Sailor Moon Anime Bölüm Tanıtımları Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 26, 27, 28 ... 37, 38, 39, Sonraki |
Sailor Moon Forum -> Site için Çalışmalarınız |
Yazar
Mesaj
aldıklarımı bitirdim
de alıyorum ^^

Alıntı:
"146-147-148-150-151-152"yi
"ilk önce kalbin kırılır, sonra çürümeye başlarsın... (C.S.)"
>funnylife<
yenielmakurdu

>funnylife<
yenielmakurdu

Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): dremlant
Ohoo bende diyorum bu başlık neden hareketlendi?
500 puanmı? Wuu bende diyorum havadan 1000 puanım nerden geldi?
İsmimi zaten düzgün yazamadım acil düzeltmem lazım + eşya falan istiyorum.
Bu yoğun öğrencilik temposunda , geleceğimi etkileyecek bir sınavın eşiğinde (biraz dramatize edelim asdf) dersane-ev-okul üçgeninn arasına bunları da sıkıştırarak emekler sarfederek bende bu işe kollarımı sıvayacağım.
U.L: iyicene baktım ve en sevdiğim sezon olan 3. sezon üzerinde çalışmaya karar verdim.
97 [eğer yapılmadıysa] benimdir almayın.
Edit: Mümkünse 99 da... Şimdi bütün sayfaları TEKER TEKER kontrol edicem yapıldıysa affola ^^"
500 puanmı? Wuu bende diyorum havadan 1000 puanım nerden geldi?
İsmimi zaten düzgün yazamadım acil düzeltmem lazım + eşya falan istiyorum.
Bu yoğun öğrencilik temposunda , geleceğimi etkileyecek bir sınavın eşiğinde (biraz dramatize edelim asdf) dersane-ev-okul üçgeninn arasına bunları da sıkıştırarak emekler sarfederek bende bu işe kollarımı sıvayacağım.
U.L: iyicene baktım ve en sevdiğim sezon olan 3. sezon üzerinde çalışmaya karar verdim.
97 [eğer yapılmadıysa] benimdir almayın.
Edit: Mümkünse 99 da... Şimdi bütün sayfaları TEKER TEKER kontrol edicem yapıldıysa affola ^^"

imza için vinvin'e, ikon için de michiru-chan'a teşekkürleer <3

173,174,175,176,177'yi ben alıyorum birkaç haftaya eklerim inşallah^^
Dön gel , yine sev beni.
Sar sevgine , sevgimi.
Nefes gibi muhtacım sana...

Sar sevgine , sevgimi.
Nefes gibi muhtacım sana...
Spoiler:
Zaman diye birşey yoksa eğer
Nedendir bu farklı hissedişler..
Nedendir bu farklı yaşayışlar ve farklılıklar..
Bu vahşetler ve ihanetler..
Sensizlik ve boşluk..
Bunların tümünün yok mu sonu??
Yok mu birlikte güleceğimiz bir gün??
Nedendir bu farklı hissedişler..
Nedendir bu farklı yaşayışlar ve farklılıklar..
Bu vahşetler ve ihanetler..
Sensizlik ve boşluk..
Bunların tümünün yok mu sonu??
Yok mu birlikte güleceğimiz bir gün??


Tanıtımı yaptım ama oldu mu emin değilim.Dün bitirmiş olacaktım ama müsait olamadım.Çok uzun olmuş olabilir.Sizi rezilliğimle başbaşa bırakıyorum.
Noktalama işaretleri konusunda iyi değilimdir.Defalarca kontrol etmiş olmama rağmen yine de yazım hataları olabilir.İlk defa böyle bir şey yaptım, doğru mu yaptım yoksa yanlış mı bilmediğimden, zahmet edip de okuyanlar nasıl olduğu hakkında yorum yaparlarsa sevinirim.Çünkü 2 bölüm daha yapmak istiyorum.Olmadıysa, yapamamışsam diğer 2 bölümü bırakırım.
Spoiler:
94. Temiz Kalbi Koru! Üç Yollu Savaş
Hava güneşlidir, Usagi Luna ile birlikte parktadır.Giriş sınavları için Rei'nin evinde
ders çalışması gerekiyordur ama Usagi tembellik yapmak ister.Luna, Usagi'ye acele edip gitmezlerse Rei ve diğerlerinden yine azar işiteceğini söyler ama Usagi dinlemez.Kendini havanın mükemmelliğine kaptırmıştır ve Mamoru'yla buluşmak istediğini düşünürken motor sesi duyulur ve Mamoru görünür.
Usagi dileğinin gerçek olduğunu söyler ve Mamoru'nun yanına koşar.Yanına yaklaşmışken Mamoru'nun arkasında bir kız olduğunu görür ve şaşırır, biraz duraksar o sırada kız başındaki kaskı çıkarır ve o kız Unazuki'dir.
Usagi ne olduğunu sorar, Unazuki; ağabeyi Motoki'nin geziye gitmek için evden çıktığını ama biletleri evde unuttuğunu, biletleri ağabeyine yetiştirmeye çalışırken yolda Mamoru'yla karşılaştığını ve Mamoru'nun onu tren istasyonuna bıraktığını söyler, Usagi bariz bir şekilde rahatlayınca Mamoru ve Unazuki neden böyle davrandığını anlayamaz.Usagi Mamoru'ya iltifat ederken Unazuki onları hayranlıkla izliyordur.
Unazuki'nin çalıştığı kafededirler ve Unazuki Usagi'ye Mamoru'yla hiç öpüştünüz mü diye sorduğunda Usagi öyle büyük bir tepki verir ki kafedekiler onlara bakmaya başlar.
İkisi de utanmıştır ve Unazuki aynı soruyu daha sessiz bir şekilde tekrar sorar ama Usagi utanıp lafı ağzında geveleyince Unazuki onu yanlış anlar.Bu yaşta öpüşmesinin yanlış olduğunu, zaten orta okul öğrenci olduğunu ve bu yıl giriş sınavlarının olduğunu söyleyince Usagi ne diyeceğini bilemez.Unazuki'ye peki sen hiç öpüştün mü diye sorduğunda Unazuki sevdiği bir erkek arkadaşı olduğunu ve daha öpüşmediklerini söyleyince Usagi şaşırır, seviyorsan neden öpmüyorsun diye sorar ama Unazuki ilk öpücüğe değer verdiğini söyler ve ilk öpücük hayalindan bahseder.
O sırada yan masadan hoş bir gülme sesi gelir.
Ses Haruka'ya aittir ve yanında Michiru vardır.Konuşmalarına istemeden kulak misafiri olmuşlardır ve Haruka ilk öpücüğü hayal etmek ha?Çok tatlı der.Michiru ise romantik olduğunu düşünüyorum der ve dünya üzerinde ilk öpüşen insanların Âdem ve Havva olduğunu ekler ve 15. yüzyıl İtalya'sında genç bir çiftin öpüşmesi durumunda evlenmek zorunda olduğu bir söylentiden bahseder.Biraz daha konuştuktan sonra Haruka saatine bakar, görüşürüz der ve Michiru ile birlikte kafeden ayrılırlar.Unazuki Usagi'ye bir sürü lezzetli keki olduğunu ve arkadaşlarınla birlikte gel de ikram edeyim der.Unazuki işine döner ama Usagi çok heyecanlandığından çocuk gibi davranmaya başlayınca kafedekiler yine ona bakar, Usagi utanır.
Haruka ve Michiru kafeden çıktıklarında ilk öpücük hayali olan Unazuki için endişelenirler.Dürüst olduğu için Daimon'a daha kolay hedef olacaktır.Michiru dikkatli olmalıyız der.
Profesör, Kaolinite ile konuşuyordur.Birçok kez başarısız oldun ama eminim ki yeni bir hedef bulmuşsundur der.Kaolinite ilk öpücüğün hayalini kuran, temiz kalpli bir kız
bulduğunu söyler. Profesör şaşırır, öpücük ha?Ben uzun zamandır öyle şeyler yapmamıştım der ve delice kahkaha atmaya başlar, Kaolinite ona eşlik eder.
Unazuki evi süpürüyordur.İşini bitirince ilk öpücük hayali hakkında düşünür o sırada
elektrik süpürgesi dönüşür ve Daimon Ousouji ortaya çıkar.
Unazuki'nin kalp kristalini alır ve camı kırarak kaçar ama sevinci kısa sürer.Uranüs ve Neptün Savaşçısı orada bekliyordur.Ousouji tılsımı vermemek için saldırır.Uranüs ve Neptün saldırıdan kurtulur ve Uranüs karşı saldırı yapar, tam tılsımı alacakken Ousouji'nin saldısıyla geri savrulur.Tılsım aşağı doğru düşer, peşinden giderler ama tılsım bir kamyonun kasasına düşmüştür ve gözden uzaklaşır.
Usagi ve diğerleri Unazuki'nin evine gelmişlerdir.Kızlar kendi aralarında konuşurlar Usagi ise zile basıyordur.Kapının açık olduğunu farkederler.Kapıyı açtıklarında Unazuki'nin yerde yattığını görünce telaşlanırlar.Kalp kristalinin çalındığını anlarlar.Hemen kristali Daimon'dan almak zorundadırlar ama nerede arayacaklarını bilemezler.
Kızlar Ami sayesinde kristalin olduğu bölgeyi bulur ama ayrılıp aramak zorundadırlar.
Kristali aramak için çıkacaklarken Unazuki uyanır.Öpüşmek istiyorum diyerek Makoto'yu öpmeye çalışır.
Usagi ilk öpücük hayalini hatırlatmaya çalışır ama nafile Unazuki kiminle olduğunu umursamadığını, öpüşmek istediğini söyler.Temiz kalp kristali çalındığından kirlenmiş olabilir der Ami.Minako şaşırır, Rei bundan eminim der ve Unazuki'yi kontrol altına alır.
Kızlar kristali aramaya çıkarlar ama nerede arayacaklarını bilemezler.Ami, yakınlarda
bir Daimon oduğunu söyler o sırada Mamoru gelir.Usagi ile birlikte Daimon'un olduğu yere giderler.
Uranüs ve Neptün Daimon'la dövüşüyordur.Ay Savaşçısı gelir.Daimon ona saldırmaya başlar.Uranüs ve Neptün de Daimon'a saldırır ama başarısız olurlar.Smokinli Şovalye gelir ve onlara yardım eder.Son saldırıyı Ay Savaşçısına bırakır.Ay Savaşçısı Ay'ın Sarmal Kalp Saldırısı ile Daimon'u etkisiz hâle getirir.
Uranüs ve Neptün kristali almaya çalışır. Aralarında kısa bir mücadele geçer, sonunda Neptün kristali alır ama tılsım olmadığını anlayınca bırakır ve Uranüs'le birlikte uzaklaşırlar.Ay Savaşçısı kristali alır o sırada diğer Gezegen Savaşçıları da gelir.
Kızlar Unazuki'nin kalp kristalini geri verirler.
Kendi aralarında konuşuyorlardır.Usagi; Michiru'nun anlattığı söylentiyi kızlara anlatır.Bu ilk öpücüğün ne kadar değerli olduğunu gösteriyor der.Minako da böyle önemli bir şeyi belli biriyle sık sık yapan birini tanıyoruz dediğinde Usagi donup kalır.Ami giriş sınavlarını hatırlatır.Çalışma gruplarına başlayalım der.Onlar kendi aralarında tartışırken Usagi balkona, Mamoru'nun yanına gider.Usagi Unazuki'nin hayalini koruyabildiği için mutlu olduğunu söyler.Mamoru'yla bakışırlar.
Tam öpüşecekken Usagi ilk öpücüğümüzü hatırlıyor musun diye sorduğunda Mamoru'nun yanakları kızarır, ne diyeceğini bilemez.Usagi şaşkınlıkla Mamoru'ya bakar, Mamoru konuyu değiştirmeye çalışır.
Hava güneşlidir, Usagi Luna ile birlikte parktadır.Giriş sınavları için Rei'nin evinde
ders çalışması gerekiyordur ama Usagi tembellik yapmak ister.Luna, Usagi'ye acele edip gitmezlerse Rei ve diğerlerinden yine azar işiteceğini söyler ama Usagi dinlemez.Kendini havanın mükemmelliğine kaptırmıştır ve Mamoru'yla buluşmak istediğini düşünürken motor sesi duyulur ve Mamoru görünür.

Usagi dileğinin gerçek olduğunu söyler ve Mamoru'nun yanına koşar.Yanına yaklaşmışken Mamoru'nun arkasında bir kız olduğunu görür ve şaşırır, biraz duraksar o sırada kız başındaki kaskı çıkarır ve o kız Unazuki'dir.

Usagi ne olduğunu sorar, Unazuki; ağabeyi Motoki'nin geziye gitmek için evden çıktığını ama biletleri evde unuttuğunu, biletleri ağabeyine yetiştirmeye çalışırken yolda Mamoru'yla karşılaştığını ve Mamoru'nun onu tren istasyonuna bıraktığını söyler, Usagi bariz bir şekilde rahatlayınca Mamoru ve Unazuki neden böyle davrandığını anlayamaz.Usagi Mamoru'ya iltifat ederken Unazuki onları hayranlıkla izliyordur.
Unazuki'nin çalıştığı kafededirler ve Unazuki Usagi'ye Mamoru'yla hiç öpüştünüz mü diye sorduğunda Usagi öyle büyük bir tepki verir ki kafedekiler onlara bakmaya başlar.

İkisi de utanmıştır ve Unazuki aynı soruyu daha sessiz bir şekilde tekrar sorar ama Usagi utanıp lafı ağzında geveleyince Unazuki onu yanlış anlar.Bu yaşta öpüşmesinin yanlış olduğunu, zaten orta okul öğrenci olduğunu ve bu yıl giriş sınavlarının olduğunu söyleyince Usagi ne diyeceğini bilemez.Unazuki'ye peki sen hiç öpüştün mü diye sorduğunda Unazuki sevdiği bir erkek arkadaşı olduğunu ve daha öpüşmediklerini söyleyince Usagi şaşırır, seviyorsan neden öpmüyorsun diye sorar ama Unazuki ilk öpücüğe değer verdiğini söyler ve ilk öpücük hayalindan bahseder.

O sırada yan masadan hoş bir gülme sesi gelir.

Ses Haruka'ya aittir ve yanında Michiru vardır.Konuşmalarına istemeden kulak misafiri olmuşlardır ve Haruka ilk öpücüğü hayal etmek ha?Çok tatlı der.Michiru ise romantik olduğunu düşünüyorum der ve dünya üzerinde ilk öpüşen insanların Âdem ve Havva olduğunu ekler ve 15. yüzyıl İtalya'sında genç bir çiftin öpüşmesi durumunda evlenmek zorunda olduğu bir söylentiden bahseder.Biraz daha konuştuktan sonra Haruka saatine bakar, görüşürüz der ve Michiru ile birlikte kafeden ayrılırlar.Unazuki Usagi'ye bir sürü lezzetli keki olduğunu ve arkadaşlarınla birlikte gel de ikram edeyim der.Unazuki işine döner ama Usagi çok heyecanlandığından çocuk gibi davranmaya başlayınca kafedekiler yine ona bakar, Usagi utanır.
Haruka ve Michiru kafeden çıktıklarında ilk öpücük hayali olan Unazuki için endişelenirler.Dürüst olduğu için Daimon'a daha kolay hedef olacaktır.Michiru dikkatli olmalıyız der.

Profesör, Kaolinite ile konuşuyordur.Birçok kez başarısız oldun ama eminim ki yeni bir hedef bulmuşsundur der.Kaolinite ilk öpücüğün hayalini kuran, temiz kalpli bir kız
bulduğunu söyler. Profesör şaşırır, öpücük ha?Ben uzun zamandır öyle şeyler yapmamıştım der ve delice kahkaha atmaya başlar, Kaolinite ona eşlik eder.

Unazuki evi süpürüyordur.İşini bitirince ilk öpücük hayali hakkında düşünür o sırada
elektrik süpürgesi dönüşür ve Daimon Ousouji ortaya çıkar.

Unazuki'nin kalp kristalini alır ve camı kırarak kaçar ama sevinci kısa sürer.Uranüs ve Neptün Savaşçısı orada bekliyordur.Ousouji tılsımı vermemek için saldırır.Uranüs ve Neptün saldırıdan kurtulur ve Uranüs karşı saldırı yapar, tam tılsımı alacakken Ousouji'nin saldısıyla geri savrulur.Tılsım aşağı doğru düşer, peşinden giderler ama tılsım bir kamyonun kasasına düşmüştür ve gözden uzaklaşır.
Usagi ve diğerleri Unazuki'nin evine gelmişlerdir.Kızlar kendi aralarında konuşurlar Usagi ise zile basıyordur.Kapının açık olduğunu farkederler.Kapıyı açtıklarında Unazuki'nin yerde yattığını görünce telaşlanırlar.Kalp kristalinin çalındığını anlarlar.Hemen kristali Daimon'dan almak zorundadırlar ama nerede arayacaklarını bilemezler.
Kızlar Ami sayesinde kristalin olduğu bölgeyi bulur ama ayrılıp aramak zorundadırlar.
Kristali aramak için çıkacaklarken Unazuki uyanır.Öpüşmek istiyorum diyerek Makoto'yu öpmeye çalışır.

Usagi ilk öpücük hayalini hatırlatmaya çalışır ama nafile Unazuki kiminle olduğunu umursamadığını, öpüşmek istediğini söyler.Temiz kalp kristali çalındığından kirlenmiş olabilir der Ami.Minako şaşırır, Rei bundan eminim der ve Unazuki'yi kontrol altına alır.

Kızlar kristali aramaya çıkarlar ama nerede arayacaklarını bilemezler.Ami, yakınlarda
bir Daimon oduğunu söyler o sırada Mamoru gelir.Usagi ile birlikte Daimon'un olduğu yere giderler.
Uranüs ve Neptün Daimon'la dövüşüyordur.Ay Savaşçısı gelir.Daimon ona saldırmaya başlar.Uranüs ve Neptün de Daimon'a saldırır ama başarısız olurlar.Smokinli Şovalye gelir ve onlara yardım eder.Son saldırıyı Ay Savaşçısına bırakır.Ay Savaşçısı Ay'ın Sarmal Kalp Saldırısı ile Daimon'u etkisiz hâle getirir.

Uranüs ve Neptün kristali almaya çalışır. Aralarında kısa bir mücadele geçer, sonunda Neptün kristali alır ama tılsım olmadığını anlayınca bırakır ve Uranüs'le birlikte uzaklaşırlar.Ay Savaşçısı kristali alır o sırada diğer Gezegen Savaşçıları da gelir.
Kızlar Unazuki'nin kalp kristalini geri verirler.

Kendi aralarında konuşuyorlardır.Usagi; Michiru'nun anlattığı söylentiyi kızlara anlatır.Bu ilk öpücüğün ne kadar değerli olduğunu gösteriyor der.Minako da böyle önemli bir şeyi belli biriyle sık sık yapan birini tanıyoruz dediğinde Usagi donup kalır.Ami giriş sınavlarını hatırlatır.Çalışma gruplarına başlayalım der.Onlar kendi aralarında tartışırken Usagi balkona, Mamoru'nun yanına gider.Usagi Unazuki'nin hayalini koruyabildiği için mutlu olduğunu söyler.Mamoru'yla bakışırlar.

Tam öpüşecekken Usagi ilk öpücüğümüzü hatırlıyor musun diye sorduğunda Mamoru'nun yanakları kızarır, ne diyeceğini bilemez.Usagi şaşkınlıkla Mamoru'ya bakar, Mamoru konuyu değiştirmeye çalışır.
Noktalama işaretleri konusunda iyi değilimdir.Defalarca kontrol etmiş olmama rağmen yine de yazım hataları olabilir.İlk defa böyle bir şey yaptım, doğru mu yaptım yoksa yanlış mı bilmediğimden, zahmet edip de okuyanlar nasıl olduğu hakkında yorum yaparlarsa sevinirim.Çünkü 2 bölüm daha yapmak istiyorum.Olmadıysa, yapamamışsam diğer 2 bölümü bırakırım.




setsuna_san yazmış:
Tanıtımı yaptım ama oldu mu emin değilim.Dün bitirmiş olacaktım ama müsait olamadım.Çok uzun olmuş olabilir.Sizi rezilliğimle başbaşa bırakıyorum.
Noktalama işaretleri konusunda iyi değilimdir.Defalarca kontrol etmiş olmama rağmen yine de yazım hataları olabilir.İlk defa böyle bir şey yaptım, doğru mu yaptım yoksa yanlış mı bilmediğimden, zahmet edip de okuyanlar nasıl olduğu hakkında yorum yaparlarsa sevinirim.Çünkü 2 bölüm daha yapmak istiyorum.Olmadıysa, yapamamışsam diğer 2 bölümü bırakırım.
Spoiler:
94. Temiz Kalbi Koru! Üç Yollu Savaş
Hava güneşlidir, Usagi Luna ile birlikte parktadır.Giriş sınavları için Rei'nin evinde
ders çalışması gerekiyordur ama Usagi tembellik yapmak ister.Luna, Usagi'ye acele edip gitmezlerse Rei ve diğerlerinden yine azar işiteceğini söyler ama Usagi dinlemez.Kendini havanın mükemmelliğine kaptırmıştır ve Mamoru'yla buluşmak istediğini düşünürken motor sesi duyulur ve Mamoru görünür.
Usagi dileğinin gerçek olduğunu söyler ve Mamoru'nun yanına koşar.Yanına yaklaşmışken Mamoru'nun arkasında bir kız olduğunu görür ve şaşırır, biraz duraksar o sırada kız başındaki kaskı çıkarır ve o kız Unazuki'dir.
Usagi ne olduğunu sorar, Unazuki; ağabeyi Motoki'nin geziye gitmek için evden çıktığını ama biletleri evde unuttuğunu, biletleri ağabeyine yetiştirmeye çalışırken yolda Mamoru'yla karşılaştığını ve Mamoru'nun onu tren istasyonuna bıraktığını söyler, Usagi bariz bir şekilde rahatlayınca Mamoru ve Unazuki neden böyle davrandığını anlayamaz.Usagi Mamoru'ya iltifat ederken Unazuki onları hayranlıkla izliyordur.
Unazuki'nin çalıştığı kafededirler ve Unazuki Usagi'ye Mamoru'yla hiç öpüştünüz mü diye sorduğunda Usagi öyle büyük bir tepki verir ki kafedekiler onlara bakmaya başlar.
İkisi de utanmıştır ve Unazuki aynı soruyu daha sessiz bir şekilde tekrar sorar ama Usagi utanıp lafı ağzında geveleyince Unazuki onu yanlış anlar.Bu yaşta öpüşmesinin yanlış olduğunu, zaten orta okul öğrenci olduğunu ve bu yıl giriş sınavlarının olduğunu söyleyince Usagi ne diyeceğini bilemez.Unazuki'ye peki sen hiç öpüştün mü diye sorduğunda Unazuki sevdiği bir erkek arkadaşı olduğunu ve daha öpüşmediklerini söyleyince Usagi şaşırır, seviyorsan neden öpmüyorsun diye sorar ama Unazuki ilk öpücüğe değer verdiğini söyler ve ilk öpücük hayalindan bahseder.
O sırada yan masadan hoş bir gülme sesi gelir.
Ses Haruka'ya aittir ve yanında Michiru vardır.Konuşmalarına istemeden kulak misafiri olmuşlardır ve Haruka ilk öpücüğü hayal etmek ha?Çok tatlı der.Michiru ise romantik olduğunu düşünüyorum der ve dünya üzerinde ilk öpüşen insanların Âdem ve Havva olduğunu ekler ve 15. yüzyıl İtalya'sında genç bir çiftin öpüşmesi durumunda evlenmek zorunda olduğu bir söylentiden bahseder.Biraz daha konuştuktan sonra Haruka saatine bakar, görüşürüz der ve Michiru ile birlikte kafeden ayrılırlar.Unazuki Usagi'ye bir sürü lezzetli keki olduğunu ve arkadaşlarınla birlikte gel de ikram edeyim der.Unazuki işine döner ama Usagi çok heyecanlandığından çocuk gibi davranmaya başlayınca kafedekiler yine ona bakar, Usagi utanır.
Haruka ve Michiru kafeden çıktıklarında ilk öpücük hayali olan Unazuki için endişelenirler.Dürüst olduğu için Daimon'a daha kolay hedef olacaktır.Michiru dikkatli olmalıyız der.
Profesör, Kaolinite ile konuşuyordur.Birçok kez başarısız oldun ama eminim ki yeni bir hedef bulmuşsundur der.Kaolinite ilk öpücüğün hayalini kuran, temiz kalpli bir kız
bulduğunu söyler. Profesör şaşırır, öpücük ha?Ben uzun zamandır öyle şeyler yapmamıştım der ve delice kahkaha atmaya başlar, Kaolinite ona eşlik eder.
Unazuki evi süpürüyordur.İşini bitirince ilk öpücük hayali hakkında düşünür o sırada
elektrik süpürgesi dönüşür ve Daimon Ousouji ortaya çıkar.
Unazuki'nin kalp kristalini alır ve camı kırarak kaçar ama sevinci kısa sürer.Uranüs ve Neptün Savaşçısı orada bekliyordur.Ousouji tılsımı vermemek için saldırır.Uranüs ve Neptün saldırıdan kurtulur ve Uranüs karşı saldırı yapar, tam tılsımı alacakken Ousouji'nin saldısıyla geri savrulur.Tılsım aşağı doğru düşer, peşinden giderler ama tılsım bir kamyonun kasasına düşmüştür ve gözden uzaklaşır.
Usagi ve diğerleri Unazuki'nin evine gelmişlerdir.Kızlar kendi aralarında konuşurlar Usagi ise zile basıyordur.Kapının açık olduğunu farkederler.Kapıyı açtıklarında Unazuki'nin yerde yattığını görünce telaşlanırlar.Kalp kristalinin çalındığını anlarlar.Hemen kristali Daimon'dan almak zorundadırlar ama nerede arayacaklarını bilemezler.
Kızlar Ami sayesinde kristalin olduğu bölgeyi bulur ama ayrılıp aramak zorundadırlar.
Kristali aramak için çıkacaklarken Unazuki uyanır.Öpüşmek istiyorum diyerek Makoto'yu öpmeye çalışır.
Usagi ilk öpücük hayalini hatırlatmaya çalışır ama nafile Unazuki kiminle olduğunu umursamadığını, öpüşmek istediğini söyler.Temiz kalp kristali çalındığından kirlenmiş olabilir der Ami.Minako şaşırır, Rei bundan eminim der ve Unazuki'yi kontrol altına alır.
Kızlar kristali aramaya çıkarlar ama nerede arayacaklarını bilemezler.Ami, yakınlarda
bir Daimon oduğunu söyler o sırada Mamoru gelir.Usagi ile birlikte Daimon'un olduğu yere giderler.
Uranüs ve Neptün Daimon'la dövüşüyordur.Ay Savaşçısı gelir.Daimon ona saldırmaya başlar.Uranüs ve Neptün de Daimon'a saldırır ama başarısız olurlar.Smokinli Şovalye gelir ve onlara yardım eder.Son saldırıyı Ay Savaşçısına bırakır.Ay Savaşçısı Ay'ın Sarmal Kalp Saldırısı ile Daimon'u etkisiz hâle getirir.
Uranüs ve Neptün kristali almaya çalışır. Aralarında kısa bir mücadele geçer, sonunda Neptün kristali alır ama tılsım olmadığını anlayınca bırakır ve Uranüs'le birlikte uzaklaşırlar.Ay Savaşçısı kristali alır o sırada diğer Gezegen Savaşçıları da gelir.
Kızlar Unazuki'nin kalp kristalini geri verirler.
Kendi aralarında konuşuyorlardır.Usagi; Michiru'nun anlattığı söylentiyi kızlara anlatır.Bu ilk öpücüğün ne kadar değerli olduğunu gösteriyor der.Minako da böyle önemli bir şeyi belli biriyle sık sık yapan birini tanıyoruz dediğinde Usagi donup kalır.Ami giriş sınavlarını hatırlatır.Çalışma gruplarına başlayalım der.Onlar kendi aralarında tartışırken Usagi balkona, Mamoru'nun yanına gider.Usagi Unazuki'nin hayalini koruyabildiği için mutlu olduğunu söyler.Mamoru'yla bakışırlar.
Tam öpüşecekken Usagi ilk öpücüğümüzü hatırlıyor musun diye sorduğunda Mamoru'nun yanakları kızarır, ne diyeceğini bilemez.Usagi şaşkınlıkla Mamoru'ya bakar, Mamoru konuyu değiştirmeye çalışır.
Hava güneşlidir, Usagi Luna ile birlikte parktadır.Giriş sınavları için Rei'nin evinde
ders çalışması gerekiyordur ama Usagi tembellik yapmak ister.Luna, Usagi'ye acele edip gitmezlerse Rei ve diğerlerinden yine azar işiteceğini söyler ama Usagi dinlemez.Kendini havanın mükemmelliğine kaptırmıştır ve Mamoru'yla buluşmak istediğini düşünürken motor sesi duyulur ve Mamoru görünür.

Usagi dileğinin gerçek olduğunu söyler ve Mamoru'nun yanına koşar.Yanına yaklaşmışken Mamoru'nun arkasında bir kız olduğunu görür ve şaşırır, biraz duraksar o sırada kız başındaki kaskı çıkarır ve o kız Unazuki'dir.

Usagi ne olduğunu sorar, Unazuki; ağabeyi Motoki'nin geziye gitmek için evden çıktığını ama biletleri evde unuttuğunu, biletleri ağabeyine yetiştirmeye çalışırken yolda Mamoru'yla karşılaştığını ve Mamoru'nun onu tren istasyonuna bıraktığını söyler, Usagi bariz bir şekilde rahatlayınca Mamoru ve Unazuki neden böyle davrandığını anlayamaz.Usagi Mamoru'ya iltifat ederken Unazuki onları hayranlıkla izliyordur.
Unazuki'nin çalıştığı kafededirler ve Unazuki Usagi'ye Mamoru'yla hiç öpüştünüz mü diye sorduğunda Usagi öyle büyük bir tepki verir ki kafedekiler onlara bakmaya başlar.

İkisi de utanmıştır ve Unazuki aynı soruyu daha sessiz bir şekilde tekrar sorar ama Usagi utanıp lafı ağzında geveleyince Unazuki onu yanlış anlar.Bu yaşta öpüşmesinin yanlış olduğunu, zaten orta okul öğrenci olduğunu ve bu yıl giriş sınavlarının olduğunu söyleyince Usagi ne diyeceğini bilemez.Unazuki'ye peki sen hiç öpüştün mü diye sorduğunda Unazuki sevdiği bir erkek arkadaşı olduğunu ve daha öpüşmediklerini söyleyince Usagi şaşırır, seviyorsan neden öpmüyorsun diye sorar ama Unazuki ilk öpücüğe değer verdiğini söyler ve ilk öpücük hayalindan bahseder.

O sırada yan masadan hoş bir gülme sesi gelir.

Ses Haruka'ya aittir ve yanında Michiru vardır.Konuşmalarına istemeden kulak misafiri olmuşlardır ve Haruka ilk öpücüğü hayal etmek ha?Çok tatlı der.Michiru ise romantik olduğunu düşünüyorum der ve dünya üzerinde ilk öpüşen insanların Âdem ve Havva olduğunu ekler ve 15. yüzyıl İtalya'sında genç bir çiftin öpüşmesi durumunda evlenmek zorunda olduğu bir söylentiden bahseder.Biraz daha konuştuktan sonra Haruka saatine bakar, görüşürüz der ve Michiru ile birlikte kafeden ayrılırlar.Unazuki Usagi'ye bir sürü lezzetli keki olduğunu ve arkadaşlarınla birlikte gel de ikram edeyim der.Unazuki işine döner ama Usagi çok heyecanlandığından çocuk gibi davranmaya başlayınca kafedekiler yine ona bakar, Usagi utanır.
Haruka ve Michiru kafeden çıktıklarında ilk öpücük hayali olan Unazuki için endişelenirler.Dürüst olduğu için Daimon'a daha kolay hedef olacaktır.Michiru dikkatli olmalıyız der.

Profesör, Kaolinite ile konuşuyordur.Birçok kez başarısız oldun ama eminim ki yeni bir hedef bulmuşsundur der.Kaolinite ilk öpücüğün hayalini kuran, temiz kalpli bir kız
bulduğunu söyler. Profesör şaşırır, öpücük ha?Ben uzun zamandır öyle şeyler yapmamıştım der ve delice kahkaha atmaya başlar, Kaolinite ona eşlik eder.

Unazuki evi süpürüyordur.İşini bitirince ilk öpücük hayali hakkında düşünür o sırada
elektrik süpürgesi dönüşür ve Daimon Ousouji ortaya çıkar.

Unazuki'nin kalp kristalini alır ve camı kırarak kaçar ama sevinci kısa sürer.Uranüs ve Neptün Savaşçısı orada bekliyordur.Ousouji tılsımı vermemek için saldırır.Uranüs ve Neptün saldırıdan kurtulur ve Uranüs karşı saldırı yapar, tam tılsımı alacakken Ousouji'nin saldısıyla geri savrulur.Tılsım aşağı doğru düşer, peşinden giderler ama tılsım bir kamyonun kasasına düşmüştür ve gözden uzaklaşır.
Usagi ve diğerleri Unazuki'nin evine gelmişlerdir.Kızlar kendi aralarında konuşurlar Usagi ise zile basıyordur.Kapının açık olduğunu farkederler.Kapıyı açtıklarında Unazuki'nin yerde yattığını görünce telaşlanırlar.Kalp kristalinin çalındığını anlarlar.Hemen kristali Daimon'dan almak zorundadırlar ama nerede arayacaklarını bilemezler.
Kızlar Ami sayesinde kristalin olduğu bölgeyi bulur ama ayrılıp aramak zorundadırlar.
Kristali aramak için çıkacaklarken Unazuki uyanır.Öpüşmek istiyorum diyerek Makoto'yu öpmeye çalışır.

Usagi ilk öpücük hayalini hatırlatmaya çalışır ama nafile Unazuki kiminle olduğunu umursamadığını, öpüşmek istediğini söyler.Temiz kalp kristali çalındığından kirlenmiş olabilir der Ami.Minako şaşırır, Rei bundan eminim der ve Unazuki'yi kontrol altına alır.

Kızlar kristali aramaya çıkarlar ama nerede arayacaklarını bilemezler.Ami, yakınlarda
bir Daimon oduğunu söyler o sırada Mamoru gelir.Usagi ile birlikte Daimon'un olduğu yere giderler.
Uranüs ve Neptün Daimon'la dövüşüyordur.Ay Savaşçısı gelir.Daimon ona saldırmaya başlar.Uranüs ve Neptün de Daimon'a saldırır ama başarısız olurlar.Smokinli Şovalye gelir ve onlara yardım eder.Son saldırıyı Ay Savaşçısına bırakır.Ay Savaşçısı Ay'ın Sarmal Kalp Saldırısı ile Daimon'u etkisiz hâle getirir.

Uranüs ve Neptün kristali almaya çalışır. Aralarında kısa bir mücadele geçer, sonunda Neptün kristali alır ama tılsım olmadığını anlayınca bırakır ve Uranüs'le birlikte uzaklaşırlar.Ay Savaşçısı kristali alır o sırada diğer Gezegen Savaşçıları da gelir.
Kızlar Unazuki'nin kalp kristalini geri verirler.

Kendi aralarında konuşuyorlardır.Usagi; Michiru'nun anlattığı söylentiyi kızlara anlatır.Bu ilk öpücüğün ne kadar değerli olduğunu gösteriyor der.Minako da böyle önemli bir şeyi belli biriyle sık sık yapan birini tanıyoruz dediğinde Usagi donup kalır.Ami giriş sınavlarını hatırlatır.Çalışma gruplarına başlayalım der.Onlar kendi aralarında tartışırken Usagi balkona, Mamoru'nun yanına gider.Usagi Unazuki'nin hayalini koruyabildiği için mutlu olduğunu söyler.Mamoru'yla bakışırlar.

Tam öpüşecekken Usagi ilk öpücüğümüzü hatırlıyor musun diye sorduğunda Mamoru'nun yanakları kızarır, ne diyeceğini bilemez.Usagi şaşkınlıkla Mamoru'ya bakar, Mamoru konuyu değiştirmeye çalışır.
Noktalama işaretleri konusunda iyi değilimdir.Defalarca kontrol etmiş olmama rağmen yine de yazım hataları olabilir.İlk defa böyle bir şey yaptım, doğru mu yaptım yoksa yanlış mı bilmediğimden, zahmet edip de okuyanlar nasıl olduğu hakkında yorum yaparlarsa sevinirim.Çünkü 2 bölüm daha yapmak istiyorum.Olmadıysa, yapamamışsam diğer 2 bölümü bırakırım.
bence iyi olmuş canım.sen devam et^^
Dön gel , yine sev beni.
Sar sevgine , sevgimi.
Nefes gibi muhtacım sana...

Sar sevgine , sevgimi.
Nefes gibi muhtacım sana...
Spoiler:
Zaman diye birşey yoksa eğer
Nedendir bu farklı hissedişler..
Nedendir bu farklı yaşayışlar ve farklılıklar..
Bu vahşetler ve ihanetler..
Sensizlik ve boşluk..
Bunların tümünün yok mu sonu??
Yok mu birlikte güleceğimiz bir gün??
Nedendir bu farklı hissedişler..
Nedendir bu farklı yaşayışlar ve farklılıklar..
Bu vahşetler ve ihanetler..
Sensizlik ve boşluk..
Bunların tümünün yok mu sonu??
Yok mu birlikte güleceğimiz bir gün??


Birazdan puanlarınızı vereceğim. Bu arada SaturnSavascısı tanıtımı daha detaylı ve düzgün yaparsan sevinirim. Kontrol ettim, ama doğrusunu istersen hiç içime sinmedi. O yüzden yeni baştan bakmanı öneriyorum ve buraya da koymuyorum gördüğün gibi.
Neyse 11 tane bölüm var filmle birlikte tabii. İlk mesajıma yapılanları ekleyeceğim. Oradan bakabilirsiniz boş olanları. Hoş arada ben yapacğaım diye bölümleri kendileriniz paylaşıyorsunuz ya neyse*-* Bu arada bu mesajımdan sonra yeni yani yaptığınız bölümleri koyun. Önceki mesajlarınıza düzenleyip koyarsanız bakamam yani. Ellerinize sağlık hepinizin ayrıca =)
sahil_perisi’nin tanıtımı:
Bölüm 18
Shingo'nun Aşkı! Fransız Bebeğinin Kederi
Shingo no junjyou! Kanashimi no France ningyou
Shingo's Love! Sorrow French Doll
Kraliçe Beryl, Nefrit ile gezegen savaşçıları hakkında konuşurken Zoisite ortaya çıkar ve Nefrit’e iş birliği teklif eder. Fikir Kraliçe Berly'nin de hoşuna gider, ama Nefrit reddeder.
Bu işi Kraliçe Beryl için değil kendi için yaptığını söyler ve ortamı terk eder. Tavrı karşısında Kraliçe Beryl öfkelenir Zoisite ise sinsice güler ve planlarının tam da istediği gibi işlediği artık Kraliçe Beryl'nin Nefrit’e olan güveninin azalacağını düşünür.
Bu sırada Usagi ilk defa erken kalkmıştır ve kahvaltı yapmaktadır. Kahvaltıda Usagi’nin babası, Shingo'nun sınıf arkadaşı Mika' nın porselen bebek yarışmasında 1. olduğunu söyler. Bunun üzerine Usagi hemen Shingo ile dalga geçmeye başlar
Shingo kızarır ve masadan kalkar, çıkarken Usagi’ye dil çıkarıp geç kalacaksın der. Usagi bunun imkânsız olduğunu, çünkü erken kalktığını söyler, ama saatine bakınca aslında geç kaldığını fark eder.
Ve telaşla okula gider, ama her zamanki gibi geç kalır ve ceza alır. Ders bitimi Naru ile birlikte yürürken Shingo'nun arkadaşı olan 2 küçük kız Usagi’ye Shingo’nun Mika' nın kendisine verdiği yarışmada birinci olan bebeği kırdığını ve Mika’dan özür bile dilemediğini söylerler. Aslında Shingo sınıf arkadaşlarının alayları yüzünden istemeden kırmıştır bebeği, bunu bilmeyen Usagi, Shingo’nun kesinlikle hatalı olduğunu ve Mika’dan özür dilemesini sağlayacağını söyler.
Bu sırada Mika evde üzgün bir şekilde bebek yapmaya çalışmaktadır, o sırada annesi içeri girer ve yarışmada 1. olan bebeği görmek ister. Mika bebeği bir arkadaşına verdiğini söyler. Her şeyden habersiz olan annesi, geri alınca gösterirsin o zaman der ve odadan çıkar. Mika tek başına kalınca ağlamaya başlar.
Bu sırada Nefrit’in kötü planı için yeni kurbanı belli olmuştur. Bu kişi Mika Kayama’dır.
Shingo ise yaptığından çok pişman olmuştur ve Mika’ya bir özür mektubu yazmaya karar verir, ama uygun kelimeleri bir türlü yan yana getiremez ve sinirlenir tam bu sırada Usagi kapıyı çalar. Shingo ders kitabını önüne alır ve girebilirsin der. Usagi odaya girer girmez Shingo’nun kafasına vurur ve Mika’dan özür dilemesi gerektiğini aksi takdirde durumu anne ve babamıza söyleyeceğim, der. Shingo biraz korkar ve kabul etmek zorunda kalır.
Mika’nın evinin yolunu tutar. Bu sırada Nefrit belirir ve Shingo’dan önce Mika’nın evine o varır. Misafirleri olduğunu düşünen Shingo başka zaman gelmeye karar verir.
Bu sırada Nefrit içeri girmiş ve planını devreye sokmuştur. Mika’nın yarışmada 1. olan bebeğini görmek ister. Mika'nın annesi bebeğin Mika’nın bir arkadaşında olduğunu onun yerine en son yaptığı bebeği getirmesini ister Mika’dan. Bebeği eline alan Nefrit, Mika ve annesi fark etmeden bebeği bir canavara dönüştürür.
Mika'ya bu bebeklerden sergi için 10 tane daha yapmasını ister ve ayrılır. Canavarın etkisi ile Mika kendini hiç olmadığı kadar enerjik hisseder ve bebek yapımına başlar. Fazla çalıştığını düşünen annesi artık uyuması gerektiğini söyler, ama kötü güçlerin etkisi altında olan Mika annesini iter.
Mika bütün gece bebek yapımı ile uğraşır. Bu arada Shingo, Mika’nın evine gelir, ama hiç beklemediği bir tavırla karşılaşır. Mika onunla konuşmak istemez.
Shingo eve dönmek zorunda kalır. Odasında Mika’yı düşünürken, Usagi içeri girer ve konuşmaya başlarlar. Usagi, Mika’ya bir hediye almasını teklif eder. Shingo bu fikri beğenir ve Usagi’ye teşekkür eder. Luna bu ani değişikliğin karanlık güçlerle bir ilgisi olduğunu düşünmeye başlar.
Shingo ise Mika’ya ne hediye alacağını bulur. Bir Ay Savaşçısı heykeli yapmaya karar verir, ama sonuç pek umduğu gibi olmaz.
Rei ise Mamoru ile birlikte Mika'nın sergisine gelir. Rei bebeklere hayran kalır ve diğerlerini de görmek için Mamoru'nun kolundan çekiştirir. Bu sırada Mamoru, Nefrit’in yanından geçer. Nefrit bir şeyler sezer, ama üzerinde fazla durmaz.
Bu sırada sergiye Usagi ve Shingo’da gelmiştir.
Mika ise bebek yapmaya devam etmektedir. Usagi ve Shingo içeri girdiklerinde Mika’nın tüm enerjisini almak için oyuncak bebeğin canavara dönüştüğünü görürler. Canavar, Mika’nın enerjisini alır. Mika yere yığılır. Yardım etmek isteyen Shingo ise canavarın saldırısı ile bayılır. Usagi ise hemen dönüşür.
Dönüşüm bittikten sonra canavara her zamanki gibi durumla ilgili bir şeyler söyler. Canavar, Ay Savaşçısı’na saldırır. Zor durumda olan Ay Savaşçısı’nın imdadına Mars ve Merkür yetişir.
Ama canavar, Usagi’nin boğazını sıkmaya başlamıştır. Üstelik saldırıları çok güçlüdür. Merkür hemen analiz etmeye başlar ve zayıf noktasını bulur. Usagi ise nefes alamamaktadır. Bu sırada Smokinli Şövalye ortaya çıkar ve Ay Savaşçısı’na yardım eder. Ay Savaşçısı hemen tacını kullanarak canavarı yok eder.
Mika’nın tüm enerjisi geri gelir. Koşarak Shingo!nun yanına gelir ve onu uyandırır. Shingo, Mika’dan özür diler ve kendini affetmesini ister. Bu sırada Ay Savaşçısı pencerede belirir. Sonsuza dek iyi geçinmelerini söyler ve ayrılır.
Ertesi gün Mika, Shingo’ya bir Ay Savaşçısı heykeli yapar ve hediye eder.
Shingo, Ay Savaşçısı’nın çok güzel olduğunu söyleyince Mika kıskanır ve oradan ayrılır. Shingo hemen peşinden gider, ama öncesinde popüler bir erkek olmak kolay değil der ve güler.
BaLıMSuLTaN’ın tanıtımı:
Bölüm 25
BaLıMSuLTaN’ın tanıtımı:
Bölüm 26
BaLıMSuLTaN’ın tanıtımı:
Bölüm 27
Ami'nin Aşkı?! Geleceği Gören Çocuk
Ami-chan e no koi!? Mirai yochi no shōnen
Love for Ami?! A Boy Who Can Predict the Future
Şimdiye kadar bulunan gökkuşağı kristallerinin sayısı teki karanlık güçlerin elinde, teki Smokinli Şövalye’de olmak üzere 2 tanedir.
Ami yolda hem kitap okuyup hem yürürken arkasından ona seslenen birini duyar. Bu Urawa’dır. İkisi bir inşaatın önünde durmuş selamlaşırken inşaattan bir malzeme hemen yanı başlarına düşer. Ami şaşırır arkasını dönüp baktığında Urawa orada değildir.
Okulda ise yarıyıl sınav sonuçlarının açıklanmasının kargaşası vardır. Usagi her zamanki gibi yine kötü notlar almıştır. Makoto onu teselli edip, daha fazla çalışmasını öğütlerken Usagi ona kendi notlarını hatırlatıp senin de benden bir farkın yok demeye getirmektedir.
Bu dönem öğrencileri hayrete düşürecek bir olay yaşanmıştır. Ami birinciliği Ryo Urawa adlı öğrenciye kaptırmıştır. Bu çocuk Ami ile aynı sınıftadır. Ami de Makoto’ya çocuğun başka okuldan transfer olduğunu, ne kadar çalışkan olduğunu anlatır. O sırada Urawa yanlarından geçerken Ami seslenir. Fakat Urawa, Ami’yi gördüğünde oradan koşarak uzaklaşır.
Okulun çatı katında Urawa, Ami’nin bir gazetedeki fotoğrafına bakarken Usagi’nin sesiyle irkilir. Usagi, onun Ami’den hoşlandığını anlar. Ami ülke çapında birincilik aldığı bir sınavın haberidir ve Usagi, onun o zamandan beri ondan hoşlanıp hoşlanmadığını sorar.
Amacının Ami gibi çalışkan olmak olduğunu, kendine onu örnek aldığını anlatır. Usagi ise Ami’nin seviyesine çoktan ulaşmışsın dediğinde Urawa bunun adil olmadığını sınavda çıkacaklar hakkında hep bir şeyler hissettiğinden bahseder. Bu yüzden Ami’nin ondan daha yetenekli olduğunu düşünmektedir. İçten içe hoşlanmaktadır aslında.
Bu durumda Usagi ona yardım elini uzatmadan duramaz. Yardım edeceğini söyleyip koşarak oradan uzaklaşırken Urawa ona bugün suya fazla yaklaşma uyarısında bulunur. Usagi bu uyarıya bir anlam veremezken birden üzerine bir kova su dökülür ve ağlamaya başlar.
Öte yandan Rei de Mamoru’nun koluna girmiş yolda yürümektedir. Mamoru’ya nereye gidelim diye sorar, ama Mamoru’nun aklı başka yerde, geçmişindedir.
Rei bu dalgınlığı fark eder. Son günlerdeki dalgınlığını sorar. Fakat Mamoru bir şeyi olmadığını söyler.
Usagi ve Urawa da bir kafeye geçmiş oturmaktadırlar. Urawa’ya Ami’nin bir fotoğrafını getirmiştir.
Yanlarında bulunan Luna, Ay Asası’nın sinyalini fark eder ve Urawa’da bir şeyler olduğunu düşünür. Urawa bu okula transfer olurken eğer ondan daha başarılı olursam hislerimi açıklayacağım der. Kendisi bu konuda fazla cesaretsizdir, ama Usagi ona Ami’yi yanında getireceği bir randevu verir.
Öte yandan Zoisite’de gökkuşağı kristaline sahip olan Urawa’ya saldırmayı düşünmektedir.
Usagi, Ami’yi etüt merkezinden almaya gelmiştir. Urawa, Usagi’nin dediği yere doğru ilerlerken Zoisite ile karşılaşır. Ve onun kim olduğunu hemen anlar. Zoisite kendisini tanımasına şaşırmıştır ve sebebini sorar. Urawa küçüklüğünden beri geleceği görme gibi bir yeteneği olduğunu söyler. Ayrıca kendisinin de kim olduğunu bilmektedir.
Zoisite onu canavara dönüştürmek için hamle yaparken Urawa buna karşı çıkar. ‘’Şeytanın kuklası olmaktansa ölmeyi tercih ederim.’’ der. Fakat Zoisite ondan çok daha güçlüdür. Kara kristalini çıkarır bu sırada Ami ve Usagi de olay yerine gelmiş Zoisite’yi görmüşlerdir.
Usagi ve Ami hemen dönüşürler. Ay Savaşçısı, Merkür Savaşçısı’na Urawa’yı güvenli bir yere götürmesini söyler. Zoisite’nin zamanı yoktur ve Ay Savaşçısı onun kendisine saldıracağını düşünürken o ortadan kaybolur.
Merkür Savaşçısı da Urawa’yı bir banka yatırmış ateşini düşürmeye çalışmaktadır. O sırada Urawa ‘beni kurtardığınız için teşekkür ederim Bayan Mizuno.’’ der ve bayılır. Merkür onun kimliğini bilmesine çok şaşırır.
Ay Savaşçısı’da Ay Asası ile onları aramaktadır. Urawa rüyasında kendisinin Merkür Savaşçısı’nı öldürdüğünü görür.
O bankta baygın yatarken Merkür Savaşçısı cebindeki resmi görür. O sırada Urawa uyanır ve geleceği gördüğünü söyler ve ona yeteneğinden bahseder. Uzun süredir ona hayran olduğunu, ama kaderimizde savaşmak olduğunu biliyorum der. Merkür Savaşçısı ise Ami Mizuno olmadığını, onun yanıldığını söyler.
Urawa ise canavara dönüştüğünde hiç tereddüt etmeden kendisini öldürmesini ister. Gelecekte bunun olacağından emindir. Ama Merkür ona geleceğin insanların kendileri tarafından şekillendirilebileceğini söyler. İnsan kendisine ne kadar inanırsa, istediği geleceğe o kadar ulaşır der.
O sırada gölün üzerinde Zoisite belirir. Merkür hemen Urawa’yı arkasına alır. Ama Zoisite gökkuşağı kristalini almış ve onu bir canavara çevirmiştir.
Merkür Savaşçısı’na saldırması beklenirken birden içinde onun az önce söylediklerini hisseder ve Zoisite’ye saldırır.
Gökkuşağı kristali Merkür Savaşçısı’nın avuçları içindedir.
Zoisite canavara rakibinin kendisi olmadığını anlaması için büyü yapar. Ve canavar, Merkür Savaşçısı’na doğru hamle yapar. Tam bu sırada Ay Savaşçısı belirir. Canavarı insan haline döndürmeye çalışır ama başarılı olamaz.
Merkür, Urawa’nın kendisini öldürme isteğini hatırlar. Bu arada Canavar Bunbo hâlâ onlara saldırmaktadır. Birden Mars Savaşçısı’nın saldırısını görürler. Ve ardından Jüpiteri’n... Son olarak Merkür’ün saldırısıyla canavarın enerjisi iyice azalmıştır. Artık sıra Ay Savaşçısı’ndadır.
Urawa insan haline geri dönmüştür. Yan tarafta Smokinli Şövalye onları izlemektedir. Ve 3. gökkuşağı kristalinin gezegen savaşçılarında olduğunu bilmektedir ve sessizce geri çekilir.
Urawa, babasının işlerinden ötürü başka bir okula transfer olmuştur. Ami, Usagi ve Makoto onu uğurlamaya gitmişlerdir. Urawa, Usagi’nin ona verdiği fotoğrafı sahibine uzatır ve kendi yetenekleriyle başarılı olduğunda fotoğrafı geri almak için geleceğini söyler. Ama Ami ona fotoğrafı geri verir. Ve tren giderken o da trenin peşinden koşmaktadır.
funnylife’in tanıtımı:
Bölüm 49
Beyaz Gül Kimin İçin? Ay Işığı Şövalyesi Ortaya Çıktı
Shiroi bara wa dare ni? Tsukikage no Naito tōjō
For Whom is the White Rose? The Moonlight Knight Appears
Usagi, Ami’ye yarınki testte çıkacak soruları tahmin etmesi için yalvarıyordur. Makoto da aynı sebepten Usagi ile birliktedir. Ami onlara yakında 9. sınıf olacaklarını ve daha fazla sorumluluk sahibi olmaları gerektiğini söyler.
Bu sırada bir çığlık duyarlar. Çığlığın geldiği yöne baktıklarında bir gencin bir canavar tarafından köşeye sıkıştırıldığını görürler.
Genç, Makoto’nun arkadaşı Shinozaki’dir. Canavar, Makoto’nun üzerine atlamaya kalkınca Shinozaki onu korumak için atılır ve bulundukları yerden aşağıya düşüp yaralanır.
Canavar kaçar. Shinozaki de ambulansla hastaneye kaldırılır. 0 grubu kana ihtiyaç vardır ve hastanede de yeterince kalmamıştır. Makoto’nun kan grubu da 0’dır ve kendisinden alınmasını ister.
Bu sırada;
Canavar, efendilerinin yanına ulaşmış ve topladığı hayat enerjilerini vermektedir.
Hastanede;
Makoto kızlara yarınki teste çalışmak için gitmelerini söyler, ikisi de kabul etmez bunu. Ami, Shinozaki’nin kim olduğunu sorar. Makoto’nun çocukluk arkadaşıdır ve o ne zaman birine ihtiyaç duysa, acı çekse yanında olan Makoto için önemli biridir. O gece de tehlikede olanın kendisi olmasına rağmen Makoto’yu kurtarmaya çalışmıştır.
Luna, Usagi’ye yarın okuldan sonra Hikawa Tapınağı’nda toplanacaklarını söylemeye gelmiştir. Dışarıdan bakıldığında ders çalışıyor gibi görünse de aslında Mamoru’nun hafızasını geri getirmek için resim çizmektedir.
Ertesi gün; Hikawa Tapınağı:
Grup yeni düşmanlarıyla ilgili ellerindeki bilgileri değerlendirir. Makoto önceki gün olanlar yüzünden çok sinirlidir, çünkü Shinozaki hâlâ kendine gelmemiştir. Usagi gene geç kalmıştır tabii…
Usagi gene geç kaldığı için kendine söylenerek koşmaktadır ve Mamoru’yu gene Natsumi ile görür. Kız, Mamoru’dan randevu koparmaya çalışırken birden aralarına girer.
Mamoru’ya bir yandan çizdiği resimleri gösterir bir yandan da Prenses Serenity ile Prens Endymion’un hikâyesini anlatmaya koyulur.
Mamoru hikâyeyi dinlememiştir bile yoluna gider, Natsumi de onun peşi sıra gider.
Usagi işler umduğu gibi gitmediği için üzgündür, Natsumi güzel bir kız olduğu için Mamoru’nun ona aşık olma ihtimali daha da üzer onu... Ve tam bu sırada elinde kırmızı gül buketiyle Seijuro çıkıverir ve Usagi’ye aşkını ilan eder.
Usagi çocuğun romantik sözlerinden çok etkilenir önce, ama sonradan kendine gelir ve geç kaldığı buluşmasına gitmek için oradan koşarak uzaklaşır.
Usagi sonunda tapınağa gelebilmiştir. Kızlar dönüşmüş ve koşarak tapınaktan çıkarlar, Usagi’ye de acele etmesini söylerler.
Yolda Jüpiter çok kan verdiği için bir ara bitkin düşer Ay Savaşçısı önce onu geri gitmesi için ikna etmeye çalışır, bunun olmayacağını anlayınca da Jüpiter’den kendisine fazla yüklenmemesini ister. Daha önce olanlar yüzünden hâlâ endişelidir, hiç kimsenin ölmesini istemiyordur.
Canavarı bulduklarında kızların ilk saldırı denemeleri boşa çıkar hepsinden kurtulur ve kızları bayıltır canavar.
Ay Savaşçısı zor durumdayken beyaz bir gül canavarın önünü keser, gülün geldiği yöne baktığında beyazlar içinde bir adam görür, kendine “Ay Işığı Şövalyesi” diyordur. Saldırısıyla canavarı sersemlettikten sonra oradan uzaklaşır, Ay Savaşçısı da arkasından bakakalır.
Jüpiter kendine gelir ve canavarın ayağa kalktığını Ay Savaşçısı’na doğru gittiğini görür. Ay Savaşçısı’na dikkat etmesini söylese de artık çok geçtir. Canavar, Ay Savaşçısı’nı yakalamıştır. Buna çok sinirlenen Jüpiter, saldırısıyla canavarı yok eder ve Ay Savaşçısı’nı kurtarır.
Shinozaki hastaneden taburcu olmuştur. Usagi onunla Makoto arasına nasıl bir ilişki olduğunu düşünür. Bir kız ile erkek arasında aşksız bir ilişki olabilir mi? Ay Işığı Şövalyesi, Endymion muydu? Usagi bu sorularla uğraşırken Luna matematik kitabını burnunun dibine getirir ve yarınki matematik sınavını hatırlatır…
funnylife’in tanıtımı:
Bölüm 50
funnylife’in tanıtımı:
Bölüm 51
funnylife’in tanıtımı:
Bölüm 52
BaLıMSuLTaN’ın tanıtımı:
Bölüm 80
setsuna_san’ın tanıtımı:
Bölüm 94
Neyse 11 tane bölüm var filmle birlikte tabii. İlk mesajıma yapılanları ekleyeceğim. Oradan bakabilirsiniz boş olanları. Hoş arada ben yapacğaım diye bölümleri kendileriniz paylaşıyorsunuz ya neyse*-* Bu arada bu mesajımdan sonra yeni yani yaptığınız bölümleri koyun. Önceki mesajlarınıza düzenleyip koyarsanız bakamam yani. Ellerinize sağlık hepinizin ayrıca =)
sahil_perisi’nin tanıtımı:
Bölüm 18
Spoiler:
Shingo'nun Aşkı! Fransız Bebeğinin Kederi
Shingo no junjyou! Kanashimi no France ningyou
Shingo's Love! Sorrow French Doll
Kraliçe Beryl, Nefrit ile gezegen savaşçıları hakkında konuşurken Zoisite ortaya çıkar ve Nefrit’e iş birliği teklif eder. Fikir Kraliçe Berly'nin de hoşuna gider, ama Nefrit reddeder.

Bu işi Kraliçe Beryl için değil kendi için yaptığını söyler ve ortamı terk eder. Tavrı karşısında Kraliçe Beryl öfkelenir Zoisite ise sinsice güler ve planlarının tam da istediği gibi işlediği artık Kraliçe Beryl'nin Nefrit’e olan güveninin azalacağını düşünür.

Bu sırada Usagi ilk defa erken kalkmıştır ve kahvaltı yapmaktadır. Kahvaltıda Usagi’nin babası, Shingo'nun sınıf arkadaşı Mika' nın porselen bebek yarışmasında 1. olduğunu söyler. Bunun üzerine Usagi hemen Shingo ile dalga geçmeye başlar

Shingo kızarır ve masadan kalkar, çıkarken Usagi’ye dil çıkarıp geç kalacaksın der. Usagi bunun imkânsız olduğunu, çünkü erken kalktığını söyler, ama saatine bakınca aslında geç kaldığını fark eder.

Ve telaşla okula gider, ama her zamanki gibi geç kalır ve ceza alır. Ders bitimi Naru ile birlikte yürürken Shingo'nun arkadaşı olan 2 küçük kız Usagi’ye Shingo’nun Mika' nın kendisine verdiği yarışmada birinci olan bebeği kırdığını ve Mika’dan özür bile dilemediğini söylerler. Aslında Shingo sınıf arkadaşlarının alayları yüzünden istemeden kırmıştır bebeği, bunu bilmeyen Usagi, Shingo’nun kesinlikle hatalı olduğunu ve Mika’dan özür dilemesini sağlayacağını söyler.

Bu sırada Mika evde üzgün bir şekilde bebek yapmaya çalışmaktadır, o sırada annesi içeri girer ve yarışmada 1. olan bebeği görmek ister. Mika bebeği bir arkadaşına verdiğini söyler. Her şeyden habersiz olan annesi, geri alınca gösterirsin o zaman der ve odadan çıkar. Mika tek başına kalınca ağlamaya başlar.

Bu sırada Nefrit’in kötü planı için yeni kurbanı belli olmuştur. Bu kişi Mika Kayama’dır.

Shingo ise yaptığından çok pişman olmuştur ve Mika’ya bir özür mektubu yazmaya karar verir, ama uygun kelimeleri bir türlü yan yana getiremez ve sinirlenir tam bu sırada Usagi kapıyı çalar. Shingo ders kitabını önüne alır ve girebilirsin der. Usagi odaya girer girmez Shingo’nun kafasına vurur ve Mika’dan özür dilemesi gerektiğini aksi takdirde durumu anne ve babamıza söyleyeceğim, der. Shingo biraz korkar ve kabul etmek zorunda kalır.

Mika’nın evinin yolunu tutar. Bu sırada Nefrit belirir ve Shingo’dan önce Mika’nın evine o varır. Misafirleri olduğunu düşünen Shingo başka zaman gelmeye karar verir.

Bu sırada Nefrit içeri girmiş ve planını devreye sokmuştur. Mika’nın yarışmada 1. olan bebeğini görmek ister. Mika'nın annesi bebeğin Mika’nın bir arkadaşında olduğunu onun yerine en son yaptığı bebeği getirmesini ister Mika’dan. Bebeği eline alan Nefrit, Mika ve annesi fark etmeden bebeği bir canavara dönüştürür.

Mika'ya bu bebeklerden sergi için 10 tane daha yapmasını ister ve ayrılır. Canavarın etkisi ile Mika kendini hiç olmadığı kadar enerjik hisseder ve bebek yapımına başlar. Fazla çalıştığını düşünen annesi artık uyuması gerektiğini söyler, ama kötü güçlerin etkisi altında olan Mika annesini iter.

Mika bütün gece bebek yapımı ile uğraşır. Bu arada Shingo, Mika’nın evine gelir, ama hiç beklemediği bir tavırla karşılaşır. Mika onunla konuşmak istemez.
Shingo eve dönmek zorunda kalır. Odasında Mika’yı düşünürken, Usagi içeri girer ve konuşmaya başlarlar. Usagi, Mika’ya bir hediye almasını teklif eder. Shingo bu fikri beğenir ve Usagi’ye teşekkür eder. Luna bu ani değişikliğin karanlık güçlerle bir ilgisi olduğunu düşünmeye başlar.
Shingo ise Mika’ya ne hediye alacağını bulur. Bir Ay Savaşçısı heykeli yapmaya karar verir, ama sonuç pek umduğu gibi olmaz.

Rei ise Mamoru ile birlikte Mika'nın sergisine gelir. Rei bebeklere hayran kalır ve diğerlerini de görmek için Mamoru'nun kolundan çekiştirir. Bu sırada Mamoru, Nefrit’in yanından geçer. Nefrit bir şeyler sezer, ama üzerinde fazla durmaz.

Bu sırada sergiye Usagi ve Shingo’da gelmiştir.
Mika ise bebek yapmaya devam etmektedir. Usagi ve Shingo içeri girdiklerinde Mika’nın tüm enerjisini almak için oyuncak bebeğin canavara dönüştüğünü görürler. Canavar, Mika’nın enerjisini alır. Mika yere yığılır. Yardım etmek isteyen Shingo ise canavarın saldırısı ile bayılır. Usagi ise hemen dönüşür.

Dönüşüm bittikten sonra canavara her zamanki gibi durumla ilgili bir şeyler söyler. Canavar, Ay Savaşçısı’na saldırır. Zor durumda olan Ay Savaşçısı’nın imdadına Mars ve Merkür yetişir.

Ama canavar, Usagi’nin boğazını sıkmaya başlamıştır. Üstelik saldırıları çok güçlüdür. Merkür hemen analiz etmeye başlar ve zayıf noktasını bulur. Usagi ise nefes alamamaktadır. Bu sırada Smokinli Şövalye ortaya çıkar ve Ay Savaşçısı’na yardım eder. Ay Savaşçısı hemen tacını kullanarak canavarı yok eder.

Mika’nın tüm enerjisi geri gelir. Koşarak Shingo!nun yanına gelir ve onu uyandırır. Shingo, Mika’dan özür diler ve kendini affetmesini ister. Bu sırada Ay Savaşçısı pencerede belirir. Sonsuza dek iyi geçinmelerini söyler ve ayrılır.

Ertesi gün Mika, Shingo’ya bir Ay Savaşçısı heykeli yapar ve hediye eder.

Shingo, Ay Savaşçısı’nın çok güzel olduğunu söyleyince Mika kıskanır ve oradan ayrılır. Shingo hemen peşinden gider, ama öncesinde popüler bir erkek olmak kolay değil der ve güler.

BaLıMSuLTaN’ın tanıtımı:
Bölüm 25
Spoiler:
25.Jüpiter, Kuvvetli Aşık Kız
Koisuru kairiki shōjo, Jupitā-chan
Jupiter, the Brawny Girl in Love
Kraliçe Beryl, Metalia’yı derin uykusundan uyandırmıştır. Metalia ondan gümüş kristali bulmasını ister.
Usagi o sabah yine okula geç kalmış bir şekilde koşuşturmakta, Luna da peşinden öğle yemeğini ona yetiştirmeye çalışmaktadır. O hızla koşarken bir adama çarpar. Adamın bir arkadaşı Usagi’nin üzerine yürürken bir ses duyulur.
Onlardan Usagi’yi rahat bırakmalarını ister. Olumlu bir yanıt alamayınca adamları bir güzel döver.
Usagi bu duruma çok şaşırmıştır. Gizemli kız yanından ayrılırken gül şeklinde küpeleri Usagi’nin dikkatini çeker. Luna ise bu durumdan şüphelenmiştir.
Kraliçe Beryl gümüş kristali bulabilmek için gökkuşağı kristalleri yardımıyla yedi canavarı uyandırmayı amaçlamaktadır. Gökkuşağı kristallerini bulabilmek için Zoisite’yi görevlendirir.
Usagi bahçede öğle yemeğini yemek için bir yer ararken sabahki gizemli kızı görür. Ona bakarken birden karşısında Umino’yu bulur. Umino kız hakkında bilgi verir ve kızın isminin Makoto Kino olduğunu söyler. İyice meraklanan Usagi sessizce kızın yanına gider ve onu gözetlemeye çalışır. O sırada Makoto’nun güzel öğle yemeği Usagi’nin dikkati çeker.
Makoto, Usagi’yi fark eder. Tanışırlar ve Usagi’ye yemeklerinden ikram eder.Daha sonra beraber oyun salonuna giderler. Usagi etrafta Motoki’yi aramaktadır. O sırada Ami, Rei ve Luna yanlarına gelirler. Luna, Makoto’da bir şeyler sezdiği için kızları da yanında getirmiştir. Makoto’yu kızlarla tanıştırır.
Rei ve Usagi çoktan didişmeye başlamıştır.
Luna'yı farkeden Makoto gidip onu sevmeye başlar. Yanlarında bir grup gözlüklü, şapka giyen bir adamın etrafında toplanmıştır. Gürültüleri kızların dikkatini çeker. Bir sürü pelüş oyuncak kazanmıştır ve kazanmaya devam etmektedir. Yanlarındaki bir kız Usagi’yi adam hakkında bilgi verir. Bunları Makoto’ya anlatmak için döndüğünde Makoto’yu adamın büyüsüne kapılmış görür.
Makoto adamı son sınıftaki aşkına benzetmektedir. Adam kazandıklarıyla beraber oyun salondan ayrılmış yolda yürüyordur. Arkasında Zoisite belirir. Gökkuşağı kristalinin birinin bu adamın içinde olduğunu bildiğinden hedefi odur. Adamın karşını çıkar.
Adama saldırırken Makoto gelir ve onu durdurur. Zoisite’ye saldırmaya başlar saldırıları yetersizdir, ama bir yumruğu isabet etmiştir ve Zoisite dudağından yaralanmıştır. O sırada Usagi de gelince Zoisite ortadan kaybolur. Hemen adamın yanına koşarlar, ama adam onlara kendisini rahat bırakmalarını söyler. Makoto adamın peşinden gider. Tehlikede oldukları için Usagi’de peşlerinden gider.
Adam Makoto’ya takip etmemesini söyler. Tek başına kahve içmek için bir kafeye girer. Usagi ve Makoto dışarıda adamı izlerken adam içeri gelmesi için işaret yapar. Ona bilgisayar oyunlarında iyi olmasının içindeki güçle alakalı olduğunu anlatır.
Zoisite yanlarında belirir. Adam kaçmaya çalışırken Usagi o kızı arkada bırakıp kaçacak mısın diye adamın önüne dikilir. Adamın onun kadar iri bir kız benim tipim değil sözlerini Makoto duyar. Son sınıftaki aşkı da ona aynı şeyi söylediği için hayıflanır ve peşlerine takılır.
Zoisite ise yine adamın karşısına çıkmıştır. Adamın gökkuşağı kristalini alır. O anda Ay Savaşçısı belirir. Ama Zoisite adamı canavara döndürmüş ve oradan kaçmıştır. Usagi canavardan kaçarken Makoto canavarı kucaklar ve uzağa fırlatır, çünkü kendisi çok büyük bir Ay Savaşçısı hayranıdır ve ona zarar gelmesini istemez.
Canavar oradan kalkar ve Ay Savaşçısı’nı yakalar. Makoto hareket edecekken Luna onu durdurur ve savaşçı kalemini verir. Makoto kalemi alır, ‘Jüpiter’in gücü harekete geç’ der ve Jüpiter Savaşçısı’na dönüşür.
Ay Savaşçısı bu duruma çok şaşırır. Canavar bir hamleyle Jüpiter’i yakalamaya çalışsada başaramaz ve Jüpiter’in Yüce Gök Gürültüsü saldırısına maruz kalır. Luna onları canavarın bir insan olduğunu hatırlatır daha fazla saldırırlarsa o insanın zarar göreceğini söyler. Kızlar ne yapacağını bilemezken Luna canavarı insan formuna dönüştürmelerini söyler ve Ay Savaşçısı’na Yeni Ay Asası’nı verir. Ay Savaşçısı “Ay’ın İyileştirici Gücü”yle saldırır ve canavar insan haline geri döner.
Luna kızlara ''artık dört kişi olduk, Ay Savaşçısı lider olmalısın ve prensesi korumalıyız'' der. Usagi lider olma fikrine şaşırsada Luna, Yeni Ay Asası senin lider olduğunu kanıtlıyor der.
Makoto oyun salonunda erkeklere hıncını bilgisayar oyunundan çıkartmaktadır. Yenilir, yenilir... Ama azimle devam eder. O sırada Motoki’nin sesi duyulur. Usagi, Makoto’yu tanıtır, ama Makoto, Motoki’nin büyüsüne kapılmış, onu çoktan son sınıftaki kalbini kıran aşkına benzetmiştir.
Koisuru kairiki shōjo, Jupitā-chan
Jupiter, the Brawny Girl in Love
Kraliçe Beryl, Metalia’yı derin uykusundan uyandırmıştır. Metalia ondan gümüş kristali bulmasını ister.
Usagi o sabah yine okula geç kalmış bir şekilde koşuşturmakta, Luna da peşinden öğle yemeğini ona yetiştirmeye çalışmaktadır. O hızla koşarken bir adama çarpar. Adamın bir arkadaşı Usagi’nin üzerine yürürken bir ses duyulur.

Onlardan Usagi’yi rahat bırakmalarını ister. Olumlu bir yanıt alamayınca adamları bir güzel döver.

Usagi bu duruma çok şaşırmıştır. Gizemli kız yanından ayrılırken gül şeklinde küpeleri Usagi’nin dikkatini çeker. Luna ise bu durumdan şüphelenmiştir.
Kraliçe Beryl gümüş kristali bulabilmek için gökkuşağı kristalleri yardımıyla yedi canavarı uyandırmayı amaçlamaktadır. Gökkuşağı kristallerini bulabilmek için Zoisite’yi görevlendirir.

Usagi bahçede öğle yemeğini yemek için bir yer ararken sabahki gizemli kızı görür. Ona bakarken birden karşısında Umino’yu bulur. Umino kız hakkında bilgi verir ve kızın isminin Makoto Kino olduğunu söyler. İyice meraklanan Usagi sessizce kızın yanına gider ve onu gözetlemeye çalışır. O sırada Makoto’nun güzel öğle yemeği Usagi’nin dikkati çeker.

Makoto, Usagi’yi fark eder. Tanışırlar ve Usagi’ye yemeklerinden ikram eder.Daha sonra beraber oyun salonuna giderler. Usagi etrafta Motoki’yi aramaktadır. O sırada Ami, Rei ve Luna yanlarına gelirler. Luna, Makoto’da bir şeyler sezdiği için kızları da yanında getirmiştir. Makoto’yu kızlarla tanıştırır.

Rei ve Usagi çoktan didişmeye başlamıştır.

Luna'yı farkeden Makoto gidip onu sevmeye başlar. Yanlarında bir grup gözlüklü, şapka giyen bir adamın etrafında toplanmıştır. Gürültüleri kızların dikkatini çeker. Bir sürü pelüş oyuncak kazanmıştır ve kazanmaya devam etmektedir. Yanlarındaki bir kız Usagi’yi adam hakkında bilgi verir. Bunları Makoto’ya anlatmak için döndüğünde Makoto’yu adamın büyüsüne kapılmış görür.

Makoto adamı son sınıftaki aşkına benzetmektedir. Adam kazandıklarıyla beraber oyun salondan ayrılmış yolda yürüyordur. Arkasında Zoisite belirir. Gökkuşağı kristalinin birinin bu adamın içinde olduğunu bildiğinden hedefi odur. Adamın karşını çıkar.

Adama saldırırken Makoto gelir ve onu durdurur. Zoisite’ye saldırmaya başlar saldırıları yetersizdir, ama bir yumruğu isabet etmiştir ve Zoisite dudağından yaralanmıştır. O sırada Usagi de gelince Zoisite ortadan kaybolur. Hemen adamın yanına koşarlar, ama adam onlara kendisini rahat bırakmalarını söyler. Makoto adamın peşinden gider. Tehlikede oldukları için Usagi’de peşlerinden gider.
Adam Makoto’ya takip etmemesini söyler. Tek başına kahve içmek için bir kafeye girer. Usagi ve Makoto dışarıda adamı izlerken adam içeri gelmesi için işaret yapar. Ona bilgisayar oyunlarında iyi olmasının içindeki güçle alakalı olduğunu anlatır.

Zoisite yanlarında belirir. Adam kaçmaya çalışırken Usagi o kızı arkada bırakıp kaçacak mısın diye adamın önüne dikilir. Adamın onun kadar iri bir kız benim tipim değil sözlerini Makoto duyar. Son sınıftaki aşkı da ona aynı şeyi söylediği için hayıflanır ve peşlerine takılır.
Zoisite ise yine adamın karşısına çıkmıştır. Adamın gökkuşağı kristalini alır. O anda Ay Savaşçısı belirir. Ama Zoisite adamı canavara döndürmüş ve oradan kaçmıştır. Usagi canavardan kaçarken Makoto canavarı kucaklar ve uzağa fırlatır, çünkü kendisi çok büyük bir Ay Savaşçısı hayranıdır ve ona zarar gelmesini istemez.

Canavar oradan kalkar ve Ay Savaşçısı’nı yakalar. Makoto hareket edecekken Luna onu durdurur ve savaşçı kalemini verir. Makoto kalemi alır, ‘Jüpiter’in gücü harekete geç’ der ve Jüpiter Savaşçısı’na dönüşür.

Ay Savaşçısı bu duruma çok şaşırır. Canavar bir hamleyle Jüpiter’i yakalamaya çalışsada başaramaz ve Jüpiter’in Yüce Gök Gürültüsü saldırısına maruz kalır. Luna onları canavarın bir insan olduğunu hatırlatır daha fazla saldırırlarsa o insanın zarar göreceğini söyler. Kızlar ne yapacağını bilemezken Luna canavarı insan formuna dönüştürmelerini söyler ve Ay Savaşçısı’na Yeni Ay Asası’nı verir. Ay Savaşçısı “Ay’ın İyileştirici Gücü”yle saldırır ve canavar insan haline geri döner.

Luna kızlara ''artık dört kişi olduk, Ay Savaşçısı lider olmalısın ve prensesi korumalıyız'' der. Usagi lider olma fikrine şaşırsada Luna, Yeni Ay Asası senin lider olduğunu kanıtlıyor der.
Makoto oyun salonunda erkeklere hıncını bilgisayar oyunundan çıkartmaktadır. Yenilir, yenilir... Ama azimle devam eder. O sırada Motoki’nin sesi duyulur. Usagi, Makoto’yu tanıtır, ama Makoto, Motoki’nin büyüsüne kapılmış, onu çoktan son sınıftaki kalbini kıran aşkına benzetmiştir.

BaLıMSuLTaN’ın tanıtımı:
Bölüm 26
Spoiler:
Naru'nun Yüzüne Bir Gülümseme Getir! Usagi'nin Dostluğu
Naru-chan ni egao wo! Usagi no yūjō
Bring a Smile to Naru's Face! Usagi's Friendship
Mamoru Chiba bir rüya görmektedir. Rüyasında kendisi smokin kostümü içerisinde karşısında yüzünü seçemediği bir sima ve bu simanın tekrarladığı ‘’Lütfen Gümüş Kristali bul.‘’ sözü.
Uyandığında neden sürekli bu rüyayı gördüğünü, kendisinin Smokinli Şövalye olabilme ihtimalini düşünür. Gümüş Kristal hakkında bir şey bilmesede onu eline aldığında tüm bu soruların cevabını bulabileceğini hissetmektedir.
Zoisite yeni bir hedef bulmuştur. O sırada Usagi ise derse gelmeyen Naru’yu düşünmektedir. Nephrite’nin nasıl arkadaşının ellerinde kaybolduğunu hatırlar.
Çıkışta Umino’ya Naru’yu ziyarete gideceğini söyler. Beraber Naru’ya giderler. Umino, Naru’yu teselli edeyim derken onun canını acıtacak şeyleri hatırlatır. Usagi kendini tutamayıp olaya müdahale eder.
Naru ise mutlu görünmekte Usagi’yi dışarıda bir şeyler yemeye davet etmektedir. Luna da Rei’nin tapınağında kızlara Gümüş Kristalin gücünün büyüklüğünü anlatmakta, gökkuşağı kristallerinin gümüş kristal parçalarını olduğunu söylemektedir. Efsanevi yedi canavarın her birinin bu gökkuşağı kristallerine hapsedildiği bu yüzden de Zoisite’nin onları toplamaya çalıştığından bahseder. Böylece hem kötü canavarları uyandıracaklar hem de Gümüş Kristale sahip olabileceklerdir.
Luna’nın Usagi’ye verdiği asa ile onlar da gökkuşağı kristallerinin izini sürebileceklerdir. Rei asanın Usagi’de durmasına karşı olduğunu, onu çekiç gibi kullanmasından korktuğunu dile getirir.
Luna ise Usagi’ye güvenmektedir. Usagi’ye şans vermelerini onu lider olarak kabul etmelerini istemektedir. O sırada Usagi, Makoto’yu arar ve yanlarına gelemeyeceğini Umino ve Naru ile yemek yediğini söyler. Az önce Usagi’ye güvendiğini söyleyen Luna gözyaşları içerisindedir.
Naru, Umino ve Usagi bir mezarlığın önünde durmuşlardır. Naru, Nephrite’ i hatırlar ve ağlamaya başlar. Umino ise kendi havasında, pekin ördeği yeme derdindedir. Usagi yeniden kedine hakim olamaz.
Bu sırada Naru gözden kaybolmuştur. Mezarlıktaki rahiple konuşur, ona acısını anlatır. Rahip onu teselli ederken arkalarında Zoisite belirir. Bu Nephrite’i öldürenle aynı kişidir.
Umino ve Usagi her yerde Naru’yu ararlar. Usagi’nin asası yanıp sönmeye başlar. Bu tehlikenin yakınlarda olduğu işaretidir. Kızlar da o çevreye gelmiştir. Zoisite kara kristalini çıkardığı an Naru bu Nephrite’nindi diyerek ondan almaya çalışır. Usagi hemen Ay Savaşçısı’na dönüşür.
Rahibin içindeki gökkuşağını Zoisite çıkarmış, ama gökkuşağını eline alamadan kaybetmiştir. Bu arada rahip çoktan yaratığa dönüşmüş Ay Savaşçısı’na doğru saldırıya geçmiştir.
Naru pedere durması için seslenir, ama o artık peder değil bir canavardır ve hedefi Naru’dur. Ona saldırır, ama beklenmedik bir şekilde Umino, Naru’yu kurtarır.
Ay Savaşçısı, Naru ve Umino’ya bakarken yaratık ona saldırır. Bunu fark etmeyen Ay Savaşçısı patlamanın içinde kalır. Ama hiç ummadığı bir şekilde kurtarılmıştır. Kendini bir anda Smokinli Şövalye’nin kucağında bulur.
Zoisite yaratığa onları öldürmesi için talimat verir. Smokinli Şövalye yaratıkla savaşmaya başlar. O sırada yere bir şey düşürmüştür ve Ay Savaşçısı bunu fark eder. Makoto da mezarlığa ulaşmıştır. Hemen Jüpiter Savaşçısı’na dönüşür ve canavara saldırır. Ay Savaşçısı bu fırsatla hemen Ay’ın İyileştirici Gücü saldırısını yapar ve yaratığı insan haline dönüştürür.
Zoisite sinirle oradan uzaklaşırken Smokinli Şövalye’nin gökkuşağı kristalini aldığını görür. Luna, Ay Savaşçısı’na hemen o kristali geri almalıyız derken, Ay Savaşçısı elinde Smokinli Şövalye’den düşen şeyle birlikte onun gidişini hayran hayran izlemektedir.
Smokinli Şövalye elinde gümüş kristali tutarken Mamoru Chiba haline döner ve artık gerçek kimliğini biliyordur.
Naru ise Umino’nun yarasını sarmaktadır ve sardığı bez Naru için çok değerli olan Nephrite’e aittir. Artık daha iyi hissettiğini yarın okula döneceğini söyler.
Usagi ise Smokinli Şövalye’ye ait olan müzik kutusunu dinlemektedir.
Naru-chan ni egao wo! Usagi no yūjō
Bring a Smile to Naru's Face! Usagi's Friendship
Mamoru Chiba bir rüya görmektedir. Rüyasında kendisi smokin kostümü içerisinde karşısında yüzünü seçemediği bir sima ve bu simanın tekrarladığı ‘’Lütfen Gümüş Kristali bul.‘’ sözü.
Uyandığında neden sürekli bu rüyayı gördüğünü, kendisinin Smokinli Şövalye olabilme ihtimalini düşünür. Gümüş Kristal hakkında bir şey bilmesede onu eline aldığında tüm bu soruların cevabını bulabileceğini hissetmektedir.

Zoisite yeni bir hedef bulmuştur. O sırada Usagi ise derse gelmeyen Naru’yu düşünmektedir. Nephrite’nin nasıl arkadaşının ellerinde kaybolduğunu hatırlar.
Çıkışta Umino’ya Naru’yu ziyarete gideceğini söyler. Beraber Naru’ya giderler. Umino, Naru’yu teselli edeyim derken onun canını acıtacak şeyleri hatırlatır. Usagi kendini tutamayıp olaya müdahale eder.

Naru ise mutlu görünmekte Usagi’yi dışarıda bir şeyler yemeye davet etmektedir. Luna da Rei’nin tapınağında kızlara Gümüş Kristalin gücünün büyüklüğünü anlatmakta, gökkuşağı kristallerinin gümüş kristal parçalarını olduğunu söylemektedir. Efsanevi yedi canavarın her birinin bu gökkuşağı kristallerine hapsedildiği bu yüzden de Zoisite’nin onları toplamaya çalıştığından bahseder. Böylece hem kötü canavarları uyandıracaklar hem de Gümüş Kristale sahip olabileceklerdir.

Luna’nın Usagi’ye verdiği asa ile onlar da gökkuşağı kristallerinin izini sürebileceklerdir. Rei asanın Usagi’de durmasına karşı olduğunu, onu çekiç gibi kullanmasından korktuğunu dile getirir.

Luna ise Usagi’ye güvenmektedir. Usagi’ye şans vermelerini onu lider olarak kabul etmelerini istemektedir. O sırada Usagi, Makoto’yu arar ve yanlarına gelemeyeceğini Umino ve Naru ile yemek yediğini söyler. Az önce Usagi’ye güvendiğini söyleyen Luna gözyaşları içerisindedir.

Naru, Umino ve Usagi bir mezarlığın önünde durmuşlardır. Naru, Nephrite’ i hatırlar ve ağlamaya başlar. Umino ise kendi havasında, pekin ördeği yeme derdindedir. Usagi yeniden kedine hakim olamaz.

Bu sırada Naru gözden kaybolmuştur. Mezarlıktaki rahiple konuşur, ona acısını anlatır. Rahip onu teselli ederken arkalarında Zoisite belirir. Bu Nephrite’i öldürenle aynı kişidir.
Umino ve Usagi her yerde Naru’yu ararlar. Usagi’nin asası yanıp sönmeye başlar. Bu tehlikenin yakınlarda olduğu işaretidir. Kızlar da o çevreye gelmiştir. Zoisite kara kristalini çıkardığı an Naru bu Nephrite’nindi diyerek ondan almaya çalışır. Usagi hemen Ay Savaşçısı’na dönüşür.
Rahibin içindeki gökkuşağını Zoisite çıkarmış, ama gökkuşağını eline alamadan kaybetmiştir. Bu arada rahip çoktan yaratığa dönüşmüş Ay Savaşçısı’na doğru saldırıya geçmiştir.

Naru pedere durması için seslenir, ama o artık peder değil bir canavardır ve hedefi Naru’dur. Ona saldırır, ama beklenmedik bir şekilde Umino, Naru’yu kurtarır.

Ay Savaşçısı, Naru ve Umino’ya bakarken yaratık ona saldırır. Bunu fark etmeyen Ay Savaşçısı patlamanın içinde kalır. Ama hiç ummadığı bir şekilde kurtarılmıştır. Kendini bir anda Smokinli Şövalye’nin kucağında bulur.

Zoisite yaratığa onları öldürmesi için talimat verir. Smokinli Şövalye yaratıkla savaşmaya başlar. O sırada yere bir şey düşürmüştür ve Ay Savaşçısı bunu fark eder. Makoto da mezarlığa ulaşmıştır. Hemen Jüpiter Savaşçısı’na dönüşür ve canavara saldırır. Ay Savaşçısı bu fırsatla hemen Ay’ın İyileştirici Gücü saldırısını yapar ve yaratığı insan haline dönüştürür.
Zoisite sinirle oradan uzaklaşırken Smokinli Şövalye’nin gökkuşağı kristalini aldığını görür. Luna, Ay Savaşçısı’na hemen o kristali geri almalıyız derken, Ay Savaşçısı elinde Smokinli Şövalye’den düşen şeyle birlikte onun gidişini hayran hayran izlemektedir.

Smokinli Şövalye elinde gümüş kristali tutarken Mamoru Chiba haline döner ve artık gerçek kimliğini biliyordur.
Naru ise Umino’nun yarasını sarmaktadır ve sardığı bez Naru için çok değerli olan Nephrite’e aittir. Artık daha iyi hissettiğini yarın okula döneceğini söyler.

Usagi ise Smokinli Şövalye’ye ait olan müzik kutusunu dinlemektedir.

BaLıMSuLTaN’ın tanıtımı:
Bölüm 27
Spoiler:
Ami'nin Aşkı?! Geleceği Gören Çocuk
Ami-chan e no koi!? Mirai yochi no shōnen
Love for Ami?! A Boy Who Can Predict the Future
Şimdiye kadar bulunan gökkuşağı kristallerinin sayısı teki karanlık güçlerin elinde, teki Smokinli Şövalye’de olmak üzere 2 tanedir.
Ami yolda hem kitap okuyup hem yürürken arkasından ona seslenen birini duyar. Bu Urawa’dır. İkisi bir inşaatın önünde durmuş selamlaşırken inşaattan bir malzeme hemen yanı başlarına düşer. Ami şaşırır arkasını dönüp baktığında Urawa orada değildir.

Okulda ise yarıyıl sınav sonuçlarının açıklanmasının kargaşası vardır. Usagi her zamanki gibi yine kötü notlar almıştır. Makoto onu teselli edip, daha fazla çalışmasını öğütlerken Usagi ona kendi notlarını hatırlatıp senin de benden bir farkın yok demeye getirmektedir.

Bu dönem öğrencileri hayrete düşürecek bir olay yaşanmıştır. Ami birinciliği Ryo Urawa adlı öğrenciye kaptırmıştır. Bu çocuk Ami ile aynı sınıftadır. Ami de Makoto’ya çocuğun başka okuldan transfer olduğunu, ne kadar çalışkan olduğunu anlatır. O sırada Urawa yanlarından geçerken Ami seslenir. Fakat Urawa, Ami’yi gördüğünde oradan koşarak uzaklaşır.
Okulun çatı katında Urawa, Ami’nin bir gazetedeki fotoğrafına bakarken Usagi’nin sesiyle irkilir. Usagi, onun Ami’den hoşlandığını anlar. Ami ülke çapında birincilik aldığı bir sınavın haberidir ve Usagi, onun o zamandan beri ondan hoşlanıp hoşlanmadığını sorar.

Amacının Ami gibi çalışkan olmak olduğunu, kendine onu örnek aldığını anlatır. Usagi ise Ami’nin seviyesine çoktan ulaşmışsın dediğinde Urawa bunun adil olmadığını sınavda çıkacaklar hakkında hep bir şeyler hissettiğinden bahseder. Bu yüzden Ami’nin ondan daha yetenekli olduğunu düşünmektedir. İçten içe hoşlanmaktadır aslında.
Bu durumda Usagi ona yardım elini uzatmadan duramaz. Yardım edeceğini söyleyip koşarak oradan uzaklaşırken Urawa ona bugün suya fazla yaklaşma uyarısında bulunur. Usagi bu uyarıya bir anlam veremezken birden üzerine bir kova su dökülür ve ağlamaya başlar.

Öte yandan Rei de Mamoru’nun koluna girmiş yolda yürümektedir. Mamoru’ya nereye gidelim diye sorar, ama Mamoru’nun aklı başka yerde, geçmişindedir.
Rei bu dalgınlığı fark eder. Son günlerdeki dalgınlığını sorar. Fakat Mamoru bir şeyi olmadığını söyler.
Usagi ve Urawa da bir kafeye geçmiş oturmaktadırlar. Urawa’ya Ami’nin bir fotoğrafını getirmiştir.

Yanlarında bulunan Luna, Ay Asası’nın sinyalini fark eder ve Urawa’da bir şeyler olduğunu düşünür. Urawa bu okula transfer olurken eğer ondan daha başarılı olursam hislerimi açıklayacağım der. Kendisi bu konuda fazla cesaretsizdir, ama Usagi ona Ami’yi yanında getireceği bir randevu verir.
Öte yandan Zoisite’de gökkuşağı kristaline sahip olan Urawa’ya saldırmayı düşünmektedir.
Usagi, Ami’yi etüt merkezinden almaya gelmiştir. Urawa, Usagi’nin dediği yere doğru ilerlerken Zoisite ile karşılaşır. Ve onun kim olduğunu hemen anlar. Zoisite kendisini tanımasına şaşırmıştır ve sebebini sorar. Urawa küçüklüğünden beri geleceği görme gibi bir yeteneği olduğunu söyler. Ayrıca kendisinin de kim olduğunu bilmektedir.

Zoisite onu canavara dönüştürmek için hamle yaparken Urawa buna karşı çıkar. ‘’Şeytanın kuklası olmaktansa ölmeyi tercih ederim.’’ der. Fakat Zoisite ondan çok daha güçlüdür. Kara kristalini çıkarır bu sırada Ami ve Usagi de olay yerine gelmiş Zoisite’yi görmüşlerdir.

Usagi ve Ami hemen dönüşürler. Ay Savaşçısı, Merkür Savaşçısı’na Urawa’yı güvenli bir yere götürmesini söyler. Zoisite’nin zamanı yoktur ve Ay Savaşçısı onun kendisine saldıracağını düşünürken o ortadan kaybolur.
Merkür Savaşçısı da Urawa’yı bir banka yatırmış ateşini düşürmeye çalışmaktadır. O sırada Urawa ‘beni kurtardığınız için teşekkür ederim Bayan Mizuno.’’ der ve bayılır. Merkür onun kimliğini bilmesine çok şaşırır.
Ay Savaşçısı’da Ay Asası ile onları aramaktadır. Urawa rüyasında kendisinin Merkür Savaşçısı’nı öldürdüğünü görür.

O bankta baygın yatarken Merkür Savaşçısı cebindeki resmi görür. O sırada Urawa uyanır ve geleceği gördüğünü söyler ve ona yeteneğinden bahseder. Uzun süredir ona hayran olduğunu, ama kaderimizde savaşmak olduğunu biliyorum der. Merkür Savaşçısı ise Ami Mizuno olmadığını, onun yanıldığını söyler.
Urawa ise canavara dönüştüğünde hiç tereddüt etmeden kendisini öldürmesini ister. Gelecekte bunun olacağından emindir. Ama Merkür ona geleceğin insanların kendileri tarafından şekillendirilebileceğini söyler. İnsan kendisine ne kadar inanırsa, istediği geleceğe o kadar ulaşır der.

O sırada gölün üzerinde Zoisite belirir. Merkür hemen Urawa’yı arkasına alır. Ama Zoisite gökkuşağı kristalini almış ve onu bir canavara çevirmiştir.
Merkür Savaşçısı’na saldırması beklenirken birden içinde onun az önce söylediklerini hisseder ve Zoisite’ye saldırır.

Gökkuşağı kristali Merkür Savaşçısı’nın avuçları içindedir.
Zoisite canavara rakibinin kendisi olmadığını anlaması için büyü yapar. Ve canavar, Merkür Savaşçısı’na doğru hamle yapar. Tam bu sırada Ay Savaşçısı belirir. Canavarı insan haline döndürmeye çalışır ama başarılı olamaz.
Merkür, Urawa’nın kendisini öldürme isteğini hatırlar. Bu arada Canavar Bunbo hâlâ onlara saldırmaktadır. Birden Mars Savaşçısı’nın saldırısını görürler. Ve ardından Jüpiteri’n... Son olarak Merkür’ün saldırısıyla canavarın enerjisi iyice azalmıştır. Artık sıra Ay Savaşçısı’ndadır.

Urawa insan haline geri dönmüştür. Yan tarafta Smokinli Şövalye onları izlemektedir. Ve 3. gökkuşağı kristalinin gezegen savaşçılarında olduğunu bilmektedir ve sessizce geri çekilir.
Urawa, babasının işlerinden ötürü başka bir okula transfer olmuştur. Ami, Usagi ve Makoto onu uğurlamaya gitmişlerdir. Urawa, Usagi’nin ona verdiği fotoğrafı sahibine uzatır ve kendi yetenekleriyle başarılı olduğunda fotoğrafı geri almak için geleceğini söyler. Ama Ami ona fotoğrafı geri verir. Ve tren giderken o da trenin peşinden koşmaktadır.

funnylife’in tanıtımı:
Bölüm 49
Spoiler:
Beyaz Gül Kimin İçin? Ay Işığı Şövalyesi Ortaya Çıktı
Shiroi bara wa dare ni? Tsukikage no Naito tōjō
For Whom is the White Rose? The Moonlight Knight Appears
Usagi, Ami’ye yarınki testte çıkacak soruları tahmin etmesi için yalvarıyordur. Makoto da aynı sebepten Usagi ile birliktedir. Ami onlara yakında 9. sınıf olacaklarını ve daha fazla sorumluluk sahibi olmaları gerektiğini söyler.

Bu sırada bir çığlık duyarlar. Çığlığın geldiği yöne baktıklarında bir gencin bir canavar tarafından köşeye sıkıştırıldığını görürler.
Genç, Makoto’nun arkadaşı Shinozaki’dir. Canavar, Makoto’nun üzerine atlamaya kalkınca Shinozaki onu korumak için atılır ve bulundukları yerden aşağıya düşüp yaralanır.

Canavar kaçar. Shinozaki de ambulansla hastaneye kaldırılır. 0 grubu kana ihtiyaç vardır ve hastanede de yeterince kalmamıştır. Makoto’nun kan grubu da 0’dır ve kendisinden alınmasını ister.
Bu sırada;
Canavar, efendilerinin yanına ulaşmış ve topladığı hayat enerjilerini vermektedir.
Hastanede;
Makoto kızlara yarınki teste çalışmak için gitmelerini söyler, ikisi de kabul etmez bunu. Ami, Shinozaki’nin kim olduğunu sorar. Makoto’nun çocukluk arkadaşıdır ve o ne zaman birine ihtiyaç duysa, acı çekse yanında olan Makoto için önemli biridir. O gece de tehlikede olanın kendisi olmasına rağmen Makoto’yu kurtarmaya çalışmıştır.

Luna, Usagi’ye yarın okuldan sonra Hikawa Tapınağı’nda toplanacaklarını söylemeye gelmiştir. Dışarıdan bakıldığında ders çalışıyor gibi görünse de aslında Mamoru’nun hafızasını geri getirmek için resim çizmektedir.

Ertesi gün; Hikawa Tapınağı:
Grup yeni düşmanlarıyla ilgili ellerindeki bilgileri değerlendirir. Makoto önceki gün olanlar yüzünden çok sinirlidir, çünkü Shinozaki hâlâ kendine gelmemiştir. Usagi gene geç kalmıştır tabii…
Usagi gene geç kaldığı için kendine söylenerek koşmaktadır ve Mamoru’yu gene Natsumi ile görür. Kız, Mamoru’dan randevu koparmaya çalışırken birden aralarına girer.
Mamoru’ya bir yandan çizdiği resimleri gösterir bir yandan da Prenses Serenity ile Prens Endymion’un hikâyesini anlatmaya koyulur.

Mamoru hikâyeyi dinlememiştir bile yoluna gider, Natsumi de onun peşi sıra gider.
Usagi işler umduğu gibi gitmediği için üzgündür, Natsumi güzel bir kız olduğu için Mamoru’nun ona aşık olma ihtimali daha da üzer onu... Ve tam bu sırada elinde kırmızı gül buketiyle Seijuro çıkıverir ve Usagi’ye aşkını ilan eder.

Usagi çocuğun romantik sözlerinden çok etkilenir önce, ama sonradan kendine gelir ve geç kaldığı buluşmasına gitmek için oradan koşarak uzaklaşır.
Usagi sonunda tapınağa gelebilmiştir. Kızlar dönüşmüş ve koşarak tapınaktan çıkarlar, Usagi’ye de acele etmesini söylerler.

Yolda Jüpiter çok kan verdiği için bir ara bitkin düşer Ay Savaşçısı önce onu geri gitmesi için ikna etmeye çalışır, bunun olmayacağını anlayınca da Jüpiter’den kendisine fazla yüklenmemesini ister. Daha önce olanlar yüzünden hâlâ endişelidir, hiç kimsenin ölmesini istemiyordur.

Canavarı bulduklarında kızların ilk saldırı denemeleri boşa çıkar hepsinden kurtulur ve kızları bayıltır canavar.
Ay Savaşçısı zor durumdayken beyaz bir gül canavarın önünü keser, gülün geldiği yöne baktığında beyazlar içinde bir adam görür, kendine “Ay Işığı Şövalyesi” diyordur. Saldırısıyla canavarı sersemlettikten sonra oradan uzaklaşır, Ay Savaşçısı da arkasından bakakalır.

Jüpiter kendine gelir ve canavarın ayağa kalktığını Ay Savaşçısı’na doğru gittiğini görür. Ay Savaşçısı’na dikkat etmesini söylese de artık çok geçtir. Canavar, Ay Savaşçısı’nı yakalamıştır. Buna çok sinirlenen Jüpiter, saldırısıyla canavarı yok eder ve Ay Savaşçısı’nı kurtarır.

Shinozaki hastaneden taburcu olmuştur. Usagi onunla Makoto arasına nasıl bir ilişki olduğunu düşünür. Bir kız ile erkek arasında aşksız bir ilişki olabilir mi? Ay Işığı Şövalyesi, Endymion muydu? Usagi bu sorularla uğraşırken Luna matematik kitabını burnunun dibine getirir ve yarınki matematik sınavını hatırlatır…


funnylife’in tanıtımı:
Bölüm 50
Spoiler:
Usagi’nin Krizi! Ay Tacı İşe Yaramıyor
Usagi no kiki! Tiara sadō sezu
Usagi's Crisis! The Tiara Doesn't Work
Kader Ağacı gezegen savaşçıları yüzünden yeterince enerji toplayamadığı için kurumaya yüz tutmuştur. Kader Ağacı, Ann ile Ail’in hayat kaynağıdır, eğer ağaç ölürse onlar da ölecektir. Daha çok hayat enerjisi toplayıp ağacı hayatta tutmaları gerekiyor.
Ail bir broşürde Sanal Gerçeklik Tiyatrosu’nun Juban Alışveriş Merkezi’nde açılacağını okur. Kardiyan’ın hayat enerjisi toplamak için mükemmel bir fırsattır bu. Taze enerji aramak için şehirde dolaşmaya çıkarlar.
Usagi ve Luna da Sanal Gerçeklik Tiyatrosu’na gelmişlerdir. Luna diğer kızları da çağırmıştır, ama onlar daha gelememişlerdir. Tiyatronun girişinde inanılmaz bir kuyruk vardır ve hemen hepsinin de çift olduğunu gören Usagi’nin hevesi kaçar. Sadece bir savaş oyunu olduğunu söyleyip eve gitmeyi önerir. Luna tam da bu yüzden gelmelerini istemiştir, Usagi’nin savaşçı olmanın nasıl olduğunu tam olarak hatırlayamadığını söyler. Kavgacı bir ruh geliştirmek için burası ideal bir yerdir.
Usagi itiraz eder, ama Mamoru ile gelmiş olsalardı durumun farklı olacağını da söyler. Luna’yı sarsarak Mamoru’nun hafızasının nasıl geri getirebileceğini bildiği halde saklamakla itham eder. Bu sırada Mamoru görünür erkek arkadaşı olmamasının acısını kediden çıkarttığını söyleyerek Usagi ile dalga geçer. Usagi sinirle erkek arkadaşı olduğunu söyler. Mamoru’nun da yalnız geldiğini fark eder bu onun için kullanılması gereken bir şanstır.
Ail insan forumunda (Seijuro), kuyrukta beklemeden girebilmek için girişteki görevliyi hipnotize eder. Bir ses duyar, Natsumi kendisine asılan bir adamı tokatlamış ve fırça atıyordur. Adam cevap vermeye çalıştığı sırada Mamoru da duruma müdahale eder. Bayanları rahatsız etmekten vazgeçmesini çok zavallı olduğunu söyler. Bunları duyan adam sinirlenir ve Mamoru’nun üzerine yürür, ama sataşmaya cesaret edemez ve oradan uzaklaşır, uzaklaşırken bir de pışık yapar.
Natsumi, Mamoru’nun boynuna sarılır, onu kurtardığı için teşekkür eder ve minnettarlığını göstermek için bu günü onunla geçirmek istediğini söyler. Usagi de yanlarına gelir ve Mamoru’nun kolundan tutup çekiştirmeye başlar.
Seijuro kız kardeşine ne yaptığını sorar. Natsume ağabeyi ile Mamoru’yu tanıştırır ve Mamoru’nun da onlara eşlik edeceğini söyler. Mamoru’nun itiraz etmesine bile fırsat vermeden Usagi bu durumda kendisinin de onlara eşlik edeceğini söyler.
Hep beraber içeri yönelirler, Seijuro’nun daha önceden hipnotize ettiği görevli girmelerine izin verir.
Bu sırada kızlar da tiyatronun önüne gelmişlerdir...
Usagi’nin babası ile kardeşi de Sanal Gerçeklik Tiyatrosu’ndadır ve Usagi ile arkadaşlarının sesini duyarlar. Arkalarına baktıklarında Usagileri görürler. Usagi ile Shingo arasında ufak bir didişme olur. Buraya babasıyla yalnız geldikleri için Usagi kardeşine kızarken, Shingo da ablasının ileri teknik oyunları oynayamayacağını iddia eder. Üzerinde durdukları araç sarsılınca Usagi kazara Seijuro’nun kucağına düşer, babası da durumu yanlış anlar...
Dışarıda kızlar kuyrukta beklemektedir.
İçeridekilerse üstlerini giyinip oyuna başlarlar, Seijuro’nun sinirli bakışlarını fark eden Natsumi dikkat çekmemek için o şekilde davrandığını endişelenmemesini söyler.
Seijuro ile Mamoru arasında bir rekabet başlamıştır. Karşılarına çıkan canavarları ellerindeki oyun silahlarıyla seri bir şekilde yok etmeye başlarlar.
Birden beliren canavardan korkan Usagi çığlık atarak koşmaya başlar, Mamoru da onu yakalamak için peşinden gider. Yalnız kalan Ail ve Ann hayat enerjisi toplama operasyonlarını başlatırlar.
Kızlar ise hâlâ kuyrukta beklemektedir…
Mamoru kendisini oyuna kaptırmıştır bir oyun oynuyorsa en yüksek skoru elde etmelidir çünkü. Usagi’nin elinden tutar ve koşmaya başlarlar bu da Usagi’nin hayal dünyasında kendini kaybetmesine yetmiştir.
Kardeşinin sesiyle kendine gelir. Babası tehlikededir, canavarlardan birinde sorun vardır ne kadar vururlarsa vursunlar yok olmamaktadır ve insanlar düşmektedir. Shingo’nun rehberliğinde Mamoru olay yerine doğru gider. Kuyrukta ise sıranın kızlara gelmesine 3 kişi kalmıştır.
Kardinal, Mamoru’yu Usagi’nin babasını ve kardeşini yakalar.
Usagi hemen dönüşür. Bilindik sözlerini tekrarlar ve saldırır, ama Ay Tacı çalışmaz… Bu arada Kardinal saldırıya geçmiştir ki beyaz bir gül canavarın saldırısını durdurur. Ay Işığı Şövalyesi gelmiştir.
Ay Işığı Şövalyesi’ni gören Usagi önce çok sevinir sonra da şaşırır ve biraz da hayal kırıklığı yaşar. Ay Işığı Şövalyesi’nin Endymion olduğunu düşünüyordu, ama Mamoru arkasındayken Ay Işığı Şövalyesi de önündeydi…
Ay Işığı Şövalyesi’nin saldırısı da kardinal üzerinde işe yaramaz ve canavar tarafından yakalanır... Gezegen Savaşçıları tam zamanında yardımlarına yetişir. Merkür ve Mars, saldırılarıyla Ay Işığı Şövalyesi’ni kurtarırlar ve hepsi birden Ay Savaşçısı’nın önünde dururlar.
Ay Savaşçısı onlara Ay Tacı’nın çalışmadığını anlatır. Savaşçılar Ay Savaşçısı’nı sakinleştirir ve onun yerine de savaşacaklarını söylerler. Venüs ve Jüpiter güçlerini birleştirerek saldırır ve canavarı yok ederler.
Gece Usagilerde;
Usagi’nin annesi Shingo’nun yaralarına pansuman yaparken Usagi, Ay Tacı’nı artık kullanamayacağı ve Mamoru ile Ay Işığı Şövalyesi’nin farklı kişiler olduğu ortaya çıktığı için endişelenmiş ve kafası karışık bir haldedir.
Usagi no kiki! Tiara sadō sezu
Usagi's Crisis! The Tiara Doesn't Work
Kader Ağacı gezegen savaşçıları yüzünden yeterince enerji toplayamadığı için kurumaya yüz tutmuştur. Kader Ağacı, Ann ile Ail’in hayat kaynağıdır, eğer ağaç ölürse onlar da ölecektir. Daha çok hayat enerjisi toplayıp ağacı hayatta tutmaları gerekiyor.
Ail bir broşürde Sanal Gerçeklik Tiyatrosu’nun Juban Alışveriş Merkezi’nde açılacağını okur. Kardiyan’ın hayat enerjisi toplamak için mükemmel bir fırsattır bu. Taze enerji aramak için şehirde dolaşmaya çıkarlar.
Usagi ve Luna da Sanal Gerçeklik Tiyatrosu’na gelmişlerdir. Luna diğer kızları da çağırmıştır, ama onlar daha gelememişlerdir. Tiyatronun girişinde inanılmaz bir kuyruk vardır ve hemen hepsinin de çift olduğunu gören Usagi’nin hevesi kaçar. Sadece bir savaş oyunu olduğunu söyleyip eve gitmeyi önerir. Luna tam da bu yüzden gelmelerini istemiştir, Usagi’nin savaşçı olmanın nasıl olduğunu tam olarak hatırlayamadığını söyler. Kavgacı bir ruh geliştirmek için burası ideal bir yerdir.

Usagi itiraz eder, ama Mamoru ile gelmiş olsalardı durumun farklı olacağını da söyler. Luna’yı sarsarak Mamoru’nun hafızasının nasıl geri getirebileceğini bildiği halde saklamakla itham eder. Bu sırada Mamoru görünür erkek arkadaşı olmamasının acısını kediden çıkarttığını söyleyerek Usagi ile dalga geçer. Usagi sinirle erkek arkadaşı olduğunu söyler. Mamoru’nun da yalnız geldiğini fark eder bu onun için kullanılması gereken bir şanstır.

Ail insan forumunda (Seijuro), kuyrukta beklemeden girebilmek için girişteki görevliyi hipnotize eder. Bir ses duyar, Natsumi kendisine asılan bir adamı tokatlamış ve fırça atıyordur. Adam cevap vermeye çalıştığı sırada Mamoru da duruma müdahale eder. Bayanları rahatsız etmekten vazgeçmesini çok zavallı olduğunu söyler. Bunları duyan adam sinirlenir ve Mamoru’nun üzerine yürür, ama sataşmaya cesaret edemez ve oradan uzaklaşır, uzaklaşırken bir de pışık yapar.
Natsumi, Mamoru’nun boynuna sarılır, onu kurtardığı için teşekkür eder ve minnettarlığını göstermek için bu günü onunla geçirmek istediğini söyler. Usagi de yanlarına gelir ve Mamoru’nun kolundan tutup çekiştirmeye başlar.

Seijuro kız kardeşine ne yaptığını sorar. Natsume ağabeyi ile Mamoru’yu tanıştırır ve Mamoru’nun da onlara eşlik edeceğini söyler. Mamoru’nun itiraz etmesine bile fırsat vermeden Usagi bu durumda kendisinin de onlara eşlik edeceğini söyler.
Hep beraber içeri yönelirler, Seijuro’nun daha önceden hipnotize ettiği görevli girmelerine izin verir.
Bu sırada kızlar da tiyatronun önüne gelmişlerdir...
Usagi’nin babası ile kardeşi de Sanal Gerçeklik Tiyatrosu’ndadır ve Usagi ile arkadaşlarının sesini duyarlar. Arkalarına baktıklarında Usagileri görürler. Usagi ile Shingo arasında ufak bir didişme olur. Buraya babasıyla yalnız geldikleri için Usagi kardeşine kızarken, Shingo da ablasının ileri teknik oyunları oynayamayacağını iddia eder. Üzerinde durdukları araç sarsılınca Usagi kazara Seijuro’nun kucağına düşer, babası da durumu yanlış anlar...
Dışarıda kızlar kuyrukta beklemektedir.

İçeridekilerse üstlerini giyinip oyuna başlarlar, Seijuro’nun sinirli bakışlarını fark eden Natsumi dikkat çekmemek için o şekilde davrandığını endişelenmemesini söyler.

Seijuro ile Mamoru arasında bir rekabet başlamıştır. Karşılarına çıkan canavarları ellerindeki oyun silahlarıyla seri bir şekilde yok etmeye başlarlar.

Birden beliren canavardan korkan Usagi çığlık atarak koşmaya başlar, Mamoru da onu yakalamak için peşinden gider. Yalnız kalan Ail ve Ann hayat enerjisi toplama operasyonlarını başlatırlar.
Kızlar ise hâlâ kuyrukta beklemektedir…
Mamoru kendisini oyuna kaptırmıştır bir oyun oynuyorsa en yüksek skoru elde etmelidir çünkü. Usagi’nin elinden tutar ve koşmaya başlarlar bu da Usagi’nin hayal dünyasında kendini kaybetmesine yetmiştir.

Kardeşinin sesiyle kendine gelir. Babası tehlikededir, canavarlardan birinde sorun vardır ne kadar vururlarsa vursunlar yok olmamaktadır ve insanlar düşmektedir. Shingo’nun rehberliğinde Mamoru olay yerine doğru gider. Kuyrukta ise sıranın kızlara gelmesine 3 kişi kalmıştır.
Kardinal, Mamoru’yu Usagi’nin babasını ve kardeşini yakalar.

Usagi hemen dönüşür. Bilindik sözlerini tekrarlar ve saldırır, ama Ay Tacı çalışmaz… Bu arada Kardinal saldırıya geçmiştir ki beyaz bir gül canavarın saldırısını durdurur. Ay Işığı Şövalyesi gelmiştir.

Ay Işığı Şövalyesi’ni gören Usagi önce çok sevinir sonra da şaşırır ve biraz da hayal kırıklığı yaşar. Ay Işığı Şövalyesi’nin Endymion olduğunu düşünüyordu, ama Mamoru arkasındayken Ay Işığı Şövalyesi de önündeydi…

Ay Işığı Şövalyesi’nin saldırısı da kardinal üzerinde işe yaramaz ve canavar tarafından yakalanır... Gezegen Savaşçıları tam zamanında yardımlarına yetişir. Merkür ve Mars, saldırılarıyla Ay Işığı Şövalyesi’ni kurtarırlar ve hepsi birden Ay Savaşçısı’nın önünde dururlar.

Ay Savaşçısı onlara Ay Tacı’nın çalışmadığını anlatır. Savaşçılar Ay Savaşçısı’nı sakinleştirir ve onun yerine de savaşacaklarını söylerler. Venüs ve Jüpiter güçlerini birleştirerek saldırır ve canavarı yok ederler.
Gece Usagilerde;
Usagi’nin annesi Shingo’nun yaralarına pansuman yaparken Usagi, Ay Tacı’nı artık kullanamayacağı ve Mamoru ile Ay Işığı Şövalyesi’nin farklı kişiler olduğu ortaya çıktığı için endişelenmiş ve kafası karışık bir haldedir.

funnylife’in tanıtımı:
Bölüm 51
Spoiler:
Yeni Dönüşüm! Usagi Güçlenir
Atarashiki henshin! Usagi pawā appu
A New Transformation! Usagi Powers Up
Ail ve Ann şu sıralar yapılan ve gün boyu süren çiçekleri seyretme şölenini öğrenmişlerdir. Kader Ağacı için hayat enerjisi toplamak ve çiçek açmasını sağlamak için harika bir fırsattır bu.
Kızlar da öğretmenleri ile birlikte bu şölene katılacaklardır. Umino akşamdan gelip onlar için yer kapmıştır bile. Yemek yeme zamanı herkes getirdiği yiyecekleri çıkarır. Herkesin yemeği harikadır. Usagi ve Rei’ninkiler hariç bu yüzden didişmeye başlarlar gene. Rei, Usagi’nin pirinç topları ile alay eder, Usagi ise Rei’nin kolaya kaçtığını söyler. (Rei hamburger almış.)
Yemeklerini yedikten sonra etrafı dolaşmak için ayaklanır herkes. Usagi yakınlarda meyveli tatlılar satan bir dükkân olduğunu söyler, Rei de Usagi’ye takılır ve aralarında gene bir didişme başlar. Bu sırada Seijuro bir ağacın arkasınan Usagi’yi izlemektedir bu da Natsumi’nin dikkatinden kaçmaz. Usagi’nin güzel olduğunu kendi kendine mırıldanırken Natsumi hemen arkasında belirir, o kadar güzel mi diye sorar. Seijuro da Usagi’ye değil kiraz ağaçlarına baktığını iddia eder. Konuyu orada bırakıp Ail ve Ann’e dönüşürler ve hayat enerjisi toplamak için bir Kardinal çağırırlar.
Umino ve Naru beraber vakit geçirmektedirler. Yakınlarındaki bir ağaçta tuhaflık vardır, yanıp sönen ışıkları gölgeleri görürler. Birbirlerine daha da yaklaşırlar ayaklarının altından başlayan bir ışık sütunu içinde kalırlar. Kesilen çığlıklarıyla birlikte ışık da kaybolur…
Öğretmenleri döndüğünde onları baygın olarak bulur. Telaşla nasıl olduklarına bakmak için yanlarına gidip diz çöker bir yandan da onlara seslenerek uyandırmaya çalışıyordur. Arkasında beliren kadından yardım çağırmasını ister. Kadında bir tuhaflık vardır gözlerinde kırmızı ışıklar yanıp söner, o aslında Ail ve Ann’in çağırdığı Kardinaldir ve Umino ve Naru’ya yaptığı gibi öğretmenin de enerjisini alır.
Üçünü de bir sağlık merkezine götürmüşlerdir. Doktor, bir süre dinlenirlerse kendilerine geleceklerini söyler, ama bir tuhaflık vardır gün içinde getirilen onuncu kişilerdir ve güneş çarpması mevsimi için çok erken bir zamandır.
Artemis ve Luna durumu anlamışlardır. Kızlar olay yerini araştırmaya başlamışlardır bile Usagi de kedilerle birlikte olay yerine doğru yola koyulur.
Olay yerinde;
Kızlar etrafa göz atarlar, Rei, şeytani bir enerji hisseder. Kardinal ortaya çıkmıştır. Gözüne baktıkları anda kızları yakalar.
Kızların çığlıklarını duyan Usagi hemen dönüşür. Kiraz ağacının altında birer ışık sütunu içindeki kızların enerjileri emilmektedir.
Canavar ortaya çıkıp Ay Savaşçısı’na saldırır, saldırıdan kurtulan Ay Savaşçısı, Ay Tacı ile saldırıya geçer, fakat tacı gene çalışmaz! Kızlar Ay Savaşçısı’na dikkatli olmasını canavarın gözüne bakmamasını söyler. Canavar tekrar saldırıya geçip Ay Savaşçısı’nı yakalar ve sürükler. Gözlerine baktığı anda Ay Savaşçısı’nın da enerjisi emilmeye başlar, broşu kırılır ve dönüşümü bozulur. Usagi yerin içine doğru çekilmeye başlar, kızlardan onları kurtaramadığı için özür diler. Usagi’yi kurtarmaya çalışan Luna da Usagi ile birlikte yutulur.
Başka bir boyutta prenses formundaki Usagi ve kucağındaki Luna baş aşağı düşerken görünürler. Usagi dönüşemediğini ve ne yapacağını sorar Luna’ya… Luna da gezegen savaşçısı olarak geri dönmüş olsa da hâlâ prensesleri olduğunu söylemeye çalışırken Usagi sıradan bir lise öğrencisi olma dileğini söyler. Luna böyle hissettiği sürece ne Ay’ın Tacı’nı kullanabileceğini ne de dönüşebileceğini söyler.
Usagi ölü olup olmadıklarını düşünürken birisinin “Prenses” diyerek ona seslendiğini duyar. Seslenen “Kraliçe Serenity”dir.
Usagi’ye Gümüş Kristali verir. Arkadaşlarını koruma isteği gümüş kristali korumuştur, ancak gümüş kristal eskisi kadar güçlü değildir. Kraliçe Serenity, Prenses’in arkadaşlarını koruma isteğinin bir gün gümüş kristalin gerçek gücünü ortaya çıkaracağına inanmaktadır.
“Ay’ın Kristal Gücü Harekete Geç” diyerek Ay Savaşçısı’na dönüşür.
Kızların hepsi baygındır ve ağacın gövdesinde sıkışmışlardır. Artemis tek başına Kardinal ile mücadele etmektedir.
Gökyüzünde bir ışık parlar, dolunay görünür ve bilindik sözleriyle Ay Savaşçısı sahneye çıkar. Canavar saldırıya geçer Ay Savaşçısı’nın tek yapabildiği saldırıları savuşturmaktır. Kritik bir anda Ay Işığı Şövalyesi gelir ve Ay Savaşçısı’nı kurtarır. Kraliçe Serenity’nin sesi duyulur ve Ay Asası, Ay Savaşçısı’nın ellerine gelir. Ay Savaşçısı asayı kullanarak canavarı yok eder.
Herkes kurtarılmıştır, kızlar tek tek Ay Savaşçısı’na teşekkür ederler. Ve hemen ardından Rei-Usagi didişmesi başlar.
Atarashiki henshin! Usagi pawā appu
A New Transformation! Usagi Powers Up
Ail ve Ann şu sıralar yapılan ve gün boyu süren çiçekleri seyretme şölenini öğrenmişlerdir. Kader Ağacı için hayat enerjisi toplamak ve çiçek açmasını sağlamak için harika bir fırsattır bu.

Kızlar da öğretmenleri ile birlikte bu şölene katılacaklardır. Umino akşamdan gelip onlar için yer kapmıştır bile. Yemek yeme zamanı herkes getirdiği yiyecekleri çıkarır. Herkesin yemeği harikadır. Usagi ve Rei’ninkiler hariç bu yüzden didişmeye başlarlar gene. Rei, Usagi’nin pirinç topları ile alay eder, Usagi ise Rei’nin kolaya kaçtığını söyler. (Rei hamburger almış.)

Yemeklerini yedikten sonra etrafı dolaşmak için ayaklanır herkes. Usagi yakınlarda meyveli tatlılar satan bir dükkân olduğunu söyler, Rei de Usagi’ye takılır ve aralarında gene bir didişme başlar. Bu sırada Seijuro bir ağacın arkasınan Usagi’yi izlemektedir bu da Natsumi’nin dikkatinden kaçmaz. Usagi’nin güzel olduğunu kendi kendine mırıldanırken Natsumi hemen arkasında belirir, o kadar güzel mi diye sorar. Seijuro da Usagi’ye değil kiraz ağaçlarına baktığını iddia eder. Konuyu orada bırakıp Ail ve Ann’e dönüşürler ve hayat enerjisi toplamak için bir Kardinal çağırırlar.
Umino ve Naru beraber vakit geçirmektedirler. Yakınlarındaki bir ağaçta tuhaflık vardır, yanıp sönen ışıkları gölgeleri görürler. Birbirlerine daha da yaklaşırlar ayaklarının altından başlayan bir ışık sütunu içinde kalırlar. Kesilen çığlıklarıyla birlikte ışık da kaybolur…
Öğretmenleri döndüğünde onları baygın olarak bulur. Telaşla nasıl olduklarına bakmak için yanlarına gidip diz çöker bir yandan da onlara seslenerek uyandırmaya çalışıyordur. Arkasında beliren kadından yardım çağırmasını ister. Kadında bir tuhaflık vardır gözlerinde kırmızı ışıklar yanıp söner, o aslında Ail ve Ann’in çağırdığı Kardinaldir ve Umino ve Naru’ya yaptığı gibi öğretmenin de enerjisini alır.
Üçünü de bir sağlık merkezine götürmüşlerdir. Doktor, bir süre dinlenirlerse kendilerine geleceklerini söyler, ama bir tuhaflık vardır gün içinde getirilen onuncu kişilerdir ve güneş çarpması mevsimi için çok erken bir zamandır.

Artemis ve Luna durumu anlamışlardır. Kızlar olay yerini araştırmaya başlamışlardır bile Usagi de kedilerle birlikte olay yerine doğru yola koyulur.
Olay yerinde;
Kızlar etrafa göz atarlar, Rei, şeytani bir enerji hisseder. Kardinal ortaya çıkmıştır. Gözüne baktıkları anda kızları yakalar.
Kızların çığlıklarını duyan Usagi hemen dönüşür. Kiraz ağacının altında birer ışık sütunu içindeki kızların enerjileri emilmektedir.

Canavar ortaya çıkıp Ay Savaşçısı’na saldırır, saldırıdan kurtulan Ay Savaşçısı, Ay Tacı ile saldırıya geçer, fakat tacı gene çalışmaz! Kızlar Ay Savaşçısı’na dikkatli olmasını canavarın gözüne bakmamasını söyler. Canavar tekrar saldırıya geçip Ay Savaşçısı’nı yakalar ve sürükler. Gözlerine baktığı anda Ay Savaşçısı’nın da enerjisi emilmeye başlar, broşu kırılır ve dönüşümü bozulur. Usagi yerin içine doğru çekilmeye başlar, kızlardan onları kurtaramadığı için özür diler. Usagi’yi kurtarmaya çalışan Luna da Usagi ile birlikte yutulur.

Başka bir boyutta prenses formundaki Usagi ve kucağındaki Luna baş aşağı düşerken görünürler. Usagi dönüşemediğini ve ne yapacağını sorar Luna’ya… Luna da gezegen savaşçısı olarak geri dönmüş olsa da hâlâ prensesleri olduğunu söylemeye çalışırken Usagi sıradan bir lise öğrencisi olma dileğini söyler. Luna böyle hissettiği sürece ne Ay’ın Tacı’nı kullanabileceğini ne de dönüşebileceğini söyler.
Usagi ölü olup olmadıklarını düşünürken birisinin “Prenses” diyerek ona seslendiğini duyar. Seslenen “Kraliçe Serenity”dir.

Usagi’ye Gümüş Kristali verir. Arkadaşlarını koruma isteği gümüş kristali korumuştur, ancak gümüş kristal eskisi kadar güçlü değildir. Kraliçe Serenity, Prenses’in arkadaşlarını koruma isteğinin bir gün gümüş kristalin gerçek gücünü ortaya çıkaracağına inanmaktadır.

“Ay’ın Kristal Gücü Harekete Geç” diyerek Ay Savaşçısı’na dönüşür.
Kızların hepsi baygındır ve ağacın gövdesinde sıkışmışlardır. Artemis tek başına Kardinal ile mücadele etmektedir.

Gökyüzünde bir ışık parlar, dolunay görünür ve bilindik sözleriyle Ay Savaşçısı sahneye çıkar. Canavar saldırıya geçer Ay Savaşçısı’nın tek yapabildiği saldırıları savuşturmaktır. Kritik bir anda Ay Işığı Şövalyesi gelir ve Ay Savaşçısı’nı kurtarır. Kraliçe Serenity’nin sesi duyulur ve Ay Asası, Ay Savaşçısı’nın ellerine gelir. Ay Savaşçısı asayı kullanarak canavarı yok eder.
Herkes kurtarılmıştır, kızlar tek tek Ay Savaşçısı’na teşekkür ederler. Ve hemen ardından Rei-Usagi didişmesi başlar.

funnylife’in tanıtımı:
Bölüm 52
Spoiler:
Hedef Anaokulu Çocukları! Venüs’ün Muhteşem Performansı
Nerawareta enji! Vīnasu daikatsuyaku
Targeted Kindergarten Kids! Venus' Great Performance
Minako gene okula geç kalmış koştururken çocukların sesini duyar. İki tane çocuk küçük bir kızı köşeye sıkıştırmış ondan bir şeyi almak istiyorlardır. Minako oraya gidince çocuklar hemen kaçarlar.
Küçük kız sadece korkmuş numarası yapıyormuş, Minako’ya teşekkür eder ve ondan kendisini otobüs durağına kadar bırakıp bırakamayacağını sorar. Zamanı olmadığı için reddetmeye çalışsa da küçük kızın ağlamaya başlaması üzerine Minako onu istediği yere bırakır.
Usagi sürekli geç kaldığı için cezalandırılmıştır. Üzerinde “Ben okula her zaman geç kalıyorum” yazan bir kâğıt boynuna asılmış halde tahtanın önünde dikilmektedir. –teneffüste bile-
Seiijuro gelir ve aşk ilan etmeye başlar ki Natsumi aralarına giriverir. Seijuro bir bahane ile oradan uzaklaşır hemen.
Minako’nun sabah kurtardığı kız gene başka çocuklar tarafından hırpalanmaktadır. Minako bunları görür ve müdahale etmeye gider. Çocuklar Minako’ya yaşlı kadın diyerek onu kızdırırlar ve sonra da oradan kaçarlar. Minako küçük kıza neden tartıştıklarını sorar. Kızın adı Mie’dir ve bir Ay Savaşçısı hayranıdır, çocuklarla da bu yüzden tartışmışlardır. Mie, Ay Savaşçısı’nın gerçekten var olduğunu söylerken çocuklar hiç görmediklerini ve bu yüzden var olmadığını söylemişler. Minoka, Mie’ye Venüs Savaşçısı’nı da sevip sevmediğini sorar. Kız bilmiyordur bile Venüs Savaşçısı’nı.
Mie, Minako’ya Ay Savaşçısı gerçekten var mı diye sorar, Minako da önemli olanın inanmak olduğunu, kendisinin tanıştığını bile söyler. Mie yarın anaokuluna gelip arkadaşları ile konuşmasını ister, çünkü kimse ona inanmıyordur...
Kader Ağacı’nın enerjisi gene bitmektedir. Bu sefer çocukları hedef almaya karar verirler. Kardinal anaokulu servisine saldırır.
Kızlar Ami’nin hesaplamalarıyla sıradaki hedef alınan anaokulunu tespit ederler. Oraya sızmaları gerekmektedir, bu görevi de onlar konuşurken katılmayıp bir köşede manga okuyan Usagi’ye verirler.
Minako küçük kızın anaokulunda çocuklara Ay Savaşçısı’nın ve Venüs Savaşçısı’nın gerçekten var olduğunu anlatır, ama çocuklar onları görene kadar inanmayacaklarını söylerler.
Öğretmenlerinin işi çıktığı için otobüste olamayacağını açıklar. Minako da bir sakıncası yoksa kendisinin otobüste durabileceğini söyler.
Bu arada Usagi otobüse sızabilmek için dönüşüm kalemini kullanarak bir anaokulu öğretmenine dönüşür ve otobüse biner o da.
Kardinal otobüse saldırır. Minako çok korkan Mei’ye böyle bir durumda Ay Savaşçısı’nın kesinlikle onları kurtarmaya geleceğini söyler. Usagi otobüsten dışarı atlar ve dönüşür.
Ay Savaşçısı havalı girişiyle ortaya çıkar, canavar harekete geçince saldırılardan kaçmaya çalışır. Çocuklar onun için endişelenmeye başlar. Minako da dönüşebilmek için otobüsten çıkar ve Ay Savaşçısı’nın köşeye sıkıştığı bir anda Venüs Savaşçısı gelir ve onu kurtarır. Venüs Savaşçısı’nın Yeni Ay Işını atağı canavar üzerinde işe yaramamaktadır, savaşçılar gene zor durumdadır. Ay Işığı Şövalyesi yardımlarına koşar. Ay Işığı Şövalyesi’nin sözleri ve otobüsteki çocukların onlara olan inancı sayesinde kızların güvenleri artar ve Venüs Savaşçısı, çocukları korumak için “Yeni Ay Işını Yağmuru” saldırısını yaparak canavarı zayıflatır. Ay Savaşçısı da saldırısı ile canavarı yok eder.
Nerawareta enji! Vīnasu daikatsuyaku
Targeted Kindergarten Kids! Venus' Great Performance

Minako gene okula geç kalmış koştururken çocukların sesini duyar. İki tane çocuk küçük bir kızı köşeye sıkıştırmış ondan bir şeyi almak istiyorlardır. Minako oraya gidince çocuklar hemen kaçarlar.

Küçük kız sadece korkmuş numarası yapıyormuş, Minako’ya teşekkür eder ve ondan kendisini otobüs durağına kadar bırakıp bırakamayacağını sorar. Zamanı olmadığı için reddetmeye çalışsa da küçük kızın ağlamaya başlaması üzerine Minako onu istediği yere bırakır.
Usagi sürekli geç kaldığı için cezalandırılmıştır. Üzerinde “Ben okula her zaman geç kalıyorum” yazan bir kâğıt boynuna asılmış halde tahtanın önünde dikilmektedir. –teneffüste bile-

Seiijuro gelir ve aşk ilan etmeye başlar ki Natsumi aralarına giriverir. Seijuro bir bahane ile oradan uzaklaşır hemen.

Minako’nun sabah kurtardığı kız gene başka çocuklar tarafından hırpalanmaktadır. Minako bunları görür ve müdahale etmeye gider. Çocuklar Minako’ya yaşlı kadın diyerek onu kızdırırlar ve sonra da oradan kaçarlar. Minako küçük kıza neden tartıştıklarını sorar. Kızın adı Mie’dir ve bir Ay Savaşçısı hayranıdır, çocuklarla da bu yüzden tartışmışlardır. Mie, Ay Savaşçısı’nın gerçekten var olduğunu söylerken çocuklar hiç görmediklerini ve bu yüzden var olmadığını söylemişler. Minoka, Mie’ye Venüs Savaşçısı’nı da sevip sevmediğini sorar. Kız bilmiyordur bile Venüs Savaşçısı’nı.
Mie, Minako’ya Ay Savaşçısı gerçekten var mı diye sorar, Minako da önemli olanın inanmak olduğunu, kendisinin tanıştığını bile söyler. Mie yarın anaokuluna gelip arkadaşları ile konuşmasını ister, çünkü kimse ona inanmıyordur...

Kader Ağacı’nın enerjisi gene bitmektedir. Bu sefer çocukları hedef almaya karar verirler. Kardinal anaokulu servisine saldırır.

Kızlar Ami’nin hesaplamalarıyla sıradaki hedef alınan anaokulunu tespit ederler. Oraya sızmaları gerekmektedir, bu görevi de onlar konuşurken katılmayıp bir köşede manga okuyan Usagi’ye verirler.

Minako küçük kızın anaokulunda çocuklara Ay Savaşçısı’nın ve Venüs Savaşçısı’nın gerçekten var olduğunu anlatır, ama çocuklar onları görene kadar inanmayacaklarını söylerler.
Öğretmenlerinin işi çıktığı için otobüste olamayacağını açıklar. Minako da bir sakıncası yoksa kendisinin otobüste durabileceğini söyler.
Bu arada Usagi otobüse sızabilmek için dönüşüm kalemini kullanarak bir anaokulu öğretmenine dönüşür ve otobüse biner o da.

Kardinal otobüse saldırır. Minako çok korkan Mei’ye böyle bir durumda Ay Savaşçısı’nın kesinlikle onları kurtarmaya geleceğini söyler. Usagi otobüsten dışarı atlar ve dönüşür.
Ay Savaşçısı havalı girişiyle ortaya çıkar, canavar harekete geçince saldırılardan kaçmaya çalışır. Çocuklar onun için endişelenmeye başlar. Minako da dönüşebilmek için otobüsten çıkar ve Ay Savaşçısı’nın köşeye sıkıştığı bir anda Venüs Savaşçısı gelir ve onu kurtarır. Venüs Savaşçısı’nın Yeni Ay Işını atağı canavar üzerinde işe yaramamaktadır, savaşçılar gene zor durumdadır. Ay Işığı Şövalyesi yardımlarına koşar. Ay Işığı Şövalyesi’nin sözleri ve otobüsteki çocukların onlara olan inancı sayesinde kızların güvenleri artar ve Venüs Savaşçısı, çocukları korumak için “Yeni Ay Işını Yağmuru” saldırısını yaparak canavarı zayıflatır. Ay Savaşçısı da saldırısı ile canavarı yok eder.

BaLıMSuLTaN’ın tanıtımı:
Bölüm 80
Spoiler:
Korkunç Hile! Ami Tek Başına
Kyōfu no gen'ei! Hitoribocchi no Ami
Terrifying Illusion! Ami All Alone
Düşman bu sefer Eisai Dershanesi’ni hedef almıştır;
Ami her zaman ki gibi sınavdan yüksek puan alarak 1. olmuştur. Usagi ve Naru bu birinciliği kutlarken çevrelerindeki birkaç kız öğrenci Ami ile dalga geçmektedir. O sırada aralarından bir ses Ami'nin sırasında kopya bulduğunu söyler. Bu ses Umino'nundur.
Kopyayı gördükleri anda diğer öğrenciler de Ami'yi kopyacılıkla suçlar. Ayrıca Usagi gibi tembel biriyle arkadaşlık eden birinin yüksek puan alamayacağından bahsederler. Usagi ve Naru, Ami’yi savunurken diğer öğrenciler onların üzerlerine yürür.Tam bu sırada Makoto olaya müdahale ederek, saldırgan öğrencileri yere savurur.
Ami ise bu olanları takmamakta, hâlâ sınavda yanlış yaptığı tek soruyu düşünmektedir. Yolda yürürlerken Usagi ve Makoto, Ami’ye kötü davrananların hepsinin Eisai Dershanesi öğrencileri olduğunu fark eder. O sırada yanlarına Chibi-Usa gelir ve kalın gözlüklü bir çocuğun çevrede Ami’nin kopya çektiğini anlattığını söyler.
Ami ise olanları takmıyorum sizin bana inanmanız benim için yeterli diyerek yanlarından uzaklaşır. Yolda yürürken etrafındakilerin kendisi hakkında ileri geri konuştuklarını duyar. Tenha bir köşede ağlamak üzereyken Usagi’nin sözleri aklına gelir. Ve bu karamsar havadan hemen kurtulur.
O sırada yandaki bir direğin üzerinde Eisai Dershanesi’nin afişini görür ve Makoto’nun ‘’Hepsi Eisai Dershanesi öğrencileriydi.’’ sözü aklına gelir. Bunun üzerine dershaneye gider. Sınıflardan birine girer ve sınıfın kara dumanla kaplanmış olduğunu görür. Kötü bir şeyler olduğunu hisseden Ami hemen Merkür Savaşçısı’na dönüşür. Kızlara haber gönderir. Artık düşman da kendini göstermiştir ve Merkür’e kopyalama hamlesiyle saldırır.
Canavarların ardı arkası kesilmemektedir. Ami onları yok ettikçe yenileri ortaya çıkar. Daha sonra bunların kopya olduğunu gerçek olanı bulup öldürmesi gerektiğini anlar. Canavarın da planları vardır. Amacı Merkür Savaşçısı’nı öldürmek ve kendi arkadaşlarını öldürmesini izlemektir.
Mars, Jüpiter, Venüs ve Artemis sonunda sınıfa ulaşmışlardır. Merkür onlara olanı biteni anlatır. Diğer savaşçıların gelmesiyle düşman hedefine biraz daha yaklaşmıştır. Merkür’ün onları öldürmesi için Halüsinasyon büyüsünü yapar ve Merkür bir darbe alır. Büyünün etkisiyle kızların ona söylemediği sözler duymaya başlar. Duydukları hiç de güzel şeyler değildir... Kızların kıyafetleriyle, görünüşüyle, çalışkanlığıyla dalga geçtiklerini düşünür.
Bu duruma bir anlam veremez çok şaşırır ve üzülür. Kendi kendine bunların gerçek olmadığını, kızların ona asla böyle şeyler söylemeyeceğini düşünür. Canavar ise büyüsüne devam etmekte sana kötü davrananlara acıma demektedir. Bu arada Usagi, Chibi-Usa ve Luna da olay yerine gelmişlerdir.Usagi hemen dönüşür. Canavar, Merkür Savaşçısı’na onları öldür diye komut verirken Ay savaşçısı onu durdurur. Ve bildiğimiz repliklerini sıralamaya başlar.
Canavarın halüsinasyon büyüsünün bu seferki hedefi Ay Savaşçısı’dır. Kızların ona “düz göğüslü, aptal…” dediklerini duyar. Canavar onun yıkıldığını düşünüp sevinirken Ay Savaşçısı beklenmedik bir tepkiyle ‘’kimin umurunda’’ cevabını verir. İnsanlar tarafından kötü şeyler söylenilmesine alıştığını, zaten öyle bir insan olduğunu anlatır. Canavar Giwaku bu tepkiye çok şaşırır.
Giwaku, Ay Savaşçısı’nın kişiliği hakkında kendi kendine söylenirken Ay Savaşçısı ise onun kendini övdüğünü düşünür.
Kendinden kopyalar yaratarak Ay Savaşçısı’na saldırır. Bu sırada Smokinli Şövalye, gülüyle canavarı püskürtür. Giwaku kopyalarıyla Smokinli Şövalye’ye saldırır ve onu binadan aşağı düşürür.
Ay Savaşçısı hemen onun yanına koşar. Canavar onlara Merkür Savaşçısı’nın arkadaşlarını öldürmesini beraber seyredin der ve Merkür’e yeni bir büyü yapar. Böylece Merkür kızlardan sınavda kopya çektin suçlamasını duymaya başlar. Halbuki kızlar ona güçlü olmasını, iyi olmasını söylemektedir. Merkür şaşkınlıkla yeter diye haykırır. Kızlar ise Merkür Savaşçısı’nın başka biri tarafından kontrol edildiğini anlayıp camdan dışarı atlarlar. Camdan dışarı bakan Merkür hepsinin kendisine kötü şeyler söylediğini duyar.
Bir yandan da arkadaşlarının eski haliyle şu anki hallerini karşılaştırmaya çalışır. Canavar yine büyü kullanır ve Merkür Savaşçısı’na seninle kötü konuşanları öldür komutunu verir. Ayrıca arkadaşın arkadaşı öldürmesinin ne kadar keyif verici bir şey olduğunu söylemektedir. Merkür Savaşçısı saldırıya odaklanır. O sırada Ay Savaşçısı onu durdurmaya çalışır, fakat Merkür eliyle iterek onu düşürür.
Ay Savaşçısı, Merkür’ün onlara asla saldırmayacağını ona inandığını söyler. Yine arkadaşlarını öldür komutu gelir, ama Merkür beklenmedik bir şekilde Canavar Giwaku’ya dönerek ‘’asıl öldürmem gereken kişi sensin.’’ der. Canavar dahil herkes çok şaşırır.
Parlak Su İllüzyonu saldırısını yapar. Canavar büyüsünün neden işe yaramadığını sorduğunda ‘’kalplerimizin nasıl birbirine güvenle bağlandığını sen anlayamazsın.’’ cevabını verir. Ve artık sıra Ay Savaşçısı’ndadır. Ay Prensesi saldırısıyla canavarı ve onu getirmiş olduğu kötülükleri yok eder.
Esmaraude ise başarısızlıktan ötürü sinirinden köpürüyordur. Saphir’in yanına gelmesiyle şuh bir kahkaha atar ve yeni bir hedef bulacağını söyler.
Usagi ve kızlar Ami’ye o kötü halüsinasyonlara kanmadığı için teşekkür ederler. Ami ise kopya çekmeyeceğime inandığınız için asıl teşekkür etmesi gereken kendisi olduğunu söyler. Bu sırada Umino ve yandaşları gelir. Ami’yi son sınavdaki başarısından ötürü tebrik ederler, ondan başarılı olabilmek için tiyo almaya çalışırlar. Usagi onların ikiyüzlü olduklarını düşünür, ama Makoto onların karanlık gücün etkisi altında olduğunu hatırlatır. O sırada Umino, Usagi’yi beraber ders çalışmaya davet eder. Usagi hemen reddedip hızlıca oradan uzaklaşır.
Kyōfu no gen'ei! Hitoribocchi no Ami
Terrifying Illusion! Ami All Alone
Düşman bu sefer Eisai Dershanesi’ni hedef almıştır;
Ami her zaman ki gibi sınavdan yüksek puan alarak 1. olmuştur. Usagi ve Naru bu birinciliği kutlarken çevrelerindeki birkaç kız öğrenci Ami ile dalga geçmektedir. O sırada aralarından bir ses Ami'nin sırasında kopya bulduğunu söyler. Bu ses Umino'nundur.

Kopyayı gördükleri anda diğer öğrenciler de Ami'yi kopyacılıkla suçlar. Ayrıca Usagi gibi tembel biriyle arkadaşlık eden birinin yüksek puan alamayacağından bahsederler. Usagi ve Naru, Ami’yi savunurken diğer öğrenciler onların üzerlerine yürür.Tam bu sırada Makoto olaya müdahale ederek, saldırgan öğrencileri yere savurur.

Ami ise bu olanları takmamakta, hâlâ sınavda yanlış yaptığı tek soruyu düşünmektedir. Yolda yürürlerken Usagi ve Makoto, Ami’ye kötü davrananların hepsinin Eisai Dershanesi öğrencileri olduğunu fark eder. O sırada yanlarına Chibi-Usa gelir ve kalın gözlüklü bir çocuğun çevrede Ami’nin kopya çektiğini anlattığını söyler.

Ami ise olanları takmıyorum sizin bana inanmanız benim için yeterli diyerek yanlarından uzaklaşır. Yolda yürürken etrafındakilerin kendisi hakkında ileri geri konuştuklarını duyar. Tenha bir köşede ağlamak üzereyken Usagi’nin sözleri aklına gelir. Ve bu karamsar havadan hemen kurtulur.

O sırada yandaki bir direğin üzerinde Eisai Dershanesi’nin afişini görür ve Makoto’nun ‘’Hepsi Eisai Dershanesi öğrencileriydi.’’ sözü aklına gelir. Bunun üzerine dershaneye gider. Sınıflardan birine girer ve sınıfın kara dumanla kaplanmış olduğunu görür. Kötü bir şeyler olduğunu hisseden Ami hemen Merkür Savaşçısı’na dönüşür. Kızlara haber gönderir. Artık düşman da kendini göstermiştir ve Merkür’e kopyalama hamlesiyle saldırır.

Canavarların ardı arkası kesilmemektedir. Ami onları yok ettikçe yenileri ortaya çıkar. Daha sonra bunların kopya olduğunu gerçek olanı bulup öldürmesi gerektiğini anlar. Canavarın da planları vardır. Amacı Merkür Savaşçısı’nı öldürmek ve kendi arkadaşlarını öldürmesini izlemektir.
Mars, Jüpiter, Venüs ve Artemis sonunda sınıfa ulaşmışlardır. Merkür onlara olanı biteni anlatır. Diğer savaşçıların gelmesiyle düşman hedefine biraz daha yaklaşmıştır. Merkür’ün onları öldürmesi için Halüsinasyon büyüsünü yapar ve Merkür bir darbe alır. Büyünün etkisiyle kızların ona söylemediği sözler duymaya başlar. Duydukları hiç de güzel şeyler değildir... Kızların kıyafetleriyle, görünüşüyle, çalışkanlığıyla dalga geçtiklerini düşünür.

Bu duruma bir anlam veremez çok şaşırır ve üzülür. Kendi kendine bunların gerçek olmadığını, kızların ona asla böyle şeyler söylemeyeceğini düşünür. Canavar ise büyüsüne devam etmekte sana kötü davrananlara acıma demektedir. Bu arada Usagi, Chibi-Usa ve Luna da olay yerine gelmişlerdir.Usagi hemen dönüşür. Canavar, Merkür Savaşçısı’na onları öldür diye komut verirken Ay savaşçısı onu durdurur. Ve bildiğimiz repliklerini sıralamaya başlar.
Canavarın halüsinasyon büyüsünün bu seferki hedefi Ay Savaşçısı’dır. Kızların ona “düz göğüslü, aptal…” dediklerini duyar. Canavar onun yıkıldığını düşünüp sevinirken Ay Savaşçısı beklenmedik bir tepkiyle ‘’kimin umurunda’’ cevabını verir. İnsanlar tarafından kötü şeyler söylenilmesine alıştığını, zaten öyle bir insan olduğunu anlatır. Canavar Giwaku bu tepkiye çok şaşırır.

Giwaku, Ay Savaşçısı’nın kişiliği hakkında kendi kendine söylenirken Ay Savaşçısı ise onun kendini övdüğünü düşünür.

Kendinden kopyalar yaratarak Ay Savaşçısı’na saldırır. Bu sırada Smokinli Şövalye, gülüyle canavarı püskürtür. Giwaku kopyalarıyla Smokinli Şövalye’ye saldırır ve onu binadan aşağı düşürür.

Ay Savaşçısı hemen onun yanına koşar. Canavar onlara Merkür Savaşçısı’nın arkadaşlarını öldürmesini beraber seyredin der ve Merkür’e yeni bir büyü yapar. Böylece Merkür kızlardan sınavda kopya çektin suçlamasını duymaya başlar. Halbuki kızlar ona güçlü olmasını, iyi olmasını söylemektedir. Merkür şaşkınlıkla yeter diye haykırır. Kızlar ise Merkür Savaşçısı’nın başka biri tarafından kontrol edildiğini anlayıp camdan dışarı atlarlar. Camdan dışarı bakan Merkür hepsinin kendisine kötü şeyler söylediğini duyar.

Bir yandan da arkadaşlarının eski haliyle şu anki hallerini karşılaştırmaya çalışır. Canavar yine büyü kullanır ve Merkür Savaşçısı’na seninle kötü konuşanları öldür komutunu verir. Ayrıca arkadaşın arkadaşı öldürmesinin ne kadar keyif verici bir şey olduğunu söylemektedir. Merkür Savaşçısı saldırıya odaklanır. O sırada Ay Savaşçısı onu durdurmaya çalışır, fakat Merkür eliyle iterek onu düşürür.
Ay Savaşçısı, Merkür’ün onlara asla saldırmayacağını ona inandığını söyler. Yine arkadaşlarını öldür komutu gelir, ama Merkür beklenmedik bir şekilde Canavar Giwaku’ya dönerek ‘’asıl öldürmem gereken kişi sensin.’’ der. Canavar dahil herkes çok şaşırır.

Parlak Su İllüzyonu saldırısını yapar. Canavar büyüsünün neden işe yaramadığını sorduğunda ‘’kalplerimizin nasıl birbirine güvenle bağlandığını sen anlayamazsın.’’ cevabını verir. Ve artık sıra Ay Savaşçısı’ndadır. Ay Prensesi saldırısıyla canavarı ve onu getirmiş olduğu kötülükleri yok eder.
Esmaraude ise başarısızlıktan ötürü sinirinden köpürüyordur. Saphir’in yanına gelmesiyle şuh bir kahkaha atar ve yeni bir hedef bulacağını söyler.
Usagi ve kızlar Ami’ye o kötü halüsinasyonlara kanmadığı için teşekkür ederler. Ami ise kopya çekmeyeceğime inandığınız için asıl teşekkür etmesi gereken kendisi olduğunu söyler. Bu sırada Umino ve yandaşları gelir. Ami’yi son sınavdaki başarısından ötürü tebrik ederler, ondan başarılı olabilmek için tiyo almaya çalışırlar. Usagi onların ikiyüzlü olduklarını düşünür, ama Makoto onların karanlık gücün etkisi altında olduğunu hatırlatır. O sırada Umino, Usagi’yi beraber ders çalışmaya davet eder. Usagi hemen reddedip hızlıca oradan uzaklaşır.

setsuna_san’ın tanıtımı:
Bölüm 94
Spoiler:
Temiz Kalbi Koru! Üç Yollu Savaş
Pyua na kokoro wo mamore! Teki mikata mittsu tomoe ransen
Protect the Pure-Heart! A Three-Way Battle
Hava güneşlidir, Usagi, Luna ile birlikte parktadır. Giriş sınavları için Rei'nin evinde ders çalışması gerekiyordur, ama Usagi tembellik yapmak ister. Luna, Usagi'ye acele edip gitmezlerse Rei ve diğerlerinden yine azar işiteceğini söyler, ama Usagi dinlemez. Kendini havanın mükemmelliğine kaptırmıştır ve Mamoru'yla buluşmak istediğini düşünürken motor sesi duyulur ve Mamoru görünür.
Usagi dileğinin gerçek olduğunu söyler ve Mamoru'nun yanına koşar. Yanına yaklaşmışken Mamoru'nun arkasında bir kız olduğunu görür ve şaşırır, biraz duraksar o sırada kız başındaki kaskı çıkarır ve o kız Unazuki'dir.
Usagi ne olduğunu sorar, Unazuki; ağabeyi Motoki'nin geziye gitmek için evden çıktığını, ama biletleri evde unuttuğunu, biletleri ağabeyine yetiştirmeye çalışırken yolda Mamoru'yla karşılaştığını ve Mamoru'nun onu tren istasyonuna bıraktığını söyler. Usagi bariz bir şekilde rahatlayınca Mamoru ve Unazuki neden böyle davrandığını anlayamaz. Usagi, Mamoru'ya iltifat ederken Unazuki onları hayranlıkla izliyordur.
Unazuki'nin çalıştığı kafededirler ve Unazuki, Usagi'ye Mamoru'yla hiç öpüştünüz mü diye sorduğunda Usagi öyle büyük bir tepki verir ki kafedekiler onlara bakmaya başlar.
İkisi de utanmıştır ve Unazuki aynı soruyu daha sessiz bir şekilde tekrar sorar, ama Usagi utanıp lafı ağzında geveleyince Unazuki onu yanlış anlar. Bu yaşta öpüşmesinin yanlış olduğunu, zaten ortaokul öğrencisi olduğunu ve bu yıl giriş sınavlarının olduğunu söyleyince Usagi ne diyeceğini bilemez. Unazuki'ye peki sen hiç öpüştün mü diye sorduğunda Unazuki sevdiği bir erkek arkadaşı olduğunu ve daha öpüşmediklerini söyleyince Usagi şaşırır, seviyorsan neden öpmüyorsun diye sorar, ama Unazuki ilk öpücüğe değer verdiğini söyler ve ilk öpücük hayalinden bahseder.
O sırada yan masadan hoş bir gülme sesi gelir.
Ses Haruka'ya aittir ve yanında Michiru vardır. Konuşmalarına istemeden kulak misafiri olmuşlardır ve Haruka ilk öpücüğü hayal etmek ha? Çok tatlı der. Michiru ise romantik olduğunu düşünüyorum der ve dünya üzerinde ilk öpüşen insanların Âdem ve Havva olduğunu ekler ve 15. yüzyıl İtalya'sında genç bir çiftin öpüşmesi durumunda evlenmek zorunda olduğu bir söylentiden bahseder. Biraz daha konuştuktan sonra Haruka saatine bakar, görüşürüz der ve Michiru ile birlikte kafeden ayrılırlar. Unazuki, Usagi'ye bir sürü lezzetli keki olduğunu ve arkadaşlarınla birlikte gel de ikram edeyim der. Unazuki işine döner, ama Usagi çok heyecanlandığından çocuk gibi davranmaya başlayınca kafedekiler yine ona bakar, Usagi utanır.
Haruka ve Michiru kafeden çıktıklarında ilk öpücük hayali olan Unazuki için endişelenirler. D
Pyua na kokoro wo mamore! Teki mikata mittsu tomoe ransen
Protect the Pure-Heart! A Three-Way Battle
Hava güneşlidir, Usagi, Luna ile birlikte parktadır. Giriş sınavları için Rei'nin evinde ders çalışması gerekiyordur, ama Usagi tembellik yapmak ister. Luna, Usagi'ye acele edip gitmezlerse Rei ve diğerlerinden yine azar işiteceğini söyler, ama Usagi dinlemez. Kendini havanın mükemmelliğine kaptırmıştır ve Mamoru'yla buluşmak istediğini düşünürken motor sesi duyulur ve Mamoru görünür.

Usagi dileğinin gerçek olduğunu söyler ve Mamoru'nun yanına koşar. Yanına yaklaşmışken Mamoru'nun arkasında bir kız olduğunu görür ve şaşırır, biraz duraksar o sırada kız başındaki kaskı çıkarır ve o kız Unazuki'dir.

Usagi ne olduğunu sorar, Unazuki; ağabeyi Motoki'nin geziye gitmek için evden çıktığını, ama biletleri evde unuttuğunu, biletleri ağabeyine yetiştirmeye çalışırken yolda Mamoru'yla karşılaştığını ve Mamoru'nun onu tren istasyonuna bıraktığını söyler. Usagi bariz bir şekilde rahatlayınca Mamoru ve Unazuki neden böyle davrandığını anlayamaz. Usagi, Mamoru'ya iltifat ederken Unazuki onları hayranlıkla izliyordur.
Unazuki'nin çalıştığı kafededirler ve Unazuki, Usagi'ye Mamoru'yla hiç öpüştünüz mü diye sorduğunda Usagi öyle büyük bir tepki verir ki kafedekiler onlara bakmaya başlar.

İkisi de utanmıştır ve Unazuki aynı soruyu daha sessiz bir şekilde tekrar sorar, ama Usagi utanıp lafı ağzında geveleyince Unazuki onu yanlış anlar. Bu yaşta öpüşmesinin yanlış olduğunu, zaten ortaokul öğrencisi olduğunu ve bu yıl giriş sınavlarının olduğunu söyleyince Usagi ne diyeceğini bilemez. Unazuki'ye peki sen hiç öpüştün mü diye sorduğunda Unazuki sevdiği bir erkek arkadaşı olduğunu ve daha öpüşmediklerini söyleyince Usagi şaşırır, seviyorsan neden öpmüyorsun diye sorar, ama Unazuki ilk öpücüğe değer verdiğini söyler ve ilk öpücük hayalinden bahseder.

O sırada yan masadan hoş bir gülme sesi gelir.

Ses Haruka'ya aittir ve yanında Michiru vardır. Konuşmalarına istemeden kulak misafiri olmuşlardır ve Haruka ilk öpücüğü hayal etmek ha? Çok tatlı der. Michiru ise romantik olduğunu düşünüyorum der ve dünya üzerinde ilk öpüşen insanların Âdem ve Havva olduğunu ekler ve 15. yüzyıl İtalya'sında genç bir çiftin öpüşmesi durumunda evlenmek zorunda olduğu bir söylentiden bahseder. Biraz daha konuştuktan sonra Haruka saatine bakar, görüşürüz der ve Michiru ile birlikte kafeden ayrılırlar. Unazuki, Usagi'ye bir sürü lezzetli keki olduğunu ve arkadaşlarınla birlikte gel de ikram edeyim der. Unazuki işine döner, ama Usagi çok heyecanlandığından çocuk gibi davranmaya başlayınca kafedekiler yine ona bakar, Usagi utanır.
Haruka ve Michiru kafeden çıktıklarında ilk öpücük hayali olan Unazuki için endişelenirler. D


Yine sığmadı :S Haruka sen film tanıttığın için yani ayrıca uzun bir vakit harcadığın için sana bin puan verildi. Eline sağlık
Haruka~’nın tanıtımı:
Ay Savaşçısı SuperS Filmi
Dokuz Savaşçıyı Bir Araya Getirmek! Kara Rüya Deliğinin Mucizesi
Bishōjo Senshi Sērā Mūn Sūpāzu: Sērā Kyū Senshi Shūketsu! Burakku Dorīmu Hōru no Kiseki
Sailormoon Super S: The Fabulous 9 Get Together! Miracle in the Black Dream Hole
Güzel bir müzik tınısı duyulur film başlarken... Bir flüt ezgisi. Tüm sokak boyunca bunu duyan çocuklar yataklarından fırlayarak sokağa dökülürler. Tıpkı Fareli Köyün Kavalcısı gibi... Çocuklar bilinçsizce sokaklarda yürürken şu şarkıyı söylemeye başlarlar:
"Bak eğer dikkatle dinlersen,
Öylesine tatlı bir melodi..!
Saat üç perisi beni çağırıyor..!
Uyuyan kapıyı çal,
Yataktan fırla, çabuk..!
Hadi şeker diyarına gidelim bir gemiyle,
Ah, rüyalarla dolu,
Nane turtaları ve elma turtaları…
İyi kek, iyi ruhlar…
Yuppi yuppi kurabiyeler..!
Hepsini sar, titreyen puding…
Birazcık çikolata ye…
Saat üç perisi izledikçe güler,
Uyuyan kapıyı çal,
Yataktan fırla, çabuk..!
Hadi şeker diyarına gidelim bir gemiyle,
Ah, rüyalarla dolu..!"
***
Usagi, Ami, Rei, Minako, Chibi-Usa, Diana, Luna ve Artemis Makoto'nun evinde toplanmış çeşit çeşit kurabiye pişiriyorlar. Güzel kokulara daha fazla dayanamayan Usagi hemen atılıyor fırının kapağına, ama eline tahta bir kaşıkla vuran Chibi-Usa'yla karşılaşıyor. Daha vaktin gelmediğini söylüyor ona. Makoto da bakıp kenarlarının altın kahverenginde olması gerektiğini söyleyip kızların yanına geçiyor. Rei merdaneyle hamuru açarken, Minako damla çikolatalardan atıştırıyordur. Ami ise annesinden öğrendiği pratik bir yolla kurabiyelerin üzerine su bardağı kullanarak şekiller yapıyor. Tabii kızlar bu harika durum karşısında mest olmuş bir şekilde ona bunu nasıl yaptığını soruyorlar. O da annesinin o anaokuluna giderken sıkıldığında bu şekilde kurabiyeler yaptığını anlatıyor. Annesi bir doktor olduğu için hep çok meşgul oluyor ve artık kendisi yapıyor.
Makoto saate bakıp "Çoktan saat üç perisi olmuş," diyor. Kızlar da, özellikle Chibi-Usa, bunun anlamını çok merak ediyor. Makoto özel bir anlamı olmadığını sadece küçükken annesine 'Neden hep abur cuburları saat 3'te yaptığını' sorduğunda annesinden aldığı bir cevap olduğunu söylüyor. O da bu küçük perinin saatin guguk kuşu olduğunu düşünüyor.
Daha sonra yaptıkları kurabiyeleri fırından çıkarıyor Chibi-Usa. Usagi'yi bir gülme tutuyor haliyle. Kendi kurabiyeleri oldukça güzel görünüyordur, fakat Chibi-Usa'nın kurabiyeleri hiç de öyle değildir...
Bu sözlere kızan Chibi-Usa'ysa önemli olanın tatları olduğunu vurgularken "Bir ısırık yüz cesaret, yüz kez güç verir." diyor. Usagi’yse gülüp geçiyor ve ağzına kendi kurabiyelerinden birini atıyor, ki atmasıyla birlikte yüzünün şekli değişiyor tabiri caizse. Kızlarsa şekli eğri büğrü olan kurabiyeleri çok beğeniyorlar, öve öve bitiremiyorlar. Bizim zavallı Usagi'yse gidip Mamoru'ya yedirteceğini ve onun bunları çok beğeneceğini söylüyor. Tabii kızlar o an donup kalıyor. "Zavallı Mamo-chan…"
Chibi-Usa da aynı fikirde karar kılıyor ve yola koyuluyor. Derken vitrinlerden birinin camına yapışmış kanatlı bir çocuk görüyor. Gözünü kapatıp tekrar açtığındaysa kanatlar yok oluyor. Merakla çocuğa bakıyor, sağına soluna geçiyor, eğilip tekrar kalkıyor. Çocuk şaşkın haliyle. Beyaz saçları ve çok şirin bir takımı var bu çocuğun da. Hiç oralı görünmüyor. Diana bizim pembe saçlının başında miyavlayınca selam veriyor çocuk kediye. Chibi-Usa da adının Diana olduğunu söylüyor hemen.
Çocuk şekerlerin mutlu olduğundan bahsediyor. Chibi-Usa'ysa sadece lezzetli göründüklerini söylüyor hemencecik. Bizim yakışıklı oğlan hemen yeleğinin cebinden ucu eğri bir flüt çıkartıp o müthiş ezgiyi çalıyor. Kurabiyeler birden hareketlenince bizim pembe saçlı bücür çok heyecanlanıyor. Gülümseyerek çocuğa "Ben Chibi-Usa..!" diye bağırıyor. Çocuk da çekinerek elini uzatıyor, hafif de kızararak. "Benim adım Peruru."
O sırada Mamoru biraz müzik dinliyor ve elindeki bir dergiyi okuyor. Usagi zili çalıyor ve içeri giriyor. Mamoru'nun üzerindeki gömlek dikkatini çekince hemen de soruyor ne zaman aldığını. Mamoru da Chibi-Usa'yla alışverişe gittiğinde aldığını söyleyince hemen elini tutup ona Chibi-Usa mı yoksa ben mi, tarzında bir soru yöneltiyor. Mamoru şaşırıyor haliyle. Biri kızı diğeriyse canından çok sevdiği karısı... Ama Usagi hemen dramatize ediyor durumu. Araya da kurabiyeleri sıkıştırıyor tabii. Mamo-chan da kahve yapmaya gidiyor. Radyodaki müzik bitiyor ve haberlere geçiliyor.
Dünya çapındaki bir dizi çocuk kaçırma olayını anlatıyor spiker, bizim malum çift de endişeyle dinliyor bu haberi.
O sırada Chibi-Usa elindeki kurabiyeleri Peruru'ya vermekte karar kılıyor ve onun yanından ayrılıp evine gidiyor.
Gece yine o kavalcı ortaya çıkıp, eşsiz müziğini döktürmeye başlıyor. Chibi-Usa yatağından fırlayıp sokağa çıkınca sevgili kedisi Diana, Usagi'yi tatlı bir rüyasından uyandırıyor. Usagi sokağa çıktığında kızların da geldiğini ve neredeyse Juuban'daki tüm çocukların sokakta olduğunu farkediyor. Çocuklar şarkı söylemeye başlayınca bunlar da peşlerine takılıyorlar. İlk karedekine benzer kocaman bir balon görünüyor. Usagi hemen kızını tutarak onu durdurmaya çalışıyor, fakat Chibi-Usa hemen elinden kaçıyor. Bunun üzerine onu tekrar tutup şaplak atıyor arkasına Usagi. Uyanan Chibi-Usa'ysa oldukça sinirli bir şekilde bağırıyor ona. Sonra da hiçbir şey hatırlamadığını farkedip susuyor. Kızlar da çocukları durdurmaya çalışıyor, fakat nafile. Hepsi hipnozun etkisi altındadır. Birden flüt sesi kesiliyor ve çocuklar yere yığılıp uykularına devam ediyor. Balonun ucunda oturan genç çalmayı kesiyor yani. Yeşil-turuncu saçlı genç bir oğlan o da. "Papiyot!" diye bağırarak şekerden canavarlar çıkarıyor ortaya. Kızlar da bir süre baş etmeye çabaladıktan sonra bu yapış yapış zıplayan topları, dönüşüyorlar. Usagilerin peşindeki topa Venüs 'Sevgi ve Güzellik Şoku' ile saldırıyor ve canavar yeniden bir şeker biçimini alıyor. Sonra da Ay Savaşçısı ve Küçük Ay Savaşçısı geliyor sahneye. Usagi en eski saldırılarından biri olan "Ay Tacı Saldırısı!" ile saldırıyor bir şekere. Merkür suyla, Mars ateşle ve Jüpiter de yıldırımla saldırınca tüm şekerler eriyip yok oluyor. Bunun üzerine kavalcı çok sinirleniyor ve şu bilindik soruyu soruyor:
- Siz de kimsiniz..?
- İşte ben de bunu bekliyordum, diyerek atılıyor Ay Savaşçısı. Bizler dünya çapında tanınan sevgi ve adaletin savunucularıyız! İyi çocukları Fareli Köyün Kavalcısı gibi kaçıran bir caniyi bağışlayamayız..! Sevgi ve adalet adına! Denizci kıyafeti içindeki güzel savaşçılar! Ay Savaşçısı... Küçük Ay Savaşçısı..! Ay adına seni cezalandıracağım..!
Kızlar da geri kalmadan devam ederler:
- Biz, savaşçılar da seni bağışlamayacağız..!
Kavalcı gülerek flütüyle bir büyü yapar. Etraf çiçeklerle ve çimlerle donatılır. Kızlar büyük şaşkınlık içindedir. Tatlı bir şeyler kokar. Etrafta şekerden yapılma bir ev vardır. Kızların gözleri donuklaşır ve hipnoza yenik düşer, hepsi bu eve girerler. Evin içinde hepsi küçük çocukluk hallerine dönmüşlerdir. Chibi-Usa'yla aynı boydadırlar. Usagi kısa saçları ile pek bir şekerdir. Tam evdeki bir kurabiyeyi yiyecekken…
Bir gül, flütü düşürür elinden kavalcının.
Tabii bizim iki Usagi de hemen "Smokinli Şövalyeee" diye hayranlıkla bakarlar Mamoru'ya.
- Onu ısırmamalısın Ay Savaşçısı, der havalı bir şekilde. Ay Savaşçısı elindeki şekere bakar. Bu aslında bir tırmanma halkasıdır. Usagi utanarak atar onu elinden. Mamoru bir hamle yapar kavalcıya, ama kavalcı hemen flütüyle korunur. Küçük bir melodiyle çocukları ele geçirir ve onları bizimkilere karşı kışkırtır. Şekerlerden bir tane daha çıkar ortaya ve Mamoru'yu düşürür. Yüksekten düşen gencimiz ağır bir şekilde yaralanır. Tam o anda Peruru ortaya çıkar elinde kendi kavalıyla, ona durmasını söyler. Abisine hesap sorar nazikçe. O sırada bir ses duyulur: Pupuran, tüm bunlar da ne?
"Leydi Badiyanu" görünür geminin gözlerindeki ışıktan. Onu da diğer çocuklarla getirmesini söyler Pupuran'a. Bonbon Bebekler saldırıya geçer hemen. Artık eski hallerine dönmeyen bebeklerdir bunlar. Biri Chibi-Usa'ya saldırırken Mamoru yaralı haliyle onu korur. Ancak bumerang gibi geri gelen bebek onu geminin yan yüzeyine yapıştırır. Bu sırada bir diğer bonbon bebek de Chibi-Usa'ya el koyar. Ne kadar çabalasalar da geri gelemez. Usagi ağlamaya başlar.
Peruru'nun önünü kesen Mars ve Venüs hiçbir yere gidemeyeceğini söylerler ona.
Bu sırada rüyalar ülkesi diye adlandırılabilecek bir yere gitmiştir bütün gemiler. Tüm çocuklar coşkuyla iner gemiden, Chibi-Usa hariç. O daha arkadan gelir. Bir süre sonra etraf sessizleşince Chibi-Usa koşarak içeri girdiğinde camdan birer tabutta uyuyan çocuklar görüp ürker. Siyah bir ışık akımı Chibi-Usa'yı doğruca içine çeker ve onu bir ana hatta götürür. Leydi onunla konuşur.
- Peruru'yu sen mi kandırdın..? Anlıyorum, senden gelen farklı bir enerji hissediyorum, der Mısır hükümdarlarına benzeyen Leydi Badiyanu. Diğer çocuklar gibi rüya tabutuna girmek ister misin? O zaman geldi. Yakında bu gezegen benim kara rüya deliğim tarafından tamamen yutulmuş olacak. Ve bu kalenin merkezinde şeker enerji tüm toplanan çocukların rüyalarından gelen benim kara rüya deliğim tarafından emiliyor, hatta büyüyor. Ve yakında tüm gezegeni içine alacak. Sonra dünyadaki her aptal insan bu rüya tabutunun içinde yaşayacak. Ne muhteşem bir görüntü olacak!
- Sen aptal mısın..? der Chibi-Usa. Sanki böyle bir şey olacak..! Tamamen imkânsız. Çünkü Ay Savaşçısı dünyada.
O sırada dünyada, Mamoru, Chibi-Usa'yı sorar ve Usagi duygulanarak 'O iyi,' der. Ve Peruru'yla birlikte sözde rüyalar ülkesine doğru yelken açarlar. Kızlar Peruru'ya pek güvenmezler. Usagi’yse cebinden sarkan Chibi-Usa'nın kurabiyelerini görür ve hemen ona inanır. Kale göründüğünde Peruru onlara buranın Marzipannu Kalesi olduğunu söyler. Tam kaleye gireceklerken onlara ateş ederler ve balonları patlar. Zor bir iniş gerçekleştirirler. Karşılarına 3 peri çıkar. Bunlar Peruru'nun kötü ağabeyleridir. Bonbon bebekler çağırarak saldırırlar. Bu sefer bebekler çoğalmaya başlar ve yenilmesi neredeyse imkânsız bir hal alırlar. Uzaktan bir saldırı gelir. Ve bu saldırı Uranüs Savaşçısı’nın saldırısıdır. Uzaklarda o lir sesi ile birlikte Uranüs, Neptün ve Plüton belirir.
- Uranüs tarafından korunan semaların gezegeni, ben gökyüzü savaşçısı Uranüs Savaşçısı!
- Neptün tarafından korunan derin suların gezegeni, ben asaletin savaşçısı, Neptün Savaşçısı!
- Plüton tarafından korunan zamanın gezegeni, ben devrim savaşçısı, Plüton Savaşçısı!
- Dış güneş sisteminden 3 savaşçı, yeni bir tehlike tarafından yol gösterilerek buraya ulaştık!, der Uranüs grubuyla.
Neptün aynasıyla görünmeyeni görünmez kıldıktan sonra Uranüs ve Mars üçlü periyi yok ederler. Mavi, yeşil ve pembe birer kuşa dönüşüp kaybolurlar. Bu arada Peruru gemisini tamir etmiştir. Hep birlikte Leydi'nin alanına girerler. Leydi kızarak Chibi-Usa'yı avcuna getirtir. Ve onun gücünü kullanarak kara deliği büyütür. Chibi-Usa'nın tüm bedenini bir tür elektrik şoku sarar ve dönüşüm broşunun gücü emilir. Buna karşın Peruru ve Usagi'nin Chibi-Usa'yı düşünen kalpleriyle gemileri hareket eder ve ufak bir parçasına tutunarak peşinden giderler. Onlar savaşadursun, bizim kızlar güçlerini yitirmeye başlar. Ama hâlâ Chibi-Usa, Usagi ve Peruru'yu düşünürler. O sırada Peruru'nun cebinden kurabiyeler dökülür ve Usagi birini alıp yer. Kendini boşluğa bırakırken Peruru arkasından bağırmaya devam eder. Ama nafiledir bu da...
Leydi, Usagi için 'Aptal, kendi iradesiyle atladı,' diyerek dalga geçer. Usagi, Chibi-Usa'yı alır ve bir andan kendini Mamo-chan'ın odasında bulur. Ama garip olan bir şeyler vardır. Mamoru'ya 'Chibi-Usa mı ben mi?' diye sorar. Ve Mamoru 'Tabii ki de sen Usako,' deyince hemen Chibi-Usa'yı alır ve ona 'Mamo-chan,' der. 'rüyalarımda bile göz kamaştırıcısın...' Rüya tabutundan çıkan Usagi, alev topunu görüp ona doğru yanaşır. Bu arada Leydi onu kandırmak için elinden geleni ardına koymaz. Sürekli anlatır da anlatır... Ancak Usagi kızları düşününce broşundan beyaz bir ışık hüzmesi çıkar. Kızlar eski hallerine dönerler, Leydi ise şaşkınlıkla olanları izlemektedir. Bu arada Peruru da yeni kanatlara sahip olur, tıpkı Chibi-Usa'nın gördükleri gibi. Rengarenk...
Leydi vazgeçmemiştir. Usagi'ye kızı bırakmazsa onu ölene dek yakacağını söyler ve bunu da yapar. Devamlı olarak ateş hüzmelerini yollar zavallı bedenine. Usagi’yse içinden kızlardan yardım ister. Kızlar güçlerini ona verdikten sonra Usagi de gücünün bir kısmını Chibi-Usa'yla paylaşır. Kendine gelen Chibi-Usa, bu savaş karşısında Usagi ile el ele verir. Kara Rüya deliğini patlatırlar. Peruru mutluluktan ağlamaya başlar. Kale de çok hasar gördüğünden yıkılır ve herkes gemilerde toplanarak evine geri döner.
Güneşin ardından sahilde duran Peruru ve Chibi-Usa birbirlerine bakarlar. Rüzgârla birlikte Chibi-Usa'nın pembe saçları hoş bir şekilde dalgalanıyordur. Peruru flütünü Chibi-Usa'ya verir. Bunun karşılığında da Chibi-Usa Peruru'yu parmak uçlarında yükselerek öper. Utanan Peruru havalanır ve kırmızı birer yanakla 'Kurabiyeler için teşekkürler,' der.
Ve son…

Haruka~’nın tanıtımı:
Ay Savaşçısı SuperS Filmi
Spoiler:
Dokuz Savaşçıyı Bir Araya Getirmek! Kara Rüya Deliğinin Mucizesi
Bishōjo Senshi Sērā Mūn Sūpāzu: Sērā Kyū Senshi Shūketsu! Burakku Dorīmu Hōru no Kiseki
Sailormoon Super S: The Fabulous 9 Get Together! Miracle in the Black Dream Hole
Güzel bir müzik tınısı duyulur film başlarken... Bir flüt ezgisi. Tüm sokak boyunca bunu duyan çocuklar yataklarından fırlayarak sokağa dökülürler. Tıpkı Fareli Köyün Kavalcısı gibi... Çocuklar bilinçsizce sokaklarda yürürken şu şarkıyı söylemeye başlarlar:
"Bak eğer dikkatle dinlersen,
Öylesine tatlı bir melodi..!
Saat üç perisi beni çağırıyor..!
Uyuyan kapıyı çal,
Yataktan fırla, çabuk..!
Hadi şeker diyarına gidelim bir gemiyle,
Ah, rüyalarla dolu,
Nane turtaları ve elma turtaları…
İyi kek, iyi ruhlar…
Yuppi yuppi kurabiyeler..!
Hepsini sar, titreyen puding…
Birazcık çikolata ye…
Saat üç perisi izledikçe güler,
Uyuyan kapıyı çal,
Yataktan fırla, çabuk..!
Hadi şeker diyarına gidelim bir gemiyle,
Ah, rüyalarla dolu..!"
***
Usagi, Ami, Rei, Minako, Chibi-Usa, Diana, Luna ve Artemis Makoto'nun evinde toplanmış çeşit çeşit kurabiye pişiriyorlar. Güzel kokulara daha fazla dayanamayan Usagi hemen atılıyor fırının kapağına, ama eline tahta bir kaşıkla vuran Chibi-Usa'yla karşılaşıyor. Daha vaktin gelmediğini söylüyor ona. Makoto da bakıp kenarlarının altın kahverenginde olması gerektiğini söyleyip kızların yanına geçiyor. Rei merdaneyle hamuru açarken, Minako damla çikolatalardan atıştırıyordur. Ami ise annesinden öğrendiği pratik bir yolla kurabiyelerin üzerine su bardağı kullanarak şekiller yapıyor. Tabii kızlar bu harika durum karşısında mest olmuş bir şekilde ona bunu nasıl yaptığını soruyorlar. O da annesinin o anaokuluna giderken sıkıldığında bu şekilde kurabiyeler yaptığını anlatıyor. Annesi bir doktor olduğu için hep çok meşgul oluyor ve artık kendisi yapıyor.
Makoto saate bakıp "Çoktan saat üç perisi olmuş," diyor. Kızlar da, özellikle Chibi-Usa, bunun anlamını çok merak ediyor. Makoto özel bir anlamı olmadığını sadece küçükken annesine 'Neden hep abur cuburları saat 3'te yaptığını' sorduğunda annesinden aldığı bir cevap olduğunu söylüyor. O da bu küçük perinin saatin guguk kuşu olduğunu düşünüyor.
Daha sonra yaptıkları kurabiyeleri fırından çıkarıyor Chibi-Usa. Usagi'yi bir gülme tutuyor haliyle. Kendi kurabiyeleri oldukça güzel görünüyordur, fakat Chibi-Usa'nın kurabiyeleri hiç de öyle değildir...
Bu sözlere kızan Chibi-Usa'ysa önemli olanın tatları olduğunu vurgularken "Bir ısırık yüz cesaret, yüz kez güç verir." diyor. Usagi’yse gülüp geçiyor ve ağzına kendi kurabiyelerinden birini atıyor, ki atmasıyla birlikte yüzünün şekli değişiyor tabiri caizse. Kızlarsa şekli eğri büğrü olan kurabiyeleri çok beğeniyorlar, öve öve bitiremiyorlar. Bizim zavallı Usagi'yse gidip Mamoru'ya yedirteceğini ve onun bunları çok beğeneceğini söylüyor. Tabii kızlar o an donup kalıyor. "Zavallı Mamo-chan…"
Chibi-Usa da aynı fikirde karar kılıyor ve yola koyuluyor. Derken vitrinlerden birinin camına yapışmış kanatlı bir çocuk görüyor. Gözünü kapatıp tekrar açtığındaysa kanatlar yok oluyor. Merakla çocuğa bakıyor, sağına soluna geçiyor, eğilip tekrar kalkıyor. Çocuk şaşkın haliyle. Beyaz saçları ve çok şirin bir takımı var bu çocuğun da. Hiç oralı görünmüyor. Diana bizim pembe saçlının başında miyavlayınca selam veriyor çocuk kediye. Chibi-Usa da adının Diana olduğunu söylüyor hemen.
Çocuk şekerlerin mutlu olduğundan bahsediyor. Chibi-Usa'ysa sadece lezzetli göründüklerini söylüyor hemencecik. Bizim yakışıklı oğlan hemen yeleğinin cebinden ucu eğri bir flüt çıkartıp o müthiş ezgiyi çalıyor. Kurabiyeler birden hareketlenince bizim pembe saçlı bücür çok heyecanlanıyor. Gülümseyerek çocuğa "Ben Chibi-Usa..!" diye bağırıyor. Çocuk da çekinerek elini uzatıyor, hafif de kızararak. "Benim adım Peruru."
O sırada Mamoru biraz müzik dinliyor ve elindeki bir dergiyi okuyor. Usagi zili çalıyor ve içeri giriyor. Mamoru'nun üzerindeki gömlek dikkatini çekince hemen de soruyor ne zaman aldığını. Mamoru da Chibi-Usa'yla alışverişe gittiğinde aldığını söyleyince hemen elini tutup ona Chibi-Usa mı yoksa ben mi, tarzında bir soru yöneltiyor. Mamoru şaşırıyor haliyle. Biri kızı diğeriyse canından çok sevdiği karısı... Ama Usagi hemen dramatize ediyor durumu. Araya da kurabiyeleri sıkıştırıyor tabii. Mamo-chan da kahve yapmaya gidiyor. Radyodaki müzik bitiyor ve haberlere geçiliyor.
Dünya çapındaki bir dizi çocuk kaçırma olayını anlatıyor spiker, bizim malum çift de endişeyle dinliyor bu haberi.
O sırada Chibi-Usa elindeki kurabiyeleri Peruru'ya vermekte karar kılıyor ve onun yanından ayrılıp evine gidiyor.
Gece yine o kavalcı ortaya çıkıp, eşsiz müziğini döktürmeye başlıyor. Chibi-Usa yatağından fırlayıp sokağa çıkınca sevgili kedisi Diana, Usagi'yi tatlı bir rüyasından uyandırıyor. Usagi sokağa çıktığında kızların da geldiğini ve neredeyse Juuban'daki tüm çocukların sokakta olduğunu farkediyor. Çocuklar şarkı söylemeye başlayınca bunlar da peşlerine takılıyorlar. İlk karedekine benzer kocaman bir balon görünüyor. Usagi hemen kızını tutarak onu durdurmaya çalışıyor, fakat Chibi-Usa hemen elinden kaçıyor. Bunun üzerine onu tekrar tutup şaplak atıyor arkasına Usagi. Uyanan Chibi-Usa'ysa oldukça sinirli bir şekilde bağırıyor ona. Sonra da hiçbir şey hatırlamadığını farkedip susuyor. Kızlar da çocukları durdurmaya çalışıyor, fakat nafile. Hepsi hipnozun etkisi altındadır. Birden flüt sesi kesiliyor ve çocuklar yere yığılıp uykularına devam ediyor. Balonun ucunda oturan genç çalmayı kesiyor yani. Yeşil-turuncu saçlı genç bir oğlan o da. "Papiyot!" diye bağırarak şekerden canavarlar çıkarıyor ortaya. Kızlar da bir süre baş etmeye çabaladıktan sonra bu yapış yapış zıplayan topları, dönüşüyorlar. Usagilerin peşindeki topa Venüs 'Sevgi ve Güzellik Şoku' ile saldırıyor ve canavar yeniden bir şeker biçimini alıyor. Sonra da Ay Savaşçısı ve Küçük Ay Savaşçısı geliyor sahneye. Usagi en eski saldırılarından biri olan "Ay Tacı Saldırısı!" ile saldırıyor bir şekere. Merkür suyla, Mars ateşle ve Jüpiter de yıldırımla saldırınca tüm şekerler eriyip yok oluyor. Bunun üzerine kavalcı çok sinirleniyor ve şu bilindik soruyu soruyor:
- Siz de kimsiniz..?
- İşte ben de bunu bekliyordum, diyerek atılıyor Ay Savaşçısı. Bizler dünya çapında tanınan sevgi ve adaletin savunucularıyız! İyi çocukları Fareli Köyün Kavalcısı gibi kaçıran bir caniyi bağışlayamayız..! Sevgi ve adalet adına! Denizci kıyafeti içindeki güzel savaşçılar! Ay Savaşçısı... Küçük Ay Savaşçısı..! Ay adına seni cezalandıracağım..!
Kızlar da geri kalmadan devam ederler:
- Biz, savaşçılar da seni bağışlamayacağız..!
Kavalcı gülerek flütüyle bir büyü yapar. Etraf çiçeklerle ve çimlerle donatılır. Kızlar büyük şaşkınlık içindedir. Tatlı bir şeyler kokar. Etrafta şekerden yapılma bir ev vardır. Kızların gözleri donuklaşır ve hipnoza yenik düşer, hepsi bu eve girerler. Evin içinde hepsi küçük çocukluk hallerine dönmüşlerdir. Chibi-Usa'yla aynı boydadırlar. Usagi kısa saçları ile pek bir şekerdir. Tam evdeki bir kurabiyeyi yiyecekken…
Bir gül, flütü düşürür elinden kavalcının.
Tabii bizim iki Usagi de hemen "Smokinli Şövalyeee" diye hayranlıkla bakarlar Mamoru'ya.
- Onu ısırmamalısın Ay Savaşçısı, der havalı bir şekilde. Ay Savaşçısı elindeki şekere bakar. Bu aslında bir tırmanma halkasıdır. Usagi utanarak atar onu elinden. Mamoru bir hamle yapar kavalcıya, ama kavalcı hemen flütüyle korunur. Küçük bir melodiyle çocukları ele geçirir ve onları bizimkilere karşı kışkırtır. Şekerlerden bir tane daha çıkar ortaya ve Mamoru'yu düşürür. Yüksekten düşen gencimiz ağır bir şekilde yaralanır. Tam o anda Peruru ortaya çıkar elinde kendi kavalıyla, ona durmasını söyler. Abisine hesap sorar nazikçe. O sırada bir ses duyulur: Pupuran, tüm bunlar da ne?
"Leydi Badiyanu" görünür geminin gözlerindeki ışıktan. Onu da diğer çocuklarla getirmesini söyler Pupuran'a. Bonbon Bebekler saldırıya geçer hemen. Artık eski hallerine dönmeyen bebeklerdir bunlar. Biri Chibi-Usa'ya saldırırken Mamoru yaralı haliyle onu korur. Ancak bumerang gibi geri gelen bebek onu geminin yan yüzeyine yapıştırır. Bu sırada bir diğer bonbon bebek de Chibi-Usa'ya el koyar. Ne kadar çabalasalar da geri gelemez. Usagi ağlamaya başlar.
Peruru'nun önünü kesen Mars ve Venüs hiçbir yere gidemeyeceğini söylerler ona.
Bu sırada rüyalar ülkesi diye adlandırılabilecek bir yere gitmiştir bütün gemiler. Tüm çocuklar coşkuyla iner gemiden, Chibi-Usa hariç. O daha arkadan gelir. Bir süre sonra etraf sessizleşince Chibi-Usa koşarak içeri girdiğinde camdan birer tabutta uyuyan çocuklar görüp ürker. Siyah bir ışık akımı Chibi-Usa'yı doğruca içine çeker ve onu bir ana hatta götürür. Leydi onunla konuşur.
- Peruru'yu sen mi kandırdın..? Anlıyorum, senden gelen farklı bir enerji hissediyorum, der Mısır hükümdarlarına benzeyen Leydi Badiyanu. Diğer çocuklar gibi rüya tabutuna girmek ister misin? O zaman geldi. Yakında bu gezegen benim kara rüya deliğim tarafından tamamen yutulmuş olacak. Ve bu kalenin merkezinde şeker enerji tüm toplanan çocukların rüyalarından gelen benim kara rüya deliğim tarafından emiliyor, hatta büyüyor. Ve yakında tüm gezegeni içine alacak. Sonra dünyadaki her aptal insan bu rüya tabutunun içinde yaşayacak. Ne muhteşem bir görüntü olacak!
- Sen aptal mısın..? der Chibi-Usa. Sanki böyle bir şey olacak..! Tamamen imkânsız. Çünkü Ay Savaşçısı dünyada.
O sırada dünyada, Mamoru, Chibi-Usa'yı sorar ve Usagi duygulanarak 'O iyi,' der. Ve Peruru'yla birlikte sözde rüyalar ülkesine doğru yelken açarlar. Kızlar Peruru'ya pek güvenmezler. Usagi’yse cebinden sarkan Chibi-Usa'nın kurabiyelerini görür ve hemen ona inanır. Kale göründüğünde Peruru onlara buranın Marzipannu Kalesi olduğunu söyler. Tam kaleye gireceklerken onlara ateş ederler ve balonları patlar. Zor bir iniş gerçekleştirirler. Karşılarına 3 peri çıkar. Bunlar Peruru'nun kötü ağabeyleridir. Bonbon bebekler çağırarak saldırırlar. Bu sefer bebekler çoğalmaya başlar ve yenilmesi neredeyse imkânsız bir hal alırlar. Uzaktan bir saldırı gelir. Ve bu saldırı Uranüs Savaşçısı’nın saldırısıdır. Uzaklarda o lir sesi ile birlikte Uranüs, Neptün ve Plüton belirir.
- Uranüs tarafından korunan semaların gezegeni, ben gökyüzü savaşçısı Uranüs Savaşçısı!
- Neptün tarafından korunan derin suların gezegeni, ben asaletin savaşçısı, Neptün Savaşçısı!
- Plüton tarafından korunan zamanın gezegeni, ben devrim savaşçısı, Plüton Savaşçısı!
- Dış güneş sisteminden 3 savaşçı, yeni bir tehlike tarafından yol gösterilerek buraya ulaştık!, der Uranüs grubuyla.
Neptün aynasıyla görünmeyeni görünmez kıldıktan sonra Uranüs ve Mars üçlü periyi yok ederler. Mavi, yeşil ve pembe birer kuşa dönüşüp kaybolurlar. Bu arada Peruru gemisini tamir etmiştir. Hep birlikte Leydi'nin alanına girerler. Leydi kızarak Chibi-Usa'yı avcuna getirtir. Ve onun gücünü kullanarak kara deliği büyütür. Chibi-Usa'nın tüm bedenini bir tür elektrik şoku sarar ve dönüşüm broşunun gücü emilir. Buna karşın Peruru ve Usagi'nin Chibi-Usa'yı düşünen kalpleriyle gemileri hareket eder ve ufak bir parçasına tutunarak peşinden giderler. Onlar savaşadursun, bizim kızlar güçlerini yitirmeye başlar. Ama hâlâ Chibi-Usa, Usagi ve Peruru'yu düşünürler. O sırada Peruru'nun cebinden kurabiyeler dökülür ve Usagi birini alıp yer. Kendini boşluğa bırakırken Peruru arkasından bağırmaya devam eder. Ama nafiledir bu da...
Leydi, Usagi için 'Aptal, kendi iradesiyle atladı,' diyerek dalga geçer. Usagi, Chibi-Usa'yı alır ve bir andan kendini Mamo-chan'ın odasında bulur. Ama garip olan bir şeyler vardır. Mamoru'ya 'Chibi-Usa mı ben mi?' diye sorar. Ve Mamoru 'Tabii ki de sen Usako,' deyince hemen Chibi-Usa'yı alır ve ona 'Mamo-chan,' der. 'rüyalarımda bile göz kamaştırıcısın...' Rüya tabutundan çıkan Usagi, alev topunu görüp ona doğru yanaşır. Bu arada Leydi onu kandırmak için elinden geleni ardına koymaz. Sürekli anlatır da anlatır... Ancak Usagi kızları düşününce broşundan beyaz bir ışık hüzmesi çıkar. Kızlar eski hallerine dönerler, Leydi ise şaşkınlıkla olanları izlemektedir. Bu arada Peruru da yeni kanatlara sahip olur, tıpkı Chibi-Usa'nın gördükleri gibi. Rengarenk...
Leydi vazgeçmemiştir. Usagi'ye kızı bırakmazsa onu ölene dek yakacağını söyler ve bunu da yapar. Devamlı olarak ateş hüzmelerini yollar zavallı bedenine. Usagi’yse içinden kızlardan yardım ister. Kızlar güçlerini ona verdikten sonra Usagi de gücünün bir kısmını Chibi-Usa'yla paylaşır. Kendine gelen Chibi-Usa, bu savaş karşısında Usagi ile el ele verir. Kara Rüya deliğini patlatırlar. Peruru mutluluktan ağlamaya başlar. Kale de çok hasar gördüğünden yıkılır ve herkes gemilerde toplanarak evine geri döner.
Güneşin ardından sahilde duran Peruru ve Chibi-Usa birbirlerine bakarlar. Rüzgârla birlikte Chibi-Usa'nın pembe saçları hoş bir şekilde dalgalanıyordur. Peruru flütünü Chibi-Usa'ya verir. Bunun karşılığında da Chibi-Usa Peruru'yu parmak uçlarında yükselerek öper. Utanan Peruru havalanır ve kırmızı birer yanakla 'Kurabiyeler için teşekkürler,' der.
Ve son…

Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): Daisy~

çok yorucuymuş ya öldüm,bittim. ü.ü ama değdi. :)
diğer bölümleride sonra yapıcam. sınav haftasındayım da. T.T
yazı hatası vs. varsa affola. ^^
19. Bölüm♥
21. Bölüm♥
diğer bölümleride sonra yapıcam. sınav haftasındayım da. T.T
yazı hatası vs. varsa affola. ^^
Spoiler:
19-Usagi Çok Mutlu! Tuxedo Kamen'in Aşk Mektubu!♥
Nefrit yıldızlardan savaşçıların zayıf oldukları noktaları göstermesini ister. Nefrit kendisine gösterilen görüntüler sayesinde ay savaşçısının zayıf olduğu noktanın 'smokinli şovalye' olduğunu anlar..
bu sırada Nefrit'i Queen Berry çağırır ve ona ay savaşçısını yenemezse onu sonsuz uykuyla cezalandıracağını söyler.
Usagi okul sonrası evin önündeki posta kutusunda bir mektup görür. Mektup smokinli şovalyeden gelmiştir. Usagi deliler gibi sevinir.
ama Luna'nın endişeleri vardır. Smokinli şovalye'nin onun ay savaşçısı olduğunu nasıl anladığını merak etmektedir.
Ertesi gün okulda Usagi'nin çığlıkları duyulur. Smokinli şovalye bütün sınıfın kızlarına mektup yollamıştır. Sınıf öğretmeni kız öğrencilere 'sizi kandırmak isteyen kötü niyetli birileri tarafından gönderilmiş olabilir. o yüzden görüşmeye gitmeyin.' diyerek kız öğrencileri uyarır.
Luna Ami'yle bu durumun ne kadar şüpheli olduğunu konuşur. Ami Rei'yle konuşmaları gerektiğini söyler.
Bu sırada Mamoru ve Motoki aralarında aşk mektubunu konuşuyorlardır. Bu sırada Usagi gelir. çok üzgündür. Mamoru'da 'smokinli şovalye sana mektup vermediği için mi üzgünsün?' der. Usagi 'hayır banada mektup verdi.' diyerek ağlamaya başlar.
Ami Rei'nin evine gider. ama Rei hastadır. Ami Rei'ye bakmak için orada kalır. Nefrit ise buluşma yerinde ay savaşçısını bekler. onun geleceğinden emindir. yanında Naru belirir.
Nefrit'e smokinli şovalye olup olmadığını sorar. Nefrit ay savaşçısının Naru olabileceğini düşünür. Nefrit akşam görüşürüz diyerek gider. Naru onun smokinli şovalye olduğuna emin olur.
Bu sırada Usagi evde smokinli şovalyenin neden böyle birşey yaptığını düşünür. ve gidip kendisine sormaya karar verir. 'Buluşma kurallarını' sırasıyla uygulayarak tatlı hayallere dalar.
Naru Nefrit'in söylediği yere gelir. Nefrit smokinli şovalye'nin kıyafetlerini giymiştir. Naru'ya ay savaşçısı der.
Usagi buluşma yerine gelir. aklında Ami ve Rei'ye haber vermeli miyim? düşüncesi vardır. bu arada Ami Usagi'yi arar ve nerede olduğunu sorar. Usagi buluşma yerinin adını söyler. Rei Usagi'nin smokinli şovalyeyle buluşacağını öğrenir ve hasta hasta yatağından kalkar. Bu sırada Nefrit Naru'yu sıkıştırıp onun ay savaşçısına dönüşmesini ister. Naru olayın şaşkınlığında 'seni seviyorum der.' Nefrit Naru'nun enerjisini almaya başlamıştır bile. Enerjisi azalan Naru bayılır.
Bütün olanları gören Usagi Smokinli Şovalye'nin gerçek olmadığını anlar ve ay savaşçısına dönüşür. Olaylardan tamamen habersiz olan mamoru'nun birden başı ağırır ve yere yığılır ve Smokinli Şovalye'ye dönüşür.
Nefrit'se Naru'nun ay savaşçısı olmadığını anlar. Bu sırada ay savaşçısı ortaya çıkar ve Naru'ya yaptıklarından dolayı seni cezalandıracağım der. ay savaşçısı tekmesiyle Nefrit'e saldırır. Nefrit saldırıdan yara almaz. Naru'yu ay savaşçısını üzerine atar.
Nefrit smokinini atar ve gerçekte kim olduğunu söyler.
Nefrit yıldızlırdan güç ister ve bir canavar yaratır. ay savaşçısının üzerine saldırmasının emreder. yaratık ay savaşçısını tam yakalayacakken smokinli şovalye gelir.
ay savaşçısına hemen burdan kaçmasını söyler.Nefrit benden kaçamazsınız diyerek yaratığı smokinli şovalyenin üzerine salar. ay savaşçısı tehlikede olun smokinli şovalyeyi kurtarmak için Ayın Tacını kullanır. Ama yaratık yok olmaz. smokinli şovalye ay savaşçısına asansöre binmesini söyler. Yaratık peşlerindedir. Asansöre girerler ve yaratık kaybolur. Tümü Nefrit'in planıdır.
Nefrit planını asansörü en üst kata çıkarıp birden boşluğa bırakmak olduğunu söyler. Bunu duyan ay savaşçısı paniğe kapılır. Smokinli şovalye kurtulmak için bir yol aramaya başlamıştır. Asansörün üst camından asansörün üzerine çıkarlar. ve en üst kata geldiklerinde atlarlar!
ancak smokinli şovalye tuttuğu yeri tam olarak kavrayamaz. asansör yere çakılır. ay savaşçısı ve smokinli şovalye zor durumdadırlar. tam aşağı düşücekken Mars ve Merkür savaşçıları onları kurtarır.
Birlikte çatıya çıkarlar. Mars ay savaşçısına smokinli şovalyeyle arkasından iş çevirdiği için ona kızar. Merkür isi Naru'yu hastaneye götürmeleri gerektiğini söyler. Smokinli şovalye ise birbirinizle iyi geçinin der ve ordan ayrılır.
Bu sırada Zoiset ise Nefrit'in sonsuz uyku ile cezalandırılması geriktiğini söyler ama Queen Beryl ise Nefrit'in getirdiği enerjinin çok muazzam olduğunu ve ceza almayacağını söyler. Durumdan çok memnun olan Nefrit'in şimdiki hedefi Naru olur..
Bölüm Sonu~ :)
Nefrit yıldızlardan savaşçıların zayıf oldukları noktaları göstermesini ister. Nefrit kendisine gösterilen görüntüler sayesinde ay savaşçısının zayıf olduğu noktanın 'smokinli şovalye' olduğunu anlar..

bu sırada Nefrit'i Queen Berry çağırır ve ona ay savaşçısını yenemezse onu sonsuz uykuyla cezalandıracağını söyler.

Usagi okul sonrası evin önündeki posta kutusunda bir mektup görür. Mektup smokinli şovalyeden gelmiştir. Usagi deliler gibi sevinir.

ama Luna'nın endişeleri vardır. Smokinli şovalye'nin onun ay savaşçısı olduğunu nasıl anladığını merak etmektedir.

Ertesi gün okulda Usagi'nin çığlıkları duyulur. Smokinli şovalye bütün sınıfın kızlarına mektup yollamıştır. Sınıf öğretmeni kız öğrencilere 'sizi kandırmak isteyen kötü niyetli birileri tarafından gönderilmiş olabilir. o yüzden görüşmeye gitmeyin.' diyerek kız öğrencileri uyarır.

Luna Ami'yle bu durumun ne kadar şüpheli olduğunu konuşur. Ami Rei'yle konuşmaları gerektiğini söyler.

Bu sırada Mamoru ve Motoki aralarında aşk mektubunu konuşuyorlardır. Bu sırada Usagi gelir. çok üzgündür. Mamoru'da 'smokinli şovalye sana mektup vermediği için mi üzgünsün?' der. Usagi 'hayır banada mektup verdi.' diyerek ağlamaya başlar.

Ami Rei'nin evine gider. ama Rei hastadır. Ami Rei'ye bakmak için orada kalır. Nefrit ise buluşma yerinde ay savaşçısını bekler. onun geleceğinden emindir. yanında Naru belirir.

Nefrit'e smokinli şovalye olup olmadığını sorar. Nefrit ay savaşçısının Naru olabileceğini düşünür. Nefrit akşam görüşürüz diyerek gider. Naru onun smokinli şovalye olduğuna emin olur.
Bu sırada Usagi evde smokinli şovalyenin neden böyle birşey yaptığını düşünür. ve gidip kendisine sormaya karar verir. 'Buluşma kurallarını' sırasıyla uygulayarak tatlı hayallere dalar.

Naru Nefrit'in söylediği yere gelir. Nefrit smokinli şovalye'nin kıyafetlerini giymiştir. Naru'ya ay savaşçısı der.

Usagi buluşma yerine gelir. aklında Ami ve Rei'ye haber vermeli miyim? düşüncesi vardır. bu arada Ami Usagi'yi arar ve nerede olduğunu sorar. Usagi buluşma yerinin adını söyler. Rei Usagi'nin smokinli şovalyeyle buluşacağını öğrenir ve hasta hasta yatağından kalkar. Bu sırada Nefrit Naru'yu sıkıştırıp onun ay savaşçısına dönüşmesini ister. Naru olayın şaşkınlığında 'seni seviyorum der.' Nefrit Naru'nun enerjisini almaya başlamıştır bile. Enerjisi azalan Naru bayılır.

Bütün olanları gören Usagi Smokinli Şovalye'nin gerçek olmadığını anlar ve ay savaşçısına dönüşür. Olaylardan tamamen habersiz olan mamoru'nun birden başı ağırır ve yere yığılır ve Smokinli Şovalye'ye dönüşür.
Nefrit'se Naru'nun ay savaşçısı olmadığını anlar. Bu sırada ay savaşçısı ortaya çıkar ve Naru'ya yaptıklarından dolayı seni cezalandıracağım der. ay savaşçısı tekmesiyle Nefrit'e saldırır. Nefrit saldırıdan yara almaz. Naru'yu ay savaşçısını üzerine atar.

Nefrit smokinini atar ve gerçekte kim olduğunu söyler.

Nefrit yıldızlırdan güç ister ve bir canavar yaratır. ay savaşçısının üzerine saldırmasının emreder. yaratık ay savaşçısını tam yakalayacakken smokinli şovalye gelir.

ay savaşçısına hemen burdan kaçmasını söyler.Nefrit benden kaçamazsınız diyerek yaratığı smokinli şovalyenin üzerine salar. ay savaşçısı tehlikede olun smokinli şovalyeyi kurtarmak için Ayın Tacını kullanır. Ama yaratık yok olmaz. smokinli şovalye ay savaşçısına asansöre binmesini söyler. Yaratık peşlerindedir. Asansöre girerler ve yaratık kaybolur. Tümü Nefrit'in planıdır.

Nefrit planını asansörü en üst kata çıkarıp birden boşluğa bırakmak olduğunu söyler. Bunu duyan ay savaşçısı paniğe kapılır. Smokinli şovalye kurtulmak için bir yol aramaya başlamıştır. Asansörün üst camından asansörün üzerine çıkarlar. ve en üst kata geldiklerinde atlarlar!

ancak smokinli şovalye tuttuğu yeri tam olarak kavrayamaz. asansör yere çakılır. ay savaşçısı ve smokinli şovalye zor durumdadırlar. tam aşağı düşücekken Mars ve Merkür savaşçıları onları kurtarır.

Birlikte çatıya çıkarlar. Mars ay savaşçısına smokinli şovalyeyle arkasından iş çevirdiği için ona kızar. Merkür isi Naru'yu hastaneye götürmeleri gerektiğini söyler. Smokinli şovalye ise birbirinizle iyi geçinin der ve ordan ayrılır.

Bu sırada Zoiset ise Nefrit'in sonsuz uyku ile cezalandırılması geriktiğini söyler ama Queen Beryl ise Nefrit'in getirdiği enerjinin çok muazzam olduğunu ve ceza almayacağını söyler. Durumdan çok memnun olan Nefrit'in şimdiki hedefi Naru olur..

Bölüm Sonu~ :)
Spoiler:
21-Çocukların Rüyalarını Koruyun! Animede Arkadaşlık Bağı!♥
Usagi televizyonda Sailor V animesini görür ve 'Sailor V çok şanslı,keşke benim hakkımda da bir anime olsaydı der.' Luna da şaşırmış bir yüz ifadesiyle 'eğer öyle bir anime yapacak olan olursa inanmadan önce görmek isterim der.'
bu arada anime endüstrisinde çalışan Sailor V çizerleri olan Hiromi ve Kazuko müdür Asatou'nun söylediklerinden yana dert yanarlar.Asatou kızlardan çizimlerin daha gösterişli olmasını ister. ama Hiromi'nin bu konuda endişeleri vardır.
daha sonra Kazuko'yla anime stüdyosuna kadar koşu yarışı yaparlar. Bu arada Hiromi elindeki anime çizimlerini yere düşürür. Ami bu çizimleri görür.
Çizimlerin üzerinde adres yazar.ama Ami'nin dersi olduğu için daha sonra gitmeye karar verir. Bu sırada Nefrit yeni kurbanını seçmektedir. Bu sefer en güçlü düşmanı yaratıcaktır. Kurban olarak Hiromi'yi seçer.
Hiromi gece olmasına rağmen çizimlere devam etmektedir. ama bi türlü en iyi çizimi yapamamaktadır. duraksar.. arkasını döndüğünde masanın üzerinde Kazuko'nun çizimlerini görür. Çizimler inanılmaz derecede güzeldir. Hiromi daha çok çalışması gerektiğini düşünür ve Kazuko'nun ona aldığı profesyonel anime çizerleri için olan kalemi kullanmaya karar verir. ama bazı endişeleri vardır. Çünkü bu kalemi söz verdiği gibi zor durumlarda kullanması gereklidir.
Hiromi kalemleri kullanıp kullanmama arasında düşündüğü sırada Nefrit gelir ve ona hayran olduğunu söyler. Hiromi' nin o anlık şaşkınlığından faydalanarak onun kalemini lanetler.
Arabasına atlayıp gideceği sırada Merkür Savaşçısı gelir. Nefrit 'en iyi canavarımı sizin için hazırladım.' der ve arabasına binip gider.
Bu sırada Hiromi kötülüğün etkisine girmiştir bile. Kazuko akşam yemeği alıp gelmiştir. Hiromi tuhaf bir bakış atmıştır. Kazuko şaşırır... 'Afedersiniz' diyerek Ami gelir. Kazuko'ya bulduğu çizimleri verir. Kazuko Ami'ye teşekkür eder. ve Hiromi'dende teşekkür etmesini ister. ama Hiromi herhangi bir tepki vermez. Kazuko Ami'den Hiromi adına özür diler. Ami şüpheli bir şekilde evine gider..
Ertesi gün Ami Usagiyle buluşur olanları anlatır. Okuldan sonra anime stüdyosuna gitme kararı alırlar.
bu sırada anime stüdyosunda Kazuko Hiromi'nin çizimlerini görür. çok şaşırır çünkü sayfalarca çizim yapmıştır. Hiromi 'buda bişey mi?' der.Kazuko'ya odanın bugünlük sadace kendisine ait olduğunu söyler, odaya girer. Odada lanetli kalemin etkisiyle çizimler yapan Hiromi 'bu kalem bende olduğu sürece Kazuko bir daha beni geçemeyecek.' der. Kalem daha da büyür..
Usagi Rei'yi arar. Onu anime stüdyosuna çağırır. 'Rei anime çocuklar içindir' der ve gelmeyeceğini söyler. Okul çıkışı Usagi ve Ami anime stüdyosuna giderken Rei de ordadır.Rei Nefrit'i bahane eder ama çantası yırtılır içindeki kuşe kağıtları yere dökülür. Rei arkadaşları için imza alacağını söyler ama Usagi ve Ami herşeyi anlamıştır. Birlekte anime stüdyosuna giderler.
Rei ve Usagi sailor V çizimleri karşısında hayran kalırlar. bu sırada Ami ve Kazuko konuşmaktadırlar. Usagi ve Rei çığlıklarla hayranlıklarını belli ederler. Bu sırada Hiromi gelir ve 'kapayın çenenizi!' diyerek Rei ve Usagi'ye kızar. Kazuko çok sinirlenir kavga etmeye başlarlar. Bu sırada telefon çalar Müdür Asatou arar. Hiromi'ye çizimlerin harika olduğunu ve devam etmesini söyler. Hiromi son sahnede Sailor V'nin öleceğini söyler. Müdür Asatou dahil olmak üzere herkes şaşırır.Hiromi son sahnenin ona ait olduğunu ve ne isterse onu yapacağını söyleyip gider.
Hiromi çatıdadır. Kızlarda peşinden gider. Hiromi Kazuko'ya yeteneğinin fazla olduğu için kendini beğenmişsin der. elindeki kalemi havaya kaldırır. kalem ışık saçmaya başlar. Nefrit Castor ve Polux'a gidin der.
Kazuko bayılır.. Hiromi ikiz canavar olur. Usagi,Ami ve Rei savaşçıya dönüşürler!
Castor ve Polux en güçlü canavarlardır. çünkü birbirlerine güçlü bir dostlukla bağlıdırlar. Kızlara saldırırlar. kızlar saldırının etkisiyle yere düşerler.
ama son saldırıyı kimin yapacağı hakkında Castor ve Polux kavga eder. aralarındaki bağı koparırlar. Tam fırsatı gelmişken kızlar takım çalışmasıyla güçlerini birleştirirler.
ve canavar yok edilir. Hiromi eski haline dönüşür.
Herşey eskisi gibi olmuştur. Kazuko Hiromi'ye anime kalemlerini kullandığını çünkü onun çizimlerini çok iyi bulduğunu itiraf eder. daha sonra ikiside bu kalemleri kullanmayı yanlış bulmazlar çünkü çocukları hayal kırıklığına uğratmıycak çizimler yapmak isterler. Buna dair birbirlerine söz verirler...
savaşcılarımızda oradan mutlu bir şekilde ayrılır.^^
Bölüm Sonu~ :)
Usagi televizyonda Sailor V animesini görür ve 'Sailor V çok şanslı,keşke benim hakkımda da bir anime olsaydı der.' Luna da şaşırmış bir yüz ifadesiyle 'eğer öyle bir anime yapacak olan olursa inanmadan önce görmek isterim der.'

bu arada anime endüstrisinde çalışan Sailor V çizerleri olan Hiromi ve Kazuko müdür Asatou'nun söylediklerinden yana dert yanarlar.Asatou kızlardan çizimlerin daha gösterişli olmasını ister. ama Hiromi'nin bu konuda endişeleri vardır.

daha sonra Kazuko'yla anime stüdyosuna kadar koşu yarışı yaparlar. Bu arada Hiromi elindeki anime çizimlerini yere düşürür. Ami bu çizimleri görür.

Çizimlerin üzerinde adres yazar.ama Ami'nin dersi olduğu için daha sonra gitmeye karar verir. Bu sırada Nefrit yeni kurbanını seçmektedir. Bu sefer en güçlü düşmanı yaratıcaktır. Kurban olarak Hiromi'yi seçer.

Hiromi gece olmasına rağmen çizimlere devam etmektedir. ama bi türlü en iyi çizimi yapamamaktadır. duraksar.. arkasını döndüğünde masanın üzerinde Kazuko'nun çizimlerini görür. Çizimler inanılmaz derecede güzeldir. Hiromi daha çok çalışması gerektiğini düşünür ve Kazuko'nun ona aldığı profesyonel anime çizerleri için olan kalemi kullanmaya karar verir. ama bazı endişeleri vardır. Çünkü bu kalemi söz verdiği gibi zor durumlarda kullanması gereklidir.

Hiromi kalemleri kullanıp kullanmama arasında düşündüğü sırada Nefrit gelir ve ona hayran olduğunu söyler. Hiromi' nin o anlık şaşkınlığından faydalanarak onun kalemini lanetler.

Arabasına atlayıp gideceği sırada Merkür Savaşçısı gelir. Nefrit 'en iyi canavarımı sizin için hazırladım.' der ve arabasına binip gider.

Bu sırada Hiromi kötülüğün etkisine girmiştir bile. Kazuko akşam yemeği alıp gelmiştir. Hiromi tuhaf bir bakış atmıştır. Kazuko şaşırır... 'Afedersiniz' diyerek Ami gelir. Kazuko'ya bulduğu çizimleri verir. Kazuko Ami'ye teşekkür eder. ve Hiromi'dende teşekkür etmesini ister. ama Hiromi herhangi bir tepki vermez. Kazuko Ami'den Hiromi adına özür diler. Ami şüpheli bir şekilde evine gider..

Ertesi gün Ami Usagiyle buluşur olanları anlatır. Okuldan sonra anime stüdyosuna gitme kararı alırlar.

bu sırada anime stüdyosunda Kazuko Hiromi'nin çizimlerini görür. çok şaşırır çünkü sayfalarca çizim yapmıştır. Hiromi 'buda bişey mi?' der.Kazuko'ya odanın bugünlük sadace kendisine ait olduğunu söyler, odaya girer. Odada lanetli kalemin etkisiyle çizimler yapan Hiromi 'bu kalem bende olduğu sürece Kazuko bir daha beni geçemeyecek.' der. Kalem daha da büyür..

Usagi Rei'yi arar. Onu anime stüdyosuna çağırır. 'Rei anime çocuklar içindir' der ve gelmeyeceğini söyler. Okul çıkışı Usagi ve Ami anime stüdyosuna giderken Rei de ordadır.Rei Nefrit'i bahane eder ama çantası yırtılır içindeki kuşe kağıtları yere dökülür. Rei arkadaşları için imza alacağını söyler ama Usagi ve Ami herşeyi anlamıştır. Birlekte anime stüdyosuna giderler.
Rei ve Usagi sailor V çizimleri karşısında hayran kalırlar. bu sırada Ami ve Kazuko konuşmaktadırlar. Usagi ve Rei çığlıklarla hayranlıklarını belli ederler. Bu sırada Hiromi gelir ve 'kapayın çenenizi!' diyerek Rei ve Usagi'ye kızar. Kazuko çok sinirlenir kavga etmeye başlarlar. Bu sırada telefon çalar Müdür Asatou arar. Hiromi'ye çizimlerin harika olduğunu ve devam etmesini söyler. Hiromi son sahnede Sailor V'nin öleceğini söyler. Müdür Asatou dahil olmak üzere herkes şaşırır.Hiromi son sahnenin ona ait olduğunu ve ne isterse onu yapacağını söyleyip gider.

Hiromi çatıdadır. Kızlarda peşinden gider. Hiromi Kazuko'ya yeteneğinin fazla olduğu için kendini beğenmişsin der. elindeki kalemi havaya kaldırır. kalem ışık saçmaya başlar. Nefrit Castor ve Polux'a gidin der.

Kazuko bayılır.. Hiromi ikiz canavar olur. Usagi,Ami ve Rei savaşçıya dönüşürler!

Castor ve Polux en güçlü canavarlardır. çünkü birbirlerine güçlü bir dostlukla bağlıdırlar. Kızlara saldırırlar. kızlar saldırının etkisiyle yere düşerler.

ama son saldırıyı kimin yapacağı hakkında Castor ve Polux kavga eder. aralarındaki bağı koparırlar. Tam fırsatı gelmişken kızlar takım çalışmasıyla güçlerini birleştirirler.

ve canavar yok edilir. Hiromi eski haline dönüşür.

Herşey eskisi gibi olmuştur. Kazuko Hiromi'ye anime kalemlerini kullandığını çünkü onun çizimlerini çok iyi bulduğunu itiraf eder. daha sonra ikiside bu kalemleri kullanmayı yanlış bulmazlar çünkü çocukları hayal kırıklığına uğratmıycak çizimler yapmak isterler. Buna dair birbirlerine söz verirler...
savaşcılarımızda oradan mutlu bir şekilde ayrılır.^^

Bölüm Sonu~ :)
Forumdan ayrılıyorum hadi kalın sağlıcakla...

Eline sağlık, puanın verildi =) İlk sezonun bitmesine iki bölüm kalmış 28-29, onları da sanırım biri almıştı ama... Hatırlamıyorum hehe =P Artık diğer sezonları da bu hızla bitirirsiniz umarım =) 86 bölüm tanıtıldı böylece... Hadi bakalım =)
moon_prenses’in tanıtımı:
Bölüm 19
moon_prenses’in tanıtımı:
Bölüm 21
moon_prenses’in tanıtımı:
Bölüm 19
Spoiler:
Usagi Çok Mutlu! Smokinli Şövalye’nin Aşk Mektubu
Usagi kangeki! Tuxedo Kamen no love letter
Usagi so Happy! Tuxedo Kamen's Love Letter
Nefrit, yıldızlardan savaşçıların zayıf oldukları noktaları göstermesini ister. Nefrit kendisine gösterilen görüntüler sayesinde Ay Savaşçısı’nın zayıf olduğu noktanın 'Smokinli Şövalye' olduğunu anlar…
Bu sırada Nefrit'i Kraliçe Berly çağırır ve ona Ay Savaşçısı’nı yenemezse onu sonsuz uykuyla cezalandıracağını söyler.
Usagi okul sonrası evin önündeki posta kutusunda bir mektup görür. Mektup Smokinli Şövalye’den gelmiştir. Usagi deliler gibi sevinir.
Ama Luna'nın endişeleri vardır. Smokinli Şövalye'nin onun Ay Savaşçısı olduğunu nasıl anladığını merak etmektedir.
Ertesi gün okulda Usagi'nin çığlıkları duyulur. Smokinli Şövalye bütün sınıfın kızlarına mektup yollamıştır. Sınıf öğretmeni kız öğrencilere 'sizi kandırmak isteyen kötü niyetli birileri tarafından gönderilmiş olabilir. O yüzden görüşmeye gitmeyin.' diyerek kız öğrencileri uyarır.
Luna, Ami'yle bu durumun ne kadar şüpheli olduğunu konuşur. Ami, Rei'yle konuşmaları gerektiğini söyler.
Bu sırada Mamoru ve Motoki aralarında aşk mektubunu konuşuyorlardır. Bu sırada Usagi gelir, çok üzgündür. Mamoru'da 'Smokinli Şövalye sana mektup vermediği için mi üzgünsün?' der. Usagi 'hayır, bana da mektup verdi.' diyerek ağlamaya başlar.
Ami, Rei'nin evine gider, ama Rei hastadır. Ami, Rei'ye bakmak için orada kalır. Nefrit ise buluşma yerinde Ay Savaşçısı’nı bekler, onun geleceğinden emindir. Yanında Naru belirir.
Nefrit'e Smokinli Şövalye olup olmadığını sorar. Nefrit, Ay Savaşçısı’nın Naru olabileceğini düşünür. Nefrit akşam görüşürüz diyerek gider. Naru onun Smokinli Şövalye olduğuna emin olur.
Bu sırada Usagi evde Smokinli Şövalye’nin neden böyle bir şey yaptığını düşünür ve gidip kendisine sormaya karar verir. 'Buluşma kurallarını' sırasıyla uygulayarak tatlı hayallere dalar.
Naru, Nefrit'in söylediği yere gelir. Nefrit, Smokinli Şövalye'nin kıyafetlerini giymiştir. Naru'ya Ay Savaşçısı der.
Usagi buluşma yerine gelir, aklında Ami ve Rei'ye haber vermeli miyim, düşüncesi vardır. Bu arada Ami, Usagi'yi arar ve nerede olduğunu sorar. Usagi buluşma yerinin adını söyler. Rei, Usagi'nin Smokinli Şövalye’yle buluşacağını öğrenir ve hasta hasta yatağından kalkar. Bu sırada Nefrit, Naru'yu sıkıştırıp onun Ay Savaşçısı’na dönüşmesini ister. Naru olayın şaşkınlığında 'seni seviyorum der. ' Nefrit, Naru'nun enerjisini almaya başlamıştır bile. Enerjisi azalan Naru bayılır.
Bütün olanları gören Usagi, Smokinli Şövalye'nin gerçek olmadığını anlar ve Ay Savaşçısı’na dönüşür. Olaylardan tamamen habersiz olan Mamoru'nun birden başı ağrır ve yere yığılır ve Smokinli Şövalye'ye dönüşür.
Nefrit ise Naru'nun Ay Savaşçısı olmadığını anlar. Bu sırada Ay Savaşçısı ortaya çıkar ve Naru'ya yaptıklarından dolayı seni cezalandıracağım der. Ay Savaşçısı tekmesiyle Nefrit'e saldırır. Nefrit saldırıdan yara almaz. Naru'yu Ay Savaşçısı’nın üzerine atar. Nefrit smokinini atar ve gerçekte kim olduğunu söyler.
Nefrit yıldızlardan güç ister ve bir canavar yaratır. Ay Savaşçısı’nın üzerine saldırmasını emreder. Yaratık, Ay Savaşçısı’nı tam yakalayacakken Smokinli Şövalye gelir.
Ay Savaşçısına hemen buradan kaçmasını söyler. Nefrit benden kaçamazsınız diyerek yaratığı Smokinli Şövalye’nin üzerine salar. Ay Savaşçısı tehlikede olan Smokinli Şövalye’yi kurtarmak için Ay Tacını kullanır. Ama yaratık yok olmaz. Smokinli Şövalye, Ay Savaşçısı’na asansöre binmesini söyler. Yaratık peşlerindedir. Asansöre girerler ve yaratık kaybolur. Tümü Nefrit'in planıdır.
Nefrit planını asansörü en üst kata çıkarıp birden boşluğa bırakmak olduğunu söyler. Bunu duyan Ay Savaşçısı paniğe kapılır. Smokinli Şövalye kurtulmak için bir yol aramaya başlamıştır. Asansörün üst camından asansörün üzerine çıkarlar ve en üst kata geldiklerinde atlarlar!
Ancak Smokinli Şövalye tuttuğu yeri tam olarak kavrayamaz. Asansör yere çakılır. Ay Savaşçısı ve Smokinli Şövalye zor durumdadırlar. Tam aşağı düşecekken Mars ve Merkür Savaşçıları onları kurtarır.
Birlikte çatıya çıkarlar. Mars, Ay Savaşçısı’na Smokinli Şövalye’yle arkasından iş çevirdiği için ona kızar. Merkür ise Naru'yu hastaneye götürmeleri gerektiğini söyler. Smokinli Şövalye ise birbirinizle iyi geçinin der ve oradan ayrılır.
Bu sırada Zoisite ise Nefrit'in sonsuz uyku ile cezalandırılması gerektiğini söyler, ama Kraliçe Beryl ise Nefrit'in getirdiği enerjinin çok muazzam olduğunu ve ceza almayacağını söyler. Durumdan çok memnun olan Nefrit'in şimdiki hedefi Naru olur...
Usagi kangeki! Tuxedo Kamen no love letter
Usagi so Happy! Tuxedo Kamen's Love Letter
Nefrit, yıldızlardan savaşçıların zayıf oldukları noktaları göstermesini ister. Nefrit kendisine gösterilen görüntüler sayesinde Ay Savaşçısı’nın zayıf olduğu noktanın 'Smokinli Şövalye' olduğunu anlar…
Bu sırada Nefrit'i Kraliçe Berly çağırır ve ona Ay Savaşçısı’nı yenemezse onu sonsuz uykuyla cezalandıracağını söyler.

Usagi okul sonrası evin önündeki posta kutusunda bir mektup görür. Mektup Smokinli Şövalye’den gelmiştir. Usagi deliler gibi sevinir.

Ama Luna'nın endişeleri vardır. Smokinli Şövalye'nin onun Ay Savaşçısı olduğunu nasıl anladığını merak etmektedir.

Ertesi gün okulda Usagi'nin çığlıkları duyulur. Smokinli Şövalye bütün sınıfın kızlarına mektup yollamıştır. Sınıf öğretmeni kız öğrencilere 'sizi kandırmak isteyen kötü niyetli birileri tarafından gönderilmiş olabilir. O yüzden görüşmeye gitmeyin.' diyerek kız öğrencileri uyarır.
Luna, Ami'yle bu durumun ne kadar şüpheli olduğunu konuşur. Ami, Rei'yle konuşmaları gerektiğini söyler.
Bu sırada Mamoru ve Motoki aralarında aşk mektubunu konuşuyorlardır. Bu sırada Usagi gelir, çok üzgündür. Mamoru'da 'Smokinli Şövalye sana mektup vermediği için mi üzgünsün?' der. Usagi 'hayır, bana da mektup verdi.' diyerek ağlamaya başlar.

Ami, Rei'nin evine gider, ama Rei hastadır. Ami, Rei'ye bakmak için orada kalır. Nefrit ise buluşma yerinde Ay Savaşçısı’nı bekler, onun geleceğinden emindir. Yanında Naru belirir.

Nefrit'e Smokinli Şövalye olup olmadığını sorar. Nefrit, Ay Savaşçısı’nın Naru olabileceğini düşünür. Nefrit akşam görüşürüz diyerek gider. Naru onun Smokinli Şövalye olduğuna emin olur.
Bu sırada Usagi evde Smokinli Şövalye’nin neden böyle bir şey yaptığını düşünür ve gidip kendisine sormaya karar verir. 'Buluşma kurallarını' sırasıyla uygulayarak tatlı hayallere dalar.

Naru, Nefrit'in söylediği yere gelir. Nefrit, Smokinli Şövalye'nin kıyafetlerini giymiştir. Naru'ya Ay Savaşçısı der.

Usagi buluşma yerine gelir, aklında Ami ve Rei'ye haber vermeli miyim, düşüncesi vardır. Bu arada Ami, Usagi'yi arar ve nerede olduğunu sorar. Usagi buluşma yerinin adını söyler. Rei, Usagi'nin Smokinli Şövalye’yle buluşacağını öğrenir ve hasta hasta yatağından kalkar. Bu sırada Nefrit, Naru'yu sıkıştırıp onun Ay Savaşçısı’na dönüşmesini ister. Naru olayın şaşkınlığında 'seni seviyorum der. ' Nefrit, Naru'nun enerjisini almaya başlamıştır bile. Enerjisi azalan Naru bayılır.

Bütün olanları gören Usagi, Smokinli Şövalye'nin gerçek olmadığını anlar ve Ay Savaşçısı’na dönüşür. Olaylardan tamamen habersiz olan Mamoru'nun birden başı ağrır ve yere yığılır ve Smokinli Şövalye'ye dönüşür.
Nefrit ise Naru'nun Ay Savaşçısı olmadığını anlar. Bu sırada Ay Savaşçısı ortaya çıkar ve Naru'ya yaptıklarından dolayı seni cezalandıracağım der. Ay Savaşçısı tekmesiyle Nefrit'e saldırır. Nefrit saldırıdan yara almaz. Naru'yu Ay Savaşçısı’nın üzerine atar. Nefrit smokinini atar ve gerçekte kim olduğunu söyler.
Nefrit yıldızlardan güç ister ve bir canavar yaratır. Ay Savaşçısı’nın üzerine saldırmasını emreder. Yaratık, Ay Savaşçısı’nı tam yakalayacakken Smokinli Şövalye gelir.

Ay Savaşçısına hemen buradan kaçmasını söyler. Nefrit benden kaçamazsınız diyerek yaratığı Smokinli Şövalye’nin üzerine salar. Ay Savaşçısı tehlikede olan Smokinli Şövalye’yi kurtarmak için Ay Tacını kullanır. Ama yaratık yok olmaz. Smokinli Şövalye, Ay Savaşçısı’na asansöre binmesini söyler. Yaratık peşlerindedir. Asansöre girerler ve yaratık kaybolur. Tümü Nefrit'in planıdır.
Nefrit planını asansörü en üst kata çıkarıp birden boşluğa bırakmak olduğunu söyler. Bunu duyan Ay Savaşçısı paniğe kapılır. Smokinli Şövalye kurtulmak için bir yol aramaya başlamıştır. Asansörün üst camından asansörün üzerine çıkarlar ve en üst kata geldiklerinde atlarlar!

Ancak Smokinli Şövalye tuttuğu yeri tam olarak kavrayamaz. Asansör yere çakılır. Ay Savaşçısı ve Smokinli Şövalye zor durumdadırlar. Tam aşağı düşecekken Mars ve Merkür Savaşçıları onları kurtarır.

Birlikte çatıya çıkarlar. Mars, Ay Savaşçısı’na Smokinli Şövalye’yle arkasından iş çevirdiği için ona kızar. Merkür ise Naru'yu hastaneye götürmeleri gerektiğini söyler. Smokinli Şövalye ise birbirinizle iyi geçinin der ve oradan ayrılır.

Bu sırada Zoisite ise Nefrit'in sonsuz uyku ile cezalandırılması gerektiğini söyler, ama Kraliçe Beryl ise Nefrit'in getirdiği enerjinin çok muazzam olduğunu ve ceza almayacağını söyler. Durumdan çok memnun olan Nefrit'in şimdiki hedefi Naru olur...

moon_prenses’in tanıtımı:
Bölüm 21
Spoiler:
Çocukların Rüyalarını Koruyun! Animede Arkadaşlık Bağı
Kodomotachino yumemamore! Animeni musubu yuujou
Protect the Dreams of Children! The Friendship Bound in Anime
Usagi televizyonda Sailor V animesini görür ve 'Sailor V çok şanslı, keşke benim hakkımda da bir anime olsaydı der.' Luna da şaşırmış bir yüz ifadesiyle 'eğer öyle bir anime yapacak olan olursa inanmadan önce görmek isterim der.'
Bu arada anime endüstrisinde çalışan Sailor V çizerleri olan Hiromi ve Kazuko, Müdür Asatou'nun söylediklerinden yana dert yanarlar. Asatou kızlardan çizimlerin daha gösterişli olmasını ister, ama Hiromi'nin bu konuda endişeleri vardır.
Daha sonra Kazuko'yla anime stüdyosuna kadar koşu yarışı yaparlar. Bu arada Hiromi elindeki anime çizimlerini yere düşürür. Ami bu çizimleri görür.
Çizimlerin üzerinde adres yazar, ama Ami'nin dersi olduğu için daha sonra gitmeye karar verir. Bu sırada Nefrit yeni kurbanını seçmektedir. Bu sefer en güçlü düşmanı yaratacaktır. Kurban olarak Hiromi'yi seçer.
Hiromi gece olmasına rağmen çizimlere devam etmektedir, ama bir türlü en iyi çizimi yapamamaktadır. Duraksar, arkasını döndüğünde masanın üzerinde Kazuko'nun çizimlerini görür. Çizimler inanılmaz derecede güzeldir. Hiromi daha çok çalışması gerektiğini düşünür ve Kazuko'nun ona aldığı profesyonel anime çizerleri için olan kalemi kullanmaya karar verir, ama bazı endişeleri vardır. Çünkü bu kalemi söz verdiği gibi zor durumlarda kullanması gereklidir.
Hiromi kalemleri kullanıp kullanmama arasında düşündüğü sırada Nefrit gelir ve ona hayran olduğunu söyler. Hiromi' nin o anlık şaşkınlığından faydalanarak onun kalemini lanetler.
Arabasına atlayıp gideceği sırada Merkür Savaşçısı gelir. Nefrit 'en iyi canavarımı sizin için hazırladım.' der ve arabasına binip gider.
Bu sırada Hiromi kötülüğün etkisine girmiştir bile. Kazuko akşam yemeği alıp gelmiştir. Hiromi tuhaf bir bakış atmıştır. Kazuko şaşırır... 'Afedersiniz' diyerek Ami gelir. Kazuko'ya bulduğu çizimleri verir. Kazuko, Ami'ye teşekkür eder ve Hiromi'den de teşekkür etmesini ister, ama Hiromi herhangi bir tepki vermez. Kazuko, Ami'den Hiromi adına özür diler. Ami şüpheli bir şekilde evine gider...
Ertesi gün Ami, Usagi’yle buluşur olanları anlatır. Okuldan sonra anime stüdyosuna gitme kararı alırlar.
Bu sırada anime stüdyosunda Kazuko, Hiromi'nin çizimlerini görür, çok şaşırır, çünkü sayfalarca çizim yapmıştır. Hiromi 'bu da bir şey mi?' der. Kazuko'ya odanın bugünlük sadece kendisine ait olduğunu söyler, odaya girer. Odada lanetli kalemin etkisiyle çizimler yapan Hiromi 'bu kalem bende olduğu sürece Kazuko bir daha beni geçemeyecek.' der. Kalem daha da büyür...
Usagi, Rei'yi arar. Onu anime stüdyosuna çağırır. 'Rei anime çocuklar içindir' der ve gelmeyeceğini söyler. Okul çıkışı Usagi ve Ami anime stüdyosuna giderken Rei de oradadır. Rei, Nefrit'i bahane eder, ama çantası yırtılır içindeki kuşe kâğıtları yere dökülür. Rei arkadaşları için imza alacağını söyler, ama Usagi ve Ami her şeyi anlamıştır. Birlikte anime stüdyosuna giderler.
Rei ve Usagi, Sailor V çizimleri karşısında hayran kalırlar. Bu sırada Ami ve Kazuko konuşmaktadırlar. Usagi ve Rei çığlıklarla hayranlıklarını belli ederler. Bu sırada Hiromi gelir ve 'kapayın çenenizi!' diyerek Rei ve Usagi'ye kızar. Kazuko çok sinirlenir, kavga etmeye başlarlar. Bu sırada telefon çalar Müdür Asatou arar. Hiromi'ye çizimlerin harika olduğunu ve devam etmesini söyler. Hiromi son sahnede Sailor V'nin öleceğini söyler. Müdür Asatou dahil olmak üzere herkes şaşırır. Hiromi son sahnenin ona ait olduğunu ve ne isterse onu yapacağını söyleyip gider.
Hiromi çatıdadır. Kızlarda peşinden gider. Hiromi, Kazuko'ya yeteneğinin fazla olduğu için kendini beğenmişsin der. Elindeki kalemi havaya kaldırır. Kalem ışık saçmaya başlar. Nefrit, Castor ve Polux'a gidin der.
Kazuko bayılır... Hiromi ikiz canavar olur. Usagi, Ami ve Rei savaşçıya dönüşürler! Castor ve Polux en güçlü canavarlardır, çünkü birbirlerine güçlü bir dostlukla bağlıdırlar. Kızlara saldırırlar. Kızlar saldırının etkisiyle yere düşerler.
Ama son saldırıyı kimin yapacağı hakkında Castor ve Polux kavga eder. Aralarındaki bağı koparırlar. Tam fırsatı gelmişken kızlar takım çalışmasıyla güçlerini birleştirirler. Ve canavar yok edilir. Hiromi eski haline dönüşür.
Her şey eskisi gibi olmuştur. Kazuko, Hiromi'ye anime kalemlerini kullandığını, çünkü onun çizimlerini çok iyi bulduğunu itiraf eder. Daha sonra ikisi de bu kalemleri kullanmayı yanlış bulmazlar, çünkü çocukları hayal kırıklığına uğratmayacak çizimler yapmak isterler. Buna dair birbirlerine söz verirler...
Savaşcılarımız da oradan mutlu bir şekilde ayrılır.
Kodomotachino yumemamore! Animeni musubu yuujou
Protect the Dreams of Children! The Friendship Bound in Anime
Usagi televizyonda Sailor V animesini görür ve 'Sailor V çok şanslı, keşke benim hakkımda da bir anime olsaydı der.' Luna da şaşırmış bir yüz ifadesiyle 'eğer öyle bir anime yapacak olan olursa inanmadan önce görmek isterim der.'

Bu arada anime endüstrisinde çalışan Sailor V çizerleri olan Hiromi ve Kazuko, Müdür Asatou'nun söylediklerinden yana dert yanarlar. Asatou kızlardan çizimlerin daha gösterişli olmasını ister, ama Hiromi'nin bu konuda endişeleri vardır.

Daha sonra Kazuko'yla anime stüdyosuna kadar koşu yarışı yaparlar. Bu arada Hiromi elindeki anime çizimlerini yere düşürür. Ami bu çizimleri görür.

Çizimlerin üzerinde adres yazar, ama Ami'nin dersi olduğu için daha sonra gitmeye karar verir. Bu sırada Nefrit yeni kurbanını seçmektedir. Bu sefer en güçlü düşmanı yaratacaktır. Kurban olarak Hiromi'yi seçer.

Hiromi gece olmasına rağmen çizimlere devam etmektedir, ama bir türlü en iyi çizimi yapamamaktadır. Duraksar, arkasını döndüğünde masanın üzerinde Kazuko'nun çizimlerini görür. Çizimler inanılmaz derecede güzeldir. Hiromi daha çok çalışması gerektiğini düşünür ve Kazuko'nun ona aldığı profesyonel anime çizerleri için olan kalemi kullanmaya karar verir, ama bazı endişeleri vardır. Çünkü bu kalemi söz verdiği gibi zor durumlarda kullanması gereklidir.

Hiromi kalemleri kullanıp kullanmama arasında düşündüğü sırada Nefrit gelir ve ona hayran olduğunu söyler. Hiromi' nin o anlık şaşkınlığından faydalanarak onun kalemini lanetler.

Arabasına atlayıp gideceği sırada Merkür Savaşçısı gelir. Nefrit 'en iyi canavarımı sizin için hazırladım.' der ve arabasına binip gider.
Bu sırada Hiromi kötülüğün etkisine girmiştir bile. Kazuko akşam yemeği alıp gelmiştir. Hiromi tuhaf bir bakış atmıştır. Kazuko şaşırır... 'Afedersiniz' diyerek Ami gelir. Kazuko'ya bulduğu çizimleri verir. Kazuko, Ami'ye teşekkür eder ve Hiromi'den de teşekkür etmesini ister, ama Hiromi herhangi bir tepki vermez. Kazuko, Ami'den Hiromi adına özür diler. Ami şüpheli bir şekilde evine gider...

Ertesi gün Ami, Usagi’yle buluşur olanları anlatır. Okuldan sonra anime stüdyosuna gitme kararı alırlar.

Bu sırada anime stüdyosunda Kazuko, Hiromi'nin çizimlerini görür, çok şaşırır, çünkü sayfalarca çizim yapmıştır. Hiromi 'bu da bir şey mi?' der. Kazuko'ya odanın bugünlük sadece kendisine ait olduğunu söyler, odaya girer. Odada lanetli kalemin etkisiyle çizimler yapan Hiromi 'bu kalem bende olduğu sürece Kazuko bir daha beni geçemeyecek.' der. Kalem daha da büyür...

Usagi, Rei'yi arar. Onu anime stüdyosuna çağırır. 'Rei anime çocuklar içindir' der ve gelmeyeceğini söyler. Okul çıkışı Usagi ve Ami anime stüdyosuna giderken Rei de oradadır. Rei, Nefrit'i bahane eder, ama çantası yırtılır içindeki kuşe kâğıtları yere dökülür. Rei arkadaşları için imza alacağını söyler, ama Usagi ve Ami her şeyi anlamıştır. Birlikte anime stüdyosuna giderler.
Rei ve Usagi, Sailor V çizimleri karşısında hayran kalırlar. Bu sırada Ami ve Kazuko konuşmaktadırlar. Usagi ve Rei çığlıklarla hayranlıklarını belli ederler. Bu sırada Hiromi gelir ve 'kapayın çenenizi!' diyerek Rei ve Usagi'ye kızar. Kazuko çok sinirlenir, kavga etmeye başlarlar. Bu sırada telefon çalar Müdür Asatou arar. Hiromi'ye çizimlerin harika olduğunu ve devam etmesini söyler. Hiromi son sahnede Sailor V'nin öleceğini söyler. Müdür Asatou dahil olmak üzere herkes şaşırır. Hiromi son sahnenin ona ait olduğunu ve ne isterse onu yapacağını söyleyip gider.

Hiromi çatıdadır. Kızlarda peşinden gider. Hiromi, Kazuko'ya yeteneğinin fazla olduğu için kendini beğenmişsin der. Elindeki kalemi havaya kaldırır. Kalem ışık saçmaya başlar. Nefrit, Castor ve Polux'a gidin der.
Kazuko bayılır... Hiromi ikiz canavar olur. Usagi, Ami ve Rei savaşçıya dönüşürler! Castor ve Polux en güçlü canavarlardır, çünkü birbirlerine güçlü bir dostlukla bağlıdırlar. Kızlara saldırırlar. Kızlar saldırının etkisiyle yere düşerler.

Ama son saldırıyı kimin yapacağı hakkında Castor ve Polux kavga eder. Aralarındaki bağı koparırlar. Tam fırsatı gelmişken kızlar takım çalışmasıyla güçlerini birleştirirler. Ve canavar yok edilir. Hiromi eski haline dönüşür.

Her şey eskisi gibi olmuştur. Kazuko, Hiromi'ye anime kalemlerini kullandığını, çünkü onun çizimlerini çok iyi bulduğunu itiraf eder. Daha sonra ikisi de bu kalemleri kullanmayı yanlış bulmazlar, çünkü çocukları hayal kırıklığına uğratmayacak çizimler yapmak isterler. Buna dair birbirlerine söz verirler...
Savaşcılarımız da oradan mutlu bir şekilde ayrılır.






![]() ![]() |
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 26, 27, 28 ... 37, 38, 39, Sonraki |
27. sayfa (Toplam 39 sayfa) [ 574 mesaj ] |
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |
Sailor Venus Fan Sitesi & Anime ve Manga Sitesi © 2003 - 2023