Sailor Moon;SailorStarSun *Final bölümü eklenmiştir* Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 9, 10, 11, 12, 13, Sonraki |
|
Yazar
Mesaj
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): zahir
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): zahir
usagisssss yazmış:
özür dilerim bir süreliğine bunu yazmayı bıraktım ama en kısa zamanda koyarım merak etmeyin
hafif bir göz attım yarın okuyucam ama chibi-usa geliyorsa güzeldir. U.U
""Prometheus was punished by the gods for giving the gift of knowledge to man. He was cast into the bowels of the Earth and pecked by birds."" -Oracle Turret
INTP, 5w6, 9w1, 2w1, sp/sx
Sapioromantic Demisexual
INTP, 5w6, 9w1, 2w1, sp/sx
Sapioromantic Demisexual
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): sailor chibi chibi moon
çok güzel yazmşsın.ama anladığm kadarıyla karanlık ve üzüntü içeren olayları daha güzel yazıyorsun
Spoiler:
Spoiler:
""Prometheus was punished by the gods for giving the gift of knowledge to man. He was cast into the bowels of the Earth and pecked by birds."" -Oracle Turret
INTP, 5w6, 9w1, 2w1, sp/sx
Sapioromantic Demisexual
INTP, 5w6, 9w1, 2w1, sp/sx
Sapioromantic Demisexual
Evet şey karanlık üzüntü falan özel ilgi alanım da Devam edeceğim ^^
ırmak ırmak ırmak başka bişey diyemiyorum.Aslında bitirdiğimde 1 sayfa sürücek bir yorum yapacağımı söylemiştim fakat bu muhteşem bişey yani sana hissettiğimi ve bana hissettirdiklerini anlatamam.Sana güzel diyordum ya ilk başladığımda gerçekten güzelin ne olduğunu bilmediğimi düşünüyorum şuan.Abartmıyorum senin veya bi başkasının nasıl bulduğu umrumda bile değil bu benim için harika.Final felan demiştin ya hani aklından bile geçirme diyorum sana.İlk başlarda ay savaşçısının arka planda olduğunu düşünmüştüm güneş her şeyi kaplıyordu ama bu hikaye başka Aslını söylemek gerekirse ben usagi ağırlıklı olmasını istiyordum ama burda bazı bölümleri okurken Sailor Moonu unuttum.Alice'i sevmiyorum nedenin anlamışsındır Usagiyi arka planda bırakıyor diye.Ama ben Alice'İn uyandıktan sonra bu kadar korkutucu bişey olmasının farkı bir sebebi olması gerektiğiini düşünüyorum.Kendini feda etmeyi göze almışken sevdiği adam uğruna evreni yok etmeye çalışmasının bir yanılsama olduğunu düşünüyorum.Nima'ya çok üzüldüm hakketmediği olayları yaşamış ama ben eminim ki sen Nimaya bunu yapanların yayına bırakmazsın.Ve Sailor Moon benim en sevdiğim savaşçı eminim bunu yanına bırakmayacak buna sebep olan her ne ise onu cezalandıracaktır. Yeni Kraliçe Serenity sevdiklerinin yok olmasına göz yummayacaktır.Yani ben öyle umuyorum.Güneş kimin umrunda ben Ay'ı seviyorum...Seiya'dan normal şartlarda nefret ederim fakat burda onun için gerçekten üzüldüm ve acıdım.Çok bahtsız çocuk bu ya onu sevecek birini bulamadı bir türlü ama Nima'sını buldu sanırım.Şimdidüşünüorumda iyiki böyle yapmışsın yani Usagi ağırlıklı iyiki olmamış.Sailor Moon çok ön planda olsaydı bu kadar heyecanlı olmazdı diye düşünüyorumÇünkü o zaman birinci belli ikinci kim gibi olacaktı.Ama sen yine Usagimi unutma Gelecek bölüm ne zaman gelecek ?Hemen gelsin istiyorum ben.Şimdiden sabırsızlanmaya başladım.Hazır tatilken yaz şöyle 10 15 bölüm Olmaz mı ? Bak bekliyorum hee peşini bırakmam yazana kadar bence hemen şimdi başla başla başla Benden şimdilik bu kadar sen yarın yeni bölüm yazacaksın ya hani ben o zaman yorumlarımı devam edicem.Umarım hissettiklerimi iyi anlatabilmişimdir ve seni mutlu etmiştir Görüşürüz...
Teşekkür ederim beğendiğin için çok mutlu oldum inan Hemen yazmaya başlıyorum bölümü merak etme hatta birden gözümde hikayenin sonu bile canlanı verdi. Çok teşekkür ediyorum tekrar
Eeee bilmiyorum yarına sarkabilir ^^'''
Flood için özür dilerim. İyi okumalar. Beğenmeniz dileğiyle
Bölüm 17
"Yeniden."
Çalar saat çalmaya başladı.
Usagi hayatında ilk kez bu sesi duyduğu için bu kadar mutlu oluyordu. Büyük bir enerjiyle yatağından kaktı. Yaşadıkları bütün dünyanın zihninden silinmişti ama asla kusursuz olmazdı. Bu kadar büyük bir felaket geride iz bırakırdı. Sessizce mutfağa indi. Annesi her zamanki gibi kahvaltı hazırlıyordu. Ona seslenmeden tekrar odasına döndü. Balkona çıktı. Manzara hep aynıydı. Ya da bu bir kaç gece öncesine kadar böyleydi demek daha doğru olur.
"Alice..." diye mırıldandı. Onunla arkadaş olabilmeyi çok isterdi. Ama anlaşılan bu imkansızdı. Her şey ne kadar karışmıştı birkaç saat içinde... Alice, Nami, Ellian, Seiya, Arinna...
Usagi korkuluklara yaslandı. Dirsekleri soğuk metale değiyordu. Kendi evine bitişik olan eskiden Alice'in oturduğu çift katlı eve baktı. Artık orada Nami kalıyordu. O yüzden ev şirinlik seviyesini çoktan aşmış etrafına ürkütücü bir hava yayan egzotik tek katlı viktorya tarzı bir eve dönüşmüştü. Bu değişiklikleri o gün orada olanlar dışında kimse fark etmemişti.
Eski evin krem rengi duvarları beyaz tül perdeleriyle uyumlu hanım hanımcık bir görüntüye sahipken, yeni evin lekesiz beyazı pencerelerden göz kırpan siyah desenli bir tül perdeyle süslenmişti.
"Nami, kötü biri değil," dedi kendi kendine. Ama o bütün bir dünyayı yok etti, dedi içindeki karşıt ses.
"Hayır," dedi tekrar. "İsteyerek yapmadı. Nami, Seiya'yı korumak istedi sadece."
Evet, ama o hala Ölü Savaşçı, dedi ses tıslarcasına.
"Kes şunu!" diye haykırdı Usagi. "Seni duyuyorum Alice! Zihnime konuşmanı artık ayırt edebiliyorum! Senin ışığını yansıtıyor olabilirim ama bu senin zavallı uşağın olduğum anlamına gelmez!"
Hayır ama ben olmasam ölmüştünüz unutmayın.
"Affedersin? Birkaç gece önce senin yüzünden ölüyorduk! Bilmem hatırladın mı?!"
Hmm.... Hayır. Benim hatırladığım hikayenin başka bir versiyonuydu.
Usagi ellerini şakaklarına yerleştirdi. Nami tekrar gözlerini açar açmaz onlara bunu öğretmişti.
"Yaşam ışığınız olabilir ama sizler bağımsız gezegenlersiniz. Onu dinlemek zorunda değilsiniz." demişti donuk sesiyle. Ne Usagi ne de Seiya, o gün savaşırken gördükleri ateşli kızı bir daha görmemişlerdi. Nami adının tam tersi dalgasız bir denizdi adeta. Duygusuz, soğuk ve sakin. Nami 21. yüzyıldan çok 17. yüzyıla aitmiş gibi duruyordu. Kimse bunu inkar edemezdi.
Aynı şekilde kimse Nami'nin güzel olduğunu da inkar edemezdi. Uzun düz siyah saçları rüzgarda bile karışmıyordu sanki. Beyaz teni hiç güneş görmemiş gibiydi. Gözleri kızıldı. Usagi arada sırada o gözlerde şeytani bir pırıltı yakaladığını düşünürdü. Ama şeytani pırıltıyı geç en ufak bir kıpırtı bile görmezdi. O zaman anlardı. Alice yine zihnine süzülmüş ve ona görmesini istediği şeyleri göstermeye başlamış olurdu. Nami o saniyede bunu anlar ve sessizce kızların yanından uzaklaşıp bir köşeye çekilirdi.
Nami kızlarla okula gitmeye başlamıştı. Nami korkak biri sayılmazdı ama okula gitmek istememişti. Yok olan dünyalar, patlayan kara delikler... Sorun değil. Okul? Kriz.
Tabi ki tepki vermedi. Ama Usagi içten içe bunu ilk defa yaşadığını hissediyordu. Diğerlerinden farklı olarak Nami hiçbir zaman tam anlamıyla insan gibi davranamamıştı. Usagi'nin bile insanca geçirdiği yılları olmuştu. Ama daima yalnız, karanlıkta ve soğukta uzay-zaman iplerini elinde tutarak geçirmişti.
Şimdiye kadar tek arkadaşı olmuştu. O arkadaşı da onu birkaç gece önce öldürmeye çalışmıştı.
Her şey; Seiya'yı biraz daha ona itiyordu.
Seiya yavaş yavaş bu gizemli kıza aşık olmaya başlamıştı. Güçlü, sağlan duran bir yapıya sahipti ama yalnızdı. Çoğu yalnızlığın ne demek olduğunu biliyordu. Usagi bunu anlayamazdı. Çünkü o hiçbir zaman tam anlamıyla yalnız kalmamıştı. Metalia'yı yenmeye çalışırken kızlar oradaydı. Chibi-usa'yı kurtarmaya çalışırken kızlar oradaydı. Bayan 9'u yenmek için kendini ölüme attığında, Nehelenia'nın parçasından aşağı atlarken, Galaxia'yı eski haline çevirirken... Hep birileri vardı yanında. Ama Nami öyle değildi. Şimdiye kadar hiç yardım almamıştı. Kimse ona arkadaşça bir teklifte bulunmamıştı.
İki gün önce Usagi ona, "Ev için yardım etmek isterim ihtiyacın var mı?" diye sorduğunda önce kısa bir duraksama yaşamış ardından, "Kendim yaparım," diyerek birkaç adım gerilemişti. Bunun üzerine Usagi; "Hadi ama! Biz arkadaşız," demişti gülümseyerek.
"Arkadaşlar birbirine yardım mı eder?"
"Evet, elbette."
"Teşekkür ederim. Kendim halledebilirim." diyerek yavaşça çekilmişti. Aslında Usagi onun içinde nasıl bir kişilik barındırdığını merak ediyordu. Seiya ile bu konuyu konuşmuşlardı. Ama o bile Nami'nin gerçek halini görmemişti.
Seiya da Nami ile beraber yandaki eve taşınmıştı. İlginç bir şekilde Nami, Usagi'ye yakın kalmak istemişti. Tabiii doğal olarak Seiya da Nami'ye yakın olmak istemişti.
Usagi elini saçlarına geçirdi. Parlak dalgalı sarı saçları hafif bir esintiyle yavaş yavaş dalgalanıyordu. Ve bir şarkı etrafta kol geziyordu. Sakin, ürkütücü ve bir o kadar da güzel bir ses...
Usagi sese kulak kabarttı. Şarkının ahenkli sözleri bir anda her yeri kaplamıştı.
Habersiz açan kır çiçeği,
Yalvarıyorum, söyle hadi bana,
Niyedir bu savaşların ve can yakışların sebebi?
Ey kışın en cesur çiçeği,
Ne görüyorsun o açtığın ırak yerlerde?
Niçin bağışlamak birini, bu denli zor gelir insanlara?
Yağmurları geride bıraktık ve yaz tüm mavilerini giyindi üzerine
Lakin kalbim yapayalnız,
Önümde titriyordu küçücük yüreğin,
Sözler ise gelmiyordu hatıra,
Yanı başındaki dostların solup gittiklerinde
Neler hissettin söyle bana,
Dilsiz yapraklarınla.
Nasıl anlatabilirsin bir aşkı aşka?
Yaz güneşi bulutlara yenik düşmüş,
Rüzgarsa deli fişek
İkisi bir oluyorlar,
Ki söyleyebileyim senin yaşam şarkını diye,
Adı olmayan isimsiz kahramanlar uğruna.*
Usagi aceleyle dışarı çıkıp yan bahçeye baktığında şarkıyı söyleyen kişiyi gördü. Bu kişi Nami idi...
Yazar notu;
* Şarkı Guilty Crown adlı animeden alıntıdır.
"Yeniden."
Çalar saat çalmaya başladı.
Usagi hayatında ilk kez bu sesi duyduğu için bu kadar mutlu oluyordu. Büyük bir enerjiyle yatağından kaktı. Yaşadıkları bütün dünyanın zihninden silinmişti ama asla kusursuz olmazdı. Bu kadar büyük bir felaket geride iz bırakırdı. Sessizce mutfağa indi. Annesi her zamanki gibi kahvaltı hazırlıyordu. Ona seslenmeden tekrar odasına döndü. Balkona çıktı. Manzara hep aynıydı. Ya da bu bir kaç gece öncesine kadar böyleydi demek daha doğru olur.
"Alice..." diye mırıldandı. Onunla arkadaş olabilmeyi çok isterdi. Ama anlaşılan bu imkansızdı. Her şey ne kadar karışmıştı birkaç saat içinde... Alice, Nami, Ellian, Seiya, Arinna...
Usagi korkuluklara yaslandı. Dirsekleri soğuk metale değiyordu. Kendi evine bitişik olan eskiden Alice'in oturduğu çift katlı eve baktı. Artık orada Nami kalıyordu. O yüzden ev şirinlik seviyesini çoktan aşmış etrafına ürkütücü bir hava yayan egzotik tek katlı viktorya tarzı bir eve dönüşmüştü. Bu değişiklikleri o gün orada olanlar dışında kimse fark etmemişti.
Eski evin krem rengi duvarları beyaz tül perdeleriyle uyumlu hanım hanımcık bir görüntüye sahipken, yeni evin lekesiz beyazı pencerelerden göz kırpan siyah desenli bir tül perdeyle süslenmişti.
"Nami, kötü biri değil," dedi kendi kendine. Ama o bütün bir dünyayı yok etti, dedi içindeki karşıt ses.
"Hayır," dedi tekrar. "İsteyerek yapmadı. Nami, Seiya'yı korumak istedi sadece."
Evet, ama o hala Ölü Savaşçı, dedi ses tıslarcasına.
"Kes şunu!" diye haykırdı Usagi. "Seni duyuyorum Alice! Zihnime konuşmanı artık ayırt edebiliyorum! Senin ışığını yansıtıyor olabilirim ama bu senin zavallı uşağın olduğum anlamına gelmez!"
Hayır ama ben olmasam ölmüştünüz unutmayın.
"Affedersin? Birkaç gece önce senin yüzünden ölüyorduk! Bilmem hatırladın mı?!"
Hmm.... Hayır. Benim hatırladığım hikayenin başka bir versiyonuydu.
Usagi ellerini şakaklarına yerleştirdi. Nami tekrar gözlerini açar açmaz onlara bunu öğretmişti.
"Yaşam ışığınız olabilir ama sizler bağımsız gezegenlersiniz. Onu dinlemek zorunda değilsiniz." demişti donuk sesiyle. Ne Usagi ne de Seiya, o gün savaşırken gördükleri ateşli kızı bir daha görmemişlerdi. Nami adının tam tersi dalgasız bir denizdi adeta. Duygusuz, soğuk ve sakin. Nami 21. yüzyıldan çok 17. yüzyıla aitmiş gibi duruyordu. Kimse bunu inkar edemezdi.
Aynı şekilde kimse Nami'nin güzel olduğunu da inkar edemezdi. Uzun düz siyah saçları rüzgarda bile karışmıyordu sanki. Beyaz teni hiç güneş görmemiş gibiydi. Gözleri kızıldı. Usagi arada sırada o gözlerde şeytani bir pırıltı yakaladığını düşünürdü. Ama şeytani pırıltıyı geç en ufak bir kıpırtı bile görmezdi. O zaman anlardı. Alice yine zihnine süzülmüş ve ona görmesini istediği şeyleri göstermeye başlamış olurdu. Nami o saniyede bunu anlar ve sessizce kızların yanından uzaklaşıp bir köşeye çekilirdi.
Nami kızlarla okula gitmeye başlamıştı. Nami korkak biri sayılmazdı ama okula gitmek istememişti. Yok olan dünyalar, patlayan kara delikler... Sorun değil. Okul? Kriz.
Tabi ki tepki vermedi. Ama Usagi içten içe bunu ilk defa yaşadığını hissediyordu. Diğerlerinden farklı olarak Nami hiçbir zaman tam anlamıyla insan gibi davranamamıştı. Usagi'nin bile insanca geçirdiği yılları olmuştu. Ama daima yalnız, karanlıkta ve soğukta uzay-zaman iplerini elinde tutarak geçirmişti.
Şimdiye kadar tek arkadaşı olmuştu. O arkadaşı da onu birkaç gece önce öldürmeye çalışmıştı.
Her şey; Seiya'yı biraz daha ona itiyordu.
Seiya yavaş yavaş bu gizemli kıza aşık olmaya başlamıştı. Güçlü, sağlan duran bir yapıya sahipti ama yalnızdı. Çoğu yalnızlığın ne demek olduğunu biliyordu. Usagi bunu anlayamazdı. Çünkü o hiçbir zaman tam anlamıyla yalnız kalmamıştı. Metalia'yı yenmeye çalışırken kızlar oradaydı. Chibi-usa'yı kurtarmaya çalışırken kızlar oradaydı. Bayan 9'u yenmek için kendini ölüme attığında, Nehelenia'nın parçasından aşağı atlarken, Galaxia'yı eski haline çevirirken... Hep birileri vardı yanında. Ama Nami öyle değildi. Şimdiye kadar hiç yardım almamıştı. Kimse ona arkadaşça bir teklifte bulunmamıştı.
İki gün önce Usagi ona, "Ev için yardım etmek isterim ihtiyacın var mı?" diye sorduğunda önce kısa bir duraksama yaşamış ardından, "Kendim yaparım," diyerek birkaç adım gerilemişti. Bunun üzerine Usagi; "Hadi ama! Biz arkadaşız," demişti gülümseyerek.
"Arkadaşlar birbirine yardım mı eder?"
"Evet, elbette."
"Teşekkür ederim. Kendim halledebilirim." diyerek yavaşça çekilmişti. Aslında Usagi onun içinde nasıl bir kişilik barındırdığını merak ediyordu. Seiya ile bu konuyu konuşmuşlardı. Ama o bile Nami'nin gerçek halini görmemişti.
Seiya da Nami ile beraber yandaki eve taşınmıştı. İlginç bir şekilde Nami, Usagi'ye yakın kalmak istemişti. Tabiii doğal olarak Seiya da Nami'ye yakın olmak istemişti.
Usagi elini saçlarına geçirdi. Parlak dalgalı sarı saçları hafif bir esintiyle yavaş yavaş dalgalanıyordu. Ve bir şarkı etrafta kol geziyordu. Sakin, ürkütücü ve bir o kadar da güzel bir ses...
Usagi sese kulak kabarttı. Şarkının ahenkli sözleri bir anda her yeri kaplamıştı.
Habersiz açan kır çiçeği,
Yalvarıyorum, söyle hadi bana,
Niyedir bu savaşların ve can yakışların sebebi?
Ey kışın en cesur çiçeği,
Ne görüyorsun o açtığın ırak yerlerde?
Niçin bağışlamak birini, bu denli zor gelir insanlara?
Yağmurları geride bıraktık ve yaz tüm mavilerini giyindi üzerine
Lakin kalbim yapayalnız,
Önümde titriyordu küçücük yüreğin,
Sözler ise gelmiyordu hatıra,
Yanı başındaki dostların solup gittiklerinde
Neler hissettin söyle bana,
Dilsiz yapraklarınla.
Nasıl anlatabilirsin bir aşkı aşka?
Yaz güneşi bulutlara yenik düşmüş,
Rüzgarsa deli fişek
İkisi bir oluyorlar,
Ki söyleyebileyim senin yaşam şarkını diye,
Adı olmayan isimsiz kahramanlar uğruna.*
Usagi aceleyle dışarı çıkıp yan bahçeye baktığında şarkıyı söyleyen kişiyi gördü. Bu kişi Nami idi...
Yazar notu;
* Şarkı Guilty Crown adlı animeden alıntıdır.
Spoiler:
Bakan Kör olmak böyle bişey işte özür dilerim ısrar edip sonra geç kaldığım için.Şimdi başlıyorum yorumaa Alice'e tam olarak ne oldu merak konusu?Neden hala beyinlerini yıkamaya çalışıyor?Nami, kızlarla arkadaş olabilecek mi?Bizim kızları daha neler bekliyor?Galaxia bu sefer ne yapacak Alice ortalarda yok hedef kim?Usagi yalnızlığı tadacak mı? Bütün bu sorular kafamda fink atarken seni fazla sıkıştırmak istemeyerek fakat bir yandan da yeni bölümü sabırsızlıkla beklediğimi söylerek yorumumu bitiyorum.Ellerine, düşüncelerine sağlık...
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): sailor chibi chibi moon
süper canım ama lütfen bizim alice'i geri döndür seiyayla aşkını özledim
""Prometheus was punished by the gods for giving the gift of knowledge to man. He was cast into the bowels of the Earth and pecked by birds."" -Oracle Turret
INTP, 5w6, 9w1, 2w1, sp/sx
Sapioromantic Demisexual
INTP, 5w6, 9w1, 2w1, sp/sx
Sapioromantic Demisexual
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): sailor chibi chibi moon
princess_serenity yazmış:
Nihaha Alice ile ilgili planlarım var ama Seiya Nami ile kalıcak u.u Nami göründüğü gibi biri değil
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): princess_serenity
Yeni bölümmm ^^ U yie.
Tam senden bekleneceği gibi bir bölümdü Irmak-chan <3
Yine düşünce betimlemelerin harika. İnsanı hikayenin içine çekiyorsun adeta asdfd
Devamını bekliyorum bakalım Alice'in hali nasıl olacak *-*
Şu Nami'y de sevdim ben ya :3
Tam senden bekleneceği gibi bir bölümdü Irmak-chan <3
Yine düşünce betimlemelerin harika. İnsanı hikayenin içine çekiyorsun adeta asdfd
Devamını bekliyorum bakalım Alice'in hali nasıl olacak *-*
Şu Nami'y de sevdim ben ya :3
*rol tanrısı*~Aslıı^m.
Spoiler:
10. sayfa (Toplam 13 sayfa) [ 193 mesaj ] |
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |