Sailor Moon Anime Bölüm Tanıtımları Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 27, 28, 29 ... 37, 38, 39, Sonraki |
Sailor Moon Forum -> Site için Çalışmalarınız |
Yazar
Mesaj
senaa dur dur tatlım hazırlama
25-29 serisi bendeydi 28 ve 29 u eklememiştim. Bu akşam eve geçince 2sini de ekleyeceğim. ( 2si de yapıldı yani) umarım bu mesajı görür ve yapmaya uğraşmazsın 



Jeremy bu kadar tatlı olma! Bebeğimi gölgeliyorsun:(
Dünyamın 8. harikasına giden yol...



Bu işe ben de bi el atmak istiyorum
108'i alan olmadıysa ben yapıcam ♥

108'i alan olmadıysa ben yapıcam ♥

Jongin♡


Huh, 186. bölümü bitirdim, saygılar. Bu arada Sailor Moon S filmini de alıyorum ^^
Resimleri editlemek uzun sürecek ama olsun ^^
Usagi yolda dururken çok acıktığını fark eder ve evine döner hızlı bir şekilde. Annesine son ses bağırarak abur cuburların yerini sorar. Salonda Chibi-Chibi'nin önünde abur cubur dolu tabaklarla oturduğunu fark eder. Elinde de çok güzel saçları olan bembeyaz bir porselen bebek vardır.
Luna odaya girerek Usagi'ye annesinin dışarı çıktığını söyler. Usagi de üzüntüyle Chibi-Chibi'nin yanına oturur. Bebeği nerden bulduğunu sorunca, Luna hep yanında taşıdığını söyler. Bu arada Chibi-Chibi donutları birer birer götürüyordur, ki Usagi aç aç kızın ağzına bakmak zorunda kalmıştır. Bunu arkeden ufaklık da ona bir tane uzatmaya karar verir..
Chibi-Chibi'nin Sırrı!
Büyük Burun Takipte!
Chibi-Chibi's Mystery!
Big Noise Chase!
Annesi eve geldiğinde Usagi ona abur cuburlarını sorar hemen. Annesiyse üzgün bir şekilde unuttum der. Ama Usagi ağlak bir surat takınıp hepsini Chibi-Chibiye verdiğini ima edince annesi şaşırarak vermediğini, çünkü küçük kızının da ablası gibi çürüklerinin olmamasını istediğini söyler. Usagi'nin beyni sorularla dolmuştur. Küçük kızın arada sırada kendi başına nereye gittiğini, o yiyecekleri nasıl bulduğunu merak etmektedir.
Luna'ysa Usagiyle dalga geçmek için ona daha Chibi-Chibi'nin kızı olup olmadığını bile bilmediğini söyler. Ama Usagi de altta kalmayarak sen de Diana'nın kendi kızın olup olmadığından emin değilsin der. Luna yenilgiye kabullerek hayatın bu yönünün çok ilginç olduğunu kabul ettiğini söyler. Usagi ise onu takmamakta ve yerde kıvranmaktadır. Açlığının tavan yaptığından bahsederken içeride Chibi-Chibi'nin oldugunu fark eder. Küçük kız ona şekerleme getirmiştir. Usagi şekerlemeleri alırken aklına bunca şekerlemeyi nereden bulduğu sorusu düşmüştür.
Ve Chibi-Chibi'yi takip etmeye başlar. Onun gizlice bir Tatlı Diyarına gittiğini düşünmektedir. Bir duvarı aştıktan sonra küçük kız gözden kaybolmuştur. Onun nereye gittiği hakkında kara kara düşünürken Makoto ve Rei ile çarpışırlar.
Usagi kızlara durumu izah etmeye başlamışken Rei birden yüksek bir duvara bakıp Chibi-Chibiyi gösterir.
Küçük bir çocuğun orada yürümesi pekala alışıldık bir şey değildir. Chibi-Chibi'nin bir an ayağı kayar ve ağır çekimde düşmeye başlar, kızlar panikleyip kendilerini ileriye doğru attıklarındaysa o sakince beyaz şemsiyesini açar ve hafif bir iniş yapar. Daha sonra da yoluna devam eder. Kızlar onun peşinden giderler fakat Chibi-Chibi onlardan önce gidip bir çalılığın arasından geçerek geniş bir bahçeye çıkmıştır. Usagi kafasını çalılıklardan uzattığında Artemis'i görerek bağırır. Ami ve Minako da olaya dahil olmuşlardır. Usagi ye burada ne yaptıklarını sorarak onu bir şekilde azarlıyorlardır.
Usagi kızarıp bozarırken Artemis bağırarak arabaların arasına giren Chibi-Chibiyi gösterir. Trafik oldukça yoğundur ve bu çok tehlikelidir. Ama Chibi-Chibi yavaşça karşıya geçiyordur. Kızlarsa tedirgin bir şekilde onu izliyordur.
Onu izleyerek etrafta dolanmaya başlıyorlar bir süre sonra. Önce bir köpeğin yanına gidiyor ufaklık ve onu seviyor. Kızlarsa şu yorumları yapıyorlar;
-Kocaman bir köpekten korkmuyor,
-Görünüşe önem vermiyor, tıpkı Usagi gibi,
-O zaman o Usagi'nin 2. çocuğu olabilir mi?
Usagi ise utanarak sırıtıyordur. Chibi-Chibi köpekle vedalaştıktan sonra kızlar hiç korkmadan köpeğin önünden geçerler fakat köpek onları kovalamak ister.
Kızlar son çare olarak bir elektrik direğine tırmanınca köpek afallar ve kovalamayı keser. Kızlar tam rahatlamışken, 3 Işık onları görür. Ve Usagi sırıtarak onlara bakar.
Chibi-Chibi yoldan geçenlere selam vererek ilerlemektedir. Yerde bulduğu bir demir parayı da karakola bırakmıştır. Kızlar bu sefer de tahminlerini Chibi-Usa'ya yönlendirir. Seiya, Yaten ve Taiki de olaya dahil olmuşlardır. Chibi-Chibi bir mailkaneye girer. Bizimkiler de peşinden. Girdiği malikanenin kapısında Kiriyama Malikanesi yazmaktadır.
Rei mailkanede gördüğü bir sanat eserinin ne kadar pahalı olabileceğini söylerken Yaten ona tamı tamına 15 Bin Yen olduğunu söyleyince ona çarpar ve neredeyse düşmesine neden olur. Üzerine üçü (Yaten, Usagi ve Rei) kapaklanmasaydı bayagı bir borç altına girecekti zavallı Rei. Chibi-Chibinin sesini duyarlar malikanenin içinden. Bir odada yaşlı bir beyefendiyle oturmuş sohbet ediyordur. Yaten'in dikkatini Chibi-Chibinin elindeki beyaz tenli, karamela saçlı porselen bebek çeker. Ve herkese onun değerinin 10 Milyon Yen olduğunu söyler.
Ve Chibi-Chibinin elindeki fincanın değerinin de 100.000 yen oldugunu söylerler. Usagi kasılır eğilip bükülür yutkunamaz gibi olur. Ya düşürür de kırarsa..?
Ve olanlar olur küçük kız elindeki fincanı yere düşürür. Usagiyse krize girmiştir. Bağırarak ağlar. Onun sesini duyan beyefendi arkasını dönünce evine izinsiz girmiş olan kalabalık grubu farkeder.
Daha sonra onları içeri davet eder. Ne de olsa onlar Chibi-Chibinin ablasının arkadaşlarıdırlar. Chibi-Chibi bir fincan daha kırar. Usagi kendini tutamayarak 'Gitti bir 100.000 yen daha!' diye bağırır. Chibi-Chibiyi kucagına alıp oturur. Beyefendiyse önemsiz bir olay oldugunu vurgular. Usagiye dönüp Chibi-Chibiyle çok benzediklerini söyler. Bir kardeşten de öte. Aynı kokuyu paylaştıklarını aynı sıcak atmosferi yaydıklarından bahseder. İçeri giren hizmetkar bir misafiri oldugunu söyleyince Bat Kiriyamaya, Usagi müsaade isteyip kalkar.
Yaten garip bir ev oldugundan bahseder. Neden buraya geldiklerini sorunca Usagi de Chibi-Chibinin sürekli kayboldugunu ve geldiğinde bir çok şekerlemesi oldugunu anlatır onlara.
Arkalarına döndüklerinde Chibi-Chibiyi bulamazlar. Yine. Usagi dönüp onu araken bir ses duyar ve odaya geri döner. Siren ve Karga yine gelmiştir.
Ama yine bir kara yıldız tohumu bulmuşlardır. Arkalarından Ay Savaşçısının sesiyle irkilirler. Siren 'Antika Savaşçısı' nı çağırarak gözden kaybolur.
Antika Savaşçısı ona doğru koşarken, Chibi Chibi gelir ekrana. Elindeki şekerlemeleri yanlışlıkla yere döker. Dökülen şekerlemeler Antika Savaşçısını durdurur bir süreliğine.
Sonra tekrardan kılıçıyla saldırır. Ay Savaşçısı kılıcı iki elinin arasında tutarak durdurur.
Chibi-Chibi elinde bir kuş tüyüyle Antika Savaşçısının göbegini gıdıklar. Gıdıklanan savaşçı gardını indirir.
Ve bir vazoya çarpar. Düşen vazo paramparça olunca ağlamaya başlar. Ay Savaşçısıyla kendini yerlere atarak özür diler. Zararı karşılayacagını söyler. ancak zararın 500.000 yen oldugunu duyunca bundan vazgeçer.
Savaşçı bunu farkedince herşeyi yere atmaya başlar. Ay Savaşçısı da tutmaya. Bebegi tutmaya çalışınca elindeki vazo düşer ve kırılır.
Kızan antika savaşçısı komik bir ata binerek hücum eder. (!). Sailor Star Healer'ın saldırısıyla atı avizeye geçer. Healer elini kafasına koyarak
'Ah hayır avize..!' der. Dalgınlıktan yararlanan Ay Savaşçısı onu iyileştirir.
Yere düşen beyefendiyi tutarak Chibi-Chibiyeiyi iş başardıgını o bebegi korudugunusöyler. Chibi Chibi de sevinirken bebeği yere atar.
Usagi evine dönerken yolda durur küçük kıza birbirlerine beznediklerini söyler. Akraba olabiliriz, diyerek yoluna devam eder.
Edit: Filmi bitirdim en kısa zamanda resimleri ekleyeceğim ^^ Saygılar ^^
Filmin başında maviler içinde bir kadındünya gezegenine bakarak yakındaki buz çağını ilan ediyor. Buz dokunuşlarıyla dünyayı soğutacağından bahsedip kötü kadın kahkahasını atıyor. Kendi bulunduğu gezegenden dünyaya doğru ışıltılı kayan yıldızlar yolluyor. O sırada Tokyodaki bir rasathanede görevli genç bir adam bu ilginç ışıltıyı farkediyor. Işıltıların dağılarak ilerlediğini farkedince de dışarı çıkıp olayı gözetlemek istiyor. Işıltılardan birinin deniz kenarında olduğunu fark eden adam arabasına binip oraya doğru yola çıkıyor.
Yanına vardığında bu ışıltının garip bir dalga enerjisine sahip olduğunu görüyor. Işıltı duruldugunda yerde kırmızı birer elmas görüyor..
Televizyondaki sunucu aya çıkmak üzere hazırlanan bir mekikten bahsediyor. Usagi ise hayal aleminde Mamoru ile birlikte aya çıkmaktan bahsediyor. Romantizmin dibine vuruyor bir açıdan. Tam hayalinin ortasındayken Luna onun ders çalışması gerektiğini ve lise sınavlarında basarılı olması gerektiğinden bahsediyor. Tabii Usagi'nin morali bozuluyor. Luna konuşurken hapşırınca hasta oldugu ortaya çıkıyor. Eve gidip biraz dinlenmek isteyen Luna sonra görüşürüz diyip ayrılıyor yanlarından. Artemis de gelmek istiyor ama kşbarca reddediyor Luna onu. Mızıklanarak eve dönmeye çalışan Luna'nın görüşü bozuluyor, terlemeye başlıyor. İnsanları çift görünce de yaya geçidini kullanıyor. Fakat başı o kadar kötü ki. Yere düşüp kalıyor. Otoyolun ortasında kaldığından karşıdan gelen arabanın ona çarpma olasılığı çok yüksek. Tam kırmızı bir araba ona çarpacakken geçen gece rasathanede çalışan adam yerde yuvarlanarak onu kurtarıyor. Luna ise yüksek ateşiyle bayılıyor.
Uyandığında o adamı görüyor karşısında. Genç adamın adının Kakeru oldugu ortaya çıkıyor daha sonra. Kakeru ona ilgiyle bakıp soğuk bir mendille alnını siliyor. Ona yanında dinlenebilecegini söylüyor. Luna da bu durumu gayet hoş karşılıyor. Sabah uyandığında Kakerunun başında beklediğini ve bir koltukta uyudugunu, ayrıca onu kurtarırken kendini incittiğini farkedip üzülüyor.
Usagi ise kızlara Luna'nın eve gelmediğini anlatıyor. Rei dün hasta oldugundan bahsedip endişeleniyor. Usagi onun için öylesine telaşlanıyor ki kızlar neden gittiğini bulmak istiyor. Mianko kaçabilecegi ihtimalini söyleyince Rei Usagiye yükleniyor. Ona ne yaptıgını soruyor, Usagi ise ona dil çıkartarak bağırıyor. Artemis kesmelerini isteyerek, onu aramaları gerektiğini hatırlatıyor ve herkes ayrılarak Luna'yı aramaya başlıyor.
Luna kaldıgı odanın duvarlarını inceliyor. Etrafta bir çok galaksi resmi, gezegen resmi ve bilgisayar oldugunu farkediyor. Kakeru ona biraz yiyecek getiriyor yemesi umuduyla. Luna önce kokluyor yemekleri, daha sonra da afiyetle yiyor. Kakeru memnun olmuşcasına gülümsüyor Luna'ya. Kapı çalıyor ve içeriye Kakeru'nun çocukluk arkadaşı giriyor. Siyah saçlı renkli gözlü oldukça güzel bir kız bu. Adı Himeko. Ona yeni projelerden bahsediyor. Uzun zaman oldugundan ve bu ara boyunca neler yaptıgından konu açılıyor. Kakeruysa pek bir şey olmadıgını vurguluyor sadece. Daha sonra da ışıltılı taşların geldiği yerden bahsediyor kısaca. Prenses Snow Kaguya'yı da unutmuyor tabii. Bu Prenses Kakerunun kendi ortaya attıgı bir şey sadece. Himeko emin olup olmadıgını sorunca Kakeru kendi gözleriyle gördüğünü hatta kanıtı oldugunu ileri sürüyor. Bir kap içerisinde ona buldugu gizemli ışıltılı taş parçasını gösteriyor. Ve Himeko ona inanıyor bir nevi. Luna ise konuyu ilgi çekici bulup yanlarına sokuluyor. Himeko ona inandıgını fakat orada bir Prenses olup oldugundan emin olmadıgını söylüyor. Kakeru ise kızarak emin oldugunu oradan gelen yabancı bir güç sezdiğini anlatıyor. Ama Himeko sadece onun çok fazla çalıştıgını düşünüyor. Bunu herkese açıklamasını istemiyor. Çünkü eger haksızsa bütün saygınlıgını kayedeceginden korkuyor. Kakeru biraz daha sinirlenince taş parıldamaya başlıyor. Kakeru başını tutuyor düşecekmiş gibi. Luna ve Himeko öne atılıyor ama Kakeru onu ittirerek belki de artık gitmesi gerektiğini söylüyor. Hşmeko üzgün bir şekilde terk ediyor evini. Lunayı kucagına alıp ahmağın teki oldugunu söylüyor. Başarı için neler yaptıgını anlatıyor Lunaya. Sonra da boşverelim bunları. Sana nasıl sesleneyim, diye soruyor. Luna da bir an boş bulunup "Lu-!?" diyor. Bir kedinin konusamayacagını aklına getiriyor. Lu kısmını duyan Kakeruysa Lucky veya Lucket diye düşünüyor. Daha sonra da alnıdaki hilali düşünüyor. Moon. Diyor önce sonra da vazgeçiyor ve Luna diyor. Luna da miyavlayarak ismi sevdiğini gösteriyor ona. Kakeru da gerçek ismini bildiğini görünce düşünüyor. O zaman sana bu ismi veren kişi çok zeki olmalı diyor Lunaya. Lunaysa Usagiyi düşünüp şaşırıyor. Kakeru ona, Ayda bir prenses oldugunu hatta o prensesin bir çocugu oldugunu düşündüğünü söylüyor. Sonra da imkansız oldugundan bahsediyor gülümseyerek. O sırada en azından sen bana inanabilirsin Luna. diyor Kakeru. Ve Himeko kapıy çarpıp evden çıkıyor. Kakeruysa onu gizli gizli dinlediğini anlayıp üzülüyor.
Luna denize karşı durmuş içindeki bu yeni duygunun ne oldugunu düşünüyor kızarmış yanaklarıyla. Daha önce hiç böyle bir şey hissetmemişti o. Kakeru, çok kibar, çok iyi ve çok centilmendi Lunaya karşı.
Ayın üzerinde mavi bir patlama oluşuyor ve Prenses Snow Kaguya ortaya çıkıyor. Dünyanın yakında kendisine geleceginden ve güzelliğine güzellik katacagından bahsediyor. Nefesiyle birlikte kardan yapılma bir çok kadın savaşçıyı dünyaya salıyor ve önlerine gele her yeri buzla kaplamalarını söylüyor.
Usagi ve Chibi-Usa Luna'yı araken kar yağmaya başlıyor. Beyaz kardan yapılma bebeklerden biri gökyüzünden aşağı inerek önüne gelen herkesi buzdan heykellere çevirmeye başlıyor bir anda. Makoto, Rei, Ami ve Minako da koşarak ortama geliyor. Önce Merkür savaşçısı ortaya çıkıyor. Sonra Mars, Jüpiter ve Venüs de ona katılıyor. Buzdan kadın hücum ediyor onlara. Ama ıskalıyor. Bir kafede kahve içen Haruka, Michiru ve Setsuna da olaya dahil oluyor. Onlar da dönüşerek kendi canavarlarının karsısına geçiyor. Usagi ve Chibi-Usa da canavarı 'Aaa kuş geçiyor' numarasıyla kandırıp dönüşüyorlar. Mars canavarlarını yakarak yok ediyor. Uranus canavarlarını saldırısıyla şaşırtıyor. Gelgelelim Ay Savaşçısına. O ise meşhur konusmasını yapıyor canavara. Canavarsa bölünerek onların etrafını sarıyor. Sürekli dönen buzdan kadınlar başlarını döndürüyor bir süre sonra. Ay Savaşçısı konsantre olup düşünüyor ve asaını kaldırıp arkadaki kadını gerçeği ilan ediyor. Ama kadın yokoluyor. Megerse gerçeği arkasındaymış. Canavar ona çarparak elinden asasını düşürüyor ve köşeye sıkışan kızlar korkuyla buzdan kadına bakıyor. Ortaya her zamanki gibi bir gül düşüyor ve herkesin beyaz atlı prensi olan Smokinli Şovalye ortaya çıkıyor. Önce bir noel baba kılıgında görünüyor. Daha sonraysa kendini belli ediyor. Buzdan kadına bir topaç fırlatıp Ay Savaşçısına zaman kazandırıyor. Ay Savaşçısı da asasıysa canavara saldırıyor. Canavar ölünce de sihri bozuluyor ve insanların etrafını saran buz çözülüyor.
Usagi ve takım arkadaşları, dış gezegen savaşçıları dahil, bir üst geçitte durmuş durum degerlendirmesi yapıyor. Tam o sırada Chibi-Usa Luna'yı görüp Usagi'ye gösteriyor. Boynunda sarı bir kurdale olan Luna sokakta geziniyordur. Usagi koşarak yanına gider, onun için endişelendiğini söyleyip ona sarılır. Boynundaki kurdaleyi sordugunda Luna utanarak Kakeruyu anımsar. O kurdaleyi ona o vermiştir.
Kızlar Rei'nin tapınağının önünde oturup konusuyorlardır. Yeni düşman hakkında bilgi edinmeye çalışıyor ama bir türlü dogru sonucu bulamıyorlardır. Yanlarına Minako ve Artemis geliyor. Minako konusurken Artemis etrafına bakıp Lunayı soruyor. Luna üst katta birkaç kitap okuyup araştırma yapıyordur fakat bu halleri kızları ve Artemis'i korkutuyordur. Kimseye dikkat etmez, kimseyi duymaz olmuştur. Sürekli olarak tıpla ilgili sorular sorup, astronomi kitaplarına dalmaktadır. Çünkü Kakeru o ışıltılı taş yüzünden rahatsızlanmıştır. Kitapları aramaktan vazgeçen Luna rasathaneye gider. Sürgülü balkon kapısının camının ardından içeriyi izler. İçeride Kakeru ve çocukluk arkadaşı Himeko vardır. Zavallı Kakeru hastadır ve Himeko ona şefkatle bakıyordur. Luna patileriyle camı geri sürgüleip içeri girmeye çalışıyor fakat genç kız onu farkedip belki başka bir zaman uğramasını söylüyor. Ama Luna bu duruma içerleniyor. Sonra da aklına bir kedi oldugu geliyor. Sadece bir kedi..
Luna bir insan olsaydı ona daha çok yardım edebilecegini düşünerek sahilde ilerlerken Usagi ve Mamoru'nun seslerini duyuyor. Mamoru Usagi'yi sevdiğini söyleyerek ona sarılıyor ve daha sonra öpüşüyorlar. Bunu gören Luna şaşkınlık içinde onlara bakıyor. Akşam evde yatmak üzere olan Usagi saçlarını tararken Luna yanına gidiyor. Çok güzel koktugunu fark edip ona bunun ne oldugunu soruyor. Usagi ise masasının üzerindeki bir kavanozda bulunan kırmızı yaprakları gösteriyor. Luna ona Mamoru ileyken neler yaptıgını soruyor. Usagi bunun güzel bir soru oldugunu kabullenip düşünüyor. Genellikle normal şeylerden konustuklarını ve Mamorunun kitap okudugunu söylüyor. Ne zaman yanyana dursalar Mamoru'nun bir çok zekice kelime kullandıgını ve onu nasıl etkiledigini anlatıyor gülümseyerek. Sonra da muzipçe parmaklarını oynatıyor. Luna heyecanlanıp devamını soruyor. Usagi ise genellikle kanepede uyuduğunu söyleyince Luna kendini yerlere atıyor. Daha sonra Usagi hülyalı hülyalı bakarak uyudugunda Mamoru'nun küçük sevimli bir çocuğa benzediğini söylüyor. Luna utana sıkıla öpüştüklerinde nasıl hissettiğini soruyor. Usagi de hafifçe kızararak dünyadaki en güzel duygu oldugunu anlatıyor.
Usagi uykuya daldıgında Luna o güzel kokulu kırmızı yaprakları üstüne serpiyor. Kavanozu da başına düşürüyor ama olsun. Sonucunda Kakerunun yanına gidiyor. Kakeru uyku halinden çıkıp yatagının üztündeki Luna'ya bakıyor. Tam da bir rüya gördüğünden bahsediyor ona. Aya gitmek istediğini fakat bunun için yeterince sağlıklı olmadıgından bahsediyor. Kristal parlayıp sönüyor ve Kakeru anlık bir acı hissediyor. Yastıgının altından bir fotoğraf çıkartıp Himeko ve kendisine bakıyor. Sonra Lunaya dönüp onunla konustugunda sanki gerçekten de onu anladıgını sandığını söylüyor. Lunayı kucağına alıyor ve uykuya dalıyor yeniden. O uyudugunda Lunanın aklına Usagi ve söyledikleri geliyor. Kakeruya yaklaşıp onu öpüyor ve hissettiği o müthiş duyguyla deli gibi koşmaya başlıyor.
Rei ders çalışırlarken kızlara Lunayı bu sabak erkenden çok multlu bir vaziyette gördüğünü söylüyor. Kzılarsa bu duruma şaşırıyorlar. Makoto ise hemen anlasanıza o aşık olmuş diyor arkadaşlarına. Artemisin morali bozulunca Minako onun sadece bir kedi oldugunu vurguluyor. Makoto ise sarı kurdaleyi ve garip davranışları anlatınca Artemis ortamı terk ediyor. Usagi uykudan uyanıp neler oldugunu sorunca kızlar ona durumu özetliyor. Usagi Mamorusu oldugu için kendini şanslı sayıyor. Makoto eski erkek arkadaşını anımsıyor yine. Minako ise ilk aşkını hatırlıyor. Ami ve Rei de gerçek erkek arkadaş kavramını oluşturuyorlar kafalarında. Chibi-Usa ise kızararak iç çekiyor. Bizim kızlar aşk dolu rüyalarında gezinirken Haruka, Michiru ve Setsuna ise garip bir hisle karşı karşıya olduklarını söylüyorlar. Ama ne oldugunu bilemiyorlar.
Prenses Snow Kaguya ise bulundugu yere kocaman bir iceberg inşa etmekle meşguldür. Gezegen Savaşçılarını dört gözle buraya bekliyordur.
Luna tam evden koşarak çıkmıştır ki Artemisle karşılaşır. Ancak bundan memnun olmaz ve onu ekmeye çalışır. Artemisinse gururu incinir. Tam yanında oldugu halde neden onunla konusmadıgını bilmek ister. Luna koşarak ondan uzaklaşır ki bu sırada onu Usagi görür ve takip etmeye başlar. Yine rasathaneye döner Luna. Daha önce de yaptıgı gibi sürgülü kapıyı ittirir ve içeri girer. Usagi de onu izler. Camdan baktıgında oldukça şaşırır ve Luna'nın sevdiği adamın Kakeru olup olmadığını merak eder. İçeri Himeko girer ve gideceği günün geldiğini söyleyip ona veda eder. Usagi aya çıkacak olan astronotun Himeko olduğunu fark eder (filmin başında televizyonda gördüğü kız). Himeko Kakeruya yanında kalabileceğini söyler ama Kakeru kabul etmez.Himekoyla aralarındaki ilişkinin bittiğini söyler ona ve Himeko'nun kalbini kırar. Luna ise gerçekten Himekoyu sevdiğini fark eder Kakerunun. Sadece hayatı ve saygınlığı için gitmesi gerektiğini düşündüğünü anlar. Luna merdivenlerden inerken Usaginin onu izlediğini fark eder. Usagiye belki birbirlerini anladıgı zaman onun çoktan öleceğini söyler. Ağlayarak karlar yağdıran gökyüzü keşke bir insan olsaydım der. Usagi de ona sarılarak moral vermeye çalışır. O sırada bir buz kadın Kakerunun odasının camına gelir. bunu gören Luna ve Usagi yukarı çıkarlar. Kakerunun odası buz kesmiştir ve Prenses Snow Kaguya odaya girip ışıltılı elmasını almaktadır. Odanın içi buzla doldugundan sürgülü kapı açılmamaktadır. Kristal her gün Kakerunun hayat enerjisiyle beslendiğinden oldukça güçlenmiştir. Prenses onu alıp gözden kaybolmuştur. Tam Usagi peşinden gidecekken Kakerunun zar zor nefes alabildiğini fark eder. Kristal onun hayat enerjisini çektiğinden durumu daha da kötüleşmiştir.
O sırada Prenses Snow Kaguya kristali suyun dibine fırlatmıştır ve daha önceki icebergine benzer bir iceberg oluşturmuştur.
Usagi Himekonun yanına gidip yolculuğunu ertelemesini istemiştir fakat Himeko onun anlatığı uzaydaki kötücül canavara inanmamıştır ve kendisinin bir bilim adamı oldugunu savunmuştur. Çaresizce Kakerunun yanına dönen Lunanın aklına bir fikir gelmiştir. Tehlikeli fakat onun hayatını kurtarmaya deger bir fikir.
Kardan ve buzdan yapılma kadınlar uçarak dünyanın dört bir yanını kaplamışlardır. Arabaları insanları binaları ve yaşayan yaşamayan herşeyi dondurmuşlardır. Denizin ortasındaki iceberg ise büyümüş ve uzamıştır. Tam Prenses kötükadın kahkahasını atarken önünden birkaç tutam pembe gül yaprağı geçer. Ardından Sailor Uranus, Neptune ve Pluto ortaya çıkar. Buzdan kadınlara ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, Prenses binlerce yüz binlerce daha buzdan kadın oluşturur. Buzdan kadınlar (Prensesin deyimiyle Buz Danşçıları) tam dış gezegen savaşçılarını donduracakken Mars'ın Yanan Mandala saldırısıyla eriyip yok olurlar. Prenses Snow Kaguya başta şaşırır ama hemen toparlanır. Saldırılara karşın bir türlü sayıları azaltamazlar.
Bu sırada Kakeru ortadan kaybolmuştur. Yatağında değildir. Kapının açık oldugunu fark eden Luna dışarı çıkıp ona bakınır. Dışarıda koşarken Artemis onu farkeder. Kakeru ise Himeko Himeko diye ortalarda dolanır ve yere düşer.
Gezegen savaşçıları yeniliyorlardır. Duvara yapışan Uranus ve Venus, dört tanesiyle başa çıkamayan Pluto, tam saldıracakken yenilen Neptune ve Mars, arkadan vurulan Jupiter ve Merkür. Tam onların işini bitirecekken Prenses, 'Orada dur!' ikazıyla aşağıya bakar. Ay Savaşçısı gelmiştir. Prenses ona dünyanın artık koleksiyonu için mükemmel bir parça oldugunu söyleyince, Ay Savaşçısı ona kızarak kim oldugunu sandıgını sorar. Dokunaklı bir konuşma yaparken Luna yerdeki Kakeruyu bulur. Kakeru hala Himeko diye sayıklamaktadır.
Ay Savaşçısı Kutsal Kupayla birlikte yeniden dönüşüm geçirir ve Prenses Snow Kaguyanın karşısına geçer. Asasını kullanarak Prensese saldırır ancak Prensesin saldırısı onun saldırısını köreltince oldugunu yere kapaklanır. Kızlarsa son umutlarına bakarlar. Ay Savaşçısı broşunun kapağını kaldırıp saf kristali ortaya koyar. Merkürse bunun dogru bir hareket oldugunu söyleyerek Ay Savaşçısına destek verir. Chibi-Moon ve Smokinli Şovalye de onlara katılır. Smokinli Şovalye buzdan kadınları yok eerken diğerleri Ay Savaşçısının etrafında halka oluşturmuş bir güç merkezi kurmuşlardır. 'Sailor Cristal Power' diye bağırarak Ay Savaşçısını yükseltiyorlar. Sinirlenen Prenses elindeki devasa güç topunu onlara fırlatıyor, Ay Savaşçısı da elindeki tüm enerjiyi ona karşı savunuyor. Tam yenileceği sırada Prenses bir cığlık atarak daha fazla güç topluyor. Bunu gören Savaşçılar dünyadaki gzel şeyleri; yer üstü ve yer altı güzelliklerini, kuşları ve balıkları düşünüyorlar. Bunların tuzla buz olmasına asla izin veremeyeceklerini biliyorlar. Tüm buz haleleri, buzdan kadınlar ve elbetteki prenses büyük bir ışıkla yok oluyor. Ay Savaşçısı elindeki bu güce yakararak Lunanın sadece bir günlüğüne bir insan olmasını diliyor. Sıradan birine değil ama, Kakerunun hayallerindeki Prenses Snow Kaguya'ya.
Luna'yı görünce bir anda heyecanlanan Kakeru ona kim oldugunu soruyor. Luna da kendinden emin bir şekilde Prenses Kaguya olduğunu söylüyor ve onu elinden tutup uzaya götürüyor. Kakeru boynundaki kurdelayı ve alnındaki hilali görünce onun Luna oldugunu anlıyor.
O sırada uzay aracının dışında tamir işi yapan Himeko da hızla ayın etrafında dönen Kaguya'yı görüp Kakeru'ya hak veriyor.
Kakeru bu muhteşem gece için Luna'ya teşekkür ederken Luna onu öpüyor ve Kakeru yattıgı yere geri dönüyor.
Gazeteciler dönüşünde Himeko'ya neler yaşadıgını sordugunda gazetecilere Prenses Kaguya'yı gördüğünü söylüyor.
Gazeteciler kahkaha atarken elinde bir demet çiçekle Kakeruyu görüp ona sarılıyor Himeko.
Film Artemis ve Luna'nın yanında Mamoru ve Usagi ikilisinin görünmesiyle, aşk dolu bir sahneyle sona eriyor..
Resimleri editlemek uzun sürecek ama olsun ^^
Spoiler:
Usagi yolda dururken çok acıktığını fark eder ve evine döner hızlı bir şekilde. Annesine son ses bağırarak abur cuburların yerini sorar. Salonda Chibi-Chibi'nin önünde abur cubur dolu tabaklarla oturduğunu fark eder. Elinde de çok güzel saçları olan bembeyaz bir porselen bebek vardır.

Luna odaya girerek Usagi'ye annesinin dışarı çıktığını söyler. Usagi de üzüntüyle Chibi-Chibi'nin yanına oturur. Bebeği nerden bulduğunu sorunca, Luna hep yanında taşıdığını söyler. Bu arada Chibi-Chibi donutları birer birer götürüyordur, ki Usagi aç aç kızın ağzına bakmak zorunda kalmıştır. Bunu arkeden ufaklık da ona bir tane uzatmaya karar verir..

Chibi-Chibi'nin Sırrı!
Büyük Burun Takipte!
Chibi-Chibi's Mystery!
Big Noise Chase!
Annesi eve geldiğinde Usagi ona abur cuburlarını sorar hemen. Annesiyse üzgün bir şekilde unuttum der. Ama Usagi ağlak bir surat takınıp hepsini Chibi-Chibiye verdiğini ima edince annesi şaşırarak vermediğini, çünkü küçük kızının da ablası gibi çürüklerinin olmamasını istediğini söyler. Usagi'nin beyni sorularla dolmuştur. Küçük kızın arada sırada kendi başına nereye gittiğini, o yiyecekleri nasıl bulduğunu merak etmektedir.

Luna'ysa Usagiyle dalga geçmek için ona daha Chibi-Chibi'nin kızı olup olmadığını bile bilmediğini söyler. Ama Usagi de altta kalmayarak sen de Diana'nın kendi kızın olup olmadığından emin değilsin der. Luna yenilgiye kabullerek hayatın bu yönünün çok ilginç olduğunu kabul ettiğini söyler. Usagi ise onu takmamakta ve yerde kıvranmaktadır. Açlığının tavan yaptığından bahsederken içeride Chibi-Chibi'nin oldugunu fark eder. Küçük kız ona şekerleme getirmiştir. Usagi şekerlemeleri alırken aklına bunca şekerlemeyi nereden bulduğu sorusu düşmüştür.

Ve Chibi-Chibi'yi takip etmeye başlar. Onun gizlice bir Tatlı Diyarına gittiğini düşünmektedir. Bir duvarı aştıktan sonra küçük kız gözden kaybolmuştur. Onun nereye gittiği hakkında kara kara düşünürken Makoto ve Rei ile çarpışırlar.

Usagi kızlara durumu izah etmeye başlamışken Rei birden yüksek bir duvara bakıp Chibi-Chibiyi gösterir.


Küçük bir çocuğun orada yürümesi pekala alışıldık bir şey değildir. Chibi-Chibi'nin bir an ayağı kayar ve ağır çekimde düşmeye başlar, kızlar panikleyip kendilerini ileriye doğru attıklarındaysa o sakince beyaz şemsiyesini açar ve hafif bir iniş yapar. Daha sonra da yoluna devam eder. Kızlar onun peşinden giderler fakat Chibi-Chibi onlardan önce gidip bir çalılığın arasından geçerek geniş bir bahçeye çıkmıştır. Usagi kafasını çalılıklardan uzattığında Artemis'i görerek bağırır. Ami ve Minako da olaya dahil olmuşlardır. Usagi ye burada ne yaptıklarını sorarak onu bir şekilde azarlıyorlardır.
Usagi kızarıp bozarırken Artemis bağırarak arabaların arasına giren Chibi-Chibiyi gösterir. Trafik oldukça yoğundur ve bu çok tehlikelidir. Ama Chibi-Chibi yavaşça karşıya geçiyordur. Kızlarsa tedirgin bir şekilde onu izliyordur.


Onu izleyerek etrafta dolanmaya başlıyorlar bir süre sonra. Önce bir köpeğin yanına gidiyor ufaklık ve onu seviyor. Kızlarsa şu yorumları yapıyorlar;
-Kocaman bir köpekten korkmuyor,
-Görünüşe önem vermiyor, tıpkı Usagi gibi,
-O zaman o Usagi'nin 2. çocuğu olabilir mi?
Usagi ise utanarak sırıtıyordur. Chibi-Chibi köpekle vedalaştıktan sonra kızlar hiç korkmadan köpeğin önünden geçerler fakat köpek onları kovalamak ister.

Kızlar son çare olarak bir elektrik direğine tırmanınca köpek afallar ve kovalamayı keser. Kızlar tam rahatlamışken, 3 Işık onları görür. Ve Usagi sırıtarak onlara bakar.


Chibi-Chibi yoldan geçenlere selam vererek ilerlemektedir. Yerde bulduğu bir demir parayı da karakola bırakmıştır. Kızlar bu sefer de tahminlerini Chibi-Usa'ya yönlendirir. Seiya, Yaten ve Taiki de olaya dahil olmuşlardır. Chibi-Chibi bir mailkaneye girer. Bizimkiler de peşinden. Girdiği malikanenin kapısında Kiriyama Malikanesi yazmaktadır.

Rei mailkanede gördüğü bir sanat eserinin ne kadar pahalı olabileceğini söylerken Yaten ona tamı tamına 15 Bin Yen olduğunu söyleyince ona çarpar ve neredeyse düşmesine neden olur. Üzerine üçü (Yaten, Usagi ve Rei) kapaklanmasaydı bayagı bir borç altına girecekti zavallı Rei. Chibi-Chibinin sesini duyarlar malikanenin içinden. Bir odada yaşlı bir beyefendiyle oturmuş sohbet ediyordur. Yaten'in dikkatini Chibi-Chibinin elindeki beyaz tenli, karamela saçlı porselen bebek çeker. Ve herkese onun değerinin 10 Milyon Yen olduğunu söyler.

Ve Chibi-Chibinin elindeki fincanın değerinin de 100.000 yen oldugunu söylerler. Usagi kasılır eğilip bükülür yutkunamaz gibi olur. Ya düşürür de kırarsa..?

Ve olanlar olur küçük kız elindeki fincanı yere düşürür. Usagiyse krize girmiştir. Bağırarak ağlar. Onun sesini duyan beyefendi arkasını dönünce evine izinsiz girmiş olan kalabalık grubu farkeder.

Daha sonra onları içeri davet eder. Ne de olsa onlar Chibi-Chibinin ablasının arkadaşlarıdırlar. Chibi-Chibi bir fincan daha kırar. Usagi kendini tutamayarak 'Gitti bir 100.000 yen daha!' diye bağırır. Chibi-Chibiyi kucagına alıp oturur. Beyefendiyse önemsiz bir olay oldugunu vurgular. Usagiye dönüp Chibi-Chibiyle çok benzediklerini söyler. Bir kardeşten de öte. Aynı kokuyu paylaştıklarını aynı sıcak atmosferi yaydıklarından bahseder. İçeri giren hizmetkar bir misafiri oldugunu söyleyince Bat Kiriyamaya, Usagi müsaade isteyip kalkar.
Yaten garip bir ev oldugundan bahseder. Neden buraya geldiklerini sorunca Usagi de Chibi-Chibinin sürekli kayboldugunu ve geldiğinde bir çok şekerlemesi oldugunu anlatır onlara.

Arkalarına döndüklerinde Chibi-Chibiyi bulamazlar. Yine. Usagi dönüp onu araken bir ses duyar ve odaya geri döner. Siren ve Karga yine gelmiştir.

Ama yine bir kara yıldız tohumu bulmuşlardır. Arkalarından Ay Savaşçısının sesiyle irkilirler. Siren 'Antika Savaşçısı' nı çağırarak gözden kaybolur.

Antika Savaşçısı ona doğru koşarken, Chibi Chibi gelir ekrana. Elindeki şekerlemeleri yanlışlıkla yere döker. Dökülen şekerlemeler Antika Savaşçısını durdurur bir süreliğine.

Sonra tekrardan kılıçıyla saldırır. Ay Savaşçısı kılıcı iki elinin arasında tutarak durdurur.

Chibi-Chibi elinde bir kuş tüyüyle Antika Savaşçısının göbegini gıdıklar. Gıdıklanan savaşçı gardını indirir.

Ve bir vazoya çarpar. Düşen vazo paramparça olunca ağlamaya başlar. Ay Savaşçısıyla kendini yerlere atarak özür diler. Zararı karşılayacagını söyler. ancak zararın 500.000 yen oldugunu duyunca bundan vazgeçer.

Savaşçı bunu farkedince herşeyi yere atmaya başlar. Ay Savaşçısı da tutmaya. Bebegi tutmaya çalışınca elindeki vazo düşer ve kırılır.

Kızan antika savaşçısı komik bir ata binerek hücum eder. (!). Sailor Star Healer'ın saldırısıyla atı avizeye geçer. Healer elini kafasına koyarak


'Ah hayır avize..!' der. Dalgınlıktan yararlanan Ay Savaşçısı onu iyileştirir.

Yere düşen beyefendiyi tutarak Chibi-Chibiyeiyi iş başardıgını o bebegi korudugunusöyler. Chibi Chibi de sevinirken bebeği yere atar.
Usagi evine dönerken yolda durur küçük kıza birbirlerine beznediklerini söyler. Akraba olabiliriz, diyerek yoluna devam eder.

Edit: Filmi bitirdim en kısa zamanda resimleri ekleyeceğim ^^ Saygılar ^^
Spoiler:
Filmin başında maviler içinde bir kadındünya gezegenine bakarak yakındaki buz çağını ilan ediyor. Buz dokunuşlarıyla dünyayı soğutacağından bahsedip kötü kadın kahkahasını atıyor. Kendi bulunduğu gezegenden dünyaya doğru ışıltılı kayan yıldızlar yolluyor. O sırada Tokyodaki bir rasathanede görevli genç bir adam bu ilginç ışıltıyı farkediyor. Işıltıların dağılarak ilerlediğini farkedince de dışarı çıkıp olayı gözetlemek istiyor. Işıltılardan birinin deniz kenarında olduğunu fark eden adam arabasına binip oraya doğru yola çıkıyor.
Yanına vardığında bu ışıltının garip bir dalga enerjisine sahip olduğunu görüyor. Işıltı duruldugunda yerde kırmızı birer elmas görüyor..
Televizyondaki sunucu aya çıkmak üzere hazırlanan bir mekikten bahsediyor. Usagi ise hayal aleminde Mamoru ile birlikte aya çıkmaktan bahsediyor. Romantizmin dibine vuruyor bir açıdan. Tam hayalinin ortasındayken Luna onun ders çalışması gerektiğini ve lise sınavlarında basarılı olması gerektiğinden bahsediyor. Tabii Usagi'nin morali bozuluyor. Luna konuşurken hapşırınca hasta oldugu ortaya çıkıyor. Eve gidip biraz dinlenmek isteyen Luna sonra görüşürüz diyip ayrılıyor yanlarından. Artemis de gelmek istiyor ama kşbarca reddediyor Luna onu. Mızıklanarak eve dönmeye çalışan Luna'nın görüşü bozuluyor, terlemeye başlıyor. İnsanları çift görünce de yaya geçidini kullanıyor. Fakat başı o kadar kötü ki. Yere düşüp kalıyor. Otoyolun ortasında kaldığından karşıdan gelen arabanın ona çarpma olasılığı çok yüksek. Tam kırmızı bir araba ona çarpacakken geçen gece rasathanede çalışan adam yerde yuvarlanarak onu kurtarıyor. Luna ise yüksek ateşiyle bayılıyor.
Uyandığında o adamı görüyor karşısında. Genç adamın adının Kakeru oldugu ortaya çıkıyor daha sonra. Kakeru ona ilgiyle bakıp soğuk bir mendille alnını siliyor. Ona yanında dinlenebilecegini söylüyor. Luna da bu durumu gayet hoş karşılıyor. Sabah uyandığında Kakerunun başında beklediğini ve bir koltukta uyudugunu, ayrıca onu kurtarırken kendini incittiğini farkedip üzülüyor.
Usagi ise kızlara Luna'nın eve gelmediğini anlatıyor. Rei dün hasta oldugundan bahsedip endişeleniyor. Usagi onun için öylesine telaşlanıyor ki kızlar neden gittiğini bulmak istiyor. Mianko kaçabilecegi ihtimalini söyleyince Rei Usagiye yükleniyor. Ona ne yaptıgını soruyor, Usagi ise ona dil çıkartarak bağırıyor. Artemis kesmelerini isteyerek, onu aramaları gerektiğini hatırlatıyor ve herkes ayrılarak Luna'yı aramaya başlıyor.
Luna kaldıgı odanın duvarlarını inceliyor. Etrafta bir çok galaksi resmi, gezegen resmi ve bilgisayar oldugunu farkediyor. Kakeru ona biraz yiyecek getiriyor yemesi umuduyla. Luna önce kokluyor yemekleri, daha sonra da afiyetle yiyor. Kakeru memnun olmuşcasına gülümsüyor Luna'ya. Kapı çalıyor ve içeriye Kakeru'nun çocukluk arkadaşı giriyor. Siyah saçlı renkli gözlü oldukça güzel bir kız bu. Adı Himeko. Ona yeni projelerden bahsediyor. Uzun zaman oldugundan ve bu ara boyunca neler yaptıgından konu açılıyor. Kakeruysa pek bir şey olmadıgını vurguluyor sadece. Daha sonra da ışıltılı taşların geldiği yerden bahsediyor kısaca. Prenses Snow Kaguya'yı da unutmuyor tabii. Bu Prenses Kakerunun kendi ortaya attıgı bir şey sadece. Himeko emin olup olmadıgını sorunca Kakeru kendi gözleriyle gördüğünü hatta kanıtı oldugunu ileri sürüyor. Bir kap içerisinde ona buldugu gizemli ışıltılı taş parçasını gösteriyor. Ve Himeko ona inanıyor bir nevi. Luna ise konuyu ilgi çekici bulup yanlarına sokuluyor. Himeko ona inandıgını fakat orada bir Prenses olup oldugundan emin olmadıgını söylüyor. Kakeru ise kızarak emin oldugunu oradan gelen yabancı bir güç sezdiğini anlatıyor. Ama Himeko sadece onun çok fazla çalıştıgını düşünüyor. Bunu herkese açıklamasını istemiyor. Çünkü eger haksızsa bütün saygınlıgını kayedeceginden korkuyor. Kakeru biraz daha sinirlenince taş parıldamaya başlıyor. Kakeru başını tutuyor düşecekmiş gibi. Luna ve Himeko öne atılıyor ama Kakeru onu ittirerek belki de artık gitmesi gerektiğini söylüyor. Hşmeko üzgün bir şekilde terk ediyor evini. Lunayı kucagına alıp ahmağın teki oldugunu söylüyor. Başarı için neler yaptıgını anlatıyor Lunaya. Sonra da boşverelim bunları. Sana nasıl sesleneyim, diye soruyor. Luna da bir an boş bulunup "Lu-!?" diyor. Bir kedinin konusamayacagını aklına getiriyor. Lu kısmını duyan Kakeruysa Lucky veya Lucket diye düşünüyor. Daha sonra da alnıdaki hilali düşünüyor. Moon. Diyor önce sonra da vazgeçiyor ve Luna diyor. Luna da miyavlayarak ismi sevdiğini gösteriyor ona. Kakeru da gerçek ismini bildiğini görünce düşünüyor. O zaman sana bu ismi veren kişi çok zeki olmalı diyor Lunaya. Lunaysa Usagiyi düşünüp şaşırıyor. Kakeru ona, Ayda bir prenses oldugunu hatta o prensesin bir çocugu oldugunu düşündüğünü söylüyor. Sonra da imkansız oldugundan bahsediyor gülümseyerek. O sırada en azından sen bana inanabilirsin Luna. diyor Kakeru. Ve Himeko kapıy çarpıp evden çıkıyor. Kakeruysa onu gizli gizli dinlediğini anlayıp üzülüyor.
Luna denize karşı durmuş içindeki bu yeni duygunun ne oldugunu düşünüyor kızarmış yanaklarıyla. Daha önce hiç böyle bir şey hissetmemişti o. Kakeru, çok kibar, çok iyi ve çok centilmendi Lunaya karşı.
Ayın üzerinde mavi bir patlama oluşuyor ve Prenses Snow Kaguya ortaya çıkıyor. Dünyanın yakında kendisine geleceginden ve güzelliğine güzellik katacagından bahsediyor. Nefesiyle birlikte kardan yapılma bir çok kadın savaşçıyı dünyaya salıyor ve önlerine gele her yeri buzla kaplamalarını söylüyor.
Usagi ve Chibi-Usa Luna'yı araken kar yağmaya başlıyor. Beyaz kardan yapılma bebeklerden biri gökyüzünden aşağı inerek önüne gelen herkesi buzdan heykellere çevirmeye başlıyor bir anda. Makoto, Rei, Ami ve Minako da koşarak ortama geliyor. Önce Merkür savaşçısı ortaya çıkıyor. Sonra Mars, Jüpiter ve Venüs de ona katılıyor. Buzdan kadın hücum ediyor onlara. Ama ıskalıyor. Bir kafede kahve içen Haruka, Michiru ve Setsuna da olaya dahil oluyor. Onlar da dönüşerek kendi canavarlarının karsısına geçiyor. Usagi ve Chibi-Usa da canavarı 'Aaa kuş geçiyor' numarasıyla kandırıp dönüşüyorlar. Mars canavarlarını yakarak yok ediyor. Uranus canavarlarını saldırısıyla şaşırtıyor. Gelgelelim Ay Savaşçısına. O ise meşhur konusmasını yapıyor canavara. Canavarsa bölünerek onların etrafını sarıyor. Sürekli dönen buzdan kadınlar başlarını döndürüyor bir süre sonra. Ay Savaşçısı konsantre olup düşünüyor ve asaını kaldırıp arkadaki kadını gerçeği ilan ediyor. Ama kadın yokoluyor. Megerse gerçeği arkasındaymış. Canavar ona çarparak elinden asasını düşürüyor ve köşeye sıkışan kızlar korkuyla buzdan kadına bakıyor. Ortaya her zamanki gibi bir gül düşüyor ve herkesin beyaz atlı prensi olan Smokinli Şovalye ortaya çıkıyor. Önce bir noel baba kılıgında görünüyor. Daha sonraysa kendini belli ediyor. Buzdan kadına bir topaç fırlatıp Ay Savaşçısına zaman kazandırıyor. Ay Savaşçısı da asasıysa canavara saldırıyor. Canavar ölünce de sihri bozuluyor ve insanların etrafını saran buz çözülüyor.
Usagi ve takım arkadaşları, dış gezegen savaşçıları dahil, bir üst geçitte durmuş durum degerlendirmesi yapıyor. Tam o sırada Chibi-Usa Luna'yı görüp Usagi'ye gösteriyor. Boynunda sarı bir kurdale olan Luna sokakta geziniyordur. Usagi koşarak yanına gider, onun için endişelendiğini söyleyip ona sarılır. Boynundaki kurdaleyi sordugunda Luna utanarak Kakeruyu anımsar. O kurdaleyi ona o vermiştir.
Kızlar Rei'nin tapınağının önünde oturup konusuyorlardır. Yeni düşman hakkında bilgi edinmeye çalışıyor ama bir türlü dogru sonucu bulamıyorlardır. Yanlarına Minako ve Artemis geliyor. Minako konusurken Artemis etrafına bakıp Lunayı soruyor. Luna üst katta birkaç kitap okuyup araştırma yapıyordur fakat bu halleri kızları ve Artemis'i korkutuyordur. Kimseye dikkat etmez, kimseyi duymaz olmuştur. Sürekli olarak tıpla ilgili sorular sorup, astronomi kitaplarına dalmaktadır. Çünkü Kakeru o ışıltılı taş yüzünden rahatsızlanmıştır. Kitapları aramaktan vazgeçen Luna rasathaneye gider. Sürgülü balkon kapısının camının ardından içeriyi izler. İçeride Kakeru ve çocukluk arkadaşı Himeko vardır. Zavallı Kakeru hastadır ve Himeko ona şefkatle bakıyordur. Luna patileriyle camı geri sürgüleip içeri girmeye çalışıyor fakat genç kız onu farkedip belki başka bir zaman uğramasını söylüyor. Ama Luna bu duruma içerleniyor. Sonra da aklına bir kedi oldugu geliyor. Sadece bir kedi..
Luna bir insan olsaydı ona daha çok yardım edebilecegini düşünerek sahilde ilerlerken Usagi ve Mamoru'nun seslerini duyuyor. Mamoru Usagi'yi sevdiğini söyleyerek ona sarılıyor ve daha sonra öpüşüyorlar. Bunu gören Luna şaşkınlık içinde onlara bakıyor. Akşam evde yatmak üzere olan Usagi saçlarını tararken Luna yanına gidiyor. Çok güzel koktugunu fark edip ona bunun ne oldugunu soruyor. Usagi ise masasının üzerindeki bir kavanozda bulunan kırmızı yaprakları gösteriyor. Luna ona Mamoru ileyken neler yaptıgını soruyor. Usagi bunun güzel bir soru oldugunu kabullenip düşünüyor. Genellikle normal şeylerden konustuklarını ve Mamorunun kitap okudugunu söylüyor. Ne zaman yanyana dursalar Mamoru'nun bir çok zekice kelime kullandıgını ve onu nasıl etkiledigini anlatıyor gülümseyerek. Sonra da muzipçe parmaklarını oynatıyor. Luna heyecanlanıp devamını soruyor. Usagi ise genellikle kanepede uyuduğunu söyleyince Luna kendini yerlere atıyor. Daha sonra Usagi hülyalı hülyalı bakarak uyudugunda Mamoru'nun küçük sevimli bir çocuğa benzediğini söylüyor. Luna utana sıkıla öpüştüklerinde nasıl hissettiğini soruyor. Usagi de hafifçe kızararak dünyadaki en güzel duygu oldugunu anlatıyor.
Usagi uykuya daldıgında Luna o güzel kokulu kırmızı yaprakları üstüne serpiyor. Kavanozu da başına düşürüyor ama olsun. Sonucunda Kakerunun yanına gidiyor. Kakeru uyku halinden çıkıp yatagının üztündeki Luna'ya bakıyor. Tam da bir rüya gördüğünden bahsediyor ona. Aya gitmek istediğini fakat bunun için yeterince sağlıklı olmadıgından bahsediyor. Kristal parlayıp sönüyor ve Kakeru anlık bir acı hissediyor. Yastıgının altından bir fotoğraf çıkartıp Himeko ve kendisine bakıyor. Sonra Lunaya dönüp onunla konustugunda sanki gerçekten de onu anladıgını sandığını söylüyor. Lunayı kucağına alıyor ve uykuya dalıyor yeniden. O uyudugunda Lunanın aklına Usagi ve söyledikleri geliyor. Kakeruya yaklaşıp onu öpüyor ve hissettiği o müthiş duyguyla deli gibi koşmaya başlıyor.
Rei ders çalışırlarken kızlara Lunayı bu sabak erkenden çok multlu bir vaziyette gördüğünü söylüyor. Kzılarsa bu duruma şaşırıyorlar. Makoto ise hemen anlasanıza o aşık olmuş diyor arkadaşlarına. Artemisin morali bozulunca Minako onun sadece bir kedi oldugunu vurguluyor. Makoto ise sarı kurdaleyi ve garip davranışları anlatınca Artemis ortamı terk ediyor. Usagi uykudan uyanıp neler oldugunu sorunca kızlar ona durumu özetliyor. Usagi Mamorusu oldugu için kendini şanslı sayıyor. Makoto eski erkek arkadaşını anımsıyor yine. Minako ise ilk aşkını hatırlıyor. Ami ve Rei de gerçek erkek arkadaş kavramını oluşturuyorlar kafalarında. Chibi-Usa ise kızararak iç çekiyor. Bizim kızlar aşk dolu rüyalarında gezinirken Haruka, Michiru ve Setsuna ise garip bir hisle karşı karşıya olduklarını söylüyorlar. Ama ne oldugunu bilemiyorlar.
Prenses Snow Kaguya ise bulundugu yere kocaman bir iceberg inşa etmekle meşguldür. Gezegen Savaşçılarını dört gözle buraya bekliyordur.
Luna tam evden koşarak çıkmıştır ki Artemisle karşılaşır. Ancak bundan memnun olmaz ve onu ekmeye çalışır. Artemisinse gururu incinir. Tam yanında oldugu halde neden onunla konusmadıgını bilmek ister. Luna koşarak ondan uzaklaşır ki bu sırada onu Usagi görür ve takip etmeye başlar. Yine rasathaneye döner Luna. Daha önce de yaptıgı gibi sürgülü kapıyı ittirir ve içeri girer. Usagi de onu izler. Camdan baktıgında oldukça şaşırır ve Luna'nın sevdiği adamın Kakeru olup olmadığını merak eder. İçeri Himeko girer ve gideceği günün geldiğini söyleyip ona veda eder. Usagi aya çıkacak olan astronotun Himeko olduğunu fark eder (filmin başında televizyonda gördüğü kız). Himeko Kakeruya yanında kalabileceğini söyler ama Kakeru kabul etmez.Himekoyla aralarındaki ilişkinin bittiğini söyler ona ve Himeko'nun kalbini kırar. Luna ise gerçekten Himekoyu sevdiğini fark eder Kakerunun. Sadece hayatı ve saygınlığı için gitmesi gerektiğini düşündüğünü anlar. Luna merdivenlerden inerken Usaginin onu izlediğini fark eder. Usagiye belki birbirlerini anladıgı zaman onun çoktan öleceğini söyler. Ağlayarak karlar yağdıran gökyüzü keşke bir insan olsaydım der. Usagi de ona sarılarak moral vermeye çalışır. O sırada bir buz kadın Kakerunun odasının camına gelir. bunu gören Luna ve Usagi yukarı çıkarlar. Kakerunun odası buz kesmiştir ve Prenses Snow Kaguya odaya girip ışıltılı elmasını almaktadır. Odanın içi buzla doldugundan sürgülü kapı açılmamaktadır. Kristal her gün Kakerunun hayat enerjisiyle beslendiğinden oldukça güçlenmiştir. Prenses onu alıp gözden kaybolmuştur. Tam Usagi peşinden gidecekken Kakerunun zar zor nefes alabildiğini fark eder. Kristal onun hayat enerjisini çektiğinden durumu daha da kötüleşmiştir.
O sırada Prenses Snow Kaguya kristali suyun dibine fırlatmıştır ve daha önceki icebergine benzer bir iceberg oluşturmuştur.
Usagi Himekonun yanına gidip yolculuğunu ertelemesini istemiştir fakat Himeko onun anlatığı uzaydaki kötücül canavara inanmamıştır ve kendisinin bir bilim adamı oldugunu savunmuştur. Çaresizce Kakerunun yanına dönen Lunanın aklına bir fikir gelmiştir. Tehlikeli fakat onun hayatını kurtarmaya deger bir fikir.
Kardan ve buzdan yapılma kadınlar uçarak dünyanın dört bir yanını kaplamışlardır. Arabaları insanları binaları ve yaşayan yaşamayan herşeyi dondurmuşlardır. Denizin ortasındaki iceberg ise büyümüş ve uzamıştır. Tam Prenses kötükadın kahkahasını atarken önünden birkaç tutam pembe gül yaprağı geçer. Ardından Sailor Uranus, Neptune ve Pluto ortaya çıkar. Buzdan kadınlara ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, Prenses binlerce yüz binlerce daha buzdan kadın oluşturur. Buzdan kadınlar (Prensesin deyimiyle Buz Danşçıları) tam dış gezegen savaşçılarını donduracakken Mars'ın Yanan Mandala saldırısıyla eriyip yok olurlar. Prenses Snow Kaguya başta şaşırır ama hemen toparlanır. Saldırılara karşın bir türlü sayıları azaltamazlar.
Bu sırada Kakeru ortadan kaybolmuştur. Yatağında değildir. Kapının açık oldugunu fark eden Luna dışarı çıkıp ona bakınır. Dışarıda koşarken Artemis onu farkeder. Kakeru ise Himeko Himeko diye ortalarda dolanır ve yere düşer.
Gezegen savaşçıları yeniliyorlardır. Duvara yapışan Uranus ve Venus, dört tanesiyle başa çıkamayan Pluto, tam saldıracakken yenilen Neptune ve Mars, arkadan vurulan Jupiter ve Merkür. Tam onların işini bitirecekken Prenses, 'Orada dur!' ikazıyla aşağıya bakar. Ay Savaşçısı gelmiştir. Prenses ona dünyanın artık koleksiyonu için mükemmel bir parça oldugunu söyleyince, Ay Savaşçısı ona kızarak kim oldugunu sandıgını sorar. Dokunaklı bir konuşma yaparken Luna yerdeki Kakeruyu bulur. Kakeru hala Himeko diye sayıklamaktadır.
Ay Savaşçısı Kutsal Kupayla birlikte yeniden dönüşüm geçirir ve Prenses Snow Kaguyanın karşısına geçer. Asasını kullanarak Prensese saldırır ancak Prensesin saldırısı onun saldırısını köreltince oldugunu yere kapaklanır. Kızlarsa son umutlarına bakarlar. Ay Savaşçısı broşunun kapağını kaldırıp saf kristali ortaya koyar. Merkürse bunun dogru bir hareket oldugunu söyleyerek Ay Savaşçısına destek verir. Chibi-Moon ve Smokinli Şovalye de onlara katılır. Smokinli Şovalye buzdan kadınları yok eerken diğerleri Ay Savaşçısının etrafında halka oluşturmuş bir güç merkezi kurmuşlardır. 'Sailor Cristal Power' diye bağırarak Ay Savaşçısını yükseltiyorlar. Sinirlenen Prenses elindeki devasa güç topunu onlara fırlatıyor, Ay Savaşçısı da elindeki tüm enerjiyi ona karşı savunuyor. Tam yenileceği sırada Prenses bir cığlık atarak daha fazla güç topluyor. Bunu gören Savaşçılar dünyadaki gzel şeyleri; yer üstü ve yer altı güzelliklerini, kuşları ve balıkları düşünüyorlar. Bunların tuzla buz olmasına asla izin veremeyeceklerini biliyorlar. Tüm buz haleleri, buzdan kadınlar ve elbetteki prenses büyük bir ışıkla yok oluyor. Ay Savaşçısı elindeki bu güce yakararak Lunanın sadece bir günlüğüne bir insan olmasını diliyor. Sıradan birine değil ama, Kakerunun hayallerindeki Prenses Snow Kaguya'ya.

Luna'yı görünce bir anda heyecanlanan Kakeru ona kim oldugunu soruyor. Luna da kendinden emin bir şekilde Prenses Kaguya olduğunu söylüyor ve onu elinden tutup uzaya götürüyor. Kakeru boynundaki kurdelayı ve alnındaki hilali görünce onun Luna oldugunu anlıyor.
O sırada uzay aracının dışında tamir işi yapan Himeko da hızla ayın etrafında dönen Kaguya'yı görüp Kakeru'ya hak veriyor.
Kakeru bu muhteşem gece için Luna'ya teşekkür ederken Luna onu öpüyor ve Kakeru yattıgı yere geri dönüyor.
Gazeteciler dönüşünde Himeko'ya neler yaşadıgını sordugunda gazetecilere Prenses Kaguya'yı gördüğünü söylüyor.
Gazeteciler kahkaha atarken elinde bir demet çiçekle Kakeruyu görüp ona sarılıyor Himeko.
Film Artemis ve Luna'nın yanında Mamoru ve Usagi ikilisinin görünmesiyle, aşk dolu bir sahneyle sona eriyor..
I'm the bone of my sword.


Gecikme için özür dilerim <.<
Epeydir vakit bulamıyordum bugün de sakin geçti fırsattan istifade ettim bende..
Çok uzun sürmüyormuş ya.. <.<
Tamam neyse karşınızda 97. bölüm !
Biraz kısa gibi geldi bana ama bilmiyorum artık o_o Resimleri kendime göre en yakın zamanda eklemeye çalışacağım bir kaç hafta da olabilir mazur görün
Su Labirenti! Ami Hedeflendi!
Okul çıkışında müdür yardımcısı, Ami’yle karşılaşır. Ami ses-video odasında rehber kitabını unutmuştur ve müdür yardımcısı, Ami’ye kitabını iade eder. Onun daha önce eşyalarını bir yerlerde unuttuğu pek görülmemiştir ve müdür yardımcısı Ami’ye onun canını sıkan bir şey olursa kendisine gelebileceğini önerir. Ayrıca son zamanlarda sorumsuz ve Ami’nin seviyesini düşürebilecek kişilerle takıldığını ima eder. Bu sırada Usagi, müdür yardımcısı ile Ami’nin konuşmasına kulak misafiri olur, Ami’nin seviyesini tehlikeye soktuğunu düşünür.
Ami, kaldırımda otururken Mamoru onu görür. Sıkıntısını paylaşmasını ister. Ami, eğitimi dışında hiçbir şeyinin olmadığını düşünmektedir. Annesi bir doktordur ve bu yüzden o da doktor olmak istemektedir. Ve bunun için çok sıkı çalışmaktadır. Ama bunun gerçek bir hayal olmadığını, gerçek hayallere sahip olan insanların daha parladığını söyler. Mamoru da iyi bir doktor olmanın da harika bir hayal olduğunu söyler. Hatta, iğnelerden nefret ettiğini ancak Ami gibi şirin bir doktoru olursa bir iki iğneye katlanabileceğini belirtir. Bu konuşma, Ami’yi daha iyi hissetmiştir. Yüzmek için havuza gideceğini söyleyip oradan ayrılır.
Bu sırada Kaolinite, Ami’nin şanını duymuştur. Tılsımın Ami’nin saf kalbinde olabileceğini düşünür ve hedef olarak Amiyi seçer.
Havuzda, Ami yüzmeye başlar. Bu sırada yüzmekte olan Michiru, Ami’nin yüzerken saçtığı enerjiyi fark eder ve ona bir yarış teklif eder. Yarışa başlarlar. İkisi de at başı gitmektedir fakat sonlara doğru Ami yavaşlar ve berabere biter. Michiru da onu yavaşladığı ve adil davranmadığı, onu iyi hissettirmesine gerek olmadığı konusunda azarlar. Ami üzülerek oradan ayrılır. Sadece arkadaş olmak istemiştir oysaki.
Bu sırada kızlar, çalışma toplantısında Ami olmadan hiçbir şeyi çözememektedirler. Ami geldiğinde ona yığınla soru sorarlar. Ama Usagi, sabahki olayları da göz önünde bulundurarak herkesin kendi kendine çalışması gerektiğini söyler. Minako, Rei ve Makoto; Usagi’nin makul ve yerinde bir şey söylemesi üzerine afallarlar. Ami ise soru sorabileceklerini söyler. Usagi itiraz eder. Ami’ye sadece ve sadece daha çok çalışması ve iyi bir doktor olmasını söyler. Ami, “bir şey unuttum” bahanesiyle geri döner. Dönerken gözlerinden süzülen bir damla gözyaşını fark eden Usagi de onun peşinden gider. “Acaba yanlış bir şey mi söyledim?” diye düşünür Usagi.
Ami’yse Usagi’nin bile (!) ona sadece çalışmasını söylediğini düşünür. Ona göre, gerçekten elinde çalışmaktan başka bir şey yoktur. Bu sırada Haruka, Ami’yi bulur. Michiru’nun adil bir yarış teklifini getirmiştir. Ami kabul eder ve birlikte spor merkezine giderler. Aynı zamanda Luna ile Artemis, günbatımının keyfini çıkartmaktadırlar. Luna, Amiyi görür ve onun şuan kızlarla çalışıyor olması gerektiğini söyler. Onu takip etmeye başlar.
Kötüler cephesinde ise, profesör yeni bir Daimon yumurtası hazırlar ve bir saf kalbin peşine düşmesini sağlar.
Ami, spor merkezinde Michiru’yu bulur. Onunla yüzleşmeye gelmiştir. Michiru tek istediğinin adil bir yarış olduğunu söyler. Artemis de Luna’nın Ami’yi takip ettiğini Usagi’ye yetiştirir. Birlikte spor merkezine giderler. Ami ile Michiru yarışa başlarlar. Çok sıkı rakiplerlerdir ve berabere ilerlemektedirler. Ami neden bu kadar çabaladığını düşünür.
Çabalıyordur, ama kazanmak istediğinden değil. Ami kaçmak istemiyordur. Sorunlarıyla yüzleşip, sahip olduğu her şeyi vermezse kaçmış olacaktır. Bu yüzden tüm gücüyle, hakkını verir. Yarış beraberedir. Michiru, “Her şeyini verince daha eğlenceli oluyormuş, bunu tekrarlamalıyız.” Der ve havalı bir şekilde ayrılır.
Ami’yse biraz daha yüzmek istediğini söyleyip havuza girer. Ama düşmanlar, çoktan suya bir daimon yumurtası yerleştirmişlerdir bile. Canavar, Ami’yi cama yapıştırır. Bu sırada Usagi, spor merkezine ulaşmış; Ay savaşçısı’na dönüşmüş ve Ami’yi kurtarmaya gelmiştir. Canavar Usagiyi etkisiz hale getirir ve Ami’nin saf kalbini alır. Usagi itiraz eder ve duyguyla haykırır. Ami’nin saf kalbi parıltılar saçıyordur, ama tılsım değildir. Kaolinite tam onu yere fırlatacakken Smokinli Şövalye’nin gülü buna engel olur. Daimon’a “şunlardan kurtul” diyerek oradan ayrılır.
Smokinli Şovalye, bastonuyla Daimon’u suya iter ve Artemis ile Luna da can simidini patlatırlar. Bu sayede kurtulan Ay Savaşçısı, Ay’ın Sarmal Kalp Saldırısı’nı kullanarak Daimon’u yok eder. Saf kalbi Amiye yerleştirir. Ve ondan, kötü bir şey söylediyse diye özür diler. Ami de kötü bir şey söylemediğini sadece moralinin biraz bozuk olduğunu söyler. Mamoru’ya anladığı dersi ve artık kaçmayacağını söyler. Aralarındaki muhabbeti anlamayan Usagi, Ami’nin Mamoru’ya asıldığını falan düşünür ve Ami de bununla alay eder.
Son~
Epeydir vakit bulamıyordum bugün de sakin geçti fırsattan istifade ettim bende..
Çok uzun sürmüyormuş ya.. <.<
Tamam neyse karşınızda 97. bölüm !

Biraz kısa gibi geldi bana ama bilmiyorum artık o_o Resimleri kendime göre en yakın zamanda eklemeye çalışacağım bir kaç hafta da olabilir mazur görün

Spoiler:
Su Labirenti! Ami Hedeflendi!
Okul çıkışında müdür yardımcısı, Ami’yle karşılaşır. Ami ses-video odasında rehber kitabını unutmuştur ve müdür yardımcısı, Ami’ye kitabını iade eder. Onun daha önce eşyalarını bir yerlerde unuttuğu pek görülmemiştir ve müdür yardımcısı Ami’ye onun canını sıkan bir şey olursa kendisine gelebileceğini önerir. Ayrıca son zamanlarda sorumsuz ve Ami’nin seviyesini düşürebilecek kişilerle takıldığını ima eder. Bu sırada Usagi, müdür yardımcısı ile Ami’nin konuşmasına kulak misafiri olur, Ami’nin seviyesini tehlikeye soktuğunu düşünür.


Ami, kaldırımda otururken Mamoru onu görür. Sıkıntısını paylaşmasını ister. Ami, eğitimi dışında hiçbir şeyinin olmadığını düşünmektedir. Annesi bir doktordur ve bu yüzden o da doktor olmak istemektedir. Ve bunun için çok sıkı çalışmaktadır. Ama bunun gerçek bir hayal olmadığını, gerçek hayallere sahip olan insanların daha parladığını söyler. Mamoru da iyi bir doktor olmanın da harika bir hayal olduğunu söyler. Hatta, iğnelerden nefret ettiğini ancak Ami gibi şirin bir doktoru olursa bir iki iğneye katlanabileceğini belirtir. Bu konuşma, Ami’yi daha iyi hissetmiştir. Yüzmek için havuza gideceğini söyleyip oradan ayrılır.

Bu sırada Kaolinite, Ami’nin şanını duymuştur. Tılsımın Ami’nin saf kalbinde olabileceğini düşünür ve hedef olarak Amiyi seçer.
Havuzda, Ami yüzmeye başlar. Bu sırada yüzmekte olan Michiru, Ami’nin yüzerken saçtığı enerjiyi fark eder ve ona bir yarış teklif eder. Yarışa başlarlar. İkisi de at başı gitmektedir fakat sonlara doğru Ami yavaşlar ve berabere biter. Michiru da onu yavaşladığı ve adil davranmadığı, onu iyi hissettirmesine gerek olmadığı konusunda azarlar. Ami üzülerek oradan ayrılır. Sadece arkadaş olmak istemiştir oysaki.

Bu sırada kızlar, çalışma toplantısında Ami olmadan hiçbir şeyi çözememektedirler. Ami geldiğinde ona yığınla soru sorarlar. Ama Usagi, sabahki olayları da göz önünde bulundurarak herkesin kendi kendine çalışması gerektiğini söyler. Minako, Rei ve Makoto; Usagi’nin makul ve yerinde bir şey söylemesi üzerine afallarlar. Ami ise soru sorabileceklerini söyler. Usagi itiraz eder. Ami’ye sadece ve sadece daha çok çalışması ve iyi bir doktor olmasını söyler. Ami, “bir şey unuttum” bahanesiyle geri döner. Dönerken gözlerinden süzülen bir damla gözyaşını fark eden Usagi de onun peşinden gider. “Acaba yanlış bir şey mi söyledim?” diye düşünür Usagi.


Ami’yse Usagi’nin bile (!) ona sadece çalışmasını söylediğini düşünür. Ona göre, gerçekten elinde çalışmaktan başka bir şey yoktur. Bu sırada Haruka, Ami’yi bulur. Michiru’nun adil bir yarış teklifini getirmiştir. Ami kabul eder ve birlikte spor merkezine giderler. Aynı zamanda Luna ile Artemis, günbatımının keyfini çıkartmaktadırlar. Luna, Amiyi görür ve onun şuan kızlarla çalışıyor olması gerektiğini söyler. Onu takip etmeye başlar.

Kötüler cephesinde ise, profesör yeni bir Daimon yumurtası hazırlar ve bir saf kalbin peşine düşmesini sağlar.

Ami, spor merkezinde Michiru’yu bulur. Onunla yüzleşmeye gelmiştir. Michiru tek istediğinin adil bir yarış olduğunu söyler. Artemis de Luna’nın Ami’yi takip ettiğini Usagi’ye yetiştirir. Birlikte spor merkezine giderler. Ami ile Michiru yarışa başlarlar. Çok sıkı rakiplerlerdir ve berabere ilerlemektedirler. Ami neden bu kadar çabaladığını düşünür.

Çabalıyordur, ama kazanmak istediğinden değil. Ami kaçmak istemiyordur. Sorunlarıyla yüzleşip, sahip olduğu her şeyi vermezse kaçmış olacaktır. Bu yüzden tüm gücüyle, hakkını verir. Yarış beraberedir. Michiru, “Her şeyini verince daha eğlenceli oluyormuş, bunu tekrarlamalıyız.” Der ve havalı bir şekilde ayrılır.

Ami’yse biraz daha yüzmek istediğini söyleyip havuza girer. Ama düşmanlar, çoktan suya bir daimon yumurtası yerleştirmişlerdir bile. Canavar, Ami’yi cama yapıştırır. Bu sırada Usagi, spor merkezine ulaşmış; Ay savaşçısı’na dönüşmüş ve Ami’yi kurtarmaya gelmiştir. Canavar Usagiyi etkisiz hale getirir ve Ami’nin saf kalbini alır. Usagi itiraz eder ve duyguyla haykırır. Ami’nin saf kalbi parıltılar saçıyordur, ama tılsım değildir. Kaolinite tam onu yere fırlatacakken Smokinli Şövalye’nin gülü buna engel olur. Daimon’a “şunlardan kurtul” diyerek oradan ayrılır.

Smokinli Şovalye, bastonuyla Daimon’u suya iter ve Artemis ile Luna da can simidini patlatırlar. Bu sayede kurtulan Ay Savaşçısı, Ay’ın Sarmal Kalp Saldırısı’nı kullanarak Daimon’u yok eder. Saf kalbi Amiye yerleştirir. Ve ondan, kötü bir şey söylediyse diye özür diler. Ami de kötü bir şey söylemediğini sadece moralinin biraz bozuk olduğunu söyler. Mamoru’ya anladığı dersi ve artık kaçmayacağını söyler. Aralarındaki muhabbeti anlamayan Usagi, Ami’nin Mamoru’ya asıldığını falan düşünür ve Ami de bununla alay eder.


Son~

imza için vinvin'e, ikon için de michiru-chan'a teşekkürleer <3

184. bölümü almak istiyorum en sevdiğim bölümlerden eühheühe (bilmiyorum tanıtım güncellemelerinde göremedim?). ^^ Bu cumaya kadar tanıtımı yapmaya çalışacağım. Ama benden önce tanıtmaya niyetli olan varsa alabilir sorun değil. (:
..

47. Bölüm :)
Spoiler:
47- Ay Canlanıyor! Gizemli Canavarın Ortaya Çıkışı
Moon Revived! The Mysterious Aliens Appear
*Her sabah gibi bu sabahta Usagi okula geç kalmış aceleyle evden çıkmıştır. Ayağı kayıp yere düştüğü sırada kardeşi okul çantısını unuttuğunu söyler. Usagi ağlamaya başlar kardeşide 'ne kadar sulu gözlüsün' der. Usagi çantasını alır ve okula doğru koşar.
*Evin çatısında duran Luna ve Artemis savaşçıların hafızalarının kaybettiklerine 2 ay olduğunu ama birgün hafızalarının geri geleceğini konuşurlar.
*Usagi okula geldiğinde 'Çık Dışarı!' diye bir sesle karşılaşır. ve kafasının üstünde 2-1 yazan su dolu bir kovayla kendini sınıfın dışında bulur.
*O sırada Ami sınıftan çıkar ve peçeteyle ağlamakta olan usaginin göz yaşını siler. Usagi zeki olduğu için Ami'yi tanır. konuşma sırasında Usagi Bayan Haruna'ya taş kalpli der. Bayan Haruna konuşmaları duyar. Ami'ye Usagiyle takılırsa hiçbirşeyin yolunda gitmeyeceğini söyler. Usagi bu lafa sinirlenir. Bayan Haruna'nın yanına yaklaşır. Birden dengesini kaybedip su dolu kovayı Bayan Haruno'nun üstüne döker. Sonrasında tek duyduğu ses 'Bayan Tsukino!' olur.
*Gece olduğunda Usagi uyurken bir ışık bütün odayı kaplar. Usagi sabah olduğunu düşünür ve yataktan kalkar. Bir göktaşı şiddetli bir şekilde yere çakılır. Usagi deprem olduğunu sanıp yorganı üstüne kapatır. Luna endişeli bakışlarla neler olduğunu anlamaya çalışır. Göktaşına benzer cisim bir evin balkonunda yok olur.
*Sabah olduğunda insanlar göktaşının yol açtığı büyük çukurla karşılaşırlar. Herkes çukurun etrafını sarmış şekildedir. Bir apartmanın çatısında duran Luna ve Artemis neler olduğunu öğrenmeye çalışırlar. Bu arada hafızası silinen Usagi,Ami,ve Makoto biraraya gelir. Usagi garip bir şeyler hisseder.
*Bir apartmanın balkonunda Ail ile Ann flüt eşliğinde birbirlerine hissettikleri duyguları anlatıp,kötülük planları yaparlar.
*Ertesi sabah okula iki yeni öğrenci gelir. adları Seijuro Ginga ve Natsumi Ginga'dır. Bu iki yeni öğrenci Ail ve Ann'ın insan formudur. Natsumi(Ann) sınıfta büyük ilgi ile karşılaşır. Bu sırada kolidorda bir flüt sesi duyulur. Seijuro(Ail) kolidorda flüt çalar. Herkes hayran hayran onu izler. Seijuro birden Usagi'ye bakar ve ondan çok hoşlanır.
*Usagi için bir şarkı çalmak ister. o sırada Natsumi sinirden ateşler saçar..Usagi'ye nefret dolu bir bakış atar ve sınıfa girer.
*Okul çıkışında Ail ve Ann yürürler. Ann, okuldaki tüm kızlara baktığı için Ail'i suçlar. Bu sırada yanlarından Mamoru geçer. Ann hayatının erkeği bulmuştur! Ann Mamoru'nun peşinden gider.enerjisi kalmadığı için baygın düşer. Mamoru farketmeden evine gider.
*Akşam Usagi telefonda Naru ile konuşur. Seijuro'nun ona ilk görüşte aşık olmasını düşündükçe heyecanlanır. Luna kendini tedirgin hisseder ama bunun denenini bilmez.
*Bu sırada bir otel odasında Ail flüt eşliğinde odanın tümünü kaplayan devasa bir ağaçtan düşen su damlasıyla Ann'e yaşam enerjisi kazandırır.Enerjisi yerine gelen Ann Ail'in yanına gider. Onlara enerji veren ağaç solmaya başlamaktadır. Yaşam enerjisinin bu gezegende olduğunu bilen Ann ve Ail bu gezegeni cennetleri olarak görürler. Daha sonra Ann'den bir Kardiyan (yaratık sanırım) seçmesini ister. Seçilen Vampir kardiyan Ail'in flüdü eşliğinde ortaya çıkar.
*Vampir bir kadından enerji alır. Bu sırada orda olun Luna ve Artemis çığlıkları duyarak kadının yanına giderler. Enerjisinin alındığını anlanlar. Kızların hafızalarını geri döndürmek isterler ama onlar artık normale döndükleri için bu işi kendileri çözmeye karar verirler.
*Çığlıklar yine yükselir. Vampirin hedefinde başka biri vardır. Onun enerjisini alırken pencereden Naru çıkar. Vampir Naru'nun odasına girer ve onunda enerjisini almaya başlar. Telefonda yardım istiyen Naru'nun sesini duyan Usagi ne olduğunu anlamaya çalışır. Luna ve Artemis çığlıkları duyarak Naru'nun evine gelirler. Vampire saldırırlar. Ama zayıf oldukları için çabuk yenilirler.
*Bu sırada Usagi ve Naru'nun annesi odaya girer. Canavarı gören anne bayılır. Olanları rüya zanneden Usagi saçmalamaya başlar. Farkında olmadan Ay Savaşçısı hareketlerini yapar. Vampirin sıradaki hedefi Usagi olur. Usagi'nin enerjisini almaya başlar.
*Başka çaresi olmayan Luna ona tekrar ay savaşçısı yapmak için herşeyi tekrar hatırlatır.. herşeyi hatırlayan Usagi yeniden Ay Savaşçısına dönüşür.
*Vampir Artemis'in enerjisini almaya başlar. Bu sırada Ay Savaşçısı her zaman ki 'seni cezalandırıcağım' konuşmasını yapar.
*Vampir Ay Savaşçısına saldırır. Ay Savaşçısı yere düşür. Vampir onun enerjisini almaya başlar. Enerji bitmeye başlayan Ay Savaşçısını öldürmek için ona oklar fırlatır. Oklara karşı koymak için tacına ulaşmaya çalışan Ay Savaşçısının gücü kalmaz. Tam oklar gelicekken Luna canavarı ısırır. Ay Savaşçısı hemen toplanır ve saldırısını yapar. canavar 'Temizlendim!' diyerek yok olur.
*Bu sırada Ail ve Ann gelir. Ay Savaşçısı canavarı kontrol edenin onlar olduğunu anlar. başından beri yaptığımız şeydi diyerek kaybolurlar.
*Gözleri dolmuş bir şekilde Ay'a bakan Ay Savaşçısı'nın tek dediği şey 'Elveda eski Usagi' olur...
Bölüm sonu~ :3
Moon Revived! The Mysterious Aliens Appear
*Her sabah gibi bu sabahta Usagi okula geç kalmış aceleyle evden çıkmıştır. Ayağı kayıp yere düştüğü sırada kardeşi okul çantısını unuttuğunu söyler. Usagi ağlamaya başlar kardeşide 'ne kadar sulu gözlüsün' der. Usagi çantasını alır ve okula doğru koşar.

*Evin çatısında duran Luna ve Artemis savaşçıların hafızalarının kaybettiklerine 2 ay olduğunu ama birgün hafızalarının geri geleceğini konuşurlar.

*Usagi okula geldiğinde 'Çık Dışarı!' diye bir sesle karşılaşır. ve kafasının üstünde 2-1 yazan su dolu bir kovayla kendini sınıfın dışında bulur.

*O sırada Ami sınıftan çıkar ve peçeteyle ağlamakta olan usaginin göz yaşını siler. Usagi zeki olduğu için Ami'yi tanır. konuşma sırasında Usagi Bayan Haruna'ya taş kalpli der. Bayan Haruna konuşmaları duyar. Ami'ye Usagiyle takılırsa hiçbirşeyin yolunda gitmeyeceğini söyler. Usagi bu lafa sinirlenir. Bayan Haruna'nın yanına yaklaşır. Birden dengesini kaybedip su dolu kovayı Bayan Haruno'nun üstüne döker. Sonrasında tek duyduğu ses 'Bayan Tsukino!' olur.

*Gece olduğunda Usagi uyurken bir ışık bütün odayı kaplar. Usagi sabah olduğunu düşünür ve yataktan kalkar. Bir göktaşı şiddetli bir şekilde yere çakılır. Usagi deprem olduğunu sanıp yorganı üstüne kapatır. Luna endişeli bakışlarla neler olduğunu anlamaya çalışır. Göktaşına benzer cisim bir evin balkonunda yok olur.

*Sabah olduğunda insanlar göktaşının yol açtığı büyük çukurla karşılaşırlar. Herkes çukurun etrafını sarmış şekildedir. Bir apartmanın çatısında duran Luna ve Artemis neler olduğunu öğrenmeye çalışırlar. Bu arada hafızası silinen Usagi,Ami,ve Makoto biraraya gelir. Usagi garip bir şeyler hisseder.

*Bir apartmanın balkonunda Ail ile Ann flüt eşliğinde birbirlerine hissettikleri duyguları anlatıp,kötülük planları yaparlar.
*Ertesi sabah okula iki yeni öğrenci gelir. adları Seijuro Ginga ve Natsumi Ginga'dır. Bu iki yeni öğrenci Ail ve Ann'ın insan formudur. Natsumi(Ann) sınıfta büyük ilgi ile karşılaşır. Bu sırada kolidorda bir flüt sesi duyulur. Seijuro(Ail) kolidorda flüt çalar. Herkes hayran hayran onu izler. Seijuro birden Usagi'ye bakar ve ondan çok hoşlanır.

*Usagi için bir şarkı çalmak ister. o sırada Natsumi sinirden ateşler saçar..Usagi'ye nefret dolu bir bakış atar ve sınıfa girer.

*Okul çıkışında Ail ve Ann yürürler. Ann, okuldaki tüm kızlara baktığı için Ail'i suçlar. Bu sırada yanlarından Mamoru geçer. Ann hayatının erkeği bulmuştur! Ann Mamoru'nun peşinden gider.enerjisi kalmadığı için baygın düşer. Mamoru farketmeden evine gider.

*Akşam Usagi telefonda Naru ile konuşur. Seijuro'nun ona ilk görüşte aşık olmasını düşündükçe heyecanlanır. Luna kendini tedirgin hisseder ama bunun denenini bilmez.

*Bu sırada bir otel odasında Ail flüt eşliğinde odanın tümünü kaplayan devasa bir ağaçtan düşen su damlasıyla Ann'e yaşam enerjisi kazandırır.Enerjisi yerine gelen Ann Ail'in yanına gider. Onlara enerji veren ağaç solmaya başlamaktadır. Yaşam enerjisinin bu gezegende olduğunu bilen Ann ve Ail bu gezegeni cennetleri olarak görürler. Daha sonra Ann'den bir Kardiyan (yaratık sanırım) seçmesini ister. Seçilen Vampir kardiyan Ail'in flüdü eşliğinde ortaya çıkar.

*Vampir bir kadından enerji alır. Bu sırada orda olun Luna ve Artemis çığlıkları duyarak kadının yanına giderler. Enerjisinin alındığını anlanlar. Kızların hafızalarını geri döndürmek isterler ama onlar artık normale döndükleri için bu işi kendileri çözmeye karar verirler.

*Çığlıklar yine yükselir. Vampirin hedefinde başka biri vardır. Onun enerjisini alırken pencereden Naru çıkar. Vampir Naru'nun odasına girer ve onunda enerjisini almaya başlar. Telefonda yardım istiyen Naru'nun sesini duyan Usagi ne olduğunu anlamaya çalışır. Luna ve Artemis çığlıkları duyarak Naru'nun evine gelirler. Vampire saldırırlar. Ama zayıf oldukları için çabuk yenilirler.

*Bu sırada Usagi ve Naru'nun annesi odaya girer. Canavarı gören anne bayılır. Olanları rüya zanneden Usagi saçmalamaya başlar. Farkında olmadan Ay Savaşçısı hareketlerini yapar. Vampirin sıradaki hedefi Usagi olur. Usagi'nin enerjisini almaya başlar.

*Başka çaresi olmayan Luna ona tekrar ay savaşçısı yapmak için herşeyi tekrar hatırlatır.. herşeyi hatırlayan Usagi yeniden Ay Savaşçısına dönüşür.

*Vampir Artemis'in enerjisini almaya başlar. Bu sırada Ay Savaşçısı her zaman ki 'seni cezalandırıcağım' konuşmasını yapar.

*Vampir Ay Savaşçısına saldırır. Ay Savaşçısı yere düşür. Vampir onun enerjisini almaya başlar. Enerji bitmeye başlayan Ay Savaşçısını öldürmek için ona oklar fırlatır. Oklara karşı koymak için tacına ulaşmaya çalışan Ay Savaşçısının gücü kalmaz. Tam oklar gelicekken Luna canavarı ısırır. Ay Savaşçısı hemen toplanır ve saldırısını yapar. canavar 'Temizlendim!' diyerek yok olur.

*Bu sırada Ail ve Ann gelir. Ay Savaşçısı canavarı kontrol edenin onlar olduğunu anlar. başından beri yaptığımız şeydi diyerek kaybolurlar.

*Gözleri dolmuş bir şekilde Ay'a bakan Ay Savaşçısı'nın tek dediği şey 'Elveda eski Usagi' olur...

Bölüm sonu~ :3
Forumdan ayrılıyorum hadi kalın sağlıcakla...


28 ve 29'u ekleyerek sezonu bitirmiş oluyorum vatana millete hayırlı olsun
28;
29;
60 ve 61 i yapıyorum. 60 ve 61 i aynı arkadaş almış. 60 ı yapmış ve kabul edilmemiş. Düzeltme veya yeniden yapma çabasına da girişmemiş ve bunları Nisan ayında almış. Benim yapmam sorun teşkil etmez diye düşünüyorum
60 ;

28;
Spoiler:
028. Aşkın Resmedilmiş Hali, Usagi ve Mamoru Yakınlaşıyorlar mı?
Sonbahar gelmiştir. Her yerde mutlu çiftlerin olduğunu düşünen Usagi bankta oturmuş Smokinli Şovalye�nin dostu mu düşmanı mı olduğunu düşünmektedir. Luna gümüş kristalde gözü olduğu için düşmanımız kabul etmeliyiz der.
O sırada Naru yanlarına gelir.Usagi�ye bir sürprizi vardır.Naru ile beraber giderken çantasındaki Ay Asasını yere düşürür. Luna onu tutar ve Usagi�nin bu asayı önemsememesine kızar.
Naru Usagi�yi Yumemi Yumeno�nun resim sergisine götürmüştür. İçerisi çok kalabalıktır. Usagi resimlere hayran kalır. Kendilerinden başka herkesin çift olarak geldiğini fark eder.
Usagi bunu düşünürken yan taraflarında bir kafa belirir ve Yumemi�nin sadece aşk resimleri yaptığını söyler.Bu kafa Umino�dur. Üçü de bir resime bakarlar.Baktıkları resim güzel bir kadının portresidir ve bu resmin ressamın kendisine ait olduğunu düşünürler. Çünkü ressam kendini insanlardan gizlemektedir.Usaginin aklına ressamın çirkin olabileceği düşüncesi de gelir.
Umino ve Naru ressamın son zamanlarda hiç çalışma yapmadığı, ortalarda gözükmediğini söyler. Halbuki ressam tam arkalarındadır.
Usagi�nin dikkatini bir resim çeker. Resim sebebini bilemediği bir şekilde ona tanıdık gelmiştir.
O sırada aynı resmi serginin önünden geçmekte olan Mamoru Chiba�da görmüştür. Aklına rüyalarını süsleyen gizemli prenses gelmiştir.Resim aynı ona benzemektedir.
Sergiden ayrılan Ressam Yumemi, Mamoru ile çarpışmıştır.Mamoru kadına toparlanması için yardım eder. Ressam ani bir şekilde ��Buldum, sen O�sun �� diye bağırır. Naru birden dışarıda Mamoru�yu fark eder. Usagi o tarafa bakınca Mamoru�yu ve yanındaki ressamı görür. Fakat çok sinirlenmiştir çünkü Mamoru�nun yanında Rei değil başka bir kadın vardır.Umino ve Naru�yu içeride baş başa bırakıp dışarı koşar.
Bu arada Umino da kendi içinde ikilemdedir. Kendi kendine konuşur, hem Usagi�yi hem Naru�yu aynı anda sevdiğini düşünür.
Usagi, Mamoru ve ressamın yanına gider.Rei�ye bu gördüklerini anlatacağını söyler.Mamoru ise yanlış anladığını anlatmaya çalışır.
O sırada ressamın dikkatini Usagi çeker.Ressam onlara hayalindeki portreye mükemmel uyduklarını söyler ve onlara modellik teklif eder. Usagi bu teklif karşısında çok şaşırır.
Ressamın evine Mamoru gönülsüz Usagi ise sevinerek gider.Usagi evde resimleri görür ve onların tıpkı Yumemi Yumemo'nun resimlerine benzediğini söyler.Ona Yumemi olup olmadığını sorar.Yumemi ''hayalinizdekine benzemiyorum, çirkinim o yüzden kendimi güzel bir bayan olarak resmettim.'' der.Aralarında sır olarak kalmasını ister.
Usagi ressamın Mamoru ile beraber resmini çizeceğini farkedince şaşırır. Mamoru ise mutlu olmamasını çünkü modellik yapmayacağını söyler.Ama ressamın ısrarlarına dayanamayıp kabul eder.Usagi ise o anda Rei'nin bu olanları duyduğunda kendisini öldüreceğini düşünmektedir.
Mamoru'ya yandan bir bakış atar ve bu bakış gerçekten yakışıklıymış diye düşünmesine neden olur.Ve böyle şeyler düşündüğü için kendine kızar.Çünkü kendisinin Smokinli Şovalyesi vardır.
Onlar orada poz verirken, Luna da yanında Ay Asası ile beraber Usagi'yi aramaktadır.
Usagi bir yandan poz verip bir yandan da Yumemi ile sohbet eder. Yumemi ona resimlerinin bu kadar güzel olmasının sırlarını anlatır. Usagi evde bulduğu bir resmi Mamoru'ya gösterdiğinde Mamoru çok şaşırır.Usagi ise bu şaşkınlığa bir anlam veremez.
Yumemi onlara ; 'bu resim bir bayanın sevgilisine aşkının kanıtı olarak sunduğu hediyeyi simgeliyor' der. Bu sırada Zoisite de hain planlar peşindedir.
Yumemi Usagi'yle yolda yürürken acaba Mamoru'yla mı gitmeyi tercih etseydin diye sorar.Usagi de ona olanları yanlış anladığını söyler.O sırada serginin olduğu sokakta birkaç kız Yumemi'nin çizdiği resmi görüp, ressamın ne kadar güzel olduğu yorumunu yaparlar.Usagi de Yumemi'ye ne kadar harika bir insan olduğunu söyler.Daha sonra Usagi eve gitmek için ressamın yanından ayrılır.
Sonunda Luna Usagi'yi bulabilmiştir. Asayı ona verir.Luna Usagi ile sorumsuzluk üzerine bir tartışmaya girişir Luna'nın sözleriyle kırılan Usagi koşarak uzaklaşır.Usagi soluklanmak için durduğunda asanın sinyal verdiğini görür.Sinyalin geldiği yer Yumemi'nin evidir.Usagi oraya varana kadar Zoisite çoktan gökkuşağı kristalini çıkarmış ve Yumemi'yi canavara çevirmiştir.
Usagi kızlara haber verir ve Ay Savaşçısı'na dönüşür.Canavarla tek başına mücadele etmeye çalışır.Yere düşer tam canavarın saldırısına uğrayacakken Smokinli Şovalye tarafından kurtarılır.Smokinli Şovalye'yi gören Zoisite kaçmaya başlar. Smokinli Şovalye peşinden gider.
Usagi tek başına kalır. Canavar ona doğru saldırı yaparken Mars Savaşçısı gelir ve saldırıyı önler. Yanında Merkür, Jüpiter Savaşçısı ve Luna da vardır.
Kızlar canavarla uğraşırken Smokinli Şovalyede Zoisite ile dövüşmektedir.Zoisite'nin saldırısıyla yaralanacağı sırada Ay Savaşçısı gelir ve ona yardım eder.
Smokinli Şovalye teşekkür edeceği sırada Ay Savaşçısı madalyonu yere düşürür.
O sırada Smokinli Şovalye'nin ağzından Prenses lafı çıkar.Bunu duyan Ay Savaşçısı ona prensesi tanıyıp tanımadığını sorar.Hiçbir şey bilmediğini ama isterse madalyonun onda kalabileceğini söyler.Madalyonu alan Ay Savaşçısı ondan geçen gün bulduğu gökkuşağı kristalini de ister.Smokinli Şovalye ise gökkuşağı kristallerinin kendisi için çok değerli olduğunu ve Ay Savaşçısında olan kristali de günü geldiğinde alacağını söyler.
Smokinli Şovalye oradan ayrılır ve Ay Savaşçısının aklına yenmemiş oldukları canavar gelir.Hemen kızların yanına gider ve canavarı iyileştirir.
Yumemi Usagi ve Mamoru'yu seriye davet etmiştir.Onlara yapmış olduğu resmi göstermek istemektedir.O sırada Usagi Yumemi'nin kendi portresini de asmış olduğunu görür. Yumemi artık saklanmaktan vazgeçmiştir.
Sonbahar gelmiştir. Her yerde mutlu çiftlerin olduğunu düşünen Usagi bankta oturmuş Smokinli Şovalye�nin dostu mu düşmanı mı olduğunu düşünmektedir. Luna gümüş kristalde gözü olduğu için düşmanımız kabul etmeliyiz der.
O sırada Naru yanlarına gelir.Usagi�ye bir sürprizi vardır.Naru ile beraber giderken çantasındaki Ay Asasını yere düşürür. Luna onu tutar ve Usagi�nin bu asayı önemsememesine kızar.
Naru Usagi�yi Yumemi Yumeno�nun resim sergisine götürmüştür. İçerisi çok kalabalıktır. Usagi resimlere hayran kalır. Kendilerinden başka herkesin çift olarak geldiğini fark eder.

Usagi bunu düşünürken yan taraflarında bir kafa belirir ve Yumemi�nin sadece aşk resimleri yaptığını söyler.Bu kafa Umino�dur. Üçü de bir resime bakarlar.Baktıkları resim güzel bir kadının portresidir ve bu resmin ressamın kendisine ait olduğunu düşünürler. Çünkü ressam kendini insanlardan gizlemektedir.Usaginin aklına ressamın çirkin olabileceği düşüncesi de gelir.
Umino ve Naru ressamın son zamanlarda hiç çalışma yapmadığı, ortalarda gözükmediğini söyler. Halbuki ressam tam arkalarındadır.

Usagi�nin dikkatini bir resim çeker. Resim sebebini bilemediği bir şekilde ona tanıdık gelmiştir.

O sırada aynı resmi serginin önünden geçmekte olan Mamoru Chiba�da görmüştür. Aklına rüyalarını süsleyen gizemli prenses gelmiştir.Resim aynı ona benzemektedir.
Sergiden ayrılan Ressam Yumemi, Mamoru ile çarpışmıştır.Mamoru kadına toparlanması için yardım eder. Ressam ani bir şekilde ��Buldum, sen O�sun �� diye bağırır. Naru birden dışarıda Mamoru�yu fark eder. Usagi o tarafa bakınca Mamoru�yu ve yanındaki ressamı görür. Fakat çok sinirlenmiştir çünkü Mamoru�nun yanında Rei değil başka bir kadın vardır.Umino ve Naru�yu içeride baş başa bırakıp dışarı koşar.
Bu arada Umino da kendi içinde ikilemdedir. Kendi kendine konuşur, hem Usagi�yi hem Naru�yu aynı anda sevdiğini düşünür.

Usagi, Mamoru ve ressamın yanına gider.Rei�ye bu gördüklerini anlatacağını söyler.Mamoru ise yanlış anladığını anlatmaya çalışır.

O sırada ressamın dikkatini Usagi çeker.Ressam onlara hayalindeki portreye mükemmel uyduklarını söyler ve onlara modellik teklif eder. Usagi bu teklif karşısında çok şaşırır.
Ressamın evine Mamoru gönülsüz Usagi ise sevinerek gider.Usagi evde resimleri görür ve onların tıpkı Yumemi Yumemo'nun resimlerine benzediğini söyler.Ona Yumemi olup olmadığını sorar.Yumemi ''hayalinizdekine benzemiyorum, çirkinim o yüzden kendimi güzel bir bayan olarak resmettim.'' der.Aralarında sır olarak kalmasını ister.
Usagi ressamın Mamoru ile beraber resmini çizeceğini farkedince şaşırır. Mamoru ise mutlu olmamasını çünkü modellik yapmayacağını söyler.Ama ressamın ısrarlarına dayanamayıp kabul eder.Usagi ise o anda Rei'nin bu olanları duyduğunda kendisini öldüreceğini düşünmektedir.

Mamoru'ya yandan bir bakış atar ve bu bakış gerçekten yakışıklıymış diye düşünmesine neden olur.Ve böyle şeyler düşündüğü için kendine kızar.Çünkü kendisinin Smokinli Şovalyesi vardır.
Onlar orada poz verirken, Luna da yanında Ay Asası ile beraber Usagi'yi aramaktadır.
Usagi bir yandan poz verip bir yandan da Yumemi ile sohbet eder. Yumemi ona resimlerinin bu kadar güzel olmasının sırlarını anlatır. Usagi evde bulduğu bir resmi Mamoru'ya gösterdiğinde Mamoru çok şaşırır.Usagi ise bu şaşkınlığa bir anlam veremez.

Yumemi onlara ; 'bu resim bir bayanın sevgilisine aşkının kanıtı olarak sunduğu hediyeyi simgeliyor' der. Bu sırada Zoisite de hain planlar peşindedir.
Yumemi Usagi'yle yolda yürürken acaba Mamoru'yla mı gitmeyi tercih etseydin diye sorar.Usagi de ona olanları yanlış anladığını söyler.O sırada serginin olduğu sokakta birkaç kız Yumemi'nin çizdiği resmi görüp, ressamın ne kadar güzel olduğu yorumunu yaparlar.Usagi de Yumemi'ye ne kadar harika bir insan olduğunu söyler.Daha sonra Usagi eve gitmek için ressamın yanından ayrılır.
Sonunda Luna Usagi'yi bulabilmiştir. Asayı ona verir.Luna Usagi ile sorumsuzluk üzerine bir tartışmaya girişir Luna'nın sözleriyle kırılan Usagi koşarak uzaklaşır.Usagi soluklanmak için durduğunda asanın sinyal verdiğini görür.Sinyalin geldiği yer Yumemi'nin evidir.Usagi oraya varana kadar Zoisite çoktan gökkuşağı kristalini çıkarmış ve Yumemi'yi canavara çevirmiştir.

Usagi kızlara haber verir ve Ay Savaşçısı'na dönüşür.Canavarla tek başına mücadele etmeye çalışır.Yere düşer tam canavarın saldırısına uğrayacakken Smokinli Şovalye tarafından kurtarılır.Smokinli Şovalye'yi gören Zoisite kaçmaya başlar. Smokinli Şovalye peşinden gider.
Usagi tek başına kalır. Canavar ona doğru saldırı yaparken Mars Savaşçısı gelir ve saldırıyı önler. Yanında Merkür, Jüpiter Savaşçısı ve Luna da vardır.

Kızlar canavarla uğraşırken Smokinli Şovalyede Zoisite ile dövüşmektedir.Zoisite'nin saldırısıyla yaralanacağı sırada Ay Savaşçısı gelir ve ona yardım eder.

Smokinli Şovalye teşekkür edeceği sırada Ay Savaşçısı madalyonu yere düşürür.

O sırada Smokinli Şovalye'nin ağzından Prenses lafı çıkar.Bunu duyan Ay Savaşçısı ona prensesi tanıyıp tanımadığını sorar.Hiçbir şey bilmediğini ama isterse madalyonun onda kalabileceğini söyler.Madalyonu alan Ay Savaşçısı ondan geçen gün bulduğu gökkuşağı kristalini de ister.Smokinli Şovalye ise gökkuşağı kristallerinin kendisi için çok değerli olduğunu ve Ay Savaşçısında olan kristali de günü geldiğinde alacağını söyler.

Smokinli Şovalye oradan ayrılır ve Ay Savaşçısının aklına yenmemiş oldukları canavar gelir.Hemen kızların yanına gider ve canavarı iyileştirir.
Yumemi Usagi ve Mamoru'yu seriye davet etmiştir.Onlara yapmış olduğu resmi göstermek istemektedir.O sırada Usagi Yumemi'nin kendi portresini de asmış olduğunu görür. Yumemi artık saklanmaktan vazgeçmiştir.

29;
Spoiler:
029. Tam Bir Kargaşa! Bermuda Aşk Üçgeni
Hava durumunun %10 yağış ihtimali var dediği bir günde Makoto yağmura yakalanmış bir an önce eve gitmek için koşuyordur. Birine çarpar ve yere düşer.Çarptığı kişiye bağırmaya, dikkatli olmasını söylemeye başlar ve birden o kişinin Motoki olduğunu fark eder. Az önceki Makoto'dan eser kalmamıştır.
Motoki özür diler ama Makoto başka alemlerde, Motoki'nin sesini son sınıfta kalbini kıran aşkına benzetmekle meşguldür.
Motoki şemsiyesi olmadığı için Makoto'yu evine götürür.Yolda yürürken Motoki Makoto'nun aşçılığından bahseder, müsait olduğunda ondan kendisine bir şeyler pişirmesini ister.Motoki'ninn telefonunu, ev adresini ve sevdiği yemekleri öğrenir. O sırada yağmur da kesilir ama Makoto sesli bir şekilde yağmurun biraz daha yağmasını dilemektedir. Motoki okula uğraması gerektiğini söyler ve Makoto evine gitmek için yanından ayrılır. O sırada bir kadın ''Mamoru'nun bahsettiği yeni kız arkadaşın bu kız mı?'' diye sorar.
Daha sonra şaka yaptığını söyler.Motoki ise ona bu akşamki randevumuz iptal mi edildi de böyle giyindin diye sorar ve kadın işlerinin çok yoğun olduğunu söyleyerek ondan özür diler.
Motoki kadına henüz karar verip vermediğini, bu kararı bütün hayatını etkileyeceği için iyi düşünmesi gerektiğini söyler. Kadın kararsız olduğunu belirtir ve bu sırada gözünden bir damla yaş düşer.Motoki tam ne oldu diye soracakken Mamoru yanlarında belirir.
Kadın işim var diyerekten Mamoru ve Motoki'yi baş başa bırakır. İkisi bir kafeye geçerler ve erkek erkeğe dertleşirler. Motoki bayanın yani Reika'nın eğitim için Afrika'ya gidebilme ihtimalinden bahseder. Mamoru ise Motoki'ye ne hissettiğini sorar. Motoki onun yanında kalmasını istediğini ama geleceğine de engel olmak istemediğini anlatır.Ve birden Mamoru'ya tavada patatesli biftek ve pilav sevip sevmediğini sorar.Makoto'nun bir kaç gün sonra ona yemek pişirmeye geleceğini ve isterse onlara katılabileceğini söyler. Mamoru Mako kim diye sorar Usagi'nin arkadaşlarından biri olduğunu hatırlar ve Usagi'nin Motoki'ye karşı olan hislerini hatırlatır. Motoki ise onların çok sevimli kızlar olduğunu söylemesi üzerine Mamoru şaşırır. Çünkü Motoki başka birine yani Reika'ya aşıktır.
Motoki bu yanlış anlamayı hemen düzeltir. Onlara çocuk gözüyle baktığını söyler.Bunun üzerine Mamoru Rei'yi hatırlar.
Makoto Motoki'nin evine varmıştır. Ev çok dağınık olduğundan hemen temizliğe girişir. O sırada Motoki ve Reika'nın yan yana poz verdiği bir resmi fark eder. Kız kardeşi mi yoksa kız arkadaşı mı olduğunu anlamaya çalışır ve kız arkadaşı olduğunda karar kılar.
Okulda bir ağacın altında hayıflanirken Luna ve Usagi yanında belirir. Usagi derdini anlatmasını , onu dinleyeceğini, kalbini kimin kırdığını ona söylemesini ister. Makoto'nun ağzından Motoki kelimesinin çıkmasıyla Usagi hüsrana uğrar.
Kendisininde Motoki'yi sevdiğini söyler.Makoto bu duruma şaşırır çünkü Usagi'nin smokinli Şovalye'yi sevdiğini düşünmektedir.Usagi ikisinide sevdiğini belirtir. Usagi Motoki eğer Makoto'ya karşı bir şey hissetmiyorsa başka birini seviyordur diye aklından geçirir ve sevdiği kişinin kendisi olduğunu zanneder.
Makoto ise sevdiği kızın adının Reika olduğunu söyler.Hayıflanma sırası Usagi'dedir ama Makoto onu teselli eder, Motoki'nin kalbini kazanmaya çalışmalıyız der.Ve soluğu oyun salonunda alırlar.Arkalarında Mamoru belirir,dolunay surat ve iri kız lakapları ile onlarla dalga geçer.
Onlara Motoki'den vazgeçmelerini söyler.Motoki'nin onları küçük kız kardeşleri gibi gördüğünü anlatmaya çalışır.Usagi'yi kızdırır. Usagi de bu kızgınlıkla Motoki'ye aşkını itiraf etmeye gider ama bugün onun izin günü olduğunu öğrenir.
O sırada dışarıda Mamoru ağzından Reika yurt dışına eğitim görmeye gidebilir lafını kaçırınca Makoto'nun hışmına uğrar.
Zoisite kendine yeni hedef olarak Reika'yı belirlemiştir.Matoko da Reika'yı yurtdışında eğitim görmesi için ikna etmeye gitmiştir.Ona gidip gitmeyeceğini sorar. Motoki gitmemi istemezse gitmem der. Fakat Makoto ya aşkını ya eğitimi , ikisinden birini seçmek zorundasın der.
Usagi Makoto'nun yardımıyla Motoki'nin evini bulmaya çalışır.Ona yemek yapacaktır. Yolda giderken hayal alemine dalar.Motoki ona evlenme teklif ediyordur.Tam hayalinde onu öpecekken Makoto ona seslenir.
Geldiklerinde ev çok temizdir.Usagi evi Motoki'nin temizlediğini düşünür. Yemek yapmaya başlarlar.Güya yemeği Usagi yapacaktır Makoto'dan sadece yardım etmesini ister. Ama hiçbir şey yapmayı bilmiyordur. Ne soğan kesmeyi , ne pirinç yıkamayı...
Onlar orda yemek pişirmeye çalışırken bir telefon gelir. Reika Motoki'ye Afrikaya gitmek istediğini söylemektedir.Hemen Reika'nın yanına gider.Kızlar da evde Motoki'yi beklemektedir. Hava kararmıştır ama o hala gelmemiştir. Luna kızların yanlarına gider.O sırada Usagi'nin Ay Asası sinyal vermeye başlar. Bunun anlamı yakında bir yerlerde bir gökkuşağı kristali olduğudur.
Kızlar hemen dönüşür. Motoki de Reika'yı Zoisite'den korumaya çalışıyordur.Ama Zoisite onu etkisiz hale getirir.Reika'nın kristalini çıkarır ve onu bir canavara dönüştürür.
Zoisite gökkuşağı kristali benim diye sevinirken Smokinli Şovalye gelir ve hamlesiyle Zoisitedeki kristal yere düşer.
Ay Savaşçısı hayran hayran onu seyrederken canavar ona saldırır ama Jüpiter Savaşçısı canavarın saldırmak için kullandığı tek hücreli canlıları etkisiz hale getirir. Fakat canavar Jüpiter'in gök gürülüsü saldırısını bir tüpe hapsedip onlara karşı kullanır. Kızlar çaresiz beklerken Merkür Savaşçısı ve Mars Savaşçısı hamlelerini yaparlar.Son olarak Ay Savaşçısı yaratığı eski haline çevirir.
Zoisite küçük bir oyunla gökkuşağı kristalini ele geçirir.
Havaalanında Motoki Reika'yı uğurlamaktadır. Usagi ve Makoto da ordadır. Usagi Motoki'den vazgeçmeleri gerektiğini söylese de Makoto Reika'nın Afrikada yakışıklı sevgili bulabilme ihtimalinden bahseder. Ve Motoki benim kavgasına tutulurlar.
Hava durumunun %10 yağış ihtimali var dediği bir günde Makoto yağmura yakalanmış bir an önce eve gitmek için koşuyordur. Birine çarpar ve yere düşer.Çarptığı kişiye bağırmaya, dikkatli olmasını söylemeye başlar ve birden o kişinin Motoki olduğunu fark eder. Az önceki Makoto'dan eser kalmamıştır.

Motoki özür diler ama Makoto başka alemlerde, Motoki'nin sesini son sınıfta kalbini kıran aşkına benzetmekle meşguldür.
Motoki şemsiyesi olmadığı için Makoto'yu evine götürür.Yolda yürürken Motoki Makoto'nun aşçılığından bahseder, müsait olduğunda ondan kendisine bir şeyler pişirmesini ister.Motoki'ninn telefonunu, ev adresini ve sevdiği yemekleri öğrenir. O sırada yağmur da kesilir ama Makoto sesli bir şekilde yağmurun biraz daha yağmasını dilemektedir. Motoki okula uğraması gerektiğini söyler ve Makoto evine gitmek için yanından ayrılır. O sırada bir kadın ''Mamoru'nun bahsettiği yeni kız arkadaşın bu kız mı?'' diye sorar.

Daha sonra şaka yaptığını söyler.Motoki ise ona bu akşamki randevumuz iptal mi edildi de böyle giyindin diye sorar ve kadın işlerinin çok yoğun olduğunu söyleyerek ondan özür diler.
Motoki kadına henüz karar verip vermediğini, bu kararı bütün hayatını etkileyeceği için iyi düşünmesi gerektiğini söyler. Kadın kararsız olduğunu belirtir ve bu sırada gözünden bir damla yaş düşer.Motoki tam ne oldu diye soracakken Mamoru yanlarında belirir.
Kadın işim var diyerekten Mamoru ve Motoki'yi baş başa bırakır. İkisi bir kafeye geçerler ve erkek erkeğe dertleşirler. Motoki bayanın yani Reika'nın eğitim için Afrika'ya gidebilme ihtimalinden bahseder. Mamoru ise Motoki'ye ne hissettiğini sorar. Motoki onun yanında kalmasını istediğini ama geleceğine de engel olmak istemediğini anlatır.Ve birden Mamoru'ya tavada patatesli biftek ve pilav sevip sevmediğini sorar.Makoto'nun bir kaç gün sonra ona yemek pişirmeye geleceğini ve isterse onlara katılabileceğini söyler. Mamoru Mako kim diye sorar Usagi'nin arkadaşlarından biri olduğunu hatırlar ve Usagi'nin Motoki'ye karşı olan hislerini hatırlatır. Motoki ise onların çok sevimli kızlar olduğunu söylemesi üzerine Mamoru şaşırır. Çünkü Motoki başka birine yani Reika'ya aşıktır.

Motoki bu yanlış anlamayı hemen düzeltir. Onlara çocuk gözüyle baktığını söyler.Bunun üzerine Mamoru Rei'yi hatırlar.

Makoto Motoki'nin evine varmıştır. Ev çok dağınık olduğundan hemen temizliğe girişir. O sırada Motoki ve Reika'nın yan yana poz verdiği bir resmi fark eder. Kız kardeşi mi yoksa kız arkadaşı mı olduğunu anlamaya çalışır ve kız arkadaşı olduğunda karar kılar.

Okulda bir ağacın altında hayıflanirken Luna ve Usagi yanında belirir. Usagi derdini anlatmasını , onu dinleyeceğini, kalbini kimin kırdığını ona söylemesini ister. Makoto'nun ağzından Motoki kelimesinin çıkmasıyla Usagi hüsrana uğrar.

Kendisininde Motoki'yi sevdiğini söyler.Makoto bu duruma şaşırır çünkü Usagi'nin smokinli Şovalye'yi sevdiğini düşünmektedir.Usagi ikisinide sevdiğini belirtir. Usagi Motoki eğer Makoto'ya karşı bir şey hissetmiyorsa başka birini seviyordur diye aklından geçirir ve sevdiği kişinin kendisi olduğunu zanneder.

Makoto ise sevdiği kızın adının Reika olduğunu söyler.Hayıflanma sırası Usagi'dedir ama Makoto onu teselli eder, Motoki'nin kalbini kazanmaya çalışmalıyız der.Ve soluğu oyun salonunda alırlar.Arkalarında Mamoru belirir,dolunay surat ve iri kız lakapları ile onlarla dalga geçer.

Onlara Motoki'den vazgeçmelerini söyler.Motoki'nin onları küçük kız kardeşleri gibi gördüğünü anlatmaya çalışır.Usagi'yi kızdırır. Usagi de bu kızgınlıkla Motoki'ye aşkını itiraf etmeye gider ama bugün onun izin günü olduğunu öğrenir.
O sırada dışarıda Mamoru ağzından Reika yurt dışına eğitim görmeye gidebilir lafını kaçırınca Makoto'nun hışmına uğrar.

Zoisite kendine yeni hedef olarak Reika'yı belirlemiştir.Matoko da Reika'yı yurtdışında eğitim görmesi için ikna etmeye gitmiştir.Ona gidip gitmeyeceğini sorar. Motoki gitmemi istemezse gitmem der. Fakat Makoto ya aşkını ya eğitimi , ikisinden birini seçmek zorundasın der.
Usagi Makoto'nun yardımıyla Motoki'nin evini bulmaya çalışır.Ona yemek yapacaktır. Yolda giderken hayal alemine dalar.Motoki ona evlenme teklif ediyordur.Tam hayalinde onu öpecekken Makoto ona seslenir.

Geldiklerinde ev çok temizdir.Usagi evi Motoki'nin temizlediğini düşünür. Yemek yapmaya başlarlar.Güya yemeği Usagi yapacaktır Makoto'dan sadece yardım etmesini ister. Ama hiçbir şey yapmayı bilmiyordur. Ne soğan kesmeyi , ne pirinç yıkamayı...
Onlar orda yemek pişirmeye çalışırken bir telefon gelir. Reika Motoki'ye Afrikaya gitmek istediğini söylemektedir.Hemen Reika'nın yanına gider.Kızlar da evde Motoki'yi beklemektedir. Hava kararmıştır ama o hala gelmemiştir. Luna kızların yanlarına gider.O sırada Usagi'nin Ay Asası sinyal vermeye başlar. Bunun anlamı yakında bir yerlerde bir gökkuşağı kristali olduğudur.
Kızlar hemen dönüşür. Motoki de Reika'yı Zoisite'den korumaya çalışıyordur.Ama Zoisite onu etkisiz hale getirir.Reika'nın kristalini çıkarır ve onu bir canavara dönüştürür.

Zoisite gökkuşağı kristali benim diye sevinirken Smokinli Şovalye gelir ve hamlesiyle Zoisitedeki kristal yere düşer.
Ay Savaşçısı hayran hayran onu seyrederken canavar ona saldırır ama Jüpiter Savaşçısı canavarın saldırmak için kullandığı tek hücreli canlıları etkisiz hale getirir. Fakat canavar Jüpiter'in gök gürülüsü saldırısını bir tüpe hapsedip onlara karşı kullanır. Kızlar çaresiz beklerken Merkür Savaşçısı ve Mars Savaşçısı hamlelerini yaparlar.Son olarak Ay Savaşçısı yaratığı eski haline çevirir.
Zoisite küçük bir oyunla gökkuşağı kristalini ele geçirir.
Havaalanında Motoki Reika'yı uğurlamaktadır. Usagi ve Makoto da ordadır. Usagi Motoki'den vazgeçmeleri gerektiğini söylese de Makoto Reika'nın Afrikada yakışıklı sevgili bulabilme ihtimalinden bahseder. Ve Motoki benim kavgasına tutulurlar.

60 ve 61 i yapıyorum. 60 ve 61 i aynı arkadaş almış. 60 ı yapmış ve kabul edilmemiş. Düzeltme veya yeniden yapma çabasına da girişmemiş ve bunları Nisan ayında almış. Benim yapmam sorun teşkil etmez diye düşünüyorum
60 ;
Spoiler:
060. Melek mi? Şeytan mı? Gökten Düşen Gizemli Kız
Yeni bir düşman Tokyo simalarında belirmiştir. Efendileri Rubeus ve onun hizmetinde dört kadın. Amaçları gümüş kristali yok ekmektir ama ondan önce Tavşan'ı bulup öldürmeyi planlamaktadırlar.
Usagi Mamoruyla beraber mükemmel bir sandal gezintisi yapmıştır.Sandaldan ineceği sırada ayağı takılır, düşmek üzereyken Mamoru 'ya çarpar ve düşmekten kurtulur. Bu düşme tehlikesi yakınlaşmalarına sebep olur. Mamoru ve Usagi bu yakınlaşma sonrası öpüşürken Mamoru'nun kafasına bir şey düşer. Ama havayı bozmamak için ses çıkarmaz.Tam ne oluyor diye bakarken gökyüzünde bir patlama olur ve gökten inen pembe saçlı kız çocuğu Usagi'nin kafasına düşer.
Usagi yerde kız Mamoru'nun kucağındadır.
Usagi Mamoru'dan uzaklaş, nerden çıktın sorularını sorarken kız ona dönüp benim adım Usagi der.Usagi'ye adını ve niye saçını kendisi gibi topladığını sorar. Usagi bu saç stili Usagi Tsukino markasıdır asıl sen niye öyle topladın der. Böylece kız Usagi'nin adını öğrenmiş olur. Bir silah çıkarır ve Usagi'nin alnına dayar.Se Usagi Tsukino isen gümüş kristale de sahipsin ,onu hemen bana ver der. Mamoru ise şaka yapıyorsun, o sadece bir oyuncak gibilerinden laflar eder ama kız konuşursan Usagi'yi öldürürüm diye tehdit eder.
Usagi gümüş kristal ne, bilmiyorum desede kız kristalin onda olduğunda ısrarlıdır. Kız Usagi'nin ağzından laf alamayacağını anlayınca tetiği çeker ve Usagi yere düşer. Mamoru hemen yanına koşar. Ama doğru tahmindir o silah sadece bir oyuncaktır.
Mamoru kıza bağırırken onun çoktan gitmiş olduğunu farkeder. Usagi yorgun argın eve gelir ve doğru odasına girer. Fakat girmesiyle çıkması bir olmuştur. Hemen salona koşar ve Shingo diye bağırır. Çünkü odası darmadağındır ve bunu kardeşinin yaptığını düşünüyordur. Shingo'yu azarlarken yanında öğlenki gizemli kızı görür. Ve Mamoru ile yaptığı konuşmayı hatırlar.
Mamoru kızın gökten geldiğine emin olduğunu, gümüş kristali bile bildiğini ve tehlikeli olabileceğini söylemiştir.
O sırada annesi kuzenin Usagi bizimle yaşayacak der. Usagi küplere biner. O kızın insan olmadığını, hiç kuzeni olmadığını anlatmaya çalışsa da ailesi ona inanmaz. Çünkü herşey aleyhinedir. Her tarafta , her fotoğraf karesinde onlarla birlikte bu gizemli kız vardır.
Usagi bu olanlar karşısında şaşkına dönmüştür.Luna yanına gelir ve konuşmaları için işaret eder. Bir yandan banyo yapar bir yandan Luna ile olnaları konuşur.Luna kızda garip bir enerji sezinlemektedir. Usagi küvette baloncuklar oluştuğunu farkeder. Ne oluyor diye bakarken suyun içinden gizemli kız çıkar.Usagi ile gümüş kristali bana ver diye kavga eder.
Usagi yatağına yatmış Mamoru'yu hayal ederken yatağın içinden birden yine o kız çıkar.Usagi çığlığıyla herkesi ayaklandırır. Kıza defol odamdan diye bağırırken aesi de Usagi'ye kızar.Öte yandan düşmanda hala Tavşan'ı ve gümüş kristali aramaktadır.
Usagi evden aldığı bir resmi Rei'ye götürür. Kızlar da gelmiştir.Kızlar Rei'den şeytan ruh bulmasını beklerken Rei'nin Usagi'ye buldum kimonon senden daha hoş demesiyle kızlar yıkılır.
Rei kötü bir şey hissetmediğini söyler. Gizemli kız da gizli gizli onları izlemektedir.Rei'nin büyükbabası kızlara yiyecek bir şeyler götürürken dışardaki kızı farkeder. Kız Luna P değiş der ve o yanında taşıdığı tuhaf şey bir biberona dönüşür. Kızların çayına bu biberondan bir şeyler damlatır. Biberonu da büyükbabanın ağzına tıkar ve dede uykuya dalar.
Kızlar sohbet ederken büyükbaba gelir ve size bir şeyler getirdim der. Usagi hemen yemeye başlar. Usagi hariç herkes çayını içer ve içmeleriyle uykuya dalmaları bir olur.Usagi bu duruma çok şaşırır.Büyükbaba kapıya gelir, içeri bakar. Herkesin uykuya daldığını görünce birden Luna P olur yanında gizemli kızla birlikte. Kızları aramaya başlayacağı sırada Usagi Luna P yi uzaklaştırır ve kızı tutar. Çaylara uyku ilacı atmak ha diyerek kıza vurmaya başlar.
Kızdan hemen nerden geldiğini, kim olduğunu, neden gümüş kristali aradığını söylemesini ister.Kız ağlamaya başlar ve alnından devasa bir ışık çıkar.Usagi çok şaşırır. Düşman kadınlardan biri yanlarında belirir ve ''sonunda seni buldum küçük tavşan.'' der. BU kadın dört hayalet kız kardeşlerin en küçüğü Cooan'dır.
Kadın Usagi'ye bu açıklamaları yapar ve önce sen öleceksin diyerek ona saldırır. Bunu fırsat bilen gizemli küçük kız hemen ordan kaçar.Kadın da hemen peşinden gider.Usagi onun kötü olduğunu hisseder ve hemen dönüşür.
Kadın kızı yakalamıştır. O sırada küçük kızın dudaklarından yardım et anne bana sözleri dökülür ve alnındaki ay ışığı kaybolur. Düşman tam kıza saldıracakken Ay Savaşçısı arkalarında belirir. İkisi savaşmaya başlar. Ay Savaşçısını karanlık ateş çemberine hapseder ve kıza doğru yönelir. Ay Savaşçısı çemberden kurtulur ve kadının üzerine atlar. Kadın yüzümü kirletmeye nasıl cüret edersin, öl diyerek hamle yapar ama Smokinli Şovalye gülüyle bu hamleye engel olur. Küçük kızı kucağına alır. Ay Savaşısı da Ay Prensesi saldırısını yapar. Düşman geri çekilmek zorunda kalır.
Smokinli Şovalye kız kucağındayken tuhaf bir şey hisseder. Anlam veremediği bir şeyler görür.
Düşman Cooan , kendi bölgesine çekilmiş diğerlerine Ay Savaşçısı'nı ve Smokinli Şovalye'yi anlatmaktadır.
Usagi küçük kızı yatağına yatırmış başında beklemektedir. Ona eğer her şeyi önceden söyleseydin sana yardım edebilirdim der. Gece olan yine Luna'ya olmuştur.
Yeni bir düşman Tokyo simalarında belirmiştir. Efendileri Rubeus ve onun hizmetinde dört kadın. Amaçları gümüş kristali yok ekmektir ama ondan önce Tavşan'ı bulup öldürmeyi planlamaktadırlar.

Usagi Mamoruyla beraber mükemmel bir sandal gezintisi yapmıştır.Sandaldan ineceği sırada ayağı takılır, düşmek üzereyken Mamoru 'ya çarpar ve düşmekten kurtulur. Bu düşme tehlikesi yakınlaşmalarına sebep olur. Mamoru ve Usagi bu yakınlaşma sonrası öpüşürken Mamoru'nun kafasına bir şey düşer. Ama havayı bozmamak için ses çıkarmaz.Tam ne oluyor diye bakarken gökyüzünde bir patlama olur ve gökten inen pembe saçlı kız çocuğu Usagi'nin kafasına düşer.

Usagi yerde kız Mamoru'nun kucağındadır.

Usagi Mamoru'dan uzaklaş, nerden çıktın sorularını sorarken kız ona dönüp benim adım Usagi der.Usagi'ye adını ve niye saçını kendisi gibi topladığını sorar. Usagi bu saç stili Usagi Tsukino markasıdır asıl sen niye öyle topladın der. Böylece kız Usagi'nin adını öğrenmiş olur. Bir silah çıkarır ve Usagi'nin alnına dayar.Se Usagi Tsukino isen gümüş kristale de sahipsin ,onu hemen bana ver der. Mamoru ise şaka yapıyorsun, o sadece bir oyuncak gibilerinden laflar eder ama kız konuşursan Usagi'yi öldürürüm diye tehdit eder.
Usagi gümüş kristal ne, bilmiyorum desede kız kristalin onda olduğunda ısrarlıdır. Kız Usagi'nin ağzından laf alamayacağını anlayınca tetiği çeker ve Usagi yere düşer. Mamoru hemen yanına koşar. Ama doğru tahmindir o silah sadece bir oyuncaktır.

Mamoru kıza bağırırken onun çoktan gitmiş olduğunu farkeder. Usagi yorgun argın eve gelir ve doğru odasına girer. Fakat girmesiyle çıkması bir olmuştur. Hemen salona koşar ve Shingo diye bağırır. Çünkü odası darmadağındır ve bunu kardeşinin yaptığını düşünüyordur. Shingo'yu azarlarken yanında öğlenki gizemli kızı görür. Ve Mamoru ile yaptığı konuşmayı hatırlar.
Mamoru kızın gökten geldiğine emin olduğunu, gümüş kristali bile bildiğini ve tehlikeli olabileceğini söylemiştir.
O sırada annesi kuzenin Usagi bizimle yaşayacak der. Usagi küplere biner. O kızın insan olmadığını, hiç kuzeni olmadığını anlatmaya çalışsa da ailesi ona inanmaz. Çünkü herşey aleyhinedir. Her tarafta , her fotoğraf karesinde onlarla birlikte bu gizemli kız vardır.

Usagi bu olanlar karşısında şaşkına dönmüştür.Luna yanına gelir ve konuşmaları için işaret eder. Bir yandan banyo yapar bir yandan Luna ile olnaları konuşur.Luna kızda garip bir enerji sezinlemektedir. Usagi küvette baloncuklar oluştuğunu farkeder. Ne oluyor diye bakarken suyun içinden gizemli kız çıkar.Usagi ile gümüş kristali bana ver diye kavga eder.

Usagi yatağına yatmış Mamoru'yu hayal ederken yatağın içinden birden yine o kız çıkar.Usagi çığlığıyla herkesi ayaklandırır. Kıza defol odamdan diye bağırırken aesi de Usagi'ye kızar.Öte yandan düşmanda hala Tavşan'ı ve gümüş kristali aramaktadır.
Usagi evden aldığı bir resmi Rei'ye götürür. Kızlar da gelmiştir.Kızlar Rei'den şeytan ruh bulmasını beklerken Rei'nin Usagi'ye buldum kimonon senden daha hoş demesiyle kızlar yıkılır.

Rei kötü bir şey hissetmediğini söyler. Gizemli kız da gizli gizli onları izlemektedir.Rei'nin büyükbabası kızlara yiyecek bir şeyler götürürken dışardaki kızı farkeder. Kız Luna P değiş der ve o yanında taşıdığı tuhaf şey bir biberona dönüşür. Kızların çayına bu biberondan bir şeyler damlatır. Biberonu da büyükbabanın ağzına tıkar ve dede uykuya dalar.
Kızlar sohbet ederken büyükbaba gelir ve size bir şeyler getirdim der. Usagi hemen yemeye başlar. Usagi hariç herkes çayını içer ve içmeleriyle uykuya dalmaları bir olur.Usagi bu duruma çok şaşırır.Büyükbaba kapıya gelir, içeri bakar. Herkesin uykuya daldığını görünce birden Luna P olur yanında gizemli kızla birlikte. Kızları aramaya başlayacağı sırada Usagi Luna P yi uzaklaştırır ve kızı tutar. Çaylara uyku ilacı atmak ha diyerek kıza vurmaya başlar.

Kızdan hemen nerden geldiğini, kim olduğunu, neden gümüş kristali aradığını söylemesini ister.Kız ağlamaya başlar ve alnından devasa bir ışık çıkar.Usagi çok şaşırır. Düşman kadınlardan biri yanlarında belirir ve ''sonunda seni buldum küçük tavşan.'' der. BU kadın dört hayalet kız kardeşlerin en küçüğü Cooan'dır.

Kadın Usagi'ye bu açıklamaları yapar ve önce sen öleceksin diyerek ona saldırır. Bunu fırsat bilen gizemli küçük kız hemen ordan kaçar.Kadın da hemen peşinden gider.Usagi onun kötü olduğunu hisseder ve hemen dönüşür.
Kadın kızı yakalamıştır. O sırada küçük kızın dudaklarından yardım et anne bana sözleri dökülür ve alnındaki ay ışığı kaybolur. Düşman tam kıza saldıracakken Ay Savaşçısı arkalarında belirir. İkisi savaşmaya başlar. Ay Savaşçısını karanlık ateş çemberine hapseder ve kıza doğru yönelir. Ay Savaşçısı çemberden kurtulur ve kadının üzerine atlar. Kadın yüzümü kirletmeye nasıl cüret edersin, öl diyerek hamle yapar ama Smokinli Şovalye gülüyle bu hamleye engel olur. Küçük kızı kucağına alır. Ay Savaşısı da Ay Prensesi saldırısını yapar. Düşman geri çekilmek zorunda kalır.
Smokinli Şovalye kız kucağındayken tuhaf bir şey hisseder. Anlam veremediği bir şeyler görür.

Düşman Cooan , kendi bölgesine çekilmiş diğerlerine Ay Savaşçısı'nı ve Smokinli Şovalye'yi anlatmaktadır.

Usagi küçük kızı yatağına yatırmış başında beklemektedir. Ona eğer her şeyi önceden söyleseydin sana yardım edebilirdim der. Gece olan yine Luna'ya olmuştur.


Jeremy bu kadar tatlı olma! Bebeğimi gölgeliyorsun:(
Dünyamın 8. harikasına giden yol...

Bölüm 146
Juban Şehrinde Tatil! Kaygısız Prenses
Ametis Krallığı’ndan Prenses Rubina Japonya’ya ziyarete gelmiştir. Haberlerde prensesin soğuk algınlığına yakalandığı söylenir. Diana gelecekteki kral ve kraliçenin her ciddi merasim öncesi ateşelri çıktığını ama endişelenecek bir şey olmadığını söyle Luna’ya çünkü merasimler bitince ateşleri de düşüyordur hep. Luna Kral’ın da bunu yapmasına çok şaşırır.
Usagi bütün harçlığını bitirmiştim para alabilmek için annesine getir götür işlerinde yardım eder. Bir kucak dolusu kitabı güçlükle söylene söylene taşıyordur. Chibiusa’dan yardım ister ama Chibiusa kabul etmez. Ancak alacağı parayı yarı yarıya paylaşacaklarsa yardım edecektir. Didişmeye başlarlar, Usagi Chibiusa’ya ztaen parası olduğu için en azından birini olsun taşımada yardım etmesinde ısrar ederken Chibiusa da hayır der durur.
Birden bir kız aralarına girip durdurur onları.
Kavganın sevimli kızlara yakışmadığını bir şekilde bunu halledeceğini söyler ve oradan geçen iki adamı durdurup eşyaları onlar için taşımalarını rica eder. Chibiusa ve Usagi çok şaşırmışlardır birden koşarak uzaklaşmaya başlarla hiç gereği yok diyerek.
Usagi ve Chibiusa festivale gitmek içim evden çıkmak üzeredirler, kimonolarını falan da giymişlerdir. Kapıyı açtıklarında karşılarında gün içinde karşılaştıkları kızı görürler. Kız gülümseyerek kendisini tanıtır, adı Rubina’dır. USagi de kendini tanıtır. Kız kendisine aldırmayıp yollarına devam etmelerini söyler. Kızların kafası karışmıştır.
Üçü birlikte festival alanına giderler. Rubina her şeyden büyük keyif alırken Chibiusa ve Usagi de şüpheli şüpheli Rubina’ya bakar durur festival süresince. Bakmadıkları bir anda Rubina’yı kaybederler. Kız başka bir yerde yürürken bir çocuğun “ Bana balon al!” diye bağırmalarını duyar. Bir çocuk annesini balon alması için ikna etmeye çalışmaktadır. Anıları canlanır Rubina’nın Ametis Krallığının Prensesi olduğu için hiçbir zaman istediği gibi özgür hareket edememiş istediklerini yapamamıştır. Baloncunun elinden bir balon alır ve çocuğa uzatır.
Çocuk balonu alıp uzaklaşır. Başka bir çocuk bir şeyler isteyen gözlerle Rubina’ya bakıyordur. Rubina ona da bir balon verir çevredeki diğer çocuklar da istemeye başlar ve Rubina da balonları dağıtmaya başlar.. ta ki baloncu balonların tutarını ödemesini isteyene kadar… baloncunun neden sözettiğini anlamayan Rubina ona da bir balon uzatır.
Baloncu bu duruma çok sinirlenir bağırmaya başalar. Tam bu sırada Chibiusa ve Usagi oraya gelmişlerdir kalabalığı geçip Rubina’ya ulaşmaya çalışırlar. Baloncu çok sinirlidir Rubina’ya vurmak için elini kaldırır. Bir adam (kılık değiştirmiş olan Şahingöz) baloncunun bileğinden yakalar ve yere fırlatır onu. Adam Rubina’ya dünyada bir şey almak için para denilen bir şey kullanmaları gerektiğini söyler ve kulağına “Prenses Rubina” diye hitap eder. Bunun üzerinde Rubina adamı birden ittirir, onu geri getirtmek için gönderilen biri olduğunu düşünür. (prenses çok sıkıldığı ve biraz özgür kalabilmek için kaldığı yerden kaçmıştır gizlice) ve Rubina koşarak uzaklaşır oradan.
Chibiusa ve Usagi Rubina’yı gene gözden kaybetmişlerdir. Heryerde onu aramaya devam ederler. Kediler ve Mamoru Rubina’yı bulur. Mamoru Rubina’ya kaçmasına gerek olmadığını, kendisinin onun peşine taktıkları biri olmadığını ve biraz eğlendikten sonra otele dönmesinin daha iyi olacağını söyler. Özgürlüğe ne kadar susamış olduğunu anlıyordur ama Rubina onun için arkasından endişelenenlerin ne halde olduklarını da düşünmelidir.
Usagi ve Chibiusa da oraya ulaşırlar. Havai Fişek gösterisi başlamak üzeredir hep beraber izlemeye giderler. Mamoru yapacak işleri olduğunu söyleyerek onlara katılmaz. Gösteri sırasında Rubina düşüncelidir. Kızlar ise hayran hayran izler gösteriyi..
kızlar biraz önlere gitmeyi önerip ayaklanır. Rubina da onların peşinden gitmek için ayağa kalkar ama duyduğu bir sesle duraklar. Şahingöz Rubina’ya onun güzelliğinin eşi benzeri olmadığını söyler. Kızlar ise Rubina’nın onlarla olmadığını fark edip daha önce oturdukları yere baktıklarında kimseyi göremezler. Rubina ortadan kaybolmuştur.
Rubina Şahingöz’e kendi hükümetleri için mi çalıştığını sorar eğer öyleyse endişelenmelerine gerek olmadığını havai fişek gösterisini izledikten sonra otele döneceğini söyler. Adam güler ve kılık değiştirip Şahingöz olur. Rubina’nın düşler aynasını çıkartır ve Pegasus’u aramaya başlar.
Çığlıkları duyan Usagi ve Chibiusa hemen oraya giderler ve durumu görünce dönüşürler. Pegasus’u bulamayınca sinirlenen Şahingöz Rubina’yı öldürmek ister Sailor Moon ve Sailor Chibi Moon bilindik girişleriyle araya girer. Şahingöz Remless’ini çağırır. Top şeklinde oldukça tuhaf bir canavardır Şahingöz onu dürtene kadar gevezelik eder. Daha sonra da üzerine bir fil çıksa bile asla kırılmayacağını söyler ve beraberindeki fill topun üzerine çıkar ve bir süre sonra kırılır.d
Canavar saldırıya geçer, savuşturmaya çalışırken Sailormoon ve chibimoon topun üzerinde ordan oraya koştururken bulurlar kendilerini. Canavar Rubina’nın üzerine doğru onu ezmek için yuvarlanıyordur. Kırmızı bir gül ile Smokinli Şövalye müdahale eder duruma ama bu bir işe yaramaz. Asasını bilardo sopası gibi kullanarak durdurur top şeklindeki canavarı ve Rubina’yı ve savaşçıları kurtarır. Sailormoon ve Chibimoon saldırıları ile canavarı yok eder.
Her şey normale dönmüştür. Rubina’yı otele bırakırlar. Rubina onlara gün için çok teşekkür eder.
Bölüm 147
Kaçınılmaz Partner mi? Makoto’nun Masumiyeti
Kötü üçlü sürekli gezegen savaşçılarına yenildikleri ve pegasus’u bulamadıkları için efendilerinden azar işitir. Kaplangözü Bu seferki hedeflerin hepsini tek başına halledeceğini söyler.
ayrılırken hedef kartlarından birini düşürür. Kartta Makoto’nun resmi vardır.
Herkes üniversite şenliğine katılmak için çok şık giyinmiş bir halde buluşmuştur. Kızlar spor salonunda yapılacak dans için çok heyecanlıdır. Birçok ilişki bu dans partilerindeki partnerlikten doğmuştur içlerinde evlenen bile vardır. üniversite şenliği bu dans partisi ile ünlüdür.
Partide;
Herkes neşe içinde dans etmektedir. Makoto bir kenarda sessizce dans edenleri izlerken Ami gelir pek mutlu görünmediğini söyler. Makoto da çok uzun olduğu için kimsenin dansa çağırmadığından söz eder. Ami onu dansa kaldırır, birlikte dans etmeye başlarlar. Makoto çok güzel dans ediyordur bir anda partideki herkes bir kenara çekilmiş ikisinin dansını izlemeye başlarlar.
İnsan formundaki Kaplangözü dans salonuna girer bu sırada ve danseden ikiliyi görür Makoto’nun oldukça iyi olduğunu düşünür. Elindeki hedeflerin resimlerinin bulunduğu destede olmadığını ama gene de ondan yararlanmayı düşünür. Müziği durdurur ve Makoto’dan onunla dans etmesini ister. Uyum içinde dans etmeye başlarlar.. Makoto rüyada gibidir. Böyle bir sevgilim olsaydı harika olurdu diye düşünür.
Dans bitince birsürü kız adamın etrafını sarar dans etmek istediklerini söyleyerek. Kaplangözü durumu bir karidesle birsürü büyük balık yakalamaya benzetir, hedefleri onun etrafını sarmıştır. Makoto adama bir kez daha dans edip edemeyeceklerini sorar. “Senin için de uygunsa neden olmasın..?” cevabını alır. Adam sonra görüşürüz diye ekleyerek etrafındaki kalabalık kız grubuyla uzaklaşır. Makoto çok etkilenmiştir. Kızlar ve mamoru kafede dondurmalarını yerken Makoto’nun o danstan beri spor salonundan hiç çıkmadığından sözederler. O adamla tekrar dans edene kadar çıkmama kararı almıştır. Ne yaptığına bakmaya giderler hep beraber. Dans partisinin bittiği anons edilirken Makoto hala beklemektedir, Chibiusa da yanındadır. Bu sırada kaplangözü etrafındaki kalabalık kız grubuyla salondan çıkar. Makoto'nun hala beklediğini görünce biraz şaşırır. Chibiusa bunca zamandır Makoto’yu beklettiği için adama kızar. Kaplangözü hala etrafındaki kızlara verdiği sözü yerine getirdiğini söyleyince Makoto işi bitene kadar bekleyeceğini söyler. Kaplangözünün canını sıkar bu durum elindeki destede olmayan biri ile ilgilenmeye vakti yoktur çünkü. Sonra görüşürüz diyerek uzaklaşır oradan. Kızlar adamın ne kadar insafsız olduğunu söylediklerinde Makoto hemen savunmaya geçer. Kendisni hatırladığını ve onunla konuşmak için geldiğini söyler. Şenlik ertesi gün de devam edeceği için eve gitmeyi önerdiklerinde Makoto biraz daha orda kalacağını onsuz gitmelerini söyler.
Usagilerin evinde ;
Chibiusa Pegasus’a Makoto’nun daha bugün gördüğü birine karşı nasıl bu kadar istekli olduğunu sorar. Pegasus duygularda zamanın önemi olmadığını söyler. Karşısına mükemmel biri çıktığında ilk görüşte aşık olunabileceğini anlatır. Ve insanın gözünün aşkından başka bir şeyi görmediği zamanlar olduğundan söz eder.. Bu sırada Usagi’nin Chibiusa’ya seslendiğini duyarlar.
Makoto hala eve dönmemiştir. Mamoru ile birlikte ona bakmaya giderler, hala bıraktıkları yerde o adamı beklerken bulurlar. Usagi neden hala beklediğini sorar, Makoto da eğer gelip de beni burda bulamasaydı çok pişman olacaktım diye cevap verir. Bu Makoto’nun hayalidir: Süslü bir elbise giyip mükemmel bir prensle dans etmek. Ve hayali gerçekleşmiştir.. Prensini elinden kaçırırsa ömür boyu pişmanlık duyacağını söyler. Rei gene de tüm gece onu beklerse güçsüz düşeceğini söyler.. diğer kızlar da gelmişlerdir oraya ve onunla beraber bekleyeceklerini, onu yalnız bırakmayacaklarını söylerler.
Ertesi gün; 12. Bayanlar Müsabakası Büyük Ödülü’nü kazanan sahnede duyurulmaktadır. Kazanan kişi insan formundaki Balık Gözü’dür. Bunu gören Kaplan Gözü sinirlenir. Barda düşürdüğü hedef kartını vermeye gelmiştir ama sonra aklından çıkmıştır bu. Onlar bunları konuşurken Usagi ve Chibiusa çalıların arkasından izlemektedir. Kaplan Gözü kafasına koyarsa on yirmi kadının lafı bile olmayacağını kimsenin onu reddedemeyeceği ile ilgili şeyler söylediğini de duyan Usagi çok sinirlenir adam tam bir zamparadır. Engel olmak istediklerinde bulamazlar.
Kızlar bekledikleri yerde uyuklamaktadırlar . Kaplan Gözü oraya varınca uyanırlar. Makoto ve Kaplan Gözü beraber uzaklaşırlar. Bu arada adam iltifatlarına başlamıştır çoktan.. bir yandan da kızı seçen kendisiyken niye bu kadar heyecanlandığını sorgulamaktadır.
Makoto’nun beklerken ona inandığını falan söylemesine ise çok şaşırır. Kızın nasıl bu kadar güvenebildiğine şaşırır.. birden Balık Gözü ortaya çıkar sinirlenmiştir. Ne yaptığını sanıyorsun diye söylenir. Asıl formuna dönüşerek Makoto’nun düşler aynasını çıkartır. Makoto’ya doğru koşmak isteyen Rei, Minako ve Ami’yi üzerlerine ağ atarak durdurur. Prensinin aslında düşmanlarından biri olduğunu öğrenen Makoto büyük hayal kırıklığı yaşar. Kaplan Gözü Pegasus’u aramaya başlar çığlıkları duyan Usagi ve Chibiusa da hemen dönüşürler.
Pegasus’u gene bulamamışlardır, kızlardan kurtulup gidecekken Sailormoon ve Chibimoon girişlerini yapar. Kaplan Gözü ordan gider, geride kalan Balık Gözü de Remless’ini çağırır ve o da gider. Ağlardan kurtulan kızlar Makoto’yu ordan uzaklaştırırlar ve Remless saldırıya başlar. Canavar Sailormoon ve Chibimoon’a zor anlar yaşatır onları köşeye sıkıştırır.
Kızların yanındaki Makoto da bunları izlemektedir.
Canavar son hamlesini yapmaya çalışırken dönüşür ve saldırısı ile canavarı durdurur.
Sailormoon ve Chibimoon da saldırıları ile yok ederler.
Spoiler:
Juban Şehrinde Tatil! Kaygısız Prenses
Ametis Krallığı’ndan Prenses Rubina Japonya’ya ziyarete gelmiştir. Haberlerde prensesin soğuk algınlığına yakalandığı söylenir. Diana gelecekteki kral ve kraliçenin her ciddi merasim öncesi ateşelri çıktığını ama endişelenecek bir şey olmadığını söyle Luna’ya çünkü merasimler bitince ateşleri de düşüyordur hep. Luna Kral’ın da bunu yapmasına çok şaşırır.
Usagi bütün harçlığını bitirmiştim para alabilmek için annesine getir götür işlerinde yardım eder. Bir kucak dolusu kitabı güçlükle söylene söylene taşıyordur. Chibiusa’dan yardım ister ama Chibiusa kabul etmez. Ancak alacağı parayı yarı yarıya paylaşacaklarsa yardım edecektir. Didişmeye başlarlar, Usagi Chibiusa’ya ztaen parası olduğu için en azından birini olsun taşımada yardım etmesinde ısrar ederken Chibiusa da hayır der durur.
Birden bir kız aralarına girip durdurur onları.

Kavganın sevimli kızlara yakışmadığını bir şekilde bunu halledeceğini söyler ve oradan geçen iki adamı durdurup eşyaları onlar için taşımalarını rica eder. Chibiusa ve Usagi çok şaşırmışlardır birden koşarak uzaklaşmaya başlarla hiç gereği yok diyerek.
Usagi ve Chibiusa festivale gitmek içim evden çıkmak üzeredirler, kimonolarını falan da giymişlerdir. Kapıyı açtıklarında karşılarında gün içinde karşılaştıkları kızı görürler. Kız gülümseyerek kendisini tanıtır, adı Rubina’dır. USagi de kendini tanıtır. Kız kendisine aldırmayıp yollarına devam etmelerini söyler. Kızların kafası karışmıştır.

Üçü birlikte festival alanına giderler. Rubina her şeyden büyük keyif alırken Chibiusa ve Usagi de şüpheli şüpheli Rubina’ya bakar durur festival süresince. Bakmadıkları bir anda Rubina’yı kaybederler. Kız başka bir yerde yürürken bir çocuğun “ Bana balon al!” diye bağırmalarını duyar. Bir çocuk annesini balon alması için ikna etmeye çalışmaktadır. Anıları canlanır Rubina’nın Ametis Krallığının Prensesi olduğu için hiçbir zaman istediği gibi özgür hareket edememiş istediklerini yapamamıştır. Baloncunun elinden bir balon alır ve çocuğa uzatır.

Çocuk balonu alıp uzaklaşır. Başka bir çocuk bir şeyler isteyen gözlerle Rubina’ya bakıyordur. Rubina ona da bir balon verir çevredeki diğer çocuklar da istemeye başlar ve Rubina da balonları dağıtmaya başlar.. ta ki baloncu balonların tutarını ödemesini isteyene kadar… baloncunun neden sözettiğini anlamayan Rubina ona da bir balon uzatır.

Baloncu bu duruma çok sinirlenir bağırmaya başalar. Tam bu sırada Chibiusa ve Usagi oraya gelmişlerdir kalabalığı geçip Rubina’ya ulaşmaya çalışırlar. Baloncu çok sinirlidir Rubina’ya vurmak için elini kaldırır. Bir adam (kılık değiştirmiş olan Şahingöz) baloncunun bileğinden yakalar ve yere fırlatır onu. Adam Rubina’ya dünyada bir şey almak için para denilen bir şey kullanmaları gerektiğini söyler ve kulağına “Prenses Rubina” diye hitap eder. Bunun üzerinde Rubina adamı birden ittirir, onu geri getirtmek için gönderilen biri olduğunu düşünür. (prenses çok sıkıldığı ve biraz özgür kalabilmek için kaldığı yerden kaçmıştır gizlice) ve Rubina koşarak uzaklaşır oradan.

Chibiusa ve Usagi Rubina’yı gene gözden kaybetmişlerdir. Heryerde onu aramaya devam ederler. Kediler ve Mamoru Rubina’yı bulur. Mamoru Rubina’ya kaçmasına gerek olmadığını, kendisinin onun peşine taktıkları biri olmadığını ve biraz eğlendikten sonra otele dönmesinin daha iyi olacağını söyler. Özgürlüğe ne kadar susamış olduğunu anlıyordur ama Rubina onun için arkasından endişelenenlerin ne halde olduklarını da düşünmelidir.
Usagi ve Chibiusa da oraya ulaşırlar. Havai Fişek gösterisi başlamak üzeredir hep beraber izlemeye giderler. Mamoru yapacak işleri olduğunu söyleyerek onlara katılmaz. Gösteri sırasında Rubina düşüncelidir. Kızlar ise hayran hayran izler gösteriyi..

kızlar biraz önlere gitmeyi önerip ayaklanır. Rubina da onların peşinden gitmek için ayağa kalkar ama duyduğu bir sesle duraklar. Şahingöz Rubina’ya onun güzelliğinin eşi benzeri olmadığını söyler. Kızlar ise Rubina’nın onlarla olmadığını fark edip daha önce oturdukları yere baktıklarında kimseyi göremezler. Rubina ortadan kaybolmuştur.
Rubina Şahingöz’e kendi hükümetleri için mi çalıştığını sorar eğer öyleyse endişelenmelerine gerek olmadığını havai fişek gösterisini izledikten sonra otele döneceğini söyler. Adam güler ve kılık değiştirip Şahingöz olur. Rubina’nın düşler aynasını çıkartır ve Pegasus’u aramaya başlar.

Çığlıkları duyan Usagi ve Chibiusa hemen oraya giderler ve durumu görünce dönüşürler. Pegasus’u bulamayınca sinirlenen Şahingöz Rubina’yı öldürmek ister Sailor Moon ve Sailor Chibi Moon bilindik girişleriyle araya girer. Şahingöz Remless’ini çağırır. Top şeklinde oldukça tuhaf bir canavardır Şahingöz onu dürtene kadar gevezelik eder. Daha sonra da üzerine bir fil çıksa bile asla kırılmayacağını söyler ve beraberindeki fill topun üzerine çıkar ve bir süre sonra kırılır.d

Canavar saldırıya geçer, savuşturmaya çalışırken Sailormoon ve chibimoon topun üzerinde ordan oraya koştururken bulurlar kendilerini. Canavar Rubina’nın üzerine doğru onu ezmek için yuvarlanıyordur. Kırmızı bir gül ile Smokinli Şövalye müdahale eder duruma ama bu bir işe yaramaz. Asasını bilardo sopası gibi kullanarak durdurur top şeklindeki canavarı ve Rubina’yı ve savaşçıları kurtarır. Sailormoon ve Chibimoon saldırıları ile canavarı yok eder.

Her şey normale dönmüştür. Rubina’yı otele bırakırlar. Rubina onlara gün için çok teşekkür eder.
Bölüm 147
Spoiler:
Kaçınılmaz Partner mi? Makoto’nun Masumiyeti
Kötü üçlü sürekli gezegen savaşçılarına yenildikleri ve pegasus’u bulamadıkları için efendilerinden azar işitir. Kaplangözü Bu seferki hedeflerin hepsini tek başına halledeceğini söyler.

ayrılırken hedef kartlarından birini düşürür. Kartta Makoto’nun resmi vardır.

Herkes üniversite şenliğine katılmak için çok şık giyinmiş bir halde buluşmuştur. Kızlar spor salonunda yapılacak dans için çok heyecanlıdır. Birçok ilişki bu dans partilerindeki partnerlikten doğmuştur içlerinde evlenen bile vardır. üniversite şenliği bu dans partisi ile ünlüdür.

Partide;
Herkes neşe içinde dans etmektedir. Makoto bir kenarda sessizce dans edenleri izlerken Ami gelir pek mutlu görünmediğini söyler. Makoto da çok uzun olduğu için kimsenin dansa çağırmadığından söz eder. Ami onu dansa kaldırır, birlikte dans etmeye başlarlar. Makoto çok güzel dans ediyordur bir anda partideki herkes bir kenara çekilmiş ikisinin dansını izlemeye başlarlar.

İnsan formundaki Kaplangözü dans salonuna girer bu sırada ve danseden ikiliyi görür Makoto’nun oldukça iyi olduğunu düşünür. Elindeki hedeflerin resimlerinin bulunduğu destede olmadığını ama gene de ondan yararlanmayı düşünür. Müziği durdurur ve Makoto’dan onunla dans etmesini ister. Uyum içinde dans etmeye başlarlar.. Makoto rüyada gibidir. Böyle bir sevgilim olsaydı harika olurdu diye düşünür.

Dans bitince birsürü kız adamın etrafını sarar dans etmek istediklerini söyleyerek. Kaplangözü durumu bir karidesle birsürü büyük balık yakalamaya benzetir, hedefleri onun etrafını sarmıştır. Makoto adama bir kez daha dans edip edemeyeceklerini sorar. “Senin için de uygunsa neden olmasın..?” cevabını alır. Adam sonra görüşürüz diye ekleyerek etrafındaki kalabalık kız grubuyla uzaklaşır. Makoto çok etkilenmiştir. Kızlar ve mamoru kafede dondurmalarını yerken Makoto’nun o danstan beri spor salonundan hiç çıkmadığından sözederler. O adamla tekrar dans edene kadar çıkmama kararı almıştır. Ne yaptığına bakmaya giderler hep beraber. Dans partisinin bittiği anons edilirken Makoto hala beklemektedir, Chibiusa da yanındadır. Bu sırada kaplangözü etrafındaki kalabalık kız grubuyla salondan çıkar. Makoto'nun hala beklediğini görünce biraz şaşırır. Chibiusa bunca zamandır Makoto’yu beklettiği için adama kızar. Kaplangözü hala etrafındaki kızlara verdiği sözü yerine getirdiğini söyleyince Makoto işi bitene kadar bekleyeceğini söyler. Kaplangözünün canını sıkar bu durum elindeki destede olmayan biri ile ilgilenmeye vakti yoktur çünkü. Sonra görüşürüz diyerek uzaklaşır oradan. Kızlar adamın ne kadar insafsız olduğunu söylediklerinde Makoto hemen savunmaya geçer. Kendisni hatırladığını ve onunla konuşmak için geldiğini söyler. Şenlik ertesi gün de devam edeceği için eve gitmeyi önerdiklerinde Makoto biraz daha orda kalacağını onsuz gitmelerini söyler.
Usagilerin evinde ;
Chibiusa Pegasus’a Makoto’nun daha bugün gördüğü birine karşı nasıl bu kadar istekli olduğunu sorar. Pegasus duygularda zamanın önemi olmadığını söyler. Karşısına mükemmel biri çıktığında ilk görüşte aşık olunabileceğini anlatır. Ve insanın gözünün aşkından başka bir şeyi görmediği zamanlar olduğundan söz eder.. Bu sırada Usagi’nin Chibiusa’ya seslendiğini duyarlar.
Makoto hala eve dönmemiştir. Mamoru ile birlikte ona bakmaya giderler, hala bıraktıkları yerde o adamı beklerken bulurlar. Usagi neden hala beklediğini sorar, Makoto da eğer gelip de beni burda bulamasaydı çok pişman olacaktım diye cevap verir. Bu Makoto’nun hayalidir: Süslü bir elbise giyip mükemmel bir prensle dans etmek. Ve hayali gerçekleşmiştir.. Prensini elinden kaçırırsa ömür boyu pişmanlık duyacağını söyler. Rei gene de tüm gece onu beklerse güçsüz düşeceğini söyler.. diğer kızlar da gelmişlerdir oraya ve onunla beraber bekleyeceklerini, onu yalnız bırakmayacaklarını söylerler.

Ertesi gün; 12. Bayanlar Müsabakası Büyük Ödülü’nü kazanan sahnede duyurulmaktadır. Kazanan kişi insan formundaki Balık Gözü’dür. Bunu gören Kaplan Gözü sinirlenir. Barda düşürdüğü hedef kartını vermeye gelmiştir ama sonra aklından çıkmıştır bu. Onlar bunları konuşurken Usagi ve Chibiusa çalıların arkasından izlemektedir. Kaplan Gözü kafasına koyarsa on yirmi kadının lafı bile olmayacağını kimsenin onu reddedemeyeceği ile ilgili şeyler söylediğini de duyan Usagi çok sinirlenir adam tam bir zamparadır. Engel olmak istediklerinde bulamazlar.

Kızlar bekledikleri yerde uyuklamaktadırlar . Kaplan Gözü oraya varınca uyanırlar. Makoto ve Kaplan Gözü beraber uzaklaşırlar. Bu arada adam iltifatlarına başlamıştır çoktan.. bir yandan da kızı seçen kendisiyken niye bu kadar heyecanlandığını sorgulamaktadır.

Makoto’nun beklerken ona inandığını falan söylemesine ise çok şaşırır. Kızın nasıl bu kadar güvenebildiğine şaşırır.. birden Balık Gözü ortaya çıkar sinirlenmiştir. Ne yaptığını sanıyorsun diye söylenir. Asıl formuna dönüşerek Makoto’nun düşler aynasını çıkartır. Makoto’ya doğru koşmak isteyen Rei, Minako ve Ami’yi üzerlerine ağ atarak durdurur. Prensinin aslında düşmanlarından biri olduğunu öğrenen Makoto büyük hayal kırıklığı yaşar. Kaplan Gözü Pegasus’u aramaya başlar çığlıkları duyan Usagi ve Chibiusa da hemen dönüşürler.

Pegasus’u gene bulamamışlardır, kızlardan kurtulup gidecekken Sailormoon ve Chibimoon girişlerini yapar. Kaplan Gözü ordan gider, geride kalan Balık Gözü de Remless’ini çağırır ve o da gider. Ağlardan kurtulan kızlar Makoto’yu ordan uzaklaştırırlar ve Remless saldırıya başlar. Canavar Sailormoon ve Chibimoon’a zor anlar yaşatır onları köşeye sıkıştırır.

Kızların yanındaki Makoto da bunları izlemektedir.

Canavar son hamlesini yapmaya çalışırken dönüşür ve saldırısı ile canavarı durdurur.

Sailormoon ve Chibimoon da saldırıları ile yok ederler.
"ilk önce kalbin kırılır, sonra çürümeye başlarsın... (C.S.)"
>funnylife<
yenielmakurdu

>funnylife<
yenielmakurdu


184. Bölüm~
Edit:184. bölüm tanıtılmış galiba ^^" Açıkçası tüm başlığı kontrol edemedim.İlk mesajdaki bölüm güncellemelerine bakarak bu bölümü seçmiştim.Neyse bir kıyak geçersin artık be prenses serenity =) 180. ve 181. bölümleri de alıyorum izin olursa Pazartesi ye kadar yaparım nasipse tanıtımları ^^
Edit:184. bölüm tanıtılmış galiba ^^" Açıkçası tüm başlığı kontrol edemedim.İlk mesajdaki bölüm güncellemelerine bakarak bu bölümü seçmiştim.Neyse bir kıyak geçersin artık be prenses serenity =) 180. ve 181. bölümleri de alıyorum izin olursa Pazartesi ye kadar yaparım nasipse tanıtımları ^^
Spoiler:
184 Night Between Us! Usagi's Pinch-184 İkimz Arasındaki Gece! Usagi Darda
Kızlar (Usagi,Minako,Makoto,Ami) okul bahçesinde son zamanlarda oturdukları bölgelerde meydana gelen hırsızlık olaylarından konuşmaktadırlar.Usagi evlerinde çalınmaya değer herhangi bir şey olmadığı için bunun pek sorun olmayacağını söyler.Ancak Minako bunun o kadar basit bir şey olmadığını söyler.Ayrıca Ami yakın zamanda bir dükkanda yaşlı bir kadının bıçaklı biri tarafından tehdit edildiğinden bahseder.Makoto da gece mutfaktan bir takım sesler duyabileceğini bir hırsızın olabileceğini söyleyerek Usagi yi korkutur.Minako ise Usagi nin büyük bir aileye sahip olduğu için endişelenmemesini söyler.Ancak Usagi bu gece onların evde olmayacağından bahseder.
Tam o sırada Seiya:” Ben senin koruman olurum.” diyerek söze karışır.Kızlar ise bu duruma şaşırır çünkü bu durumda Seiya Usagi nin evinde kalacaktır.
Ve böylece Seiya gelmeden Usagi evin temizliğini bitirmeye çalışmaktadır.Ardından koridoru temizlemediğini hatırlar tam giderken her zamanki sakarlığı ile yere düşer. Luna ise bu esnada yanına gelip Seiya hakkında konuşmaları gerektiğinden bahseder.”Güvenilir bir polis bile aniden bir kurt adama dönüşebilir” der.Usagi ise buna gülerek karşılık verir.Ama Luna yine onu uyararak “Yabani bir hayvana benzeyen bir erkek içgüdüleriyle yaşar” diye tembihler.Bu sırada kapı çalar gelen Seiya dır. Yine Usagi kapıyı açacakken düşer ve Seiya nın karşısında yere serilir. Ardından onu odasına götürür ve kendi evi gibi rahat olmasını söyler ve içecek bir şeyler hazırlamaya gider.Seiya nın gözüne Usagi ve Mamoru nun bir resmi çarpar.Gerilmiş bir şekilde “Onu bu kadar üzmeye hakkın yok” diyerek resmi kapatır.
Usagi kek ve çay ile içeri gelir.Seiya iki keki birden almaya niyetlenir ama Usagi böyle davranmaması gerektiğini yoksa hiçbir kızın ondan hoşlanmayacağını söyler.Seiya ise hiçbir kızın umrunda olmadığını yalnızca tek bir kız için şarkı söylediğini söyler.Usagi ise bu duruma şaşırır.Seiya devam ederek “Hep birlikte şarkı söylememizin nedeni galakside tek bir kızın ilgisini çekmek…” der. Ardından Usagi bu kızın kim olduğunu sorar (bu esnada Luna onları kapı aralığından endişeli bir şekilde gözetlemektedir) ve aralarındaki mesafe azalmaya başlar.Seiya bu yakınlaşmada ona gizli bir sırrını açıklamak istediğini söyler.Usagi ise birden kızarır ve Seiya sırını açıklamak için Usagi ye daha da yaklaşınca tam bu sırada Chibi Chibi Seiya nın yüzüne kek bulaştırır.
Ardından malum Seiya duşa girer.O duştayken kapı çalar gelen kızlardır.Ve oldukça meraklı bir şekilde Rei Seiya nın nerede olduğunu sorar. Usagi ise geliş nedenlerini anlar.Ancak Makoto ve Ami Usagi yi yalnız bırakmak istemediklerini bu yüzden geldiklerini söyler.Minako ise tam tersine ikisini yalnız bırakmak istemedikleri için geldiğini söyleyerek pot kırar.Usagi bunun için onlara teşekkür ederken Seiya üzerinde tek parça bir havlu ile Usagi ye kendisine giyecek bir şeyler isterken banyodan çıkar.Tam bu sırada Chibi Chibi havluya asılır.Seiya banyoya kaçarken kızlar oldukça utanırlar.
Bu olaydan sonra kızlar mutfakta yemek işine girişler , aralarnda Seiya ve Usagi nin ilişkisini tartışmaya başlarlar.Fakat bir hamamböceği görüp ile yaygarayı basarlar.
Seiya dan bu böcekten kurtulmasını isterler.Seiya tam böceği terlikle ezecekken böcek uçar (Luna ve Chibi Chibi ise olaydan bi’ haber odada televizyon izlemektedirler).Bu yaygarada kapı çalar gelenler Yaten ve Taiki dir.Gördükleri manzara karşısında oldukça şaşırırlar(kızlar batmış haldedirler).
Bu garip manzaradan sonra toplu halde kart oynamaya başlarlar.(Luna ve Artemis bu kalabalıktan sonra artık endişelenilecek bir şey olmadığına kanaat getirirler.)
Bu sırada Usagi nin evinin önünde Haruka ve Michiru arabaları bozulmuş bir halde beklemektedirler.Haruka tam tamirciyi arayacakken Michiru Usagi nin evini işaret eder.Ve böylece ikisinin gelmesi ile ekip tamamlanmış olur.
Ancak Haruka ve Seiya birbirini görünce bir gerginlik havası kol gezer.Haruka Seiya ya ünlülerin çok boş zamanı olduğunu eve gitmek istemiğinden emin olup olmadığını sorar.Seiya ise “Bugün boş zamanım var ayrıca ben onun korumasıyım.” diyerek karşılık verir.Haruka ise altta kalmaz”Günümüzde korumalar arkadaşlarını getirip parti mi veriyorlar? Bu kızın sizin gibilerle kalması daha tehlikeli!” diyerek ortamı daha da gerginleştirir.
Yaten bu duruma oldukça sinirlenince Taiki aldırmamasını söyler.Kızlar ise kendi aralarında onların pek iyi geçinemediklerinden konuşmaya başlarlar.Usagi Haruka nın erkeklerden hoşlanmadığını söyler.Yaten “Durum anlaşıldı” Michiru da “Haruka ünlü erkeklerden hoşlanmaz” diyerek Haruka nın iyice sinirlenmesine neden olurlar. Bu sırada yine evet yine kapı çalar.
Gelenler röportaj yapmak isteyen bir takım televizyoncudur.
Zorla içeri girmeye çalışırlarken Usagi kapıyı kapatır ve evdekilere ne yapması gerektiğini sorar.Çünkü Yaten,Seiya ve Taiki nin geceyi bir kızın evinde geçirdikleri duyulursa büyük bir olay olacağı kesindir.Derhal saklanmaları gerektiğine karar verirler ve Usagi Minako ya kapıdakilerle ilgilenmesini söyler.Seiya,Usagi ve Chibi Chibi dolabın içine saklanırlar ve konuşmaya başlarlar.Seiya ona söylemesi gereken sırrı açıklamak ister.Usagi Chibi Chibi nin burada olduğunu ve kendisinin Mamoru ya sahip olduğunu söyler.Seiya ise durumu yanlış anladığını söyler.Bu esnada evden bağırtılar duyan Usagi Seiya ya Chibi Chibi ye göz kulak olmasını kendisinin evi kontrol etmesini gerektiğini söylerek dolaptan çıkar.
Karga ve Siren evi basmıştırlar.Röportaj yapmak isteyen şahsın yıldız tohumunu almak istemektedirler.Ancak oldukça saf olan Siren ise kendini adama tanıtarak garip bir tanışma faslına girer.Duruma sinirlenen Karga işi hemen bitirmeleri gerektiğini ifade eder ve Siren adama saldırarak yıldız tohumunu açığa çıkarır .Usagi ve Seiya ise durumu görürler.Usagi Seyia ya yerinde olmadığı için kızarken hızlıca dönüşebileceği bir yer aramaya koyulur.
Ancak bulamaz.Bu esnada Siren ve Karga istedikleri gibi eşsiz bir yıldız tohumu bulamazlar.Ve aralarında komik bir tartışma başlar.Ancak ortaya Uranüs ve Neptün savaşçıları ortaya çıkar.
Siren ve Karga ise çok beklemeden gözden kaybolurlar.Usagi de yukarı kata çıkarak dönüşür.Öte yandan röportaj yapmak isteyen televizyoncu Meyzen Savaşçısı adında bir canavara dönüşür.Neptün ve Uranüs savaşçıları onunla mücadeleye başlar.Fakat canvar onların saldırılarını savuşturur ardından canavar Minako ya saldırıya girişir neyse ki Ay Savaşçısı buna engel olur.”Başka birinin evinde karışıklık yaratmak! Güzel bir kızı yemeğe çalışmak!...” (bu özlü sözleri söylerken bir takım tabak çanak da güme gider
) “Kimse burayı temizlemeyi düşünmüyor mu? Sevgi ve adalet adına güzel gezegen savaşçısı Ay Savaşçısı! Kutsal ay adına seni cezalandıracağım!” bu sözlerin ardından Mars,Jüpiter ve Merkür Savaşçıları ve Yıldız Işığı Savaşçıları ortaya çıkarlar.Kurucu Yıldız Savaşçısı tam saldırıya geçecekken Merkür,Jüpiter ve Mars ona engel olurlar(malum oda daralmıştır).Ardından Merkür Savaşçısı Ay Savaşçısına acele etmesi gerektiğini söyler.
Ay Savaşçısı hemen işe koyurlur ve canavarı yok ederek röportaj yapmak isteyen televizyoncuyu eski haline dönüştürür.(Yıldız Svaşçıları bu esnada ortadan kaybolurlar.) Neyse ki nerşey normale dönmüştür.
Herkes(Seiya,Ami,Makoto,Minako,Usagi,Rei) yorgun bir haldedir.Tam bu sırada koridordan bir ses duyarlar.Seiya kızları arkasına alarak sesin geldiği tarafa yönelir ve bir karaltı görürler.
Bir,iki,üç dedikten sonra hepsi karaltının üstüne atladıkları sırada karaltının eli yüzü pasta olan Chibi Chibi olduğunu görürler. Usagi ise yeniden temizlik yapmanın gerektiği düşüncesi ile yakınmaya başlar.^^
Kızlar (Usagi,Minako,Makoto,Ami) okul bahçesinde son zamanlarda oturdukları bölgelerde meydana gelen hırsızlık olaylarından konuşmaktadırlar.Usagi evlerinde çalınmaya değer herhangi bir şey olmadığı için bunun pek sorun olmayacağını söyler.Ancak Minako bunun o kadar basit bir şey olmadığını söyler.Ayrıca Ami yakın zamanda bir dükkanda yaşlı bir kadının bıçaklı biri tarafından tehdit edildiğinden bahseder.Makoto da gece mutfaktan bir takım sesler duyabileceğini bir hırsızın olabileceğini söyleyerek Usagi yi korkutur.Minako ise Usagi nin büyük bir aileye sahip olduğu için endişelenmemesini söyler.Ancak Usagi bu gece onların evde olmayacağından bahseder.

Tam o sırada Seiya:” Ben senin koruman olurum.” diyerek söze karışır.Kızlar ise bu duruma şaşırır çünkü bu durumda Seiya Usagi nin evinde kalacaktır.

Ve böylece Seiya gelmeden Usagi evin temizliğini bitirmeye çalışmaktadır.Ardından koridoru temizlemediğini hatırlar tam giderken her zamanki sakarlığı ile yere düşer. Luna ise bu esnada yanına gelip Seiya hakkında konuşmaları gerektiğinden bahseder.”Güvenilir bir polis bile aniden bir kurt adama dönüşebilir” der.Usagi ise buna gülerek karşılık verir.Ama Luna yine onu uyararak “Yabani bir hayvana benzeyen bir erkek içgüdüleriyle yaşar” diye tembihler.Bu sırada kapı çalar gelen Seiya dır. Yine Usagi kapıyı açacakken düşer ve Seiya nın karşısında yere serilir. Ardından onu odasına götürür ve kendi evi gibi rahat olmasını söyler ve içecek bir şeyler hazırlamaya gider.Seiya nın gözüne Usagi ve Mamoru nun bir resmi çarpar.Gerilmiş bir şekilde “Onu bu kadar üzmeye hakkın yok” diyerek resmi kapatır.

Usagi kek ve çay ile içeri gelir.Seiya iki keki birden almaya niyetlenir ama Usagi böyle davranmaması gerektiğini yoksa hiçbir kızın ondan hoşlanmayacağını söyler.Seiya ise hiçbir kızın umrunda olmadığını yalnızca tek bir kız için şarkı söylediğini söyler.Usagi ise bu duruma şaşırır.Seiya devam ederek “Hep birlikte şarkı söylememizin nedeni galakside tek bir kızın ilgisini çekmek…” der. Ardından Usagi bu kızın kim olduğunu sorar (bu esnada Luna onları kapı aralığından endişeli bir şekilde gözetlemektedir) ve aralarındaki mesafe azalmaya başlar.Seiya bu yakınlaşmada ona gizli bir sırrını açıklamak istediğini söyler.Usagi ise birden kızarır ve Seiya sırını açıklamak için Usagi ye daha da yaklaşınca tam bu sırada Chibi Chibi Seiya nın yüzüne kek bulaştırır.

Ardından malum Seiya duşa girer.O duştayken kapı çalar gelen kızlardır.Ve oldukça meraklı bir şekilde Rei Seiya nın nerede olduğunu sorar. Usagi ise geliş nedenlerini anlar.Ancak Makoto ve Ami Usagi yi yalnız bırakmak istemediklerini bu yüzden geldiklerini söyler.Minako ise tam tersine ikisini yalnız bırakmak istemedikleri için geldiğini söyleyerek pot kırar.Usagi bunun için onlara teşekkür ederken Seiya üzerinde tek parça bir havlu ile Usagi ye kendisine giyecek bir şeyler isterken banyodan çıkar.Tam bu sırada Chibi Chibi havluya asılır.Seiya banyoya kaçarken kızlar oldukça utanırlar.

Bu olaydan sonra kızlar mutfakta yemek işine girişler , aralarnda Seiya ve Usagi nin ilişkisini tartışmaya başlarlar.Fakat bir hamamböceği görüp ile yaygarayı basarlar.



Bu garip manzaradan sonra toplu halde kart oynamaya başlarlar.(Luna ve Artemis bu kalabalıktan sonra artık endişelenilecek bir şey olmadığına kanaat getirirler.)

Bu sırada Usagi nin evinin önünde Haruka ve Michiru arabaları bozulmuş bir halde beklemektedirler.Haruka tam tamirciyi arayacakken Michiru Usagi nin evini işaret eder.Ve böylece ikisinin gelmesi ile ekip tamamlanmış olur.

Ancak Haruka ve Seiya birbirini görünce bir gerginlik havası kol gezer.Haruka Seiya ya ünlülerin çok boş zamanı olduğunu eve gitmek istemiğinden emin olup olmadığını sorar.Seiya ise “Bugün boş zamanım var ayrıca ben onun korumasıyım.” diyerek karşılık verir.Haruka ise altta kalmaz”Günümüzde korumalar arkadaşlarını getirip parti mi veriyorlar? Bu kızın sizin gibilerle kalması daha tehlikeli!” diyerek ortamı daha da gerginleştirir.

Yaten bu duruma oldukça sinirlenince Taiki aldırmamasını söyler.Kızlar ise kendi aralarında onların pek iyi geçinemediklerinden konuşmaya başlarlar.Usagi Haruka nın erkeklerden hoşlanmadığını söyler.Yaten “Durum anlaşıldı” Michiru da “Haruka ünlü erkeklerden hoşlanmaz” diyerek Haruka nın iyice sinirlenmesine neden olurlar. Bu sırada yine evet yine kapı çalar.


Zorla içeri girmeye çalışırlarken Usagi kapıyı kapatır ve evdekilere ne yapması gerektiğini sorar.Çünkü Yaten,Seiya ve Taiki nin geceyi bir kızın evinde geçirdikleri duyulursa büyük bir olay olacağı kesindir.Derhal saklanmaları gerektiğine karar verirler ve Usagi Minako ya kapıdakilerle ilgilenmesini söyler.Seiya,Usagi ve Chibi Chibi dolabın içine saklanırlar ve konuşmaya başlarlar.Seiya ona söylemesi gereken sırrı açıklamak ister.Usagi Chibi Chibi nin burada olduğunu ve kendisinin Mamoru ya sahip olduğunu söyler.Seiya ise durumu yanlış anladığını söyler.Bu esnada evden bağırtılar duyan Usagi Seiya ya Chibi Chibi ye göz kulak olmasını kendisinin evi kontrol etmesini gerektiğini söylerek dolaptan çıkar.

Karga ve Siren evi basmıştırlar.Röportaj yapmak isteyen şahsın yıldız tohumunu almak istemektedirler.Ancak oldukça saf olan Siren ise kendini adama tanıtarak garip bir tanışma faslına girer.Duruma sinirlenen Karga işi hemen bitirmeleri gerektiğini ifade eder ve Siren adama saldırarak yıldız tohumunu açığa çıkarır .Usagi ve Seiya ise durumu görürler.Usagi Seyia ya yerinde olmadığı için kızarken hızlıca dönüşebileceği bir yer aramaya koyulur.

Ancak bulamaz.Bu esnada Siren ve Karga istedikleri gibi eşsiz bir yıldız tohumu bulamazlar.Ve aralarında komik bir tartışma başlar.Ancak ortaya Uranüs ve Neptün savaşçıları ortaya çıkar.

Siren ve Karga ise çok beklemeden gözden kaybolurlar.Usagi de yukarı kata çıkarak dönüşür.Öte yandan röportaj yapmak isteyen televizyoncu Meyzen Savaşçısı adında bir canavara dönüşür.Neptün ve Uranüs savaşçıları onunla mücadeleye başlar.Fakat canvar onların saldırılarını savuşturur ardından canavar Minako ya saldırıya girişir neyse ki Ay Savaşçısı buna engel olur.”Başka birinin evinde karışıklık yaratmak! Güzel bir kızı yemeğe çalışmak!...” (bu özlü sözleri söylerken bir takım tabak çanak da güme gider


Ay Savaşçısı hemen işe koyurlur ve canavarı yok ederek röportaj yapmak isteyen televizyoncuyu eski haline dönüştürür.(Yıldız Svaşçıları bu esnada ortadan kaybolurlar.) Neyse ki nerşey normale dönmüştür.

Herkes(Seiya,Ami,Makoto,Minako,Usagi,Rei) yorgun bir haldedir.Tam bu sırada koridordan bir ses duyarlar.Seiya kızları arkasına alarak sesin geldiği tarafa yönelir ve bir karaltı görürler.

Bir,iki,üç dedikten sonra hepsi karaltının üstüne atladıkları sırada karaltının eli yüzü pasta olan Chibi Chibi olduğunu görürler. Usagi ise yeniden temizlik yapmanın gerektiği düşüncesi ile yakınmaya başlar.^^

..


Ha pardon, açıkçası mesajları tam kontrol edemedim kimin hangi bölümü alıp almadığını.^^"
Yalnız ne zamana kadar tanıtımı yapabileceğimizi belirtsek iyi olur,aradan çok uzun zaman geçmesine rağmen bölümü alan arkadaşlar tanıtımı yapmamış oluyor. ^^" Çünkü onlardan daha önce tanıtımı yapma imkanı olanlar olabiliyor. Tanıtım kelimesini ne çok kullandım o.o
(Sadece bir öneri...)
Edit: 180. Bölüm~
Yalnız ne zamana kadar tanıtımı yapabileceğimizi belirtsek iyi olur,aradan çok uzun zaman geçmesine rağmen bölümü alan arkadaşlar tanıtımı yapmamış oluyor. ^^" Çünkü onlardan daha önce tanıtımı yapma imkanı olanlar olabiliyor. Tanıtım kelimesini ne çok kullandım o.o
(Sadece bir öneri...)
Edit: 180. Bölüm~
Spoiler:
180.Bölüm Arayan Yıldızların Parlaklığı! Haruka ve Michiru nun Savaşa Katılması
Ami,Rei,Minako,Usagi ve Makoto her biri bir telefon kulübesinde arama yapmaktadırlar.Ancak aradıkları numara sürekli meşguldür.Hepsi birlikte bıkmadan usanmadan aradıkları numarayı düşürmeye çalışırken nihayet Minako nun aradığı numara cevap verir.Hepsi heycanla Minako nun başına üşüşürler.Ancak telefondaki bayan Uluslarası Fantastik Müzik Festivali biletlerinin tükendiğini söyler.
Ami “Konserde Üç Yıldız ı görme şansı var ama biz bilet bulamayacak mıyız?” der ve bütün kızlar sızlanırken Michiru ve Haruka görünür.Michiru elindeki biletleri onlara gösterirken “Aradığınız biletler bunlar olmasın?” der.Hepsi birlikte bir kafeye geçerek sohbete başlarlar.
Kızlar bilet buldukları için mutluyken Haruka Michiru ya bu kadar bileti nasıl bulduğunu sorar.(Hem de özel davetiye!) Usagi ise sinsice Michiru nun yanına sokulur ve bunları tedbir için aldığını ve aslında Michiru nun da gizli bir Üç Yıldız hayranı olduğunu söyler.Haruka durumdan haberleri olmadıklarını söyler.Çünkü Michiru Üç Yıldız ile ortak bir konser verecektir.Usagi her zamanki saflığıyla ortak bir konserin nasıl olduğunu sorar.Rei ise bunu bilmediği halde neden bu kadar heycanlandığına bir anlam veremezken Ami ortak konser hakkında Usagi ye bilgi verir.Usagi anladığını göstermek için tasdik edici yorumlarda bulunur.Michiru ise bu duruma gülerek karşılık verir.
Öte yandan Galaksiya Savaşçı Demir Fare yeartık fazla şansının kalmadığını eğer yaşamak istiyorsa gerçek bir yıldız tohumu bulmasını emreder.(Bu esnada Siren ve Karga alaycı tavırlarla Demir Fare ye gülmektedirler.Demir Fare şehirde umutsuzca gerçek bir yıldız tohumunun arayışı içindeyken bir konser afişine rastlar.Afişte orkestra şefini gözüne kestirir.
Bu esnada konser alanı ise yavaş yavaş dolmaya başlamaktadır.Üç Yıldız sahne arkasında Michiru Kaioh nun nasıl biri olduğu hakkında yorumlarda bulunurken Taiki yalnızca prensesleri için şarkı söylemeleri gerektiğini hatırlatır.Kızlar ise konser alanına gelmiş ve Usagi yi beklemektedirler.Makoto “Bahse girerim yanlış otobüse binmiş ve yolunu kaybetmiştir.”der.Ami ise artık onun liseli bir kız olduğunu böyle bir şeyin imkansız olduğunu söyler.Ama gelin görün ki Usagi yanlış otobüse binmiştir.Öte yandan konser çoktan başlamıştır.Michiru ve Seiya konser esnasında oldukça yoğun duygular hissetmeye başlamış ve bunun neden kaynaklandığını sezmeye çalışırlarken göz göze gelirler.
Usagi konser alanına vardığında konser çoktan bitmiştir.Arkasından Haruka gelir çok geç kaldığını herkesin onu çok merak ettiğini söyler.Usagi ise “Haruka! Bitti değil mi?” diye ağlayıp sızlanmaya başlar.
Haruka bu durum karşısında ne yapacağını bilemez.Onun ağlamasını önlemek için Michiru nun soyunma odasına gitmeyi teklif eder.
Michiru onlar gelmeden odada tek başınadır.Kapı çalınır.Gelen Seiya dır. Karşılıklı birbirlerini tebrik ederler.Ardından Seiya Michiru yu övmeye başlar kendisinin çok büyük bir hayranı olduğunu söyler.Michiru ise bu duruma şaşırır alaycı bir gülüşle klasik müzik dinleyen birine benzemediğini söyler.Buna rağmen kendisine(Seiya ya) teşekkür eder.Fakat bu durumu hayranlarından saklamasını ister çünkü bunu duyan Seiya nın hayranlarının kendisine kim bilir neler yapabileceğini söyler.Seiya ise bu duruma güler ve çok gizemli biri olduğunu söyler.Michiru ise”Ya sen nasıl birisin?” diye sorar.Seiya bu soruya yanına sokularak Michiru hakkında daha çok şey bilmek istediğini söyler.Bunun ardından Michiru ayağa kalkar Seiya dan elbisesini değiştirmesine yardım etmesini rica eder.Bu sırada Haruka ve Usagi odaya girerler.Seiya yı gören Usagi ve Haruka şaşırır.Seiya Usagi nin yakışıklı birini bulduğunu söyler.Usagi ise sinirlenir tam bir açıklama yapacakken Michiru Haruka nın kendisinin partneri olduğunu söyler.Seiya Haruka ya kendini tanıtır ve el sıkışmak için elini uzatır.Haruka ise sinirli bir şekilde kendisini tanıtır ve tam elini uzattığı sırada elini yumruk yapar Seiya onun yumruğunu sıkarak “Ne hoş bir tanışma!” diyerek alaycı bir tavırda bulunur.Haruka ise hemen odadan defolmasını söyler.
Seiya Michiru ve Usagi ye veda ederken bu gergin havanın ardından Haruka Michiru ya Seiya yı odaya sokmamasını tembihlerken Michiru”Kıskandın mı?” diyerek karşılık verir.Usagi duruma hemen müdahale ederek Seiya adına Haruka dan özür diler.Seiya nın kaba ama aslında hoş biri olduğunu söyler.Michiru da Haruka nın tanımadığı insanlara hep şüpheyle yaklaştığını söyler.Ardından Usagi ye Seiya yı ziyarette bulunmasını önerir.Böylece Usagi ikisine veda ederek odadan ayrılır.Haruka Michiru ya tam bir şey söyleyecekken Michiru onu engeller ve elbisesini değiştirmesine yardım etmesini rica eder.Haruka bu duruma tebessümle karşılık verir.
Bu esnada Seiya koridorda yürüken Haruka yı düşünür.Elini sıktığında güçlü bir yıldız ışığı hissetiğine kanaat getirir.Onun kim olabileceğini düşünürken Usagi sinirli bir şekilde yanına gelir.Seiya her zamanki alaycı tavrıyla “O yakışıklıyla konuşman bitti mi?” diye sorar.Usagi onun bir kız olduğunu söyler.Seiya ise bahaneler uydurmamasını söylerken Usagi hemen girişir ve imalı bir şekilde “Ya sana ne demeli! Biz gelmesek orada ne yapacaktın acaba?” diye sorar.Seiya bunu duyunca hemen kızarır ve yanlış düşündüğünü söyler.Usagi ise hemen “Neden bozuldun? Zaten Michiru sana çocuk gözüyle bakıyordur.”der.Seiya Usagi nin duygusuz olduğunu bunu nerden bilebileceğini sorar.Usagi ise Michiru ve Haruka nın kendisi için önemli olduğunu söyler.Seiya Usagi yi onu saran gizemli atmosferin gittikçe büyüdüğünü söyler.(Bu esnada Usagi geri geri yürümektedir.)Bu sözün ardından Usagi arkasındaki merdiveni görmez,ayağı kayar ve orkestra şefi ile kafaları çarpışır.Seiya ise ikisinin düşmesine engel olamadan Usagi ve orkestra şefi merdiveni boylar.
Usagi şeften özür dilerken şef kibar bir şekilde Usagi ye iyi olup olmadığını sorar.Seiya hemen aşağı iner ve Garayan adlı şefi kaldırır.Usagi Seiya ya Garayan ı tanıyıp tanımadığını sorar.Seiya ise buna çok şaşırır ve nasıl olur da Garayan ı tanımadığını sorar.Usagi şefin ismini “Bay Gara-pan” olarak yanlış bir telaffuzda bulunurken Garayan duruma gülerek karşılık verir.Seiya “Çok eğlenceli bir kız.Sevgilin mi?” diye sorar.Seiya bir bakıma öyle olduğunu söyler Usagi ise sadece arkadaş olduklarını söyler.Seiya Usagi ye “Ne kadar duygusuzsun!”der.Şef söze girererek Seiya ya bugünkü konserde çok başarılı olduğunu ve şarkısında gizemli bir duygu hissettiğini söyler.Sözlerine “Tutkulu nazik bir sevgi hissediyor insan.Ama biraz da hüzünlü.Evet!Bu sevgiline bir mesaj!Abuk sabuk konuşmaya başladım.” diye devam eder.Ve bu esnada yorgun hisseder,Seiya odasına kadar eşlik edebileceğini teklif eder.Garayan ise herhangi bir şeyinin olmadığını temiz hava aldıktan sonra odasına kadar gidebileceğini söyler.Veda ederken Seiya ya “Eğer şarkıların gerçekten sevgi içinse umarım mesajın en kısa zamanda ona ulaşır.” diyerek bir iyi dilekte bulunur.Usagi Garayan gittiktikten sonra “Gara-pan” nın gerçekten önemli biri olup olmadığını sorar.Seiya “Garayan” diyerek yanlış telaffuzunu düzeltirken onun dünyaca ünlü bir orkestra şefi olduğunu bugünkü konserde Tokyo Orkestrası nı yönettiğini söyler.Usagi bu duruma şaşırırken Garayan için endişelidir ve ona gidip bir bakacağını söyler.Seiya ise mesajlarının sonunda birilerine ulaşmasının mutluluğu içindedir.
Garayan temiz hava için sahneye çıkar ve baş ağrısından yakınırken karşısına Demir Fare çıkar.Kendisini Galaksi TV den bir yapımcı olarak tanıtır.Ancak bu tanıtım esnasında kartvizitini bulamaz.Garayan onun için ne yapabileceğini sorarken Demir Fare ani bir atıkla ona saldırır ve yıldız tohumunu açığa çıkarır.Usagi durumu tam zamanında fark edip Ay Savaşçısı na dönüşür.Diğer tarafta ise Demir Fare bunun istediği gibi bir yıldız tohumu olmadığını görür ve hayal kırıklığına uğrar.Tam bu sırada “Ağabeylerimiz ve ablalarımız büyüklerimize karşı saygılı olmalıyız! Sevgi ve adalet adına güzel gezgen savaşçısı Ay Svaşçısı! Kutsal ay adına seni cezalandıracağım!” diyerek ortaya çıkar.Demir Fare ise umursamaz bir tavırla bugün kendisiyle uğraşamayacağını fazla mesai yapacağını söyleyerek ortadan kaybolur.Garayan ise Savaşçı Orkestra Yönetmeni şeklinde bir canavara dönüşür.
Canavar Ay Savaşçısı na sahnesine hoş geldiğini ve ilk parça olarak piyanoyla başlayacağını söyler ve ona saldırır.İlk saldırıdan kurtulan Ay Savaşçısı ikinci bir saldırı atağı Çello ile burun buruna gelir.Ardından keman saldırısıyla köşeye sıkışır.Canavar son bir hamle ile onun işini bitirmek üzereyken Yıldız Işığı Savaşçıları ortaya çıkar.
Savaşçı Dövüşçü Yıldız ı canavara saldırıp onu sersemletirken diğer iki Yıldız Işığı Savaşçısı Ay Savaşçısı nı zor bulunduğu durumdan kurtarır.Canavar kendine gelmeye başladığında Ay Savaşçısı hemen işe koyulur.Yıldız Işığı Balayı Terapi Öpücüğü atağıyla orkestra şefini eski haline döndürür.
Yıldız Işığı Savaşçıları tam ayrılacakken Ay Savaşçısı onları durur ve kendisine yardım ettikleri için teşekkür eder ve birlikte savaşabileceklerini söyler.Onlar ise ortak bir düşman olduğu için beraber savaşabileceklerini kabul ederler.Ay Savaşçısı tam Savaşçı Dövüşçü Yıldız nın elini sıkacakken Uranüs Savaşçısı bunu engelleyen bir atakta bulunur ve onlara defolmalarını yoksa bir dahaki sefere ıskalamayacağını söyler.
Ay Savaşçısı ise duruma müdahele ederek durmalarını söyler.Uranüs Savaşçısı bunların Güneş Sistemi dışından olduklarını ve onlara güvenemeyeceğini söyler.Ama Ay Savaşçısı aralarına girer ve onların kötü olmadıklarını söyler.Neptün Savaşçısı ise hemen kenara çekilmesini söyler.Yıldız Işığı Savaşçıları ise Ay Savaşçısına kendileri ile beraber iş birliği yapmak zorunda olmadıklarını bunu sadece kendileri de başarabileceklerini söylerler ve ortadan kaybolurlar.
Ay Savaşçısı bu duruma çok üzülür Neptün ve Uranüs e dönerek iş birliği yapmalarının neden mümkün olmadığını sorar.Neptün görevlerinin Ay Savaşçısı nı korumak olduğunu ve buna anlayış göstermesini ister.
Tüm bunların ardından Usagi sahnede tek başına dururken “Dolunay!” diye seslenerek Seiya yanına gelir.Vaktin geç olduğunu söyleyerek onu eve bırakmayı teklif eder.Usagi “Çok uzak,bilinmeyen bir yerden gelmiş birisiyle arkadaş olunamaz mı?” diye sorar.Seiya bunu bilemeyeceğini söyler,kendisini örnek göstererek “Çok uzaktan hiç görmediğin bir şehirden nakil gelmiş bir öğrenciyim.Sanırım senin arkadaşınım.”Usagi bu sözleri duyunca çok rahatladığını söyler.Seiya ise şaşırak ne kadar tuhaf biri olduğunu söyler…
Ami,Rei,Minako,Usagi ve Makoto her biri bir telefon kulübesinde arama yapmaktadırlar.Ancak aradıkları numara sürekli meşguldür.Hepsi birlikte bıkmadan usanmadan aradıkları numarayı düşürmeye çalışırken nihayet Minako nun aradığı numara cevap verir.Hepsi heycanla Minako nun başına üşüşürler.Ancak telefondaki bayan Uluslarası Fantastik Müzik Festivali biletlerinin tükendiğini söyler.

Ami “Konserde Üç Yıldız ı görme şansı var ama biz bilet bulamayacak mıyız?” der ve bütün kızlar sızlanırken Michiru ve Haruka görünür.Michiru elindeki biletleri onlara gösterirken “Aradığınız biletler bunlar olmasın?” der.Hepsi birlikte bir kafeye geçerek sohbete başlarlar.

Kızlar bilet buldukları için mutluyken Haruka Michiru ya bu kadar bileti nasıl bulduğunu sorar.(Hem de özel davetiye!) Usagi ise sinsice Michiru nun yanına sokulur ve bunları tedbir için aldığını ve aslında Michiru nun da gizli bir Üç Yıldız hayranı olduğunu söyler.Haruka durumdan haberleri olmadıklarını söyler.Çünkü Michiru Üç Yıldız ile ortak bir konser verecektir.Usagi her zamanki saflığıyla ortak bir konserin nasıl olduğunu sorar.Rei ise bunu bilmediği halde neden bu kadar heycanlandığına bir anlam veremezken Ami ortak konser hakkında Usagi ye bilgi verir.Usagi anladığını göstermek için tasdik edici yorumlarda bulunur.Michiru ise bu duruma gülerek karşılık verir.

Öte yandan Galaksiya Savaşçı Demir Fare yeartık fazla şansının kalmadığını eğer yaşamak istiyorsa gerçek bir yıldız tohumu bulmasını emreder.(Bu esnada Siren ve Karga alaycı tavırlarla Demir Fare ye gülmektedirler.Demir Fare şehirde umutsuzca gerçek bir yıldız tohumunun arayışı içindeyken bir konser afişine rastlar.Afişte orkestra şefini gözüne kestirir.

Bu esnada konser alanı ise yavaş yavaş dolmaya başlamaktadır.Üç Yıldız sahne arkasında Michiru Kaioh nun nasıl biri olduğu hakkında yorumlarda bulunurken Taiki yalnızca prensesleri için şarkı söylemeleri gerektiğini hatırlatır.Kızlar ise konser alanına gelmiş ve Usagi yi beklemektedirler.Makoto “Bahse girerim yanlış otobüse binmiş ve yolunu kaybetmiştir.”der.Ami ise artık onun liseli bir kız olduğunu böyle bir şeyin imkansız olduğunu söyler.Ama gelin görün ki Usagi yanlış otobüse binmiştir.Öte yandan konser çoktan başlamıştır.Michiru ve Seiya konser esnasında oldukça yoğun duygular hissetmeye başlamış ve bunun neden kaynaklandığını sezmeye çalışırlarken göz göze gelirler.

Usagi konser alanına vardığında konser çoktan bitmiştir.Arkasından Haruka gelir çok geç kaldığını herkesin onu çok merak ettiğini söyler.Usagi ise “Haruka! Bitti değil mi?” diye ağlayıp sızlanmaya başlar.
Haruka bu durum karşısında ne yapacağını bilemez.Onun ağlamasını önlemek için Michiru nun soyunma odasına gitmeyi teklif eder.

Michiru onlar gelmeden odada tek başınadır.Kapı çalınır.Gelen Seiya dır. Karşılıklı birbirlerini tebrik ederler.Ardından Seiya Michiru yu övmeye başlar kendisinin çok büyük bir hayranı olduğunu söyler.Michiru ise bu duruma şaşırır alaycı bir gülüşle klasik müzik dinleyen birine benzemediğini söyler.Buna rağmen kendisine(Seiya ya) teşekkür eder.Fakat bu durumu hayranlarından saklamasını ister çünkü bunu duyan Seiya nın hayranlarının kendisine kim bilir neler yapabileceğini söyler.Seiya ise bu duruma güler ve çok gizemli biri olduğunu söyler.Michiru ise”Ya sen nasıl birisin?” diye sorar.Seiya bu soruya yanına sokularak Michiru hakkında daha çok şey bilmek istediğini söyler.Bunun ardından Michiru ayağa kalkar Seiya dan elbisesini değiştirmesine yardım etmesini rica eder.Bu sırada Haruka ve Usagi odaya girerler.Seiya yı gören Usagi ve Haruka şaşırır.Seiya Usagi nin yakışıklı birini bulduğunu söyler.Usagi ise sinirlenir tam bir açıklama yapacakken Michiru Haruka nın kendisinin partneri olduğunu söyler.Seiya Haruka ya kendini tanıtır ve el sıkışmak için elini uzatır.Haruka ise sinirli bir şekilde kendisini tanıtır ve tam elini uzattığı sırada elini yumruk yapar Seiya onun yumruğunu sıkarak “Ne hoş bir tanışma!” diyerek alaycı bir tavırda bulunur.Haruka ise hemen odadan defolmasını söyler.

Seiya Michiru ve Usagi ye veda ederken bu gergin havanın ardından Haruka Michiru ya Seiya yı odaya sokmamasını tembihlerken Michiru”Kıskandın mı?” diyerek karşılık verir.Usagi duruma hemen müdahale ederek Seiya adına Haruka dan özür diler.Seiya nın kaba ama aslında hoş biri olduğunu söyler.Michiru da Haruka nın tanımadığı insanlara hep şüpheyle yaklaştığını söyler.Ardından Usagi ye Seiya yı ziyarette bulunmasını önerir.Böylece Usagi ikisine veda ederek odadan ayrılır.Haruka Michiru ya tam bir şey söyleyecekken Michiru onu engeller ve elbisesini değiştirmesine yardım etmesini rica eder.Haruka bu duruma tebessümle karşılık verir.
Bu esnada Seiya koridorda yürüken Haruka yı düşünür.Elini sıktığında güçlü bir yıldız ışığı hissetiğine kanaat getirir.Onun kim olabileceğini düşünürken Usagi sinirli bir şekilde yanına gelir.Seiya her zamanki alaycı tavrıyla “O yakışıklıyla konuşman bitti mi?” diye sorar.Usagi onun bir kız olduğunu söyler.Seiya ise bahaneler uydurmamasını söylerken Usagi hemen girişir ve imalı bir şekilde “Ya sana ne demeli! Biz gelmesek orada ne yapacaktın acaba?” diye sorar.Seiya bunu duyunca hemen kızarır ve yanlış düşündüğünü söyler.Usagi ise hemen “Neden bozuldun? Zaten Michiru sana çocuk gözüyle bakıyordur.”der.Seiya Usagi nin duygusuz olduğunu bunu nerden bilebileceğini sorar.Usagi ise Michiru ve Haruka nın kendisi için önemli olduğunu söyler.Seiya Usagi yi onu saran gizemli atmosferin gittikçe büyüdüğünü söyler.(Bu esnada Usagi geri geri yürümektedir.)Bu sözün ardından Usagi arkasındaki merdiveni görmez,ayağı kayar ve orkestra şefi ile kafaları çarpışır.Seiya ise ikisinin düşmesine engel olamadan Usagi ve orkestra şefi merdiveni boylar.

Usagi şeften özür dilerken şef kibar bir şekilde Usagi ye iyi olup olmadığını sorar.Seiya hemen aşağı iner ve Garayan adlı şefi kaldırır.Usagi Seiya ya Garayan ı tanıyıp tanımadığını sorar.Seiya ise buna çok şaşırır ve nasıl olur da Garayan ı tanımadığını sorar.Usagi şefin ismini “Bay Gara-pan” olarak yanlış bir telaffuzda bulunurken Garayan duruma gülerek karşılık verir.Seiya “Çok eğlenceli bir kız.Sevgilin mi?” diye sorar.Seiya bir bakıma öyle olduğunu söyler Usagi ise sadece arkadaş olduklarını söyler.Seiya Usagi ye “Ne kadar duygusuzsun!”der.Şef söze girererek Seiya ya bugünkü konserde çok başarılı olduğunu ve şarkısında gizemli bir duygu hissettiğini söyler.Sözlerine “Tutkulu nazik bir sevgi hissediyor insan.Ama biraz da hüzünlü.Evet!Bu sevgiline bir mesaj!Abuk sabuk konuşmaya başladım.” diye devam eder.Ve bu esnada yorgun hisseder,Seiya odasına kadar eşlik edebileceğini teklif eder.Garayan ise herhangi bir şeyinin olmadığını temiz hava aldıktan sonra odasına kadar gidebileceğini söyler.Veda ederken Seiya ya “Eğer şarkıların gerçekten sevgi içinse umarım mesajın en kısa zamanda ona ulaşır.” diyerek bir iyi dilekte bulunur.Usagi Garayan gittiktikten sonra “Gara-pan” nın gerçekten önemli biri olup olmadığını sorar.Seiya “Garayan” diyerek yanlış telaffuzunu düzeltirken onun dünyaca ünlü bir orkestra şefi olduğunu bugünkü konserde Tokyo Orkestrası nı yönettiğini söyler.Usagi bu duruma şaşırırken Garayan için endişelidir ve ona gidip bir bakacağını söyler.Seiya ise mesajlarının sonunda birilerine ulaşmasının mutluluğu içindedir.

Garayan temiz hava için sahneye çıkar ve baş ağrısından yakınırken karşısına Demir Fare çıkar.Kendisini Galaksi TV den bir yapımcı olarak tanıtır.Ancak bu tanıtım esnasında kartvizitini bulamaz.Garayan onun için ne yapabileceğini sorarken Demir Fare ani bir atıkla ona saldırır ve yıldız tohumunu açığa çıkarır.Usagi durumu tam zamanında fark edip Ay Savaşçısı na dönüşür.Diğer tarafta ise Demir Fare bunun istediği gibi bir yıldız tohumu olmadığını görür ve hayal kırıklığına uğrar.Tam bu sırada “Ağabeylerimiz ve ablalarımız büyüklerimize karşı saygılı olmalıyız! Sevgi ve adalet adına güzel gezgen savaşçısı Ay Svaşçısı! Kutsal ay adına seni cezalandıracağım!” diyerek ortaya çıkar.Demir Fare ise umursamaz bir tavırla bugün kendisiyle uğraşamayacağını fazla mesai yapacağını söyleyerek ortadan kaybolur.Garayan ise Savaşçı Orkestra Yönetmeni şeklinde bir canavara dönüşür.
Canavar Ay Savaşçısı na sahnesine hoş geldiğini ve ilk parça olarak piyanoyla başlayacağını söyler ve ona saldırır.İlk saldırıdan kurtulan Ay Savaşçısı ikinci bir saldırı atağı Çello ile burun buruna gelir.Ardından keman saldırısıyla köşeye sıkışır.Canavar son bir hamle ile onun işini bitirmek üzereyken Yıldız Işığı Savaşçıları ortaya çıkar.

Savaşçı Dövüşçü Yıldız ı canavara saldırıp onu sersemletirken diğer iki Yıldız Işığı Savaşçısı Ay Savaşçısı nı zor bulunduğu durumdan kurtarır.Canavar kendine gelmeye başladığında Ay Savaşçısı hemen işe koyulur.Yıldız Işığı Balayı Terapi Öpücüğü atağıyla orkestra şefini eski haline döndürür.

Yıldız Işığı Savaşçıları tam ayrılacakken Ay Savaşçısı onları durur ve kendisine yardım ettikleri için teşekkür eder ve birlikte savaşabileceklerini söyler.Onlar ise ortak bir düşman olduğu için beraber savaşabileceklerini kabul ederler.Ay Savaşçısı tam Savaşçı Dövüşçü Yıldız nın elini sıkacakken Uranüs Savaşçısı bunu engelleyen bir atakta bulunur ve onlara defolmalarını yoksa bir dahaki sefere ıskalamayacağını söyler.
Ay Savaşçısı ise duruma müdahele ederek durmalarını söyler.Uranüs Savaşçısı bunların Güneş Sistemi dışından olduklarını ve onlara güvenemeyeceğini söyler.Ama Ay Savaşçısı aralarına girer ve onların kötü olmadıklarını söyler.Neptün Savaşçısı ise hemen kenara çekilmesini söyler.Yıldız Işığı Savaşçıları ise Ay Savaşçısına kendileri ile beraber iş birliği yapmak zorunda olmadıklarını bunu sadece kendileri de başarabileceklerini söylerler ve ortadan kaybolurlar.

Ay Savaşçısı bu duruma çok üzülür Neptün ve Uranüs e dönerek iş birliği yapmalarının neden mümkün olmadığını sorar.Neptün görevlerinin Ay Savaşçısı nı korumak olduğunu ve buna anlayış göstermesini ister.
Tüm bunların ardından Usagi sahnede tek başına dururken “Dolunay!” diye seslenerek Seiya yanına gelir.Vaktin geç olduğunu söyleyerek onu eve bırakmayı teklif eder.Usagi “Çok uzak,bilinmeyen bir yerden gelmiş birisiyle arkadaş olunamaz mı?” diye sorar.Seiya bunu bilemeyeceğini söyler,kendisini örnek göstererek “Çok uzaktan hiç görmediğin bir şehirden nakil gelmiş bir öğrenciyim.Sanırım senin arkadaşınım.”Usagi bu sözleri duyunca çok rahatladığını söyler.Seiya ise şaşırak ne kadar tuhaf biri olduğunu söyler…

..
Bu mesaja teşekkür edenler (1 kişi): BaLıMSuLTaN
![]() ![]() |
Sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3 ... 27, 28, 29 ... 37, 38, 39, Sonraki |
28. sayfa (Toplam 39 sayfa) [ 574 mesaj ] |
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |