yanında çekilen sandalyenin sesiyle irkildi.Normalde o sıra hep boş olurdu.Baktığında ise şaşkın bir suratla karşılaştı.Muhtemelen yeni kız olmalıydı.Ama niye o kadar şaşkın bakıyordu?Hiç insan görmemiş gibi.Freya başını çevirdi.Kızın bakışlarından rahatsız olmuştu.
-Şey…pardon ben yeni geldim de…şeyi sorcaktım…şeyi…
-Neyi?
-Gülmek yok ama -.-“
-Soracak mısın?
-Tuvalet nerede -.-“
“Ne yani bunun için miydi?” diye geçirdi aklından Freya.
-Koridorun sonunda solda.
-Hayatımı kurtardın, çok teşekkürler.
-……………………………
Freya zıplayarak giden kızın arkasından şaşkınlıkla baktı.Gerçekten davranışları biraz…çocukçaydı.Evet uygun kelime bu olmalıydı.
Biraz sonra kız geri geldi.
-Çok teşekkürler.Bu sabah neredeyse geç kalıyordum,ondan.
-…………………
-Adım Miyu ^^
-Freya.
-Bugün de ekti.
-Efendim?
-Kuzenim.O da bu sınıfta.Aslında bugün geleceğine söz vermişti ama gıcık işte.Çok hızlı koşuyor,yakalayamadım.Bir baktım ben geç kalıyorum okula.
Miyu birden sustu.Yüzünü Freya’nın yüzüne iyice yaklaştırdı.
-Seni birine benzetiyorum ama…ıı olamaz neyse boşver.Arkasını dündü ve sınıfta dolaşmayı başladı.
-Ak-…Sıramın üstünden inebilir misin? dedi sinirle Freya.
Aslında neredeyse soracağı şey “Aklın yerinde mi?” olacaktı.Çünkü Miyu sıraların üstünde dolaşmaya başlamıştı.En son Freya’nın sırasının üstüne çıkmış camdan dışarı bakıyordu. Sıranın üstünden yere zıpladı ve dönerek kendi sırasına gitti.Freya şaşkın bir suratla onu izliyordu.Miyu Freya’ya bakıp gülümsedi.O ise başını çevirdi ve içinden kuzenin daha normal olmasını ümit etti.Bir sınıfta 2 tane Miyu olmasını düşünmek bile istemiyordu.
Okulun bitiş zili çaldı.Biten her gün kazanılmış bir savaş gibiydi Freya için.İçinde biraz rahatlamayla,kalabalıkla beraber çıkışa doğru yürümeye başladı.Okuldan çıkınca derin bir nefes aldı.Yağmur hâlâ yağıyordu.Bunun için kendini şanslı sayarak yürümeye başladı.Bugün gitmek istediği bir yer vardı.O yüzden acele ediyordu.Hızlı adımlarla yürüdü önce, sonra da koşmaya başladı.Eve gelince çantasını hemen çıkartıp fırlattı.Üstünü değiştirdi ve geldiği gibi hızla evden çıktı.Yağmurun altında koşuyor ve etrafa suların sıçramasına sebep oluyordu.
Uzun ve yorucu bir yürüyüşün ardından sonunda gitmek istediği yere ulaşmıştı.
Bir uçurumun tam tepesinde duruyordu.Aşağıda sivri kayalıklar dalgaların köpükleriyle beyaz gibi görünüyordu.Bir kaç yanlış adım ve son… Ama o bunları düşünmüyordu.Ona göre bu an hayatının en özgür anıydı.Kollarını iki yana açtı ve gözlerini kapayarak rüzgarın,kayalara çarparak köpüren dalgaların sesini dinledi.Neden buraya gelmişti bilmiyordu.Sadece içinden gelmişti.Dün akşam karar vermişti buna.Ani bir şekilde.Burayı nerden hatırladığını da bilmiyordu.Daha önce hiç gelmemişti.Ama ne olursa olsun burada olmaktan mutluydu.Hiçbir şeyi umursamıyordu.Kayalardan birinin üstüne oturdu.Başını arkaya attı ve gökyüzüne baktı.Keşke kanatlanıp gökyüzüne uçabilseydi.Keşke bir kuş kadar özgür olabilseydi.“Ben ancak kafesteki bir kuş kadar özgür olabilirim.” dedi yüksek sesle.Nasıl olsa onu kimse duyamazdı.Duysa da bir şey anlayacağını sanmıyordu.
Küçüklüğünde hiçbir şeyi önemsemezdi.Anlamazdı çünkü.Ama insanların acımasızca eleştirmeyi,yalan söylemeyi,kandırmayı ne kadar çok sevdikleri gerçeği onun umursamazlığını bile delip geçiyordu şimdi.Çocukluğun saflığını özlemişti.Keşke,keşke geriye dönebilseydi. Keşke hiç büyümeseydi.
Hayat…keşkelerle dolu…ve mutlu insan keşke demeyi unutandır…Ama o kadar zordu ki yaşamak,öğrenmek,büyümek,zorluklarla mücadele etmek…Umursamamak ve keşke dememek imkansızdı.İnsan geriye baktığında acı veren o kadar çok şey görüyordu ki…ve geriye bakmamak imkansız…
Freya yavaşça kayanın üstünden indi.Burası ona iyi gelmişti ama artık dönmeliydi.Önce aşağı doğru indi.Sonra normal yola çıkıp yürümeye başladı.Geri dönmek gelmekten daha uzun sürüyordu.Sonunda üst geçidi görmüştü.Adımlarını hızlandırdı, birkaç dakika sonra üst geçitteydi.Aşağıyı izleyerek yürüyordu.Onlarca araba hızla geçerken onları izlemek gözlerini yorsa da bakmaktan vazgeçmedi.En son komik,parlak pembe renkli bir araba geçti.Freya tam gülümsemeye başlamıştı ki bir çığlık duydu.Kadının biri bağırıyor,yardım istiyordu.Serseri görünüşlü bir adam ise elinde çanta kaçıyordu.Ne kadar klasik…Adamla bir an göz göze geldiler.Adam koşmaya devam etti ama etrafını sarmışlardı.Bir anda,yönünü Freya’ya çevirdi.Freya ne olduğunu bile anlamadan,tırabzanlardan arkaya kaydığını hissetti.Düşecekti.
Bu yağmurlu günde dileği kabul olmuştu.Sonunu düşünmedi.Gözlerini kapadı ve kendini düşüşe hazırlamaya çalıştı.Kendisi fark etmese de yüzünde ufak bir tebessüm vardı.
bugün bi de şarkı koymaya karar verdim.açılış şarkısı olarak kabul edebilirsiniz ^^
herkes sever mi bilmem ama ben Avril'i çok sevdiğim için bana çok güzel geliyor
Sözleri anlamıyla birlikte spoiler de ^^
Spoiler:
İyi okumalar:)


-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BÖLÜM 3
Ölmek…Niye söylemişti ki bunu o çocuk?Ama kulağa çok da kötü gelmiyordu.Kaçmak gibiydi biraz yaşamın ağırlığından.Onun için mutlak bir kurtuluş.Korkuyor muydu?Hayır…Ama nedense korkaklık gibi geliyordu şimdi ölmek,yaşamaktan kaçmak.“Öyleyse ben de bir korkak olurum.” Birden duraksadı.Sırf biri öyle söyledi diye ölecek miydi gerçekten?Kendi aptallığına, güldü.
Her zamanki gibi büyük penceresinin önüne oturdu.Neredeyse 2 haftadır okuyormuş numarası yaparak kendini kandırdığı kitabı eline aldı.Aslında adının ne olduğunu bile bilmiyordu. Meraktan kapağına baktı; Yıldız Tozu yazıyordu.O gün camın önünde bitirdi kitabı.Keşke o da gidebilseydi yıldızlara.İnsanları gökyüzünden izleseydi.Her şey ne kadar kolay olurdu.
Gökyüzüne baktı.Bugün hiç yıldız yoktu.Fakat birden parlak bir şey gördü; kayan bir yıldız… Madem öyle şimdi bir dilek tutmalıydı.“Tüm kalbimle ölmeyi diliyorum.” diye fısıldadı.
-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-
-Allen, hadi uyan okula geç kalacağız.
-………
-Allen, okul başlayalı dört gün oldu.Artık gitmeliyiz.
-Bugün gitmeyeceğim.Yarın söz giderim.Şimdi lütfen çık odamdan.
-Tavanı seyrederek mi geçireceksin tüm günü?
-Miyu,çık.
-Sen kalkana kadar gitmiyorum.
-Tamam.Odadan çık da üstümü değiştireyim.
-Söz ver.
-Neye?
-Bugün okula geleceğine.
-Söz veriyorum okula geleceğim.
-Gelmezsen…
-Hadi çık!!
Miyu’yu kapı dışarı ettikten sonra üstünü değiştirdi ve camdan atlayıp yürümeye başladı.Ama ondan kurtulamayacağını biliyordu.Az sonra yanında belirmesine de hiç şaşırmadı.
Freya sırasında sessizce oturuyordu.Her ne kadar istemese de aklına hep ölüm geliyor, düşüncelerini ondan ayıramıyordu.Yanında çekilen sandalyenin sesiyle irkildi.Normalde o sıra hep boş olurdu.Baktığında ise şaşkın bir suratla karşılaştı.Muhtemelen yeni kız olmalıydı.Ama niye o kadar şaşkın bakıyordu?Hiç insan görmemiş gibi.Freya başını çevirdi.Kızın bakışlarından rahatsız olmuştu.
-Şey…pardon ben yeni geldim de…şeyi sorcaktım…şeyi…
-Neyi?
-Gülmek yok ama -.-“
-Soracak mısın?
-Tuvalet nerede -.-“
“Ne yani bunun için miydi?” diye geçirdi aklından Freya.
-Koridorun sonunda solda.
-Hayatımı kurtardın, çok teşekkürler.
-……………………………
Freya zıplayarak giden kızın arkasından şaşkınlıkla baktı.Gerçekten davranışları biraz…çocukçaydı.Evet uygun kelime bu olmalıydı.
Biraz sonra kız geri geldi.
-Çok teşekkürler.Bu sabah neredeyse geç kalıyordum,ondan.
-…………………
-Adım Miyu ^^
-Freya.
-Bugün de ekti.
-Efendim?
-Kuzenim.O da bu sınıfta.Aslında bugün geleceğine söz vermişti ama gıcık işte.Çok hızlı koşuyor,yakalayamadım.Bir baktım ben geç kalıyorum okula.
Miyu birden sustu.Yüzünü Freya’nın yüzüne iyice yaklaştırdı.
-Seni birine benzetiyorum ama…ıı olamaz neyse boşver.Arkasını dündü ve sınıfta dolaşmayı başladı.
-Ak-…Sıramın üstünden inebilir misin? dedi sinirle Freya.
Aslında neredeyse soracağı şey “Aklın yerinde mi?” olacaktı.Çünkü Miyu sıraların üstünde dolaşmaya başlamıştı.En son Freya’nın sırasının üstüne çıkmış camdan dışarı bakıyordu. Sıranın üstünden yere zıpladı ve dönerek kendi sırasına gitti.Freya şaşkın bir suratla onu izliyordu.Miyu Freya’ya bakıp gülümsedi.O ise başını çevirdi ve içinden kuzenin daha normal olmasını ümit etti.Bir sınıfta 2 tane Miyu olmasını düşünmek bile istemiyordu.
Okulun bitiş zili çaldı.Biten her gün kazanılmış bir savaş gibiydi Freya için.İçinde biraz rahatlamayla,kalabalıkla beraber çıkışa doğru yürümeye başladı.Okuldan çıkınca derin bir nefes aldı.Yağmur hâlâ yağıyordu.Bunun için kendini şanslı sayarak yürümeye başladı.Bugün gitmek istediği bir yer vardı.O yüzden acele ediyordu.Hızlı adımlarla yürüdü önce, sonra da koşmaya başladı.Eve gelince çantasını hemen çıkartıp fırlattı.Üstünü değiştirdi ve geldiği gibi hızla evden çıktı.Yağmurun altında koşuyor ve etrafa suların sıçramasına sebep oluyordu.
Uzun ve yorucu bir yürüyüşün ardından sonunda gitmek istediği yere ulaşmıştı.
Bir uçurumun tam tepesinde duruyordu.Aşağıda sivri kayalıklar dalgaların köpükleriyle beyaz gibi görünüyordu.Bir kaç yanlış adım ve son… Ama o bunları düşünmüyordu.Ona göre bu an hayatının en özgür anıydı.Kollarını iki yana açtı ve gözlerini kapayarak rüzgarın,kayalara çarparak köpüren dalgaların sesini dinledi.Neden buraya gelmişti bilmiyordu.Sadece içinden gelmişti.Dün akşam karar vermişti buna.Ani bir şekilde.Burayı nerden hatırladığını da bilmiyordu.Daha önce hiç gelmemişti.Ama ne olursa olsun burada olmaktan mutluydu.Hiçbir şeyi umursamıyordu.Kayalardan birinin üstüne oturdu.Başını arkaya attı ve gökyüzüne baktı.Keşke kanatlanıp gökyüzüne uçabilseydi.Keşke bir kuş kadar özgür olabilseydi.“Ben ancak kafesteki bir kuş kadar özgür olabilirim.” dedi yüksek sesle.Nasıl olsa onu kimse duyamazdı.Duysa da bir şey anlayacağını sanmıyordu.
Küçüklüğünde hiçbir şeyi önemsemezdi.Anlamazdı çünkü.Ama insanların acımasızca eleştirmeyi,yalan söylemeyi,kandırmayı ne kadar çok sevdikleri gerçeği onun umursamazlığını bile delip geçiyordu şimdi.Çocukluğun saflığını özlemişti.Keşke,keşke geriye dönebilseydi. Keşke hiç büyümeseydi.
Hayat…keşkelerle dolu…ve mutlu insan keşke demeyi unutandır…Ama o kadar zordu ki yaşamak,öğrenmek,büyümek,zorluklarla mücadele etmek…Umursamamak ve keşke dememek imkansızdı.İnsan geriye baktığında acı veren o kadar çok şey görüyordu ki…ve geriye bakmamak imkansız…
Freya yavaşça kayanın üstünden indi.Burası ona iyi gelmişti ama artık dönmeliydi.Önce aşağı doğru indi.Sonra normal yola çıkıp yürümeye başladı.Geri dönmek gelmekten daha uzun sürüyordu.Sonunda üst geçidi görmüştü.Adımlarını hızlandırdı, birkaç dakika sonra üst geçitteydi.Aşağıyı izleyerek yürüyordu.Onlarca araba hızla geçerken onları izlemek gözlerini yorsa da bakmaktan vazgeçmedi.En son komik,parlak pembe renkli bir araba geçti.Freya tam gülümsemeye başlamıştı ki bir çığlık duydu.Kadının biri bağırıyor,yardım istiyordu.Serseri görünüşlü bir adam ise elinde çanta kaçıyordu.Ne kadar klasik…Adamla bir an göz göze geldiler.Adam koşmaya devam etti ama etrafını sarmışlardı.Bir anda,yönünü Freya’ya çevirdi.Freya ne olduğunu bile anlamadan,tırabzanlardan arkaya kaydığını hissetti.Düşecekti.
Bu yağmurlu günde dileği kabul olmuştu.Sonunu düşünmedi.Gözlerini kapadı ve kendini düşüşe hazırlamaya çalıştı.Kendisi fark etmese de yüzünde ufak bir tebessüm vardı.

By Hotaru_Usagi

I’ve been looking in the mirror for so long.
That I’ve come to believe my souls on the other side.
EVANESCENCE~~

Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): d@ml@

Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): d@ml@
keşke daha önce görmüş olsaydım bu fanfici. gerçekten müthiş derecede beğendim. öyle bir anlatışın vardı ki, cümleler beni tam beynimden vurdu.gerçekten başka söylenecek bir şey bulamıyorum doğrusu. devamını 4 gözle bekliyorum(çünkü şu an gözlüğüm takılı
)


Spoiler:
Çok Yanlışım.
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): d@ml@
hp*star yazmış:
çok teşekkür ederim

Irmak'ınkini okudukça benim de yazmayı bırakasım geliyo *.* o konuda yalnız değilsin


By Hotaru_Usagi

I’ve been looking in the mirror for so long.
That I’ve come to believe my souls on the other side.
EVANESCENCE~~
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): hp*star
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): d@ml@
arkadaşlar hepinizden özür dilerim uzun süredir yazmıyorum aslında bugün yazcaktım ama annem sabah uyandırdı ve hazırlanmam gerektiğini tatile gittiğimizi söyledi.şu an bunu yazmak yerine bavulumu hazırlamam gerekiyodu aslında -.-"
uzun bi süre görüşemiycez çünkü gittiğimiz lanet yerde bir kişinin evinde bile internet yok
hem Venüsten hem de animelerimden ayırıyolar beni
ne zaman dönceğimiz belli değil
bana göre ölüm olacak bu haftalarda beni unutmamanız dileğiyle hoşçakalın
Not:Ama bunun iyi bir yanı var ne zaman yazmaya otursam sürekli birileriyle konuşup yazmaya vakit ayıramıyodum.eğer orda tüm gün uyumazsam(yapabileceğim bir şey bu) bissürü bölüm yazıcam demek
uzun bi süre görüşemiycez çünkü gittiğimiz lanet yerde bir kişinin evinde bile internet yok




ne zaman dönceğimiz belli değil

bana göre ölüm olacak bu haftalarda beni unutmamanız dileğiyle hoşçakalın
Not:Ama bunun iyi bir yanı var ne zaman yazmaya otursam sürekli birileriyle konuşup yazmaya vakit ayıramıyodum.eğer orda tüm gün uyumazsam(yapabileceğim bir şey bu) bissürü bölüm yazıcam demek

By Hotaru_Usagi

I’ve been looking in the mirror for so long.
That I’ve come to believe my souls on the other side.
EVANESCENCE~~



Forumun delisi geri dönmüş bulunmakta aldığı ağır hasardan dolayı birkaç gün mal mal dolanacak normale dönmesi biraz zaman alabilir
Yazlığa gittim.İnternet yok anime yok elektrikler kesilip duruyo ilk bir hafta giremedik denize havalar kötüydü ondan sonra deniz çok kirli kaldı ben de havuza girmiyorum(içinde bezelye var üzüm var bissürü şey var evlerin camlarından çöp atıp duruyo pislikler o yüzden nefret ediyorum havuzdan) al sana 5 gün daha ondan sonra üşüttüm 8 gün ben gidemedim evdekilerin hepsi toplanıp gitti ben evde kalakaldım ondan sonra gittim krem sürmeyi unutmuşum ıstakoz oldum öyle gidemedim denize arada bölüm yazıym dedim o moralle ve sağlıkla çıka çıka 2 bölüm çıktı.yani keşke istanbulda kalsaydım durumuna geldim.Ayrıca bir de köye gidicem ki orada bırak interneti telefon bile çekmiyo.Artık biraz dinlenip kendimi toparlamaya çalışıcam bu tatil bana çok ağır geldi
eve geleli 1 saat falan oldu bi de 7 kişiydik arabada bacaklarım koptu sırtım yamuldu bir daha tatile gitmek istemiyorum kurtarın beniiiiiiiiiii 

Yazlığa gittim.İnternet yok anime yok elektrikler kesilip duruyo ilk bir hafta giremedik denize havalar kötüydü ondan sonra deniz çok kirli kaldı ben de havuza girmiyorum(içinde bezelye var üzüm var bissürü şey var evlerin camlarından çöp atıp duruyo pislikler o yüzden nefret ediyorum havuzdan) al sana 5 gün daha ondan sonra üşüttüm 8 gün ben gidemedim evdekilerin hepsi toplanıp gitti ben evde kalakaldım ondan sonra gittim krem sürmeyi unutmuşum ıstakoz oldum öyle gidemedim denize arada bölüm yazıym dedim o moralle ve sağlıkla çıka çıka 2 bölüm çıktı.yani keşke istanbulda kalsaydım durumuna geldim.Ayrıca bir de köye gidicem ki orada bırak interneti telefon bile çekmiyo.Artık biraz dinlenip kendimi toparlamaya çalışıcam bu tatil bana çok ağır geldi



By Hotaru_Usagi

I’ve been looking in the mirror for so long.
That I’ve come to believe my souls on the other side.
EVANESCENCE~~




özür dilerim bu aralar yazamıyorum okullar kapandı bende düzen falan kalmadı bazı olaylar da oldu canım sıkkın o yüzden bölüm koyamıyorum.okullar başlayınca düzelmeyi umuyorum 


By Hotaru_Usagi

I’ve been looking in the mirror for so long.
That I’ve come to believe my souls on the other side.
EVANESCENCE~~

3. sayfa (Toplam 3 sayfa) [ 45 mesaj ] |
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |