Karışık Yazılar Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3, 4, 5, 6 ... 10, 11, 12, Sonraki |
Yazar
Mesaj

(>Pers imparatorunun basveziri Buzur Mehir tarafindan 1400 yil once
>tasarlanan tavla oyunu; dunyanin en populer oyunlarindan biridir.
Zaman
>kavramindan alinan ilhamla tasarlanan oyunun zamana boylesine
direnmesi son
>derece etkileyici. Senenin birligi olarak tavla bir tanedir. 4 köşesi
>4 mevsimi, tavlanin icindeki karsilikli 6'sar hane 12 ayi, pulların
toplamı
>ayın 30 gününü ,siyah -beyaz pulları gece ve gündüzü, karsilikli
12'ser
>hane gunun 24 saatini simgeler..)
>Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranc oyununu Pers İmparatoruna, yaninda
>bir mektup ile hediye olarak gondermistir. Mektubunda oyunla ilgili hic bir
>aciklama yapmazken soyle bir mesaj yazmistir.
>Pers İmparatoruna;
>Kim daha cok dusunuyor,
>Kim daha iyi biliyor,
>Kim daha ileriyi goruyorsa
>O kazanir.
>Iste hayat budur...
>Pers Imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesaji
>paylasarak, ondan oyunu cozmesi ve kendisinin de karsilik olarak Hint
>Imparatoruna hediye edilmek uzere baska bir oyun icat etmesini ister.
>Vezir haftalarca calistiktan sonra gonderilen satrancin her tas
hareketini
>ve oyunu cozer daha sonra da on gunde tavlayi icad eder ve imparatora
>sunar.
>Hint Imparatoruna tavla oyunuyla birlikte gonderilmek uzere soyle bir
mesaj
>hazirlanir.
>Hint İmparatoruna;
>Evet,
>Kim daha cok dusunuyor,
>Kim daha iyi biliyor,
>Kim daha ileriyi goruyorsa
>O kazanir.
>AMA BIRAZ DA SANSTIR.
>Iste hayat budur..
>tasarlanan tavla oyunu; dunyanin en populer oyunlarindan biridir.
Zaman
>kavramindan alinan ilhamla tasarlanan oyunun zamana boylesine
direnmesi son
>derece etkileyici. Senenin birligi olarak tavla bir tanedir. 4 köşesi
>4 mevsimi, tavlanin icindeki karsilikli 6'sar hane 12 ayi, pulların
toplamı
>ayın 30 gününü ,siyah -beyaz pulları gece ve gündüzü, karsilikli
12'ser
>hane gunun 24 saatini simgeler..)
>Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranc oyununu Pers İmparatoruna, yaninda
>bir mektup ile hediye olarak gondermistir. Mektubunda oyunla ilgili hic bir
>aciklama yapmazken soyle bir mesaj yazmistir.
>Pers İmparatoruna;
>Kim daha cok dusunuyor,
>Kim daha iyi biliyor,
>Kim daha ileriyi goruyorsa
>O kazanir.
>Iste hayat budur...
>Pers Imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesaji
>paylasarak, ondan oyunu cozmesi ve kendisinin de karsilik olarak Hint
>Imparatoruna hediye edilmek uzere baska bir oyun icat etmesini ister.
>Vezir haftalarca calistiktan sonra gonderilen satrancin her tas
hareketini
>ve oyunu cozer daha sonra da on gunde tavlayi icad eder ve imparatora
>sunar.
>Hint Imparatoruna tavla oyunuyla birlikte gonderilmek uzere soyle bir
mesaj
>hazirlanir.
>Hint İmparatoruna;
>Evet,
>Kim daha cok dusunuyor,
>Kim daha iyi biliyor,
>Kim daha ileriyi goruyorsa
>O kazanir.
>AMA BIRAZ DA SANSTIR.
>Iste hayat budur..




by BaLıMSuLTaN *-*
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Valkyrie Cain
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): neptune
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): neptune


rica ederim Halil
mistiklerle ilgili bi hikaye bulursam onu da ekleyeceğim
MESELE YATAKTAN KALKABİLMEKTE
"Yarın sabah saat yedi buçukta kalkacağım" dedi genç kız.. Sonra ertesi günün programını yaptı.. "Duş.. Kahvaltı.. Evden çıkış.." diye başlayarak.. Önemli bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere alışveriş merkezine gidecekti. Sonra öğle yemeğinde uzun zamandır görmediği bir arkadaşı ile buluşacaktı. Öğleden sonra bir iş randevusu vardı..
Saatı sabah 7.30'da çalarken "Duş yapmasam da olur" diye düşündü... "Yarım saat daha kestireyim.."
Bir yarım saat daha için kahvaltıdan da vazgeçti..
Alışveriş mi?.. O kadar da önemli değildi canım.. Ertesi güne kalabilirdi. Öğleye kadar uyusa ne kadar iyi olacaktı. O kadar sıcak ve çekici idi ki, yatak..
Öğle yemeğinde arkadaşı ile buluşma mı?.. Bunca zamandır görüşmemişler de ne olmuştu yani.. Birkaç gün sonra yeseler yemeği ne olurdu ki?.. Bir telefon eder, yok canım, yüz yüze konuşmak zor, bir mesaj çeker ertelerdi yemeği.. Oh be.. Artık canının çektiği kadar uyuyabilirdi..
Uyudu.. İş randevusuna, aç biilaç, alelacele yapılmış bir makyaj, iki fırça ile düzeltilmiş saçlar ve uykudan şişmiş gözlerle girerken, aynaya bakmadığı için, neden başarılı olamadığını da anlayamadı..
O gece yatarken gene plan yaptı.. 7.30 kalkış.. Duş.. Kahvaltı.. Gazetelere bakma.. 9.00: Alışveriş merkezine gidiş. 11.30: Arkadaşla buluşma.. 14.00: İş randevusu..
..Ve sabah 7.30 da saati çaldığında "Canım kahvaltı çekmiyor, duşu da daha dün gece aldım.." diye mırıldandı, yastığı kafasının üstüne koyup öbür tarafa döndü.
***
Kim mi anlattığım.. Siz.. İçinizden biri.. Kimbilir kaç kişisiniz orda.. Kaç yüz.. Bin..
Başarı, yataktan kalkma ile başlar.. Bu kadar basit.. Ama o kadar da zor..
Bir araştyrma yapın yakın çevrenizde.. Başarılı olanlar, yataktan kalkmayı bilenlerdir.
Nedir yataktan kalkmayı bilmek.. Karar verdiğin saatte gözünü açtığın anda, fırlayıp yataktan çıkmak.. Bir dakika bile gecikmeden.. Bir dakika bile yatak miskinliği yapmadan..
Uçak kaçacaksa, yaparız bunu.. Ama hayat kaçarken yapmayız.. Kaçan uçağın yenisi vardır oysa.. Ama kaçan hayatın saniyesi geri gelmez..
Yataktan kalkmayı öğrenmek, kendini tanımakla başlar..
Kendinizi iyi tanırsanız, kalkacağınız saati doğru belirler, güne doğru, yapabileceğiniz, başarabileceğiniz planla başlarsınız..
Saat 7.30'da yataktan çıkamadığınızı bile bile her gece "7.30 kalkış" diye yattınız mı, kendi kendinizi aldatır, daha kötüsü giderek aşağılık kompleksine düşersiniz.. "Ben ne berbat bir insanım. Verdiğim en basit kararları bile uygulayamıyorum" diye..
Bakın.. Hayali değil, gerçekçi planlar yapın..
"10.00'da kalkacağım" deyin.. Ama kalkın.. Geceden verdiğiniz kararları, ertesi gün uyguladığınız ölçüde kendinize güveniniz artmaya, kişiliğiniz oturmaya başlar.
O zaman 7.30'da da rahatça kalkabilecek güce ulaşırsınız..
Yapamayacağınızı ezbere bildiğiniz planları her gece yatarken yapmak, sizi yaşarken öldürür.
Durmadan plan yapıp ertelemek, hiç plan yapmamaktan çok daha hızla çürütür insanı..
Yataktan kalkacağınız zamana doğru karar verin ve kalkın.. Hayatınızın nasıl hızla olumlu gelişmeye başladığını göreceksiniz



MESELE YATAKTAN KALKABİLMEKTE
"Yarın sabah saat yedi buçukta kalkacağım" dedi genç kız.. Sonra ertesi günün programını yaptı.. "Duş.. Kahvaltı.. Evden çıkış.." diye başlayarak.. Önemli bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere alışveriş merkezine gidecekti. Sonra öğle yemeğinde uzun zamandır görmediği bir arkadaşı ile buluşacaktı. Öğleden sonra bir iş randevusu vardı..
Saatı sabah 7.30'da çalarken "Duş yapmasam da olur" diye düşündü... "Yarım saat daha kestireyim.."
Bir yarım saat daha için kahvaltıdan da vazgeçti..
Alışveriş mi?.. O kadar da önemli değildi canım.. Ertesi güne kalabilirdi. Öğleye kadar uyusa ne kadar iyi olacaktı. O kadar sıcak ve çekici idi ki, yatak..
Öğle yemeğinde arkadaşı ile buluşma mı?.. Bunca zamandır görüşmemişler de ne olmuştu yani.. Birkaç gün sonra yeseler yemeği ne olurdu ki?.. Bir telefon eder, yok canım, yüz yüze konuşmak zor, bir mesaj çeker ertelerdi yemeği.. Oh be.. Artık canının çektiği kadar uyuyabilirdi..
Uyudu.. İş randevusuna, aç biilaç, alelacele yapılmış bir makyaj, iki fırça ile düzeltilmiş saçlar ve uykudan şişmiş gözlerle girerken, aynaya bakmadığı için, neden başarılı olamadığını da anlayamadı..
O gece yatarken gene plan yaptı.. 7.30 kalkış.. Duş.. Kahvaltı.. Gazetelere bakma.. 9.00: Alışveriş merkezine gidiş. 11.30: Arkadaşla buluşma.. 14.00: İş randevusu..
..Ve sabah 7.30 da saati çaldığında "Canım kahvaltı çekmiyor, duşu da daha dün gece aldım.." diye mırıldandı, yastığı kafasının üstüne koyup öbür tarafa döndü.
***
Kim mi anlattığım.. Siz.. İçinizden biri.. Kimbilir kaç kişisiniz orda.. Kaç yüz.. Bin..
Başarı, yataktan kalkma ile başlar.. Bu kadar basit.. Ama o kadar da zor..
Bir araştyrma yapın yakın çevrenizde.. Başarılı olanlar, yataktan kalkmayı bilenlerdir.
Nedir yataktan kalkmayı bilmek.. Karar verdiğin saatte gözünü açtığın anda, fırlayıp yataktan çıkmak.. Bir dakika bile gecikmeden.. Bir dakika bile yatak miskinliği yapmadan..
Uçak kaçacaksa, yaparız bunu.. Ama hayat kaçarken yapmayız.. Kaçan uçağın yenisi vardır oysa.. Ama kaçan hayatın saniyesi geri gelmez..
Yataktan kalkmayı öğrenmek, kendini tanımakla başlar..
Kendinizi iyi tanırsanız, kalkacağınız saati doğru belirler, güne doğru, yapabileceğiniz, başarabileceğiniz planla başlarsınız..
Saat 7.30'da yataktan çıkamadığınızı bile bile her gece "7.30 kalkış" diye yattınız mı, kendi kendinizi aldatır, daha kötüsü giderek aşağılık kompleksine düşersiniz.. "Ben ne berbat bir insanım. Verdiğim en basit kararları bile uygulayamıyorum" diye..
Bakın.. Hayali değil, gerçekçi planlar yapın..
"10.00'da kalkacağım" deyin.. Ama kalkın.. Geceden verdiğiniz kararları, ertesi gün uyguladığınız ölçüde kendinize güveniniz artmaya, kişiliğiniz oturmaya başlar.
O zaman 7.30'da da rahatça kalkabilecek güce ulaşırsınız..
Yapamayacağınızı ezbere bildiğiniz planları her gece yatarken yapmak, sizi yaşarken öldürür.
Durmadan plan yapıp ertelemek, hiç plan yapmamaktan çok daha hızla çürütür insanı..
Yataktan kalkacağınız zamana doğru karar verin ve kalkın.. Hayatınızın nasıl hızla olumlu gelişmeye başladığını göreceksiniz




by BaLıMSuLTaN *-*
Bu mesaja teşekkür edenler (2 kişi): Valkyrie Cain, laru
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): neptune
gül böcüğüm tahin pekmezim harika bir yazı bu yahu.valla bayıldım
evet hayatın yenisi yok.eğer o tren bi kaçarsa hayat treni ooff yandığının resmidir.bkz:ben
saol bitanesi emeğine sağlık şekerparem
okurken çok zevk aldım 





asiyem vinii*-* harikasın
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): neptune

benim için tatlı bir maildi paylaşmak istedim
>Bir issiz Microsoft'un temizlikçi için verdigi is ilanina basvurur.Personel sefi kisa bir is görüsmesini takiben ve test (yer temizletme) yaptiktan sonra sunu söyler: "-ise kabul edildin,bana
>e-mail adresini ver ,sana baslama tarihini ve getirecegin
evraklari bildirecegim".Adam boynu bükük bir sekilde bilgisayarinin ve
tabii ki>e-mailinin olmadigini söyler. Personel sefi bu durumda
yasayan birisi olarak düsünülemeyecegini ve yasamayan birisini de ise
alamayacagini yüzüne vurur. Adam ne yapacagini bilmez ve kirgin bir sekilde ve cebinde sadece 10$ ile disari çikar. Hale gidip 10 kg domates almaya karar verir,kapi kapi dolasarak domatesleri satar ve sermayesini iki katina çikarir.Bu isi üç kere daha yapar ve sermayesini 160 $'a yükseltir.Artik bu şekilde yasamini devam ettirebilecegine kanaat getirir. Her sabah evinden
biraz daha erken çikar ve daha geç döner. Her gün parasini katlamakla mesguldür Kisa bir zaman sonra bir el arabasi satin alir,daha sonra bunu bir kamyonla degistirir. Bir süre sonra bir sevkiyat filosunun sahibidir artik. 5 yil sonra adam ABD'nin en büyük gida distribütörü olmustur.Artik ailesini gelecegini düsünür ve bir hayat sigortasina basvurur. Görüsmenin sonunda sigortaci teklifini göndermek üzere e-mail adresini ister.Adam e-mail adresinin olmadigini söyleyince sigortaci şöyle der:"-Çok tuhaf, bir e-mailiniz olmadan böyle bir imparatorluk kurmussunuz, hele bir de e-mailiniz olsaydi ne olurdunuz kimbilir.." Adam düsünür ve söyle cevap verir: "- Microsoft'da temizlikçi olurdum." Kissadan hisse no.1: Internet yasam için bir çözüm degildir. Kissadan hisse no.2: Eger e-mailin yoksa ve çok çalisirsan $ milyoneri olabilirsin.Kissadan hisse no.3: Eger bu
mesaji e-mail ile aldiysan,temizlikçi olma olasiligin $ milyoneri olmana göre daha yüksek.Hayirli Isler
>Not: Bu e-maile cevap verme ,ben gidiyorum domates satmaya...


>Bir issiz Microsoft'un temizlikçi için verdigi is ilanina basvurur.Personel sefi kisa bir is görüsmesini takiben ve test (yer temizletme) yaptiktan sonra sunu söyler: "-ise kabul edildin,bana
>e-mail adresini ver ,sana baslama tarihini ve getirecegin
evraklari bildirecegim".Adam boynu bükük bir sekilde bilgisayarinin ve
tabii ki>e-mailinin olmadigini söyler. Personel sefi bu durumda
yasayan birisi olarak düsünülemeyecegini ve yasamayan birisini de ise
alamayacagini yüzüne vurur. Adam ne yapacagini bilmez ve kirgin bir sekilde ve cebinde sadece 10$ ile disari çikar. Hale gidip 10 kg domates almaya karar verir,kapi kapi dolasarak domatesleri satar ve sermayesini iki katina çikarir.Bu isi üç kere daha yapar ve sermayesini 160 $'a yükseltir.Artik bu şekilde yasamini devam ettirebilecegine kanaat getirir. Her sabah evinden
biraz daha erken çikar ve daha geç döner. Her gün parasini katlamakla mesguldür Kisa bir zaman sonra bir el arabasi satin alir,daha sonra bunu bir kamyonla degistirir. Bir süre sonra bir sevkiyat filosunun sahibidir artik. 5 yil sonra adam ABD'nin en büyük gida distribütörü olmustur.Artik ailesini gelecegini düsünür ve bir hayat sigortasina basvurur. Görüsmenin sonunda sigortaci teklifini göndermek üzere e-mail adresini ister.Adam e-mail adresinin olmadigini söyleyince sigortaci şöyle der:"-Çok tuhaf, bir e-mailiniz olmadan böyle bir imparatorluk kurmussunuz, hele bir de e-mailiniz olsaydi ne olurdunuz kimbilir.." Adam düsünür ve söyle cevap verir: "- Microsoft'da temizlikçi olurdum." Kissadan hisse no.1: Internet yasam için bir çözüm degildir. Kissadan hisse no.2: Eger e-mailin yoksa ve çok çalisirsan $ milyoneri olabilirsin.Kissadan hisse no.3: Eger bu
mesaji e-mail ile aldiysan,temizlikçi olma olasiligin $ milyoneri olmana göre daha yüksek.Hayirli Isler
>Not: Bu e-maile cevap verme ,ben gidiyorum domates satmaya...




by BaLıMSuLTaN *-*
Bu mesaja teşekkür edenler (2 kişi): Valkyrie Cain, venusyıldızı
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): neptune
canım benim ben de seni çok seviyorum
KADINLARIN AĞLAMASI
Kucuk bir erkek cocuk annesine sordu "Nicin agliyorsun?". "Cunki ben kadinim" diye cevapladi annesi. "Anlamadim!" dedi cocuk. Annesi cocugu kucaklayip "Ve hic bir zaman anlayamayacaksin!" dedi.
Babasina "Baba, annem nicin agliyor?" diye sordu. Babanin cevabi "Butun kadinlar sebebsizaglayabilen yapidadir" diye cevapladi. Kucuk oglan buyudu, yetiskin adam oldu, hala kadinlarin nicin agladiklarini kesfedemedi. Nihayet oldukten sonra cennete gittiginde Allah'a sordu. "Allahim!" dedi "Kadinlar nicin bu kadar kolay aglayabiliyorlar?" Allah dediki... "Ben kadinlari ozel yarattim!... Tum yasamin agirligini tasiyabilecek kuvvette olmasina ragmen baskalarina teselli verecek kadar yumusak omuzlar, Dogumun acisina oldugu kadar dogurduklari evlatlarinin nankorlugune dayanabilecek ic kuvvetini
verdim. Baskalarinin kuvvetinin kalmadiginda devam edecek azmi, ailesinin hastaliginda yorgunluga papuc biraktirmayacak kudreti verdim. Her turlu
sart altinda, ve hatta annelerini cok kotu incitselerde, cocuklarini sevmek duygusalligini verdim. Bu duygusallik her yastaki cocuklarinin yaralarini sarmalarina, sorunlarini dinleyip paylasmalarina yardim ediyor. Kocalarini tum kusurlariyla sevmek kuvvetini verdim. Erkegin kaburgasindan onlari erkegin kalbini korumalari icin yarattim. Onlara iyi bir kocanin esini asla incitmeyecegini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranislarda bulunacagini anlayacak duyarli bir zeka verdim. Tek zayiflik olarak kadinlara birer goz yasi verdim. Tamamen kendilerinin sahip olduklari, ihtiyaclari oldugunda kullanmak uzere... Insanlik icin bir gozyasi..." diye cevapladi. ....
Kadini guzel yapan sey ne saci,ne vucudu, ne kendini ne sekilde tasidigidir. Kadini esas guzel yapan sevgisini paylasabilmesi, fedakarligi, sorumlulugu, anlayisi, sadece bilgiye degil ayni zamanda kalbe de yonelik aklidir.........

KADINLARIN AĞLAMASI
Kucuk bir erkek cocuk annesine sordu "Nicin agliyorsun?". "Cunki ben kadinim" diye cevapladi annesi. "Anlamadim!" dedi cocuk. Annesi cocugu kucaklayip "Ve hic bir zaman anlayamayacaksin!" dedi.
Babasina "Baba, annem nicin agliyor?" diye sordu. Babanin cevabi "Butun kadinlar sebebsizaglayabilen yapidadir" diye cevapladi. Kucuk oglan buyudu, yetiskin adam oldu, hala kadinlarin nicin agladiklarini kesfedemedi. Nihayet oldukten sonra cennete gittiginde Allah'a sordu. "Allahim!" dedi "Kadinlar nicin bu kadar kolay aglayabiliyorlar?" Allah dediki... "Ben kadinlari ozel yarattim!... Tum yasamin agirligini tasiyabilecek kuvvette olmasina ragmen baskalarina teselli verecek kadar yumusak omuzlar, Dogumun acisina oldugu kadar dogurduklari evlatlarinin nankorlugune dayanabilecek ic kuvvetini
verdim. Baskalarinin kuvvetinin kalmadiginda devam edecek azmi, ailesinin hastaliginda yorgunluga papuc biraktirmayacak kudreti verdim. Her turlu
sart altinda, ve hatta annelerini cok kotu incitselerde, cocuklarini sevmek duygusalligini verdim. Bu duygusallik her yastaki cocuklarinin yaralarini sarmalarina, sorunlarini dinleyip paylasmalarina yardim ediyor. Kocalarini tum kusurlariyla sevmek kuvvetini verdim. Erkegin kaburgasindan onlari erkegin kalbini korumalari icin yarattim. Onlara iyi bir kocanin esini asla incitmeyecegini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranislarda bulunacagini anlayacak duyarli bir zeka verdim. Tek zayiflik olarak kadinlara birer goz yasi verdim. Tamamen kendilerinin sahip olduklari, ihtiyaclari oldugunda kullanmak uzere... Insanlik icin bir gozyasi..." diye cevapladi. ....
Kadini guzel yapan sey ne saci,ne vucudu, ne kendini ne sekilde tasidigidir. Kadini esas guzel yapan sevgisini paylasabilmesi, fedakarligi, sorumlulugu, anlayisi, sadece bilgiye degil ayni zamanda kalbe de yonelik aklidir.........




by BaLıMSuLTaN *-*
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Valkyrie Cain
Bu mesaja teşekkür edenler (2 kişi): Valkyrie Cain, neptune

5. sayfa (Toplam 12 sayfa) [ 166 mesaj ] |
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |