EFSUN ÖĞRETİSİ
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 57, 58, 59 ... 62, 63, 64, Sonraki

Sailor Moon Forum -> Fanart ve Fanfic
 

Efsun Öğretisi Hikayesini Nasıl Buldunuz?
Bayıldım her şeyi ile harika...Tek geçerim!
89%
 89%  [ 50 ]
Güzel olmuş ama minik eksiklikleri var sanki (Bana ne olduğun söylerseniz sevinirim^^)
5%
 5%  [ 3 ]
Yani...zaman geçirecek kadar idare eder
1%
 1%  [ 1 ]
Çoook çalışman gerekiyor daha...
1%
 1%  [ 1 ]
Üzgünüm ama beğenmedim
1%
 1%  [ 1 ]
Toplam Oylar : 56

Yazar
Mesaj
sailor chibi chibi moon
Ay Savaşçısı
Ay Savaşçısı



Yaş: 28
Kayıt: 17 Hzr 2010
Mesajlar: 769
Cinsiyet: Kız
Nerden: İzmir
Teşekkür: 220

Durumu: Çevrimdışı

sailor chibi chibi moon
Ay Savaşçısı
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Efsun Öğretisi hikayesi çook güzel sun abla Çok Mutlu kesinlikle yayın evine gitmelisin ünlü olursun valla

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger  
27 Tem 2010 15:28
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): SaILoRSuN

Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
Güzelliğin Savaşçısı



Yaş: 29
Kayıt: 17 Nis 2009
Mesajlar: 1,389
Nerden: Silver Millenium Kingdom
Teşekkür: 94

Durumu: Çevrimdışı

Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
hay ben o kablonun, beş dakka bekleyemedi dimi, sen bölümü attıktan sonra kopsaydı bari :/

neyse, - her ne kadar meraktan çatlamak üzere olsak da- bekleriz biz, sen strese girme gözde ablam Gülücük Dağıtıyor


EFSUN ÖĞRETİSİ ve KADİM SÖYLEV fanı Hayranlık Besliyor
Efsane serisi '' ZAİNİN & PALOMİTA '' fanı Hayranlık Besliyor



domo arigatoo gozaimasu NQS ^_^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger  
27 Tem 2010 19:15
SaILoRSuN
Senshi
Senshi



Yaş: 38
Kayıt: 09 Hzr 2007
Mesajlar: 3,842
Nerden: Güneş'in Yüreğinden
Teşekkür: 820

Durumu: Çevrimdışı

SaILoRSuN
Senshi
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Alacakaranlık Öğretisi - Kısır Döngü : Düşlerimiz ortak olsa da ve onları ne kadar çok arzulasak da düşlerde birleşmek mümkün değil mi yani? Gerçeklere mecbur muyuz yine?


Karanlık ve sessizlik…var olan tek şey yokluktu. Öyesine bir karanlıktı ki var oluşa bile inanmak imkansızdı.Sonra bir filmden kopuk parçalar gibi sesler ve görüntüler anlık gelip bitmeye başladı. Karanlık, aydınlık, altın ve gümüş karışımı bir efsun patlaması, gümüş saçlı ve altın rengi saçları olan iki genç adam güzel bir kadını yakalamış… bir an yine karanlık çöktü…ve yine parçalar … küçük bir kasaba, beyaz saçlı genç bir kız ona çekinerek bakan genç bir oğlan, yaşlı bir adam ve deli görünümlü bir kadın…yine bir sessizlik…gök yüzünde kara bir delikte kaybolan bir zepline benzeyen bir makine içinde güzel bir kadın kollarında usulca yok olan irice bir adam, geride ileriye kararlı bakışlar yönelten iki genç ve tek kolu ile yerde yatan küçük cansız bir bedenin başından ayrılmayan devasa bir canavarımsı bir adam…ve tekrar karanlık…bir orman…gölün içinde suya karışıp giden badem gözlü bir kız…bir fırtına…ve kendini gökyüzünden okyanustaki canavara doğru atan bir genç bir adam…sessizlik…bir çöl ve yok olan mor saçlı bir kız…gök yüzünde yine kuma dönüşerek yok olan garip giyimli başka bir genç kız…yerin altına doğru kat kat inen bir şehir…sessizlik ve karanlık…ormanın başka bir yerinde çığlık çığlıka kopan bir afetle yok olanlar…başka bir şehir…karşısında dikilmiş bir kalabalığın usulca isteksiz bir şekilde ona yol verişi…soğuk taştan bir yer…mükemmel işlemeler ve taşlarla bezeli ama ruhu gitmiş gibi…orada kendisini garip bir şekilde süzen farklı görünümlü insanlar…sessizlik…önünde duran beş kişi…sessizlik ve karanlık …güzel çiçeklik bir alan…sessizlik ve karanlık …buğulu çözemediği bir ortam ve karşısında bir kapı…sessizlik ve karanlık …parkta verilen bir savaş öncesindeki kaçış…sessizlik ve karanlık …ona doğru kontrolünü kaybetmiş şekilde hızla gelen bir kamyon…bir düş ona seslenen biri…ve yine karanlık…bu sefer uzun sürmüştü sessizlik ve karanlık …ama daha sonra tekrar başladı…bazısı işkence eden bazısı işkence gören birçok güçlü kişi…Kutsal Hanım ve Kutsal efendi denilen kişiler…efsuncular…şifacılar…elfler..insanlar…başka daha birçok ırk…sessizlik ve karanlık …ve en dehşet verici görüntüler gelmeye başlamıştı … büyük bir savaş…herkesin öldüğü…kimin iyi kimin kötü olduğu belli olmayan…var oluş sebeplerini bir kenara atmış tüm ırkların birbirini yok etmeye çalıştığı bir savaş…yine uzunca bir karanlık…genç bir kadın karnından hamile olduğu belli, yanında eşi ve önerinde savaşan o ırkların saygıyla onlara selam verişleri…ve o gezegenin üstünde henüz insan ya da o formda hiçbir ırk yokken oraya ayak basan bir adam ve bir kadın…gözlerinde sevgi ve umut…ve bu sefer bitmek bilmeyen bir karanlık ile sessizlik…yine hiç varoluşun tüm izleri silinmiş gibi…kızıl küçük kayan bir yıldız…ve yine korna sesi bu sefer tam ötesinde ona doğru yaklaşıyor ve yok olacağa hiç benzemiyor…
Derin bir nefes alarak korkuyla gözlerini açtı genç kız.Bir solunum cihazına bağlıydı.Bir telaş etrafına bakın.Beyaz bir odadaydı etrafı bir sürü tıbbi tachizatla doluydu.Belliki bir hastane odasıydı burası.Hemen yanında elini tutan genç bir oğlan uyuya kalmıştı.Aynı şekilde ötedeki koltukta da orta yaşlı hoş bir kadın.Kapının açıldığını duydu ve başını sola çevirdi.Aynı anda siyah saçlı güzel bir kız iki elindeki kahve dolu bardakları koyvermişti bir çığlıkla:

-PALOMİTA!!! O KENDİNE GELDİ!!! PALOMİTA KENDİNE GELDİ!!!, diye haykıran kızın çığlığı ile odadaki diğer iki kişi de yerinden sıçramıştı.Birkaç saniye içinde kendilerine gelip onlar birer sevinç çığlığı atmışlardı bile.

Uzun boylu yakışıklı oğlan kızın elini iyice kavramıştı “PALOMİTA! PALOMİTA İYİ MİSİN?”
Ötedeki kadında bir sıçrayışta yanına gelmişti sanki göz yaşları içibde “KIZIM! TANRIM KENDİNE GELDİ! ŞÜKÜRLER OLSUN!”

-BEN BAY WARMSINE’A HABER VEREYİM, deyip yok olmuştu bile genç kız.
Ve birkaç dakika sonra başında doktorlar tarafından zar zor uzaklaştırılmış mutluluk gözyaşları döken dört kişi vardı.Doktorlar kestanerengi saçlı kahverengi gözlü kızı muayne etmişler ve dört kişinin yanına gitmişlerdi.

-Hastamızın durumu iyi -karşı taraf tam derin bir nefes verecekken- ancak…ancak biraz daha zaman gerek…hala yarı baygın gibi…tam kendine gelememiş durumda.Durumunu bu gece belirleyecek.Her şey tepetaklak olabilir.Onunla konuşun.Kendinizi ona hatırlatmya çalışın.Uyumasını engelleyin ama böyle çığlık çığlığa değil.Sakin bir şekilde., onu onaylayan kararsız bakışları ardında bırakarak odayı terk etmişti doktor.

Her yerinin ağrıması gerektiğini düşünüyordu.Burada olduğuna göre acı hissetmeliydi.Oysa o daha çok felçliydi sanki.Yavaş yavaş hatırlıyordu etrafındaki insanların kim olduğunu ancak yine de bir tepki veremiyordu.

-Senin yola çıkmana engel olmalıydım, derken suçlu bakışlarını zar zor gözlerinde tutabiliyordu karşısındaki güzel siyah saçlı kız, ben senin en iyi dostunum.Rüyanı adam gibi dinlemeliydim.Eğer yola çıkmana engel olsaydım o kamyon…o kamyon…, göz yaşarlından konuşması yarım kalmıştı kızın.Palomita hatırlıyordu.Bu kız onun en iyi dostu Hina idi.

-Senin için çok endişelendik kızım.Baban paristeki kongreden ben de toplantıdan nasıl hastaneye vardık bilemedik.İçimiz çekildi sanki.Senin yerine ben orada olsaydım keşke…ah yavrum…ah kızım…, olduğundan daha yaşlı görünen kadın Palomita’nın annesiydi.

-Merak etme bütün hastaneyi seferber ettim.Burası ülkedeki en iyi hastane …hareket etmen tehlikeli olduğu için ülke dışına götüremedim seni ama en iyi doktorlar şu an senin için burada kızım.Yeter ki sen gücünü yitirme, karizmatik ancak annesi gibi onun da yüzüne fazladan yılların çizgileri eklenmiş kişi babasıydı.

-Bulabildiğim ilk uçağa atladım Palomita.Vincent …hani geçen yazı birlikte geçirdiğim arkadaşım var ya o bile benimle geldi.Dışarda bekliyor.İyi olduğunda seninle tanışmak istiyor.Biliyor musun orda arkadaşlarıma yakında senin de benim orda okuyacağını o kadar çok anlatıyorum ki hepsi seni merak ediyor.Mükemmel kardeşler olacağız.Bütün üniversite bize gıpta edecek.Çabuk iyileş kardeşim., elini bir an bile bırakmayan ise Wilson’dı.Zekası ve yakışıklılığı ile herkesin kalbini kolayca kazanan mükemmel insan…onun abisi…

“Ailem…” diye aklından geçirdi genç kız “Bunlar gerçekten olmadı mı yani?Kazadan beni kurtarmadı mı? Kızıl taş…ve tüm diğer şeyler… o insanlar…o olanlar…bunların hiçbiri olmadı mı?”

“Seni kim kurtaracaktı kazadan?” diye başka bir ses yankılandı zihninde aniden.

“O işte…”Palomita’nın aklı bulanmaya başlamıştı sanki.

“O kim?”dedi ses.

“Ben…bilmiyorum…”

“Ya diğerleri?”

Palomita iyice endişelenmeye başlamıştı.Şimdi her şey anlamsızlaşmıştı iyice “Ben…bilmiyorum…”

“Peki olanlar neydi?Neden olmuştu?Senin için ne anlamı vardı?”

“Bi-bilmiyorum…hatırlamıyorum…” bulanıklaşan birkaç yüz de iyice silinmeye başlamıştı.

“Belki de hiçbiri olmadı…ya da olsa bile…aileni bırakmaya değer mi? Bu hayatı bırakmaya değer mi?”

“Kimsin sen?” dedi Palomita iyice kendini kaybetmeye başlamıştı.

“Ya da onları bırakmaya değer belki de başka bir yol vardı ve sen onu seçmedin Pusula.”

Palomita’nın içi geçmeye başlarken etrafındaki insanlar daha çok konuşmaya ona daha çok seslenmeye başlamışlardı ama artık sesleri azalmaya başlamış hareketleri yavaşlamıştı.Ve sesin sahibi daha doğrusu sahipleri kendini göstermişlerdi.

Yüzlerini karanlıktan bırakan gri kukuletaları olan iki adam vardı karşısında ancak ne zaman konuşmaya başlasalar tek ses çıkıyordu ağızlarından “Bizim sana sunduğumuz yolu seçmeliydin.Kapıda bizim yanımızda kalmalıydın.Yalnış kişiler kalırken doğru kişi yanlış yolu seçti.Ama biz yine yollarımızın kesişeceğini biliyorduk… ‘Özgürlüğün seçtiğin yollarla kısıtlıdır lakin bazen yollar seni seçer. Seni seçen yol seni bulur…er ya da geç…’ bunu demiştik sana.”

“Siz…sizi hatırlıyorum…” şüpheyle onları süzdü bir yandan içinde büyüyen bir korku ile “Sır bekçileri…ama niye sadece sizi hatırlıyorum?Burda ne işiniz var? Benim burada ne işim var?Burda olmamalıydım!”

“Peki ya nerde olmalıydın?”

“Bana ihtiyacı olan biri…birileri var…Bana ne yaptınız?Sizinle gelemem için bir oyun mu bu?”

“Gayene müdahale etmek bize düşmez Pusula.Buna hakkımız olsa ilk karşılaştığımızda yapardık.Gayeni hatırlamıyorsun çünkü artık onu gerçekleştirmeyi o kadar da istemiyorsun.Ve şimdi sana bir şans tanındı”

“Gerçekleştirmek istemiyor muyum?Bir şans mı?Anlamıyorum…”

“İki seçeneğin var…Bu hayata geri dönebilirsin ya da yeniden gayenin peşinden gidebilirsin.Sadece hangisini istediğine karar vermelisin. Doğumuna ya da ölümüne karar veremezsin ama yaşam tarzını sen seçersin.Ve şimdi yine bir seçim zamanı Pusula.”

“Ama nasıl? Aklım çok karışık…Neyi seçeceğimi nasıl bileceğim?” bir yandan da ağır ağır hareket eden ve sesleri uzaktan mırıltılar gibi gelen ailesine kayıyordu gözleri.

“Öğretileri hatırla… Akıl çelişkiye düştüğünde sana yol gösterecek olan yüreğindir.”

“Öğreti 6…”diye mırıldandı kız düşüncelere dalarak. “Onca çalışma ve olanlar içinde onlar karşıma çıkarken onları gerçekten hiç öğrenmedim sanırım…hiç gerçekten anlamaya çalışmadım.”

“Yaşadığın şeylerin anlamlarını onları yaşarken göremezsin…hatıralar bunun içindir…”
Palomita usul usul ağladığını hissediyordu ama bu gerçekten de oluyor muydu?Bundan emin değildi “Ama şu an hatıralarıma ulaşamıyorum…kalbim yolu gösteremiyor…hatıralarımı hatırlayamazken nasıl onları hissedeceğim?”

“Maddesel her şey , şekiller, renkler, anlamsal karşılıkları saklayan akıldır ama duyguları, mutlulukları, acıları, manevi karşılıkları saklayan yüreğindir.Maddesel şeyleri hatırlayamasan bile yüreğin manevi şeyleri sana hatırlatacaktır.O akıla giden yolu da sana açacaktır.”

Palomita iki adama dikkatlice bakıyordu.Hiç bir zaman varoluş nedenleri bilinemeyen Sır Bekçileriydi onlar…Bekledikleri devasa kapıdan geçen her pusulayı sınıyorlar ve onların gayesi olan şey için onlarla kalmaya bir şekilde zorluyorlardı.Palomita da orda zorlu bir sınavdan geçmişti.Ama neydi? Hatırlamaya çalışmaktan vazgeçti ve onları dinledi. Hissetmeye çalıştı. Oradayken büyük bir hüzün hissetmişti.Bulanıklığın ötesinde ona uzanan bir acıyla dolu bir ruh.Bu ona birini hatırlatmıştı ve bir ses yankılanmıştı “ … o zaman geldiğinde umarım benim burada seni beklediğimi hatırlarsın.” Demişti bir kadın sesi. Ama Palomita o kadın ile sesin sahibini farklı zamanlarda gördüğünü hissediyordu.Sonra kapıda başka biri ile gitmeyi seçmişti. Çok güvendiği biri ile gitmeyi. Kızıl bakışları insanın içini yakan ve maskesinin altındakilerin ip ucunu veren biri ile gitmeyi…o kazadan onu kurtarmıştı o kişi…kazayı düşününce kazaya sebep olan neydi ya da kimdi? Hissediyordu…insanın içini donduran bakışlar kalbine buzlar saplayan gözler… Bu iki kişinin de kalbinde biri vardı…o kişi Palomita’nın da kalbindeydi…yüreğinde hep onun yarım çığlıklarını duymuştu…bazense onu unutmasını isteyen acı yalvarışları…iki ayrı sesti bunlar sanki… iki farklı kişi…iki farklı ruh…sonra başka duygular da hissetmeye başladı…kapıdan ötesini…onu yargılayan beş kişiye karşı ayrı ayrı şeyler hissediyordu; kızıl, gri, yeşil,mavi ve sarı renkleri geçti gözünün önünden sanki…ve dostane birinin dokunuşunu hissetti içinde o anda badem gözler belirdi…başka dostlar da hissetti yüreğinde ve buna karşılık ürkütücü, soğuk, karanlık düşmanların içine saldığı endişe ve korkuyu…hainliklerin getirdiği kızgınlıklar da vardı…bunlar beraberinde bazılarını kaybedişin acısını beraberinde getirmişti…ve biri daha…ilk kez o duyguyu hissetmesini sağlayan biri…kalbini sıcacık saran o duyguyu ilk kez ona ulaştıran biri…yeşil gözlerini görmüştü ve dudaklarında ılık bir dokunuş hissetmişti…”Seni seviyorum.” Deyişi yankılansa da kalbinde onun yokluğunun acısı aniden çökmüştü yüreği o anda parçalanacak gibiydi ama öyle olmadı.Başka şeyler yüreğinin parçalanmasını önledi. Diğerlerinin ona olan ihtiyacı ve güveni, buz bakışların bile bir şekilde ondan nefret etmediğini hatta derinlerde dostane olduklarını hissetmişti ve vazgeçemediği ne olursa olsun onunla olacağını hissettiği kızıl gözler…Karşısına çıkan tüm seçimlerde o kızıl gözleri seçmişti…ve bir ses daha tüm seslerden yüksek bir ses yankılandı yüreğinde “…beni seçen Pusula, Lithyasis öğrecim…yo Lithyasisim… Palomita lütfen……git…kendini burada kurban etme…sen yalnız değilsin…asla yalnız olmayacaksın…kim olursam olayım hangi tarafta yer alırsa alayım seni asla yalnız bırakmayacağım…”

-ZAİNİN! LİAM! KUTSAL HANIM ! ATEA! DOSTLARIM!, diye haykırdı gözyaşları içinde palomita, Onlar ! Onların yanında olmalıyım! Değil mi? Olmam gereken yer orası!, her şey aklına hücum ediyordu sanki.Sır bekçileri kızın sözlerinde bir şeye takılmış gibiydi.Kendilerini zor zaptediyor gibilerdi.Yinede sukunetlerini bozmadılar. Ne kadar pusulayı kendi yanlarında isteseler de objektif olmak onların doğasında vardı sanki.

“Peki buna değer mi?” dedi tek sese sahi olan iki sır bekçisi.

-Ne?

“Burda da senin için ağlayan bir ailen ve dostun var.Bu belki de son şansın. Onları ikinci kez ardında bırakacak mısın? Üstelik ordayken de bunu sorgulamıyor muydun? Burayı bırakmaya değer mi? “

Annesinin, babasının, kardeşinin ve en iyi arkadaşının ağır hareketlerini inceledi.Uzaktan gelen boğuk seslerine kulak verdi.Uyumaması için, gitmemsi için yalvarıyorlardı.Eğer şimdi onlarla kalırsa hiçbir şey gerçekleşmemiş mi olacaktı? “Ben yokken iyi olacaklar mı?” diye düşündü.”Ben yokken onların elinde daha iyi bir kader mi olacak?Keşke biri bana yol gös..ter…se…” bu sözü içinde geçirirken durakladı ve sır bekçilerine baktı.Sadece aklındakini paylaşmak için mırıldandı “Ey karanlık içindeki ruh uzaklardaki yıldızlara bahşederken kendini içindeki yıldızı söndürme.Tüm yıldızlar çoktan yok oldu beklide ama o sen yaşattığın sürecek sana yol gösterecek olandır.”

“Demek öğretileri boşa öğrenmemişsin.”

“Sanırım…” kalbi burulsa da ailesine iyice baktı “Onlar gerçek değil, değil mi?”

“Bu gerçeği tanımlamana bağlı…O küçük kasabada yaşadıkların sahte miydi?”

“Olanları gerçek dünyada yaşamasak da…gerçek gibiydi…”

“Gerçeklerini kendin belirlersin.İnandığın şeyler senin için gerçektir.Eğer bu insanlarla kalmak istiyorsan şu anda onlara inanıyorsan onlar gerçek olur.”

“Hayatlarını yaşayamayan diğer pusulalar gibi bir yerlerde usulca ölüyorum şu anda değil mi?” sır bekçileri yanıt vermemişti buna “onlara acıyordum ama…belki de olabilecek en güzel ölüm.”

“Onlarla aynı durumdasın ama…senin geride bedenin de kalmadı.Dolayısıyla geride kimse seni kullanmıyor.Burada kalmanı engelleyecek hiçbir şey yok.”

“Bedenim yok mu? Bunu bana kim yaptı?”

“Bedenin karanlık ruh tarafından ele geçirildi.Bu ona yeniden can verdi ama beden aynı zamanda ruhu tutan bir kafestir.Altın efsun ustası bunu biliyordu ve rolünü bedenlerinizi birleştirerek tamamladı. Gümüş efsun ustası ise en azından ruhuna bir şans tanımak istedi ve ruhunu özgür bıraktı.”

“Dönersem nasıl var olacağım?”

“Bu ikinci aşama…şimdiki kararına odaklanmalısın öncelikle…”

Palomita onlara baktı tekrar sonra yine diğerlerini düşündü “Ne olursa olsun ailemi sevdiğimi fark ettim biliyor musun? Onlardan hep nefret ettiğimi düşündüm ama orada yaşadığım her şey bana onlarla bir şekilde kopamayacak bir bağım olduğunun farkına varmamı sağladı.Hele Wilson’ı görüşüm…bana kardeş olarak sarılmasını ne kadar çok istemiştim…Bu mutlu tablo benim hayalim.”

“Yani burada kalacaksın”

“Hayır. Bu aileye inanmıyorum. Birgün ailemin yanında olacaksam mutlu aile tablosu rolü yapan bir hayal değil acı çektirecekte olsa var olan ailemin yanında olmak isterim.Öte yandan Magnusfe gezegeninde tanıştım herkes de benim ailem haline gelmiş durumda. Onlara karşı sahteliği tercih etmek istemiyorum.”

“Gümüş efsun ustası bundan memnun olmayacak. Hatta belki de herkes için çok geç.”

“Yine de seçimim bu.Denemeden geç olup olmadığını bilemem. Vazgeçtiğim an belki de geç diye nitelendirdiğimiz an olacak.Ben dönmeyi denemek istiyorum. Kıymetini bilemediğim geçmişimin laneti gölgem olsun istemiyorum gelecekte.”

“Seçimin dönmekse elini ver pusula…” sır bekçileri birer ellerini uzatmışlardı iki yandan.
Palomite hüzünle gülümsedi ve iki eli ile onları ellerini tuttu “Yine de ailemi olur da tekrar göremem diye onlara hoşça kal demek isterdim.”

Sır bekçileri bir an birbirlerine baktılar ve etraflarını karanlık sararken şöyle mırıldandılar “Hoşça kal zamanı aniden gelirse anılarına sıkı tutun.Sadece onlar sana güle güle diyecektir onun yerine.”

Palomita söylenen bu öğreti ile gülümsemesini arttırdı ve yok olan ailesine usulca seslendi “Hoşçakalın…”

Karşısındaki insanlar öylece donakalmışlardı.Sanki kızı duymuşlardı.Dördü dekıza sesleniyorlardı yok olurlarken “Düşlerimiz ortak olsa da ve onları ne kadar çok arzulasak da düşlerde birleşmek mümkün değil mi yani? Gerçeklere mecburuz muyuz yine?” Renkleri atmıştı ve gözyaşları içinde oldukları yere çökerlerken birer siluete dönüşüp tamamen yok olmuşlardı.


Sessizlik var olmamak değildir...Sessizliğim asaletimdendir... Buradayım...
Spoiler:
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
28 Tem 2010 19:47
Buki
Süper Üye
Süper Üye



Yaş: 31
Kayıt: 27 Hzr 2007
Mesajlar: 872
Teşekkür: 78

Durumu: Çevrimdışı

Buki
Süper Üye
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Hepsi birbirinden güzeldi okuduğum her böl.de şok ötesi oldum.Hala şoktayım.. Yeni böl. bekliyorum sun-chan.Süper bölümlerdi... ._.

Lacrimis struit insidias cum femina plorat. 🌙
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
28 Tem 2010 20:15
ashleyvehannahmoon
Yeni Üye
Yeni Üye

Avatar

Yaş: 25
Kayıt: 02 Tem 2010
Mesajlar: 35
Cinsiyet: Kız
Teşekkür: 2

Durumu: Çevrimdışı

Avatar
ashleyvehannahmoon
Yeni Üye
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Güzelmiş.

SLOW GİRL^^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
28 Tem 2010 20:41
Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
Güzelliğin Savaşçısı



Yaş: 29
Kayıt: 17 Nis 2009
Mesajlar: 1,389
Nerden: Silver Millenium Kingdom
Teşekkür: 94

Durumu: Çevrimdışı

Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
mu-mu-mu-muhteşem Hayranlık Besliyor *.* dilim tutuldu yorum yapamıyorum Çıldırmış Durumda
zaten yorum yapılacak bi tarafı da yok, bildiğin sun-chanın işe koyulmuş hali(hala sihirli değniğinin yerini söylemedin Madde )

aferim palomita,geçen sefer attığım şaplak işe yaramış demekki, öğretileri hatırlamışsın Kayan Gözler

ve sun-chan'a burdan soru: palomita'nın gözlerinde gördükleri şey, fanart konusunda konuştuğumuz şey miydi?


EFSUN ÖĞRETİSİ ve KADİM SÖYLEV fanı Hayranlık Besliyor
Efsane serisi '' ZAİNİN & PALOMİTA '' fanı Hayranlık Besliyor



domo arigatoo gozaimasu NQS ^_^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger  
28 Tem 2010 21:24
SaILoRSuN
Senshi
Senshi



Yaş: 38
Kayıt: 09 Hzr 2007
Mesajlar: 3,842
Nerden: Güneş'in Yüreğinden
Teşekkür: 820

Durumu: Çevrimdışı

SaILoRSuN
Senshi
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Alacakaranlık Öğretisi – Herkes için bir Karar : Karanlık ve aydınlığın dışında da bir şey var alacakaranlık. Bu güneşin doğuşu demek de olabilir batışı da ama gece gündüz gün içinde birer kez yaşanırken alacakaranlık iki kez yaşanır.


“Karanlık…ve aydınlık…Bir süredir ikisinin de iyi ve kötü kanları olabileceğini bana anlatan olaylar içerisindeyim. Eski hayatımın her zaman öldüresiye monoton ve sevgiden yoksun olduğunu düşünürdüm. Bir süre öncesine kadar… Bu yüzden buraya gelmek istemiştim. Çünkü gümüş saçları hemen yanımda dalaglanan ve kızıl gözleri benim donuk gözlerimle kesişen birisi bana başka bir dünyanın kapılarını aralamıştı. Zainin…Diğer buz rengi gözlü ve altın sarısı saçları olan öyle seslenmişti ona. Zainin de ona Lordum diye hitap etmişti…Lord Slithliam. Lord Slithliam onunla gelmemi istiyordu. Zainin ise içten içe gitmeme gerektiğini bilse de benim bu dünyadan ayrılmamı önlemeye çalışıyordu. Hala bunun nedenini tam olarak anlayabilmiş değilim. Çünkü sonrasında Lordla değil de onunla gelmeyi seçtiğimde bir noktadan sonra asla beni yanından ayırmayacağını fark ettim. Birbirimize karşı olan güvenimiz birçok kez sınandı. Özellikle de benden yana… Çünkü o Zainin di…günahkardı…ve bu ismin verilişinin nedeni aslında Lord Slithliam’ın da beni yanına almak istemesinin nedeniydi. Öte yandan kalbime o öldüresiye acıyı saplayan sesin sahibiydi. Kutsal hanım. Fakat bundan fazlası vardı. Bu klasik prensese aşık olan iki adamın hikayesine hiç de benzemiyordu. Çünkü Kutsal Hanımın sevmesi yasaktı. O bedeninde iki ruhu barındırıyordu. Karanlık ruh olarak bilinen Shiénaya ve aydınlık ruh olarak bilinene ve şu anda üstün ruh konumunda olan elaheh. Elaheh birini severse kalbi zayıflar ve karanlık onun yüreğini yok ederdi eğer karanlık olan birini severse o zaman bedeninin içinde bir yürek oluşur ve bu da onun yok oluşu olurdu. Garip olan ise hayatımda ikisinin de bir şekilde yer almasıydı. Shiénaya beni çocukken bulmuştu. Elaheh ise liseye yeni başladığım dönemde. Birçok olay yaşadım ve birçok kişi ile tanıştım. Zainin in dostları…onu seven ve bu sevginin içinde yok olan Daisy, onun ablası olan eşini yıllar önce bir insanoğlu yüzünden kaybeden ve oğlunu çok seven zarif bir kadın Dlathia, kendi kısa yüreği kocaman Rat, ürkütücü devlikte hasas kalpli Korag, efsun hırsızı olan ve nihayetinde karanlıkta birilerinin yolunu seçip ihanet eden Gvstn ve onları eğitmiş olan usta Togch…Slithliam’ın etrafında dost olarak kimseyi görmedim…sadece adamları ve ona hizmet eden halk…daha doğrusu başta böyle düşünüyordum. Tüm yolculuğumun sonunda şimdi düşünüyorum da belki de hepsi onun dostuydu.Ona inanılmaz bir saygu duyuyolardı ve sonsuz bir güven. Yine de bu saygı ve güvenin içinde yalnızdı Slithliam. Zainin ise dostlarını bir kenara itme çabası içinde yalnızlaştırmıştı kendini.İkisi de Kutsal Hanımın yanında olmak istiyorlardı ama hangi ruh ile? Bir de konsül ve herkesten farklı bir konumda olan Raini var. Raini saraydaki ilk dostum yinede annesinin tuzağına düşmemize izin vermesi konusunda hala kızgınım ona.Öte yandan Elaheh’in en iyi dostlarından biri, elflerin en saygı duyulan lideri…lideriydi…öldüğünü öğrenmek büyük bir acı verdi bana. Elaheh in bir başka yakın dostu Konsül Perisi…Ne yazık ki o da karanlık ruhun planı sonucunda onu yetiştiren Konsül bilgesi tarafından öldürüldü. Konsül Savaşçısı da Elaheh’in tarafındaydı o da Kızıl yıldızın mızrakları ile Dlathia’nın kollarında ölümü buldu. Konsül Bilgesi Elaheh’in çekingen kişiliğini zayıf buluyordu ona göre Kutsal Hanım güçlü ve yöneyimin sağlam kılan biri olmalıydı. Kızıl Yıldız ise istenmeyen ırklardan biri olan insanoğlu olmasına rağmen onun gücüne saygı duyduğu için karanlık ruhun yanında yer almıştı.Hayatta kalan sadece Kızıl yıldız oldu.çünkü Mu ve Atlantis kıtasının gücü her yenilendiğin de iki kürede olurdu. Onunkinde Mu’nun gücü vardı. Shiénaya onu öldüremezdi zaten ona üç küre yeterdi ve onları da almıştı. Yitik Ruh…o iki ruhun da tarafı değildi. Sadece dengeyi arzulayan bir varlıktı. Küçük çocuk görünümünde ama ürkütücüydü onun küresinde ise Atlantisin gücü vardı. Saygı duyduğu tek kişi ise bu dünyayın halkının temelini oluşturan mu Atlantis halklarından güçlerini yitirmeyenleri buraya eşi Ra-Mu ile getiren Atea idi. Atea bir yerlerde oğlu tarafından mahkum edilmişti tıpkı kocası da bir yerde mahkum olduğu gibi. Çünkü İki kıtanında güçleri içinde birleşen ilk kutsal Efendi olan ve sadece bir ruha sahip olan tek kişi olan oğullarının kardeşlerini öldürülmesinin intikamını almaya çalışırken durdurmuşlar ve onlar da oğullarını bir yere mahkum etmişlerdi.

Herkes bir yana bir yer daha vardı ki benim için çok özeldi. Saklı şehir… Orada bana annelik eden Madga ve çılgın iki kuzen olan Walker ve Flyer ile tanıştım.Bir de savaşımız esnasında kendi hayatını feda eden Veraloraderas yani Vera…Oradan ayrılırken tnaıştığım şovalye ve kendime yakın hissettiğim kızı Floa…Ve…ve…benim için bu dünyadaki belki de en özel kişi…Liam…Her ne kadar altın kandan gelen bir efsun ustası olduğunu saklasa da onun affetmem hiçte zor olmadı. Çünkü yüreğimin ona karşı bir zaafı vardı. Birlikte önemli şeyler yaşamıştık…Cennet alevinin lanetini yenmeye çalışırken daha da yakınlaşmıştık ve beni lideri olduğu bu şerha getirmişti. Abisi Lord Slithliam ve efsunu reddettiğini sonradan öğrendim. Gelecekte bir zaman onun öleceğini söylediği sıralarda…ama yine de beni sevdiğini hep benimle olacağını biliyordum. Bana güven veren birçok şey söyledi ama fark etmediği asla ölmeyeceğine dair söz vermedi. Çünkü bir vakit bunun olacağını o da hissediyordu sanırım. Atea’yı gördüğümüz o okyanustaki canavardan tek kaçış olarak kendini feda etti kanını benim kanımla birleştirdikten sonra. Tek yok oydu çünkü canavarı doyurup derinlere gönderen tek şey kutsal kandan birisiydi…bunun olma sebebi vakti gelince kendi oğullarını ona yem etmek için atea ve ra-mu nun bu canavarı ortaya çıkarmlarıydı. Ve onun kanın bana karışması cennet alevinin lanetini de tamamen yok edecekti. Liam da herkes için ve benim için ölümü seçti.Onu asla unutmayacağımı biliyorum.Ne de olsa ilk aşkımdı…Küçükken hikayelerimde yazdığım ve asla bulamayacağımı düşündüğüm kişi…

Herkesin planı bir yandan işlerken galip olan Shiénaya olmuştu. Ona karşı olan herkesi yok etmiş Elahehi geri plana itmiş ve güçlü kişileri yanına çekmişti.Ona güvendim. Çünkü kimseye güvenemiyordum. Neden ona güvenmeyeyim ki? Diye düşündüm. O, o anda orda olan herkes gibi yalnızdı. Yalnızlığının en saf halini ben tanımıştım küçükken. Benim ya da Elaheh’in yaşadığımız hiçbir şeyi o yaşayamamıştı. Sanki bir hiçti. Bir hiç olmak yerine kötü biri olmayı seçmişti.Onu bir şekilde anlıyordum. Yok sayılmak yerine kötü biri olarak bilinmeyi, ona karşı hiçbir şey hissedilmemesi yeirne nefret edilmesini tercih etmişti. Hepsi çaresizliktendi. Başka bir seçeneği kalmamıştı. Benim bile başka bir yolum olsa ona arkamı dönerdim. O da tüm kapıları kapadı.

İşte şimdi bulunduğum noktaya da bu yüzden geldim. Zainin ruhuma son bir şans verdiğinde hastanede ailemele kalma şansı elde etmişken. Onları bıraktım. Çünkü sahte olduklarını düşünüyordum. Ama oradan ayrılırken hoşçakalın deyişimi duymuşlardı sanki ve bana “Düşlerimiz ortak olsa da ve onları ne kadar çok arzulasak da düşlerde birleşmek mümkün değil mi yani? Gerçeklere mecburuz muyuz yine?” demişlerdi. O zaman onlar gerçekten onlarmış gibiydi. Bunu bilmiyorum sadece hissediyorum. Ve belki de hiçbir zaman bilemeyeceğim.
Ama öğrendiğim bir şey var:Karanlık ve aydınlığın dışında da bir şey var alacakaranlık. Bu güneşin doğuşu demek de olabilir batışı da ama gece gündüz gün içinde birer kez yaşanırken alacakaranlık iki kez yaşanır. Yani hayatımıza aslında karanlık ve aydınlıktan daha fazla alacakaranlık sarmış durumda…Bir dakika… bu…son cümleler…bunları ben mi düşündüm?”

Palomita yine hiçlikten gözlerini bir yerlere açmıştı.Her yer gri ve bulanıktı.Bir süre sonra orayı hatırladı: ”Her yere ulaşabilen hiçlik”ti orası.Ayaklarının bastığı bir yer yoktu ama düşmüyordu.Oraya ilk gittiğinde Zainin bileğinden sıkıca tutmuştu Palomita’yı bir aksilikle ayrı düşmemek için.Çünkü orda her an başka bir boyuta geçebilirmişsin ya da sonsuza dek orda kaybolabilirdi.Birkaç metre olduğunu düşündüğü yürüyüşten sonra karşılarında yokluktan bir kapı belirdi.Hayatında bu kadar devasa bir kapı görmemişti genç kız.iki yanındaki sütunların biri güzel bir kıza diğer ise iğrenç bir yaratığa benziyordu.Uzandıkları noktada ise bir oyuk vardı sanki orda olması gereken bir şey eksikmiş gibi.Kapının üzeri bin bir çeşit irili ufaklı taşlarla süslüydü.Desenlerin belli noktalarına oturtulmuş gibiydi.

“Demek hatırladın burayı Pusula” dedi iki sır bekçisinin tek sesi.
Palomita irkilerek arkasını döndü “ ‘Ama öğrendiğim bir şey var karanlık ve aydınlığın dışında da bir şey var alacakaranlık. Bu güneşin doğuşu demek de olabilir batışı da ama gece gündüz gün içinde birer kez yaşanırken alacakaranlık iki kez yaşanıyordu. Yani hayatımıza aslında karanlık ve aydınlıktan daha fazla alacakaranlık sarmış durumda…’ bunu bana siz düşündürdünüz değil mi?”

“Benim sana söylemem yerine senini kendine söylemenin daha iyi olacağını düşündüm” dediler.

“ ‘Ben mi?’ “ diye aklına düşmüşken bir den gözü bedenine kaydı…Bedeni…Olmaması gerekiyordu…Hani ruhuna bir şans verilmişti? Ama….ama bedeni tamamen çıplaktı. Genç kız bir çığlık attı “Sapık mısın nesin sen ? Neler oluyor burada? Neden çıplağım? “

“ ‘Sanırım neden bedenim var?’ diyecektin Pusula.Ama bedenin yok”
Kız duraksadı kendine bir kez daha baktı. Bedeni bir görünüp bir yok oluyordu.Sonunda yarı saydam bir halde kaldı “Bu…bedenim değil mi?”

“Burası hiçlik boyutu Pusula. Bedenin varmış gibi geliyor çünkü zihninin bildiği ve benimsediği en ilk plandaki beden bu…”

“İlk plandaki beden mi?” gittikçe her yer grileşmeye ve yerde sular dalgalanmaya başlamıştı.Bu duyguyu ilk geldiği zaman da yaşamıştı. Buradaki sınanışında olmuştu ve yine oluyordu. Tek farkı şimdi ilk geldiğinde seçmediği seçeneğe daha yakın hissediyordu kendini.

“Bir gün yine buraya geleceğini biliyordum. Hastanede onun adını söylediğinde kesin kanaatimi de getirmiş oldum.” Diye fısıldadılar.

“ O kim?”

“Atea…”

Palomita sessizleşti. Dalganan su ve gri sis arttı. Ötelerde o kadını gördü. Bayez bir gelinlik içinde yüzü duvağı ile örtülü. Elinde bir demet beyaz gül vardı. Acı çekiyordu gelin. Kurtarılmak istiyordu. Birisine kavuşmak istiyordu. Muhtemelen sevdiği adama…ama ne ilgisi vardı tüm olanlarla? Gelin, sır bekçileri ve Atea…Yere eğik düşünceli bakışlarını kaldırdı ve sır bekçilerine dikti “Aradığınız kadın…benim ulaşmamı istediğiniz kadın…ilk geldiğimde ve şimdi de gördüğüm gelin….O Atea mı?”

“ Çok uzun zaman önce ayrı düştük. Ben buraya mahkum oldum. Onun yanına gidemezdim.Ama onun yansımasını buraya taşıdım. Bu ona ulaşacak pusula için bir başlangıç noktası olacaktı. Üstelik ben de onun iyi olup olmadığını bilecektim en azından. Çünkü oğlumuz hala bir şekilde ikimiz de peşinde.Buraya gelenlerin bazıları beni yok etmek için geliyor.Onları hiçlikte yok edip duruyorum bende.oğlumun bir parçasını yok ediyorum her seferinde.Bu yüzden Atea da beni merak ediyor olmalı. Ama biliyorum ki bir şekilde o da beni hissediyor.”

“Hep ben diyorsunuz…ama nasıl? Siz…tek ses…yani o zaman tek kişi…sen…SEN OSUN!” Palomita inanamıyordu öğrenidiği şeylere.

“Evet Pusula…Ben Ra-Mu’yum.İki bedene bölünmüş tek ruh halinde buraya mahkum edildim ve her şeyi düzeltebilecek o özel Pusulayı bekliyorum. Seni gördüğüm anda anlamıştım onun sen olduğunu.Çünkü ancak kadim güçlere hükmedebilen biri bize yardım edebilridi, kadim güçleri içinde barındırabilen biri. Böyle bir efsun ustası aynı zamanda bir pusula iken çok daha büyük güçlere karşı savaşabilir.Bize eş ve hatta oğlumuzla boy ölçüşebilcek biri iken…”

“Ben kadim güçlere nasıl hükmedebilirim? Elimde olan iki kadim gücü de kaybettim nerde kaldı kadim güçleri içimde barındırmak? Üstelik ben efsuncu bile olamadım değil mi? Sınavımı tam bilemiyorum ama her şekilde kutsal Hanımı yok edememiş oldum. Yani başarısızım. Normalde sahip olduğum taşım bile yok…bedenim bile yok…”

“Sadece bildiğin bedenin yok Saena…”

“Saena mı? “ Palomita bunu Atea’nın da dediği zamanı hatırladı “Saena…bana onu anlat.”

“Seni sana anlatmak biraz garip olmaz mı?”

“Şu anda bana garipliklerden bahsetme. Etrafımdaki her şey hatta ben bile garibim.” Arada gözleri acı çeken geline kayıyordu.Onu kendine çekmeye çalışıyor onu kurtarması için yalvarıyordu.”Çabuk olsan iyi olur…”

“Saena kadim güçlerin yansımasından biridir. Sayıları daha fazla olsa da bilinen en büyük beş kadim güç vardır. Ve her kadim gücün bir ruh yansıması. Fakat bu ruhlar sıradan ruhlar değildir. O kadar güçlüdürler ki bedene sahip olma haklarını bazı alt ırklara aktarırlar. Böylece bir bedenin sahibine kendilerini bağlarlar. O bedenin sahibi eğer kadim ruhu ortaya çıkarabilirse onun gücünü kullanma hakkına sahiptir.Ve hatta onun bedenini kullanma. Bu çok farklı bir bağdır pusulalık bağından çok daha farklı. Kadim ruhlar uzun zamandır sessizdi.Anlaşılan o ki şimdi birinin ortaya çıkma vakti geldi. O sensin Saena. Birçok boyutta bir çok ırkın birçok ülkesinde farklı farklı efsanelere konu olan her birine göre farklı isimlere sahip bir kadim güç.”

“Sen diyorsun ki eğer o kadim gücü keşfedebilirsem.Onun bedenini kullanabilir ve geri dönebilirim.”

“Bunu yapmana yardımcı olurum ama bir şartım var.”

“Atea’yı ve seni kurtarmamı ve ikinizi bir araya getirmemi istiyorsun.”

“Hayır.İşin aslı şu ki zaten bizi kurtarırsan onu ortaya çıkarabilirsin.”

“Neden?”

“Çünkü senden önce o güce ben sahip olanlardan biriydim.Ancak mahkumiyetimiz aslında bizim ölümümüz yani kurtulduğumuzda ölmüş olacağız. Bu nedenle benim sahip olduğum güç beni terk etti. Ve anlaşılan seninle yeniden doğdu.”

“Sizi kurtardığımda ölecek misiniz? “

“Özgür olarak ve birlikte olacağız böylece. Bizi anlayabilceğini sanıyorum. Saena…lütfen…”

“Yine bir seçim ha?Hem de neyi seçersem seçeyim birçok şeyi kaybetmiş olacağım.Sadece ben değil başkaları da…” kendi kendine güldü “Bu iyice alışkanlık olmaya başladı.Kötü bir alışkanlık…ama sanırım bu sefer kazanacaklarımı da kaybedeceklerimi de göze alacak kadar değiştim.”

Gelinlikli acı çeken kıza döndü.İki yanında Sır bekçileri olan iblenen ve buradaki bekleyişleri iblinmeyen kişiler aslında tek bir kişiydi ve artık bekleyişlerinin sona ermek üzere olduklarını umuyorlardı. Berislerindeki kadına ulaşmak için ruhlarında büyük bir arzu duyorlardı. Atea’nın o gelinlikli kadın olduğunu düşününce.Bu iki kişinin geçmişte kendisininki gibi zor bir hikayeleri olduğunu tahmin ediyordu. Kortuğu gizemli kişilere karşı şimdi biraz olsun sıcaklık hissetmeye başlamıştı. Belki birgün Palomita da sadece ölüm için çırpınıyor olacaktı. “Atea’nın adını benden duydun çünkü onun olduğu yere gittim.” Ra-Mu’nun artan gerginliğini hissedebiliyordu “Seni hala düşündüğü ve senin için endişelendiği doğru.Ve o da tıpkı senini gibi sürekli oğlunla bir mücadele içinde tutsak olduğu yerde. Kendi geleceğimi görür gibi hissediyorum size baktıkça.Verdiğim karar şu ki … gerçek amacım dışında da şimdi sizi kurtarmayı arzuluyorum. Siz yeterince alacakaranlıkta kaldınız. Belki artık sonsuza dak aydınlıkta huzura kavuşmanızın vakti gelmiştir. Size yardım edeceğim.”

“ Bizim de herkesin olduğu gibi günahalarımız var. Öldüğümüzde karanlıkta olmak umrumuzda değil. Sadece birlikte olalım yeter. Ve Palomita…teşekkürler.”

Palomita elini geline doğru uzattı. Bir yerlere doğru çekildiğini hissediyordu . Artık hep uzaklarda duyduğu o kuş çığlığını çok açık ve net bir şekide duyuyordu hem de tüm ruhunda hissediyordu gerçekleri.Onun gözünden görmeye başlamış gibiydi her şeyi.Bedeni olarak gördüğü yarı saydam vucut değişmeye ve alev alev yanmaya başlamıştı ruhu yanıyordu. Gelinin duvağı bir esintilye savruldu ve tebessümün bile olmadığu umutsuz yüzü kendini gösterdi.Kadın da ona doğru elini uzatmıştı.”Seni kurtarmaya geliyorum Atea…”


Sessizlik var olmamak değildir...Sessizliğim asaletimdendir... Buradayım...
Spoiler:
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
31 Tem 2010 23:56
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Tsukino-Usagi

Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
Güzelliğin Savaşçısı



Yaş: 29
Kayıt: 17 Nis 2009
Mesajlar: 1,389
Nerden: Silver Millenium Kingdom
Teşekkür: 94

Durumu: Çevrimdışı

Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
voooow Karışık muhteşem olmuş sun-chan,gerçekten muhteşem okumadım yaşadım sanki yaa Çıldırmış Durumda

Yazara Sesleniş(yurda sesleniş gibi oldu Çıldırmış Durumda ) :

bu hikaye biteceği için üzülüyorum, ama ikinci kitabın da geleceğini düşündükçe seviniyorum Gülücük Dağıtıyor .sen kesin onu da okuyup üfleyip yazarsın ki etkileyici olsun Şaşırmış Durumda şaka bi yana sen edebiyata az daha önem verip geliştirsen kendini az daha, ülkede aşık atacak yazar bırakmazsın biliyon mu Soru bu gidişle nobel edebiyat ödülü olmasa da avrasya edebiyeat ödülünü alırsın sen Hayranlık Besliyor .

kıza bak yaa, bi hikaye yazıyo, içinde yok yok Ünlem Karışık efsun var, aşk var, ihanet var, güç var,savaş var, dünyanın her yerinden efsaneler var, gizem var,dostluk var, sadakat var,acı var, sevgi var,nefret var, aksiyon var, sınavlar var, ...... saymaya üşendim be, halil ibrahim sofrası gibi yazı yazmış kız. Çıldırmış Durumda Şaşırmış Durumda

şimdi gözde ablacım, sen ilk kitapta -yani girişte- bu kadar yaptısan ikinci kitapta -yani gelişmede- neler yaparsın acaba merak ediyorum ben şahsen. Göz Kırpıyor zaten ikinci kitapta ne olursa olsun, yukardaki gibi içindekiler listesi yapmıycam, tahmini iki günümü alır çünkü Çıldırmış Durumda Şaşırmış Durumda

Yorumlar:

efenim yukarıda da belirttiğim üzre kitabın muhteşemliği su götürmez, o yüzden onu geçelim.

Sevgili Palomita; her ne kadar öğretileri unutup da bedenini Shinenaya'nın emrine amade bıraksan da( Kötülük Düşünmekte! ) sonradan öğretileri hatırlamış olman beni çok mutlu etti( Gülücük Dağıtıyor ). ne demişler, zararın neresinden dönülürse dönülsün kardır.

onun haricinde senin ilk aşkın olan şu Liam, hurilerle gayet mutlu mesut, o yüzden sen kendisini kalbinde güzel bir anıdan fazla ilerilere almasan memnun olurum( Kayan Gözler ), şayet ben o ileriler için gümüş saçlı kor bakışlı şovalyem Zainin'i düşünüyorum Hayranlık Besliyor yeni bedenin hayırlı uğurlu olsun Saena'cığım, sana bol şans (mektup gibi oldu Çıldırmış Durumda )
-----------------------------------

Zainin, seni ıslak odunla dövmek lazım( Çılgın ) senin ne işin var harbin içinde,he? ananın dizinin dibinden nee ayrılıyon sen Çılgın çık çabuk ordan alıyom elime terliği bak Kötülük Düşünmekte! ben daha senin mürüvvetini göremedim, ne gebermesiymiş, her şeyin bi usulu adabı, bi yeri zamanı var canım, aaa, olmaz ki böyle.

canımız sıkıldı, hadi olay çıkaralım ölelim,yok efendim öyle Madde , daha evlenecen, çocukların olcak, onları evlendircen, onların çocukları olcak, sana dede diycekler, sonra torunlarını evlendirecen; ondan sonra istiyosan ölürsün, seni zorla tutmuyoz ya. ama her şeyin bi sırası var ,dimi Şaşırmış Durumda Kayan Gözler

ha bir de, ''ben Kutsal Hanım'ı Kutsal Hanım olduğu için sevdim''-yani kendisi olduğu için sevdim- dediydin, dediydin amma, hatta o da seni sen olduğun için sevdiydi amma, iki ruh da anlayamamıştı aşkını. en iyisi siz vazgeçin birbirinizden Üzgün ya da Ağlıyor , sen Pally'yi al, Elaheh'i de Lord alsın, Shinenaya da gebersin be, gebersin kurtulalım Madde , olma mı Hüzünlü

sana şimdilik bu kadar yeter,daha yorum yapılcak tonla adam var.
-----------------------

Slithliam, evladım, madem bu kadar çok seviyon Elaheh'i, madem ölüm gelecekse seviğimin yanında gelsin diyon, madem sevgisi değilse bile saygısını kazanayım yeter diyon,ben izin verdim sana, sen son dakkada sırtla Elaheh'i fırla ordan. gidebildiğin kadar uzağa git. mutlu mesut yaşayın Gülücük Dağıtıyor . Shinenaya da gebersin gitsin Kötülük Düşünmekte! Madde
-------------------

Rat; pardon yaa, bunca şeyin içinde senin yasını bile tutamadık Üzgün ya da Ağlıyor ,kısaydın ama mert adamdın, pek gösterişli bi adam olmasan da yardıma ihtiyaç duyuldu mu hemen gelirdin boyuna bakmadan. Gülücük Dağıtıyor hadi hakkını helal et, umarım gittiğin yerde mutlusundur cesur savaşçı Hüzünlü
-----------------

Korag; dev gibi adam dedikleri sen oluyorsun heralde, hem kendin hem de yüreğin büyüktü be Üzgün ya da Ağlıyor arkadaşın senin için hayatını feda etti ise seni sevdiğinden, suçlama sakın kendini Üzgün ya da Ağlıyor toparlanın ve hemen yola koyulun, arkadaşının kanını yerde mi bırakacaksın? Çılgın Shinenaya cadısı neden oldu bunlara Madde öyle değil mi, o halde ne bekliyorsunuz, Rat'ın intikamını gidin alın Çılgın Zarif
-----------------

Dlatha; kocanın ve seni seven konsül savaşçısının ölümüne neden olan şu cadı var ya, shinenaya Kötülük Düşünmekte! , ondan intikam alma vaktidir, yoksa bu kadın senin arkada usta Toch'a emanet ettiğin küçük oğluna da kötülük yapar Madde bir an önce işinizi bitirin de küçük oğluna kavuş, kim bilir ne kadar özlemiştir seni Hüzünlü , hayatında bi kere de tam anlamıyla mutlu ol Gülücük Dağıtıyor
-----------------

Walker ve Flyer; oğlum size laf anlatmaktan dilimde tüh bitti. yeni lideriniz orda can çekişiyo, siz gezintiye çıkıyonuz, Liam size böyle mi öğretti, ha? Çılgın çabuk zeplin midir nedir, o aracın ayarını yapın, yolunuzu bulun, mucit kuzenler diye geçiniyonuz, bi işe yarayın Madde
----------------

Sır bekçileri, yok, Ra-Mu; bunca zaman hapis kalıp da doğru kişiyi beklediniz, sonunda geldi,gözünüz aydın Gülücük Dağıtıyor , eğer öldükte sonra Khonos-Atea'yla bi nikah tazeleme filan yaparsanız, bize de davetiye yollayın olur mu Gülücük Dağıtıyor
----------------

Khonos-Atea;senin de gözün aydın Gülücük Dağıtıyor sonunda kocana kavuşabilcen. bu arada oğlunuz ne hayırsız evlatmış öyle Çılgın , evlerden ırak Madde . ve şu yaşlanmama sırrını bi ara postalarsan bana, pek bi mesut olucam, şayet yetmişime geldiğimde otuz göstermek istiyorum da Hayranlık Besliyor Şaşırmış Durumda
----------------

Elaheh, yavrum seni birini sevdiğin için suçlayamam, ama o kişi Zainin olduğu için suçlayabiirim Şaşırmış Durumda yani suçlama dediysem, yok suçlayamam, gönül ferman dinlemez çünkü, gönül ota da konaar günahkara da Şaşırmış Durumda Gülücük Dağıtıyor ama keşke lordu sevebilseydin, hem o zaman kötü yürekli ikizin de güçlenemezdi bu kadar Kayan Gözler
---------------

Shinenaya, evladım sen niye kötü oluyosun, madem hiç olmak yerine fark edilmeyi seçiyon, Elaheh'ten daha iyi olaydın da sana daha çok değer verselerdi, olmaz mıydı,ha? Hüzünlü Gülücük Dağıtıyor ama senin hamurunda var kötülük,iilla ortalığı birbirine katacan Madde bazen sana acısam da öğretiler gösterdi ki her zaman yeni seçenekler oluşturulabilir. bu yüzden yaptıklarının bedelini ödemelisin Çılgın Allah rahmet eyleMEsin Madde
---------------

Floa, evladım, uyanmışken ne diye duruyon orda, tabanlrı yağlasana, eceline mi susadın, hadi altmış yaşında filan olsan yaşamakatan bıktın diyecem, ama daha çocuksun be yavrum Üzgün ya da Ağlıyor yazık oldu sana, oralara gitmişken bi bak Liam'a da, fazla terleyip de üşütmesin kendini. Şaşırmış Durumda haa unutmadan, gidiyon madem, babana da selam söyle, hasret giderirsiniz en azından Gülücük Dağıtıyor sana Allah rahmet eylesin ama, bol bol eylesin hem de Gülücük Dağıtıyor
--------------------

+++++++++++++++++++++++++++++++++

Sorular:

1-Palomita o kapıdan geçince nereye gitti?

2-Zainin vs. kurtulabilecekler mi?

3-Dlatha ve gemideki diğer arkadaşları bir daha görebilecek miyiz?

4-Allah'ın cezası pis mahluk Shinenaya'nın ölüm çığlıklarını ne zaman duyacaz?

5-Saena'nın pers mitolojisinden bir dev kuş olduğunu ve bizim ''Zümrüd-ü Anka'' ya denk geldiğini ve farklı mitolojilerde farklı farklı adlarla anıldığını nette yaptığım araştırmalar sonucu öğrenmiş buluyorum. Yaxis'in kardeşlerinin ölümünde görülen anka kuşunun bizim Pally olduğu da anlaşılmış bulunmakta. peki ama aynı olayda görülen ejder kim? Karışık

6-Khonos-Atea ile Ra-Mu birbirlerine kavuşabilecekler mi?(her ne kadar kavuşmaları ölümleri anlamına gelse de)

7-Sır Bekçileri(yani Ra-Mu) beş kadim güç olduğunu ve Saena'nın da bunlardan biri olduğunu söylediydi,
a) diğer güçler neler?
b) yine efsanevi güçler mi?

8-ikinci kitabın da ilki gibi halil ibrahim sofrası misali olacak, ondan şüphem yok.
a) ilk kitapta geçen fsaneler ikinci kitaba da geçecek mi?
b) geçecek ise bir-kaç örnek verebilir misin?

9-3 mart 2010'dan yapımına başlanmış bi Trailer vardı,kitap bitti trailer gelmedi, ne iş? Çıldırmış Durumda

10-kosüllü imza yapacaktın?

-+-+-+-+-

istediğin sorudan başlayabilirsin sun-chan Gülücük Dağıtıyor Çok Mutlu


EFSUN ÖĞRETİSİ ve KADİM SÖYLEV fanı Hayranlık Besliyor
Efsane serisi '' ZAİNİN & PALOMİTA '' fanı Hayranlık Besliyor



domo arigatoo gozaimasu NQS ^_^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger  
01 Ağu 2010 16:03
SaILoRSuN
Senshi
Senshi



Yaş: 38
Kayıt: 09 Hzr 2007
Mesajlar: 3,842
Nerden: Güneş'in Yüreğinden
Teşekkür: 820

Durumu: Çevrimdışı

SaILoRSuN
Senshi
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
ehem...Başlıyorum Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda Çıldırmış Durumda

Öncelikle yorumun başındaki tüm iltifatların için çok teşekkür ederim canım ^^ Nobeli bilemem de bir kitabım olsa razıyım ben ^^ Kendimce verdiğim sözler de aklımda kitabım olsa size de sürpriz olacak...

İkincisi hikayeye çok içten yorum yapıyorsun ve değerlendiriryorsun bunun için de teşkkür ederim...

Üçüncüsü - en tırstığım kısım XD - sorular:

1-2-4-6 numarları sorular ya birdaha ki bölümde ya da uzun olur da iki bölüm olursa bir dahaki 2 bölüm içinde öğrenilecek.

Bu arada Palomita o kapıdan ilk geldiğinde geçmişti ve o gezegene gitmişti şim di o kapıdan geçmedi.

3-5-7-8 i de ikici kitapta öğreneceksiniz...8 e şöyle bir cevap vermiş olayım ilk kitaptan da bir şeyler mutlaka olacak am yeni şeyler de eklenecek.Örnek veremem ip ucu olur XD

9 için trailerı ilk kitap bitince yapmaya karar verdim.Daha rahat olacak ve daha kalitel ibir şey yapabileceğim.

10 aynı şekilde ilk kitap bitince genel bir düzenlemeye gideceğim.Biliyorsunuz bir imza etkinliği başlattım ayrı bir başlıkta.Orda yapılmayan bölümlerdan yine kalanlara imza yapacağım genel bazı düzenlemeler yapacağım.Konsülle ilgili imzayı da o zaman yapacağım.

O kadar uzun şeye biraz kısa cevap oldu ama ne desem büyük ip ucu olabilirdi ancak bu kadar cevaplayabildim.

Hadi diğer okuyucular nerde yorumlarınız XD


Sessizlik var olmamak değildir...Sessizliğim asaletimdendir... Buradayım...
Spoiler:
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
01 Ağu 2010 17:38
Sailor Star Fighter
Eternal Sailor Moon
Eternal Sailor Moon



Yaş: 28
Kayıt: 13 May 2009
Mesajlar: 2,601
Nerden: Eskişehir
Teşekkür: 249

Durumu: Çevrimdışı

Sailor Star Fighter
Eternal Sailor Moon
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
YUH!

Ben yok iken neler neler olmuş!

Öncelikle 'Shitliam' dan bahsetmek istiyorum. Çünkü o her zaman doğru taraftaydı. Liam her zaman bunu anlatmak istedi Palomita'ya ama o bir türlü kavrayamadı.
-
Ayrıca onca olandan sonra yani konsül üyelerini bile öldürdükten sonra nasıl güvenebildi o kötü ruha insanoğlu mantığıyla değil kalbiyle hareket eden bir varlıktır. Ve bu hikayede kalbiyle hareket edenler daima kaybediyorlar.
-
Doğrusu Zainin'in Palomita'ya aşık falan olduğunu sanmıştım ama yanılmışım o Palomita'nın bu oyundaki en masum kişilerden olduğunu biliyordu. (Floa'dan sonra) ''Zamanı geldiğinde kimi seçeceğini merak ediyorum Zainin'' O Palomita'yı seçti. Sevdiği kadın Kutsal Hanım'ın ne iyi ruhu idi ne de kötü... Bence bu hikayede arada kalan kişi Palomita'dan sonra Zainin!
-
Kutsal Hanım'ın iyi ruhuna geldiğimde ise Shitliam senin için o kadar şey yaptı. Sen ise hala Zainin diyorsun. Valla sinir oldum bu özelliğine ama 'SANIRIM SEVGİ(AŞK) BÖYLE BİR ŞEY' diyip geçiyorum bu konuyu.
-
Palomita'ya gelirsem tam bir aptal! Gerçekleri göremedi. Oysa bir an durup geriye baksaydı tıpkı bir film şeridi gibi o zaman hatırlayacaktı oraya gitmesinin sebebini Liam'ı Floa'yı yaşadıklarını kararlarını çabalarını... Ve de en önemlisi en başından beri yanında olan insanları.
-
Bir an bitirdiğini sandım neyseki daha yeni başlıyormuşuz sevindim. Ne sıklıkla okuyabileceğimi bilmiyorum ama okuyacağımdan emin olabilirsin =)


Vinnie~
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger  
01 Ağu 2010 23:29
Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
Güzelliğin Savaşçısı



Yaş: 29
Kayıt: 17 Nis 2009
Mesajlar: 1,389
Nerden: Silver Millenium Kingdom
Teşekkür: 94

Durumu: Çevrimdışı

Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
evet ssf haklısın, o film şeridi biraz geç geçti gözlerinden ama olsun Gülücük Dağıtıyor . bu arada yeni başlamıyoruz, ilk kitap bitiyo Şaşırmış Durumda . ikincisine de ne zaman geçeriz belli değil, sun-chan küçük bi ara vercekti iki kitap arasında, kafa toplama molası Göz Kırpıyor


EFSUN ÖĞRETİSİ ve KADİM SÖYLEV fanı Hayranlık Besliyor
Efsane serisi '' ZAİNİN & PALOMİTA '' fanı Hayranlık Besliyor



domo arigatoo gozaimasu NQS ^_^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger  
01 Ağu 2010 23:53
day
Güzelliğin Savaşçısı
Güzelliğin Savaşçısı



Yaş: 30
Kayıt: 08 Ağu 2008
Mesajlar: 1,306
Cinsiyet: Erkek
Teşekkür: 125

Durumu: Çevrimdışı

day
Güzelliğin Savaşçısı
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
oha >.<

ben son iki bölümü okuyamamıştım ve abla sana tesüflerimi şeediyorum >.< kalp hapı alınız falan yassana en üste XD
oha harbiden hissettim ya film izler gibi *-* canlandı her şey gözümde *-* sır bekçileri... atea ... saena ... uha *-*

ya ben uzun uzun yorum yazamıyorum abla kusuruma bakma T^T ama olanların şokundan inme indi >.< o kadar mı gerilir iinsan >.<

Ve

“Hayır.İşin aslı şu ki zaten bizi kurtarırsan onu ortaya çıkarabilirsin.”

“Neden?”

“Çünkü senden önce o güce ben sahip olanlardan biriydim.Ancak mahkumiyetimiz aslında bizim ölümümüz yani kurtulduğumuzda ölmüş olacağız. Bu nedenle benim sahip olduğum güç beni terk etti. Ve anlaşılan seninle yeniden doğdu.”

“Sizi kurtardığımda ölecek misiniz? “

“Özgür olarak ve birlikte olacağız böylece. Bizi anlayabilceğini sanıyorum. Saena…lütfen…”

“Yine bir seçim ha?Hem de neyi seçersem seçeyim birçok şeyi kaybetmiş olacağım.Sadece ben değil başkaları da…” kendi kendine güldü “Bu iyice alışkanlık olmaya başladı.Kötü bir alışkanlık…ama sanırım bu sefer kazanacaklarımı da kaybedeceklerimi de göze alacak kadar değiştim.”



bu bölümü anlamadım ben üü.

En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger  
03 Ağu 2010 15:01
SaILoRSuN
Senshi
Senshi



Yaş: 38
Kayıt: 09 Hzr 2007
Mesajlar: 3,842
Nerden: Güneş'in Yüreğinden
Teşekkür: 820

Durumu: Çevrimdışı

SaILoRSuN
Senshi
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
@SSF ve Tsukino-Usagi:Öncelikle teşekkür ederim güzel yorumlarınız için^^ Evet ssfcim "kitap" dediğim bu genişçe kısım bitince ikinci kitaba geçeceğiz.Bazı olaylar oraya aktarılmış olacak ama temel olay burada bitecek.

@Day: Orada olan şu (aslında bunu ilerde açıkça yazmayı düşünyordum ama önden burda açıklamış olayım) Saena (araştırmayanlar da artık bilsin kendisi bizim dilimizde anka kuşudur. Saena İran'daki adıdır.) önceden Ra-Mu'nun da sahip olduğu bir güçmüş ve bu kadim güç sahibi ölünce kendine başka bir sahip buluyor bir nevi. Ra-Mu tam olarak ölmedi ama saena artık onun bedeninde kalmamış çünkü Ra-Mu'nun o anki durumu bir nevi ölüme denk çünkü oradan kurtulsalar bile zaten ölecekler. Detaylar ileri de öğrenilir ama Saena ne kadar Ra-Mu yu terk etse de belki de yine de onun tam oalrak ölmeside gerekiyordur? ya da Önceden Saena'ya sahip olan biri olması nedeniyle Palomita'nın içindeki Saena'yı böylece ortaya çıkarabilcektir (Hikayenin öncesine bakarsanız aslında ankaın sesinin iilk duyulması cennet alevinin alınmasına dayanıyor. Neden mi? Bunun da birkaç ortak noktası var ama şimdilk söylemiyim) ama önceden de belirtmiştim cennet alevi saene yı uyandıran ilk kıvılcım niteliğinde aslında Ra-Mu ile de bu alev tam anlamıyla körüklenmiş oluyor. Neden Ra-MU ve Atea ölüyor? Bu da bir nevi oğullarının onlara verdiği cezanın bir parçası diyebiliriz.

Sonunda da Palomita bu sorumluluğu bir nevi kabul ediyor. Yani saena uyansa ra-mu ve atea ölecek ama "belki" de arkadaşalarını kurtarabilecek, saena uyanmasa hala ailesinin hayal mi değil mi tam belli olmayan yansıması ile bir şansı daha olabilecek ama bu safer de arkadaşalrı yok olmuş olacak.

İşin bir yanı da şu arkaaşlarını kurtarmak iyi bir fikir mi? Ne de olsa yitik ruh onları bilerek bırakmıştı. Bir de saena yı uyandır sa bile arkadaşalrını kurtarmanın hala bir garantisi yok sadece bir şans bu...

Umarım açıklayabilmişimdir ^^' ve umarım bu sırada bir şeyleri ele vermemişimdir o.O


Sessizlik var olmamak değildir...Sessizliğim asaletimdendir... Buradayım...
Spoiler:
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
03 Ağu 2010 15:28
Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
Güzelliğin Savaşçısı



Yaş: 29
Kayıt: 17 Nis 2009
Mesajlar: 1,389
Nerden: Silver Millenium Kingdom
Teşekkür: 94

Durumu: Çevrimdışı

Tsukino-Usagi
Güzelliğin Savaşçısı
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
sun-chan, bu kitabın bi sonu olcaktı,benim buralarda yok,sen bi bakıvar bakam senin oralarda mı?hiii, son sayfaları uçup gitmesin sakın? Üzgün ya da Ağlıyor Şaşırmış Durumda Çıldırmış Durumda

Hayranlık Besliyor Ünlem YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK Ünlem Hayranlık Besliyor

Hayranlık Besliyor Ünlem YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK Ünlem Hayranlık Besliyor

Hayranlık Besliyor Ünlem YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK Ünlem Hayranlık Besliyor

Hayranlık Besliyor Ünlem YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK Ünlem Hayranlık Besliyor

Hayranlık Besliyor Ünlem YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK YE-Nİ BÖ-LÜM ŞAK ŞAK ŞAK Ünlem Hayranlık Besliyor

(bağırmaktan dilim damağım kurudu be İnanamıyor! )


EFSUN ÖĞRETİSİ ve KADİM SÖYLEV fanı Hayranlık Besliyor
Efsane serisi '' ZAİNİN & PALOMİTA '' fanı Hayranlık Besliyor



domo arigatoo gozaimasu NQS ^_^
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger  
06 Ağu 2010 1:17
SaILoRSuN
Senshi
Senshi



Yaş: 38
Kayıt: 09 Hzr 2007
Mesajlar: 3,842
Nerden: Güneş'in Yüreğinden
Teşekkür: 820

Durumu: Çevrimdışı

SaILoRSuN
Senshi
EFSUN ÖĞRETİSİ Konu: Yanıt: EFSUN ÖĞRETİSİ
Alıntıyla Cevap Gönder
Yeni bölüm akşam sizlerle...ama son bölüm değil haberiniz olsun Kahkaha Atıyor Kahkaha Atıyor Kahkaha Atıyor
Bu arada imzan çok güzel Tsukino-Usagi...day in ellerine sağlık^^


Sessizlik var olmamak değildir...Sessizliğim asaletimdendir... Buradayım...
Spoiler:
En Yukarı Git
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder  
06 Ağu 2010 13:09
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 57, 58, 59 ... 62, 63, 64, Sonraki
58. sayfa (Toplam 64 sayfa) [ 955 mesaj ]  

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız